dayanıyor ile cümle
dayanıyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Ekonomi Sovyet sistemine dayanıyordu.Sustav je organiziran na sovjetski način.
O isim HMS Queen Elizabeth ikinci Kraliyet Donanması gemisi ve HMNB Portsmouth'a dayanıyordu.Je druhým plavidlom Royal Navy s menom Queen Elizabeth a domácim prístavom je HMNB Portsmouth.
İki dizayn da İmparatorluk Rusyası'nın iki kartal amblemine dayanıyordu.Potrebné reformy v obidvoch kniežatstvách zabezpečovala ruská armáda.)
EMS'nin temeli Avrupa Para Birimi- ECU'ya dayanıyordu.Aj mechanizmus výmenných kurzov bol založený na ECU.
Suriye hukuk sistemi Fransız yönetimi sırasında hazırlanan medeni kanunlara dayanıyor.Súdny systém je založený na občianskom práve, ktoré má korene v Napoleonovom Code civil.
Annette von Droste-Hülshoff'un kökeni eski Vestfalyalı katolik, asil bir aileye dayanıyor.Annette von Droste-Hülshoff izhaja iz starega vestfalskega, katoliškega plemstva.
O sırada hükümetler çeşitli koalisyonlara dayanıyor ve sürekli değişiyorlardı.Znotraj teh vrednot vlada neka hierarhija, ki se stalno spreminja.
Müzikle tanışması ilkokul yıllarına dayanıyordu.Atsitiktinumas muzikoje egzistavo visais laikais.
O sırada hükümetler çeşitli koalisyonlara dayanıyor ve sürekli değişiyorlardı.Manoma, kad tuo laikotarpiu valdė kelios skirtingos dinastijos, kurios nuolat keitėsi tarpusavyje.
Bu güne kadar korunan en eski kağıt duvar kağıdı 1509'a dayanıyor.Seniausias iki šiol išlikęs augalas yra 1585 m. palmė.
Ortak girişim Lotus Glass'a dayanıyor.Komandos pavadinimas yra duotas pagal partnerystę su Lotus Cars.
Birçok ad gibi Amenhotep'in adı da Amon'a dayanıyordu, Amon hoşnuttur anlamına geliyordu.Vaarao nimi Amenhotep tähendab "Amon on rahul".
Windows Mobile sistemlidir ve Windows Mobile 6.1'e dayanıyor.X1 on kaarliuguriga telefon, mille operatsioonisüsteem on Windows Mobile 6.1.
50 bin yıl önceye dayanıyor.5만년 전으로 거슬러 올라가죠.
50 bin yıl önceye dayanıyor.הוא מדבר על להוביל ולחבר אנשים ורעיונות.
50 bin yıl önceye dayanıyor.أنه يرجع الي 50 الف سنه
50 bin yıl önceye dayanıyor.人々をリードしてアイデアと結びつけることです
Açgözlülük, yolsuzluk ve suiistimaller... Bunların hepsi kim olduğumuzu yanlış anlamamıza gelip dayanıyor.la cupidité, la corruption, tout cela... se résume à une incompréhension de qui nous sommes.
Ama aynı zamanda çocuk işçiliğine de dayanıyor ve 1911'de 100 kadının ölümüne sebep olan하지만 그들은 또한 미성년 노동에 의지하기도 했고, 1911년 100여명의 여성이 사망한 Triangle Shirtwaist 화재와 같은 비극을 만들어내기도 했어요.
Ama aynı zamanda çocuk işçiliğine de dayanıyor ve 1911'de 100 kadının ölümüne sebep olanאבל הן גם הסתמכו על עבודת ילדים, והובילו לטרגדיות כמו שריפת הטריאנגל שירטוויסט שקטלה יותר ממאה נשים ב 1911.
Ancak neden olduğu bilinmese de, dünya bu iki lobun ilişkisine dayanıyor.Charakter rzeczy jest nie do końca poznawalny, jest niezbadany i ten świat istnieje w relacji do innych.
Ancak neden olduğu bilinmese de, dünya bu iki lobun ilişkisine dayanıyor.그러나 본질적으로, 절대로 완전히 파악할 수 없다, 절대로 완벽히 알 수 없고, 이 세계는 특정한 관계에서 존재한다.
