Bu titreşen bir tele ya da sicime benziyor. Sicim kuramının dayandığı düşünce işte bu.It looks like a vibrating string -- that's where the idea, string theory comes from.
Alex'in önceki başarılarına dayanıp durmak gibi bir alışkanlığı yok.Alex does not have a habit to rest on his previous successes.
İkinci büyük eğilim yüzünden, evliliklerin daha dayanıklı olacaklarını bile düşünüyorum.I even think that marriages might even become more stable because of the second great world trend.
Henüz yapamadığım, malzemeyi suya dayanıklı kılabilmek.What I can't yet do is make it water-resistant.
Ve sonra yıllarca, zencefilli biranın tadına bakmak için içimde dayanılmaz bir arzu besledim.And for many years afterwards, I would have a desperate desire to taste ginger beer.
Ama bu sunumda buna çok dayanmayaçağım.But I'm not going to dwell on that too much in this presentation.
Onarımları kolay, ve bu nedenle de dayanıklı ve sürekliliği olmayan ürünleri almıyoruz.Easy to repair, and because of that, we do not take things that are not durable and cannot last.
Bunlar dayanıklılar; artıklıkları merkezi olmayan tasarımın içine eklenmiş durumda.They're resilient; their redundancy is built into this fabulous decentralized design.
Yetkinlik, disiplin, dayanıklılık ve güç arıyoruz.We're looking for competence, discipline, endurance, and strength.
Sonunda Çinliler dayanamadı.And finally the Chinese cracked down.
Html'e dayanan markup dili gibi bir şeye sahip bir system geliştirdik.We developed a system such that it had a markup language based on html.
Ve bu kalp kapağının inşaası da aynı stratejiye dayanıyor.And the way you engineer this heart valve is the same strategy.
Ben, yürekten dayanma gücü diliyorum. Tanrı ile bu yüzden barış içinde olunuz.I wish from the bottom of my heart that you be at peace, and with God.
Siz, Dünya'ya gitmek için ölüyorsunuz. Artık bu ahlaki sesi duymaya dayanamıyorum.You're dying to go, can't stand this moral tone anymore.
Bu çok eskilere, otellerde sıklıkla kaldığım dönemlere dayanıyor.It goes back to a time when I was very often staying in hotels.
Bu yaklaşım içsel motivasyona dayanıyor daha çok.It's built much more around intrinsic motivation.
Yani kalıtımsal olarak atalarımızın 10.000 yıl önceki hallerinden daha dayanıklı değiliz.Well, we're no genetically hardier than our ancestors were 10,000 years ago.
Ve Skinner'in 4 aşamadan oluşan davranış şekillendirme eğitimine dayanıyor.And it uses Skinnerian training to shape their behavior over four stages.
Buna dayanamaz geberir.That should settle it.
Birisine "Ahlak hangi temellere dayanır?" diye sorarsanız, hep bu iki öğe öne çıkar.If you ask anyone, "What is morality based on?" these are the two factors that always come out.
Dayanabileceğiniz en yüksek ses bir trilyon defa daha güçlüdür bu sesten.The loudest sound that you can tolerate is a trillion times more powerful than that.
Benim çok dayanıklı biri olduğumu mu ?That I'm this uber-endurance guy?
Erkek dediðin dayanýklý olmalý.The man should be stronger.
Bilinmeyen bir bölgeye giriyoruz ve uzmanlığımız ve sistemlerimiz hala geçmişe dayanmaktadır.We're entering uncharted territory, and yet our expertise and our systems are based on the past.
Bu dünyada yaşanan bütün zulümler sonunda kim olduğumuzu yanlış anlamamıza gelip dayanıyor.All atrocities... on the planet, boils down to, a lack of understanding of who we are.
Bunların hepsi kim olduğumuzu yanlış anlamamıza gelip dayanıyor.Boils down to a misunderstanding of who we are.
Ve bu da az önce kurduğumuz modele dayanıyor değil mi? -So this is based on the model that we just constructed, right?
Burada dikilip, hepinizin böyle değiştiğini görmeye dayanamam.I can'tjust stand here and see you all change like this
Bana böyle bakmana dayanmak ne kadar zor, biliyor musun?Do you know how hard it is to bear your looking at me like that?
