dayanıyor ile cümle
dayanıyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Bu tepkinin kökleri, tehditin "bir mamut tarafından kovalanmak" olduğu zamanlara dayanıyor.Y esto es así desde la época en la que los humanos éramos perseguidos por mamuts.
Bu tepkinin kökleri, tehditin "bir mamut tarafından kovalanmak" olduğu zamanlara dayanıyor.И идва от времена, когато заплахата е била да те подгони космест мамут.
Bu varsayım modernliğin rekabet, piyasa ve teknolojinin ürünü olduğuna dayanıyor.Ada anggapan bahwa modernitas adalah produk dari kompetisi, pasar, dan teknologi.
Bu varsayım modernliğin rekabet, piyasa ve teknolojinin ürünü olduğuna dayanıyor.Che la modernità sia solo un prodotto di competizione, mercato e tecnologia, è un presupposto.
Bu varsayım modernliğin rekabet, piyasa ve teknolojinin ürünü olduğuna dayanıyor.Det er en antagelse, at modernitet simpelthen er et produkt af konkurrence, markeder og teknologi.
Bu varsayım modernliğin rekabet, piyasa ve teknolojinin ürünü olduğuna dayanıyor.Egy feltételezés szerint a modernség egyszerűen a verseny, a piacok és a technológia terméke.
Bu varsayım modernliğin rekabet, piyasa ve teknolojinin ürünü olduğuna dayanıyor.E o presupunere că modernitatea se datorează doar competiţiei, pieţei si tehnologiei.
Bu varsayım modernliğin rekabet, piyasa ve teknolojinin ürünü olduğuna dayanıyor.Es ist eine Annahme, dass Modernität ein Produkt einfach aus Wettbewerb, Märkten und Technologie ist.
Bu varsayım modernliğin rekabet, piyasa ve teknolojinin ürünü olduğuna dayanıyor.Es una creencia de que la modernidad es un simple producto de la competencia, los mercados y la tecnología.
Bu varsayım modernliğin rekabet, piyasa ve teknolojinin ürünü olduğuna dayanıyor.É uma suposição de que a modernidade é meramente um produto da competição, dos mercados e da tecnologia.
Bu varsayım modernliğin rekabet, piyasa ve teknolojinin ürünü olduğuna dayanıyor.Het is een veronderstelling dat de moderniteit gewoon een product is van concurrentie, markt en technologie.
Bu varsayım modernliğin rekabet, piyasa ve teknolojinin ürünü olduğuna dayanıyor.Je založená na domněnce, že modernost je jednoduše výsledkem konkurence, trhů a technologie.
Bu varsayım modernliğin rekabet, piyasa ve teknolojinin ürünü olduğuna dayanıyor.현대성이 단순히 경쟁과 시장, 기술의 결과라고 하는 생각은 억측일 뿐입니다.
Bu varsayım modernliğin rekabet, piyasa ve teknolojinin ürünü olduğuna dayanıyor.Người ta giả định rằng hiện đại hóa là một sản phẩm gian đơn của cạnh trạnh, thị trường và công nghệ.
Bu varsayım modernliğin rekabet, piyasa ve teknolojinin ürünü olduğuna dayanıyor.Nykyaika otaksutaan pelkäksi kilpailun, markkinoiden ja teknologian tuotteeksi.
Bu varsayım modernliğin rekabet, piyasa ve teknolojinin ürünü olduğuna dayanıyor.Predvidevanje, da je modernost zgolj produkt konkurence, trga in tehnologije.
Bu varsayım modernliğin rekabet, piyasa ve teknolojinin ürünü olduğuna dayanıyor.Zakładamy, że rozwój jest efektem konkurencji, działań rynkowych i technologii.
Bu varsayım modernliğin rekabet, piyasa ve teknolojinin ürünü olduğuna dayanıyor.Είναι μια υπόθεση ότι ο μοντερνισμός είναι απλώς ένα προϊόν του ανταγωνισμού, των αγορών και της τεχνολογίας.
Bu varsayım modernliğin rekabet, piyasa ve teknolojinin ürünü olduğuna dayanıyor.Това е предположение, че модерността е продукт само на конкуренция, пазари и технологии.
Bu varsayım modernliğin rekabet, piyasa ve teknolojinin ürünü olduğuna dayanıyor.Це припущення, що модернізація є результатом змагання, ринків і технології.
Bu varsayım modernliğin rekabet, piyasa ve teknolojinin ürünü olduğuna dayanıyor.Это всего лишь предположение, современность является продуктом конкуренции, рынков и технологий.
Bu varsayım modernliğin rekabet, piyasa ve teknolojinin ürünü olduğuna dayanıyor.ישנה הנחה שקידמה היא תוצאה של ישירה של תחרות, שוק חופשי וטכנולוגיה.
Bu varsayım modernliğin rekabet, piyasa ve teknolojinin ürünü olduğuna dayanıyor.إن افتراض ان الحداثة يتم تشكليها فحسب من خلال المنافسة والاسواق والتكنولوجيا هو افتراض خاطىء
Bu varsayım modernliğin rekabet, piyasa ve teknolojinin ürünü olduğuna dayanıyor.競争 市場 技術の産出物だと考えられています しかし 近代化は
Bu yaklaşım içsel motivasyona dayanıyor daha çok.C'est une approche plutôt basée sur la motivation intrinsèque.