Ancak neden olduğu bilinmese de, dünya bu iki lobun ilişkisine dayanıyor.O crânio é simétrico.
Ancak neden olduğu bilinmese de, dünya bu iki lobun ilişkisine dayanıyor.אבל בטבע של דברים, לעולם לא graspable לגמרי, מעולם לא לגמרי ידוע, ואת העולם הזה קיים קשר מסוים.
Ancak neden olduğu bilinmese de, dünya bu iki lobun ilişkisine dayanıyor.知識は左脳に基づくが、閉鎖されたシステムにある。
Ancak savcının elinde kanıt yok, sadece bu tahminine, şüphesine dayanıyor.A všechno po čem státní návladní jde je jeho předtucha, jeho podezření.
Ancak savcının elinde kanıt yok, sadece bu tahminine, şüphesine dayanıyor.E tutto ciò che ha il procuratore è la sua impressione, il sospetto.Non ha prove.
Ancak savcının elinde kanıt yok, sadece bu tahminine, şüphesine dayanıyor.Ook al zijn er geen harde bewijzen.
Ancak savcının elinde kanıt yok, sadece bu tahminine, şüphesine dayanıyor.Prokurator Okręgowy musi podążać za swoim przeczuciem, podejrzeniem. Nie ma żadnych twardych dowodów.
Ancak savcının elinde kanıt yok, sadece bu tahminine, şüphesine dayanıyor.Tudo o que o Promotor tem a suportá-lo é sua intuição, sua suspeita.
Ancak savcının elinde kanıt yok, sadece bu tahminine, şüphesine dayanıyor.וכל מה שהיה לתובע המחוזי לעבוד איתו היה תחושבת הבטן שלו, והחשדות שלו. לא היתה לו שום הוכחה.
Ancak savcının elinde kanıt yok, sadece bu tahminine, şüphesine dayanıyor.وكان على النائب العام أن يتبع حدسه، ولكن شكوكه ليس مبنية على أدلة واضحة
Aslında bu isim, bu plastik parçasından cok daha eskiye dayanıyorEigenlijk is de naam veel ouder dan het plastieken steentje.
Aslında bu isim, bu plastik parçasından cok daha eskiye dayanıyor Merak ettiniz mi?Βασικά, το όνομα είναι πολύ παλαιότερο απ" αυτό το πλαστικό τουβλάκι.
Aslında bu isim, bu plastik parçasından cok daha eskiye dayanıyorSebenarnya, namanya jauh lebih tua daripada batu-bata plastik ini.
Aslında bu isim, bu plastik parçasından cok daha eskiye dayanıyorW istocie nazwa jest starsza niż te cegiełki z plastiku.
Aslında bu isim, bu plastik parçasından cok daha eskiye dayanıyorفي الواقع إن الاسم أقدم بكثير من هذا المكعب البلاستيكي.
Aslında sözel açıklamaya dayanıyor ama konuyu kavradığınızda bunun yeterli olduğunu göreceksiniz.Co teda je srovnávací kritérium?
Aslında sözel açıklamaya dayanıyor ama konuyu kavradığınızda bunun yeterli olduğunu göreceksiniz.זה הסבר די מורכב האמת, אבל אני חושב שתגלו שהוא די יפה ומספק אם תבינו אותו.
Aslında sözel açıklamaya dayanıyor ama konuyu kavradığınızda bunun yeterli olduğunu göreceksiniz.في الواقع انها تنطوي على توضيح، لكنني اعتقد انكم ستجدونها متقنة ومرضية اذا استوعبتموها
Avcılık geçmişimiz ve insanların kendilerini koruma isteği çok gerilere dayanıyor.Zweite Änderung.
Aynı ise, sanırım bu odada ki herkesin varsaydığı da bu, ne zamana dayanıyor?En als dat zo is, en dat is wat iedereen in deze zaal waarschijnlijk zou aannemen, wanneer was dat dan?
