dayanıyor ile cümle
dayanıyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Bu konu hakkında bildiklerim iki örneği kapsayan niteliksel bir çalışmaya dayanıyor.Wat ik weet over dit onderwerp komt uit een kwalitatieve studie met een steekproefgrootte van 2.
Bu konu hakkında bildiklerim iki örneği kapsayan niteliksel bir çalışmaya dayanıyor.Οι γνώσεις μου πάνω στο θέμα προέρχονται από μια ποιοτική μελέτη με μέγεθος δείγματος δύο.
Bu konu hakkında bildiklerim iki örneği kapsayan niteliksel bir çalışmaya dayanıyor.Всё, что я знаю об этой теме, происходит из качественного исследования с выборкой из двух человек.
Bu konu hakkında bildiklerim iki örneği kapsayan niteliksel bir çalışmaya dayanıyor.Те, що я знаю на цю тему, я дізналася, вивчивши вибірку з двох осіб.
Bu konu hakkında bildiklerim iki örneği kapsayan niteliksel bir çalışmaya dayanıyor.מה שאני יודעת בנושא מגיע ממחקר איכותי של קבוצת מדגם בת שני אנשים.
Bu konu hakkında bildiklerim iki örneği kapsayan niteliksel bir çalışmaya dayanıyor.ما أعرفه عن هذا الموضوع يأتي من دراسة نوعية مع عينة بحجم اثنين.
Bu konu hakkında bildiklerim iki örneği kapsayan niteliksel bir çalışmaya dayanıyor.サンプル数2の定性的研究から学びました ここ数年 私は 二人の友だちが 自ら望む形で
Bunların hepsi kim olduğumuzu yanlış anlamamıza gelip dayanıyor.Se reduc la neînţelegerea a cine suntem.
Bunların hepsi kim olduğumuzu yanlış anlamamıza gelip dayanıyor.Todo esto se reduce a un mal entendido de quiénes somos.
Bunların hepsi kim olduğumuzu yanlış anlamamıza gelip dayanıyor.Všechno toto vychází z nedorozumění toho, kdo jsme.
Bunların ikisi de zihin fazlasına dayanıyor.Acestea amândouă se bazează pe surplusul cognitiv.
Bunların ikisi de zihin fazlasına dayanıyor.Ambos dependem do excedente cognitivo.
Bunların ikisi de zihin fazlasına dayanıyor.Ambos se basan en el excedente cognitivo.
Bunların ikisi de zihin fazlasına dayanıyor.Beide basieren auf kognitivem Überfluss.
Bunların ikisi de zihin fazlasına dayanıyor.Beide steunen ze op cognitief surplus.
Bunların ikisi de zihin fazlasına dayanıyor.Cả 2 cái này đều phụ thuộc vào thặng dư nhận thức.
Bunların ikisi de zihin fazlasına dayanıyor.Ces deux phénomènes reposent sur le surplus cognitif.
Bunların ikisi de zihin fazlasına dayanıyor.Entrambi si affidano al surplus cognitivo.
Bunların ikisi de zihin fazlasına dayanıyor.Keduanya mengandalkan limpahan kognitif
Bunların ikisi de zihin fazlasına dayanıyor.이들 둘 다 인지잉여에 의존하고 있습니다.
Bunların ikisi de zihin fazlasına dayanıyor.Mindkettő a kognitív többletre alapoz.
Bunların ikisi de zihin fazlasına dayanıyor.Oba zależą od nadwyżki intelektualnej.
Bunların ikisi de zihin fazlasına dayanıyor.Obě záleží na kognitivním nadbytku.
Bunların ikisi de zihin fazlasına dayanıyor.Oboje sa spoliehajú na kognitívny prebytok.
Bunların ikisi de zihin fazlasına dayanıyor.Και τα δύο τους στηρίζονται στο γνωσιακό πλεόνασμα.
Bunların ikisi de zihin fazlasına dayanıyor.И двете разчитат на когнитивния излишък.
Bunların ikisi de zihin fazlasına dayanıyor.Оба сайта созданы на когнитивном излишке.
Bunların ikisi de zihin fazlasına dayanıyor.Обидва сайти створені завдяки когнітивному надлишку.
Bunların ikisi de zihin fazlasına dayanıyor.שניהם כאחד מסתמכים על עודף תודעתי.
Bunların ikisi de zihin fazlasına dayanıyor.كل منهما يعتمد على الفائض المعرفي.
Bunların ikisi de zihin fazlasına dayanıyor.どちらも 人は作るのが好きで
Bunlar, yeni bilimsel keşiflere veya algoritmalara mı dayanıyor?Czy są oparte na nowych naukowych odkryciach czy też algorytmach?