Ben bu şeylere dayanamıyorumda.I have this thing for spices.
Ticaretle, ortaklar arasında karşılıklı dayanışma ve ortak kazanç oluşur.With trade, there's mutual interdependency and mutual gain between parties.
400G'lik şoklara dayanabiliyor.It can withstand a 400G shock.
Böylece iki dayanak noktamız oluyorThere was a great study done recently of divergent thinking, published a couple of years ago.
Lütfen dayanın. Ölüyorum.I'm going to die.
Bölümümde içkiye en dayanıklı kişi bendim.And in our faculty, I can drink the most.
Çinli general Sun Tzu der ki, tüm savaşlar yanıltmaya dayanır.The Chinese general Sun Tzu said that all war was based on deception.
Bir ucu kuşkuculara ve diğer ucu Descartes'e kadar dayanır.It goes back to the Skeptics and up through Descartes.
Daha fazla dayanmalýyýz.Me dizem que os trabalhadores devem ir à escola. Para quê?
Bu, sadece hayal gücüne dayanan çok riskli bir iddia.It's a very risky deal based only on imagination.
Yada ekonomi fosil yakıtlara böylesine dayandıramayız.Or basing our economy on depleting fossil fuels.
"İkinci bir ameliyattan sonra 5-6 gün dayansa da çenem yine parçalanmıştı.There was a second surgery -- which held up for five or six days and then it also fell apart.
Beni sevmen için daha ne kadar dayanmak zorundayım?For you to love me How much Must I just gaze at you alone like this
Böyle vurmaya dayanamazlar.Why did you ignore the bell and break my door?
Sahnede büyü neredeyse tamamen momentum hatasına dayanır.Stage magic relies almost wholly on the momentum error.
Sonra onu bırakacak olmanın umutsuzluğuyla bağırıyorum, bu, herşey, hepsi, dayanılmaz, korkunç.Then I am drowning, in despair at having to leave her, this, everything, all, unbearable, awful.
Bu seferki bir hafta bile dayanamaz gibi gözüküyor.It seems this time it won't even last a week.
Tümü biyolojinin prensiplerine dayanmakta.It's all grounded in the tenets of biology.
Güzel, üç ay buna dayanacağım.Fine, I'll hold it for just 3 months.
Eğer dayanma gücü çelik gibi değilse, bu iş yapılamaz.If you don't have stamina of steel, you can't do this job either.
Dayanamadım, ve bazı çevreci gruplardan "Bu eğlenmek için çok ciddi ve kutsaldır.I couldn't resist, and I got a nasty email from some environmental group saying,
Malcom Burrows çekirgeden alınan bu nörona dayanarak oldukça ilginç bir fikir ileri sürdü.Malcom Burrows çekirgeden alınan bu nörona dayanarak oldukça ilginç bir fikir ileri sürdü.
Ar Kentine dayanan ve Moav sınırı boyunca uzanan vadilerin yamaçları ...››the slope of the valleys that incline toward the dwelling of Ar, leans on the border of Moab."
Onun güvendiği şey kırılır, Dayanağı ise bir örümcek ağıdır.Whose confidence shall break apart, Whose trust is a spider's web.
Sana güvendiler atalarımız, Sana dayandılar, onları kurtardın.Our fathers trusted in you. They trusted, and you delivered them.
Çünkü umudum sensin, ey Egemen RAB, Gençliğimden beri dayanağım sensin.For you are my hope, Lord Yahweh; my confidence from my youth.
Çünkü yardım isteyen yoksulu, Dayanağı olmayan düşkünü o kurtarır.For he will deliver the needy when he cries; the poor, who has no helper.
Yasaya dayanarak haksızlık yapan koltuk sahibi Seninle bağdaşır mı?Shall the throne of wickedness have fellowship with you, which brings about mischief by statute?
Aşağıya iri iri dolu savurur, Kim dayanabilir soğuğuna?He hurls down his hail like pebbles. Who can stand before his cold?
İnsanın ruhu hastalıkta ona destektir. Ama ezik ruh nasıl dayanabilir?A man's spirit will sustain him in sickness, but a crushed spirit, who can bear?
Öfke zalim, hiddet azgındır, Ama kıskançlığa kim dayanabilir?Wrath is cruel, and anger is overwhelming; but who is able to stand before jealousy?