Aynı ise, sanırım bu odada ki herkesin varsaydığı da bu, ne zamana dayanıyor?E posto che l'abbiamo, ipotesi che credo tutti, in questa sala, accettino - quand'è avvenuta?
Aynı ise, sanırım bu odada ki herkesin varsaydığı da bu, ne zamana dayanıyor?그렇게 주어진 것이죠. 이것이 가설입니다. 제가 생각하기에, 이 방 안의 모두가 답할 수 있습니다 -- 그게 언제였을까요?
Aynı ise, sanırım bu odada ki herkesin varsaydığı da bu, ne zamana dayanıyor?Und angenommen, das ist so - und davon gehen wir in diesem Saal wohl aus: Dann fragen wir: Wann war das?
Aynı ise, sanırım bu odada ki herkesin varsaydığı da bu, ne zamana dayanıyor?Y asumiendo que lo tenemos, todos, creo, en este cuarto, diríamos --¿cuándo fue eso?
Aynı ise, sanırım bu odada ki herkesin varsaydığı da bu, ne zamana dayanıyor?Zakładając, że tak istotnie jest, myślę że wszyscy na tej sali zapytają: "od kiedy"?
Aynı ise, sanırım bu odada ki herkesin varsaydığı da bu, ne zamana dayanıyor?Ако имаме, и това е предположението, което всеки, мисля, в тази зала прави -- кога е било това?
Aynı ise, sanırım bu odada ki herkesin varsaydığı da bu, ne zamana dayanıyor?ובהנחה שכן, וזאת ההנחה של כולנו כאן -- מתי זה היה?
Aynı ise, sanırım bu odada ki herkesin varsaydığı da bu, ne zamana dayanıyor?ولو وافقنا على ذلك ، وهذا هو الإفتراض السائد الذي يعتقد به كل من في هذه الغرفة ، فمتى كان ذلك؟
Aynı ise, sanırım bu odada ki herkesin varsaydığı da bu, ne zamana dayanıyor?ここにいる皆さんは思うでしょう 「起源っていつ?」 人類としての始まりはいつなのか
Ben bu yöntemi daha çok seviyorum çünkü cebirin temellerine dayanıyor, yeni bir şey değil. .사실 분배법칙을 사용하게 되면 원래 알고 있던 원칙에 입각해서 푸는 것이기 때문에 제가 좋아하는 방법입니다.
Ben bu yöntemi daha çok seviyorum çünkü cebirin temellerine dayanıyor, yeni bir şey değil. .وهي التي افضل القيام بها لأن القيام بها يتبع مبدأ رئيسي، هو ان لا شيئ جديد
Ben bu yöntemi daha çok seviyorum çünkü cebirin temellerine dayanıyor, yeni bir şey değil. .基本的な原則で行えます。 タの2項の式をかける方法でも
Bence sebebi de şu: Yürürlükte olan birçok politika eğitimin mekanik kavramlarına dayanıyor.Iar motivul cred că e acesta: multe din politicile curente se bazează pe concepții mecaniciste ale educației.
Bence sebebi de şu: Yürürlükte olan birçok politika eğitimin mekanik kavramlarına dayanıyor.In mislim, da je to zato: ker mnoge veljavne politike temeljijo na mehanističnih konceptih izobraževanja.
Bence sebebi de şu: Yürürlükte olan birçok politika eğitimin mekanik kavramlarına dayanıyor.Myslím si to, protože - mnoho současných opatření je založených na mechanistickém chápání vzdělávání.
Bence sebebi de şu: Yürürlükte olan birçok politika eğitimin mekanik kavramlarına dayanıyor.Przyczyną jest, moim zdaniem, to, że obecne polityki bazują na mechanicystycznej koncepcji szkolnictwa.
Bence sebebi de şu: Yürürlükte olan birçok politika eğitimin mekanik kavramlarına dayanıyor.Và tôi nghĩ lí do là: phần lớn các chính sách hiện tại dựa trên khái niệm cơ giới của giáo dục.
Bence sebebi de şu: Yürürlükte olan birçok politika eğitimin mekanik kavramlarına dayanıyor.Volgens mij omdat hedendaags beleid gebaseerd is op mechanistische ideeën van onderwijs.