Bu yaklaşım içsel motivasyona dayanıyor daha çok.Det er en tilgang der er bygget mere omkring indre motivation.
Bu yaklaşım içsel motivasyona dayanıyor daha çok.Đó là một phương pháp được xây dựng xung các quanh động cơ nội.
Bu yaklaşım içsel motivasyona dayanıyor daha çok.Es ist ein Denkansatz, der viel mehr von der intrinsischen Motivation Gebrauch macht --
Bu yaklaşım içsel motivasyona dayanıyor daha çok.Este o abordare clădită mai mult pe motivarea internă.
Bu yaklaşım içsel motivasyona dayanıyor daha çok.È un approccio molto più basato sulla motivazione interna.
Bu yaklaşım içsel motivasyona dayanıyor daha çok.Ez a felfogás inkább a belső motivációk köré épül.
Bu yaklaşım içsel motivasyona dayanıyor daha çok.Het is een aanpak die steunt op intrinsieke motivatie.
Bu yaklaşım içsel motivasyona dayanıyor daha çok.Je to přístup v mnohem větší míře založený na vnitřní motivaci.
Bu yaklaşım içsel motivasyona dayanıyor daha çok.Je to prístup založený v oveľa väčšej miere na vnútornej motivácii.
Bu yaklaşım içsel motivasyona dayanıyor daha çok.내재적인 동기 부여에 훨씬 더 강조를 둔 관점입니다.
Bu yaklaşım içsel motivasyona dayanıyor daha çok.Pendekatan ini dibangun berdasar motivasi dari dalam.
Bu yaklaşım içsel motivasyona dayanıyor daha çok.Tämä lähestymistapa perustuu paljon enemmän sisäiselle motivaatiolle.
Bu yaklaşım içsel motivasyona dayanıyor daha çok.Μια προσέγγιση στηριγμένη πολύ περισσότερο στα εσωτερικά κίνητρα.
Bu yaklaşım içsel motivasyona dayanıyor daha çok.Това е подход, изграден много повече около вътрешната мотивация.
Bu yaklaşım içsel motivasyona dayanıyor daha çok.Це підхід є побудований навколо принципів внутрішніх стимулів.
Bu yaklaşım içsel motivasyona dayanıyor daha çok.Это - подход, основанный больше на внутренней мотивации.
Bu yaklaşım içsel motivasyona dayanıyor daha çok.זוהי גישה שנבנתה יותר סביב מוטיבציה פנימית.
Bu yaklaşım içsel motivasyona dayanıyor daha çok.هو أسلوب مبني حول التحفيز الذاتي أكثر.
Bu yaklaşım içsel motivasyona dayanıyor daha çok.重要だからやる
Cevap bu üç basit soruya verilen cevaba dayanıyor.Also diese Antwort hängt von den Antworten zu drei einfachen Fragen ab.
Cevap bu üç basit soruya verilen cevaba dayanıyor.Câu trả lời mấu chốt nằm trong câu trả lời cho 3 câu hỏi đơn giản sau.
Cevap bu üç basit soruya verilen cevaba dayanıyor.Cela dépend des réponses à trois simples questions.
Cevap bu üç basit soruya verilen cevaba dayanıyor.Deci răspunsul depinde de răspunsul la aceste trei întrebări simple.
Cevap bu üç basit soruya verilen cevaba dayanıyor.Entonces, la respuesta depende de la respuesta a tres simples preguntas.
Cevap bu üç basit soruya verilen cevaba dayanıyor.Het antwoord hangt af van het antwoord op drie simpele vragen.
Cevap bu üç basit soruya verilen cevaba dayanıyor.Jadi jawabannya bergantung pada jawaban dari tiga pertanyaan sederhana.
Cevap bu üç basit soruya verilen cevaba dayanıyor.정답은 다음 세가지 간단한 질문의 답에 달려있습니다.
Cevap bu üç basit soruya verilen cevaba dayanıyor.La risposte è legata alla risposta a tre semplici domande.
Cevap bu üç basit soruya verilen cevaba dayanıyor.Odpowiedź zależy od odpowiedzi na 3 proste pytania.
Cevap bu üç basit soruya verilen cevaba dayanıyor.Så svaret beror på svaren på tre enkla frågor.
Cevap bu üç basit soruya verilen cevaba dayanıyor.Tehát a válasz attól függ amit három egyszerű kérdésre válaszolnak.
Cevap bu üç basit soruya verilen cevaba dayanıyor.Ответ на него зависит от ответа на три других простых вопроса.
Cevap bu üç basit soruya verilen cevaba dayanıyor.Отговорът зависи от отговорите на три прости въпроса.
Cevap bu üç basit soruya verilen cevaba dayanıyor.התשובה תלויה בתשובה לשלוש שאלות פשוטות.
Cevap bu üç basit soruya verilen cevaba dayanıyor.الإجابة معلقة رهن الإجابة على ثلاثة أسئلة بسيطة.