Bunlar, yeni bilimsel keşiflere veya algoritmalara mı dayanıyor?새로운 과학적 발견이나 알고리즘에 기반한 제품이냐는 거죠
Bunlar, yeni bilimsel keşiflere veya algoritmalara mı dayanıyor?¿Se basan en nuevos descubrimientos científicos o nuevos algoritmos?
Bunlar, yeni bilimsel keşiflere veya algoritmalara mı dayanıyor?Чи засновані вони на нових наукових відкриттях або нових алгоритмах?
Bunlar, yeni bilimsel keşiflere veya algoritmalara mı dayanıyor?هل هي مبنية على اكتشافات علمية أو خوارزميات جديدة؟
Bunlar, yeni bilimsel keşiflere veya algoritmalara mı dayanıyor?ハード、クリーンテック、バイオテックや
Bunun nedeni, bence, yine esasında uygarlık devletine dayanıyor.Altså grunden er, tror jeg, grundlæggende igen tilbage til civilisationsstaten.
Bunun nedeni, bence, yine esasında uygarlık devletine dayanıyor.Bem eu penso que a razão se prende, mais uma vez, com o Estado-civilização.
Bunun nedeni, bence, yine esasında uygarlık devletine dayanıyor.Bueno, la razón, creo, en esencia remite, otra vez, al estado-civilización.
Bunun nedeni, bence, yine esasında uygarlık devletine dayanıyor.Credo che la domanda si debba nuovamente ricercare nello stato-civilizzazione.
Bunun nedeni, bence, yine esasında uygarlık devletine dayanıyor.De reden is, denk ik, opnieuw te vinden in de beschavingsstaat.
Bunun nedeni, bence, yine esasında uygarlık devletine dayanıyor.Eu cred că motivul, în esenţă, e din nou statul-civilizaţie.
Bunun nedeni, bence, yine esasında uygarlık devletine dayanıyor.Je crois que la raison est, encore une fois, principalement liée à l'état-civilisation.
Bunun nedeni, bence, yine esasında uygarlık devletine dayanıyor.그 이유로는, 생각컨데 문명국가로부터 되짚어 보아야 할 것입니다.
Bunun nedeni, bence, yine esasında uygarlık devletine dayanıyor.Mislim, da je razlog za to, v bistvu, spet potrebno poiskati v pojmu civilizacijske države.
Bunun nedeni, bence, yine esasında uygarlık devletine dayanıyor.Myslím, že příčinou je v zásadě opět civilizační stát.
Bunun nedeni, bence, yine esasında uygarlık devletine dayanıyor.Nos, azt hiszem, az ok lényegében megint csak a civilizáció-államra vezethető vissza.
Bunun nedeni, bence, yine esasında uygarlık devletine dayanıyor.Nun, ich denke der Grund dafür führt grundsätzlich, wiederum, zurück zum Zivilisationsstaat.
Bunun nedeni, bence, yine esasında uygarlık devletine dayanıyor.Odpowiedzią jest ponownie idea państwa cywilizacyjnego.
Bunun nedeni, bence, yine esasında uygarlık devletine dayanıyor.Varsinainen syy on mielestäni jälleen sivistysvaltionäkemyksessä.
Bunun nedeni, bence, yine esasında uygarlık devletine dayanıyor.Yah alasannya, saya pikir, pada dasarnya adalah, lagi, kembali ke negara peradaban.
Bunun nedeni, bence, yine esasında uygarlık devletine dayanıyor.Ο λόγος, νομίζω, στην ουσία, βρίσκεται, και πάλι πίσω στο κράτος-πολιτισμό.
Bunun nedeni, bence, yine esasında uygarlık devletine dayanıyor.Ами причината, мисля, по същество е, отново, назад в цивилизираната държава.
Bunun nedeni, bence, yine esasında uygarlık devletine dayanıyor.Відповідь, я думаю, по суті є знову в цивілізаційній державі.
Bunun nedeni, bence, yine esasında uygarlık devletine dayanıyor.Причиной тому, мне кажется, является цивилизационное государство.
Bunun nedeni, bence, yine esasında uygarlık devletine dayanıyor.הסיבה לדעתי, ביסודו של דבר, היא, שוב, חזרה אל מדינת הציוויליזציה.
Bunun nedeni, bence, yine esasında uygarlık devletine dayanıyor.السبب هو اعتقد .. بصورة اساسية انه بالعودة الى دولة الحضارة
Bunun nedeni, bence, yine esasında uygarlık devletine dayanıyor.文明国家が理由なのです 少なくとも2000年の間
Bu tepkinin kökleri, tehditin "bir mamut tarafından kovalanmak" olduğu zamanlara dayanıyor.Elle remonte à une époque où la menace était d'être poursuivi par un mammouth.