dayanıyor ile cümle
dayanıyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Kabileler dediğim şey aslında çok basit bir kavram. 50 bin yıl önceye dayanıyor.Stämme sind ein sehr simples Konzept, das 50.000 Jahre zurückreicht.
Kabileler dediğim şey aslında çok basit bir kavram. 50 bin yıl önceye dayanıyor.Suku adalah sebuah konsep yang sangat sederhana sama dengan konsepnya 50 ribu tahun lalu.
Kabileler dediğim şey aslında çok basit bir kavram. 50 bin yıl önceye dayanıyor.Triburile sunt un concept extrem de simplu care datează de 50 de mii de ani.
Kabileler dediğim şey aslında çok basit bir kavram. 50 bin yıl önceye dayanıyor.Vad stammar är, är ett väldigt enkelt concept som sträcker sig 50.000 år tillbaka i tiden.
Kabileler dediğim şey aslında çok basit bir kavram. 50 bin yıl önceye dayanıyor.Οι φυλές είναι μια πολύ απλή έννοια που χρονολογείται πριν 50.000 χρόνια.
Kabileler dediğim şey aslında çok basit bir kavram. 50 bin yıl önceye dayanıyor.Племената са една много проста идея от преди 50 хиляди години.
Kabileler dediğim şey aslında çok basit bir kavram. 50 bin yıl önceye dayanıyor.Племена — це доволі проста концепція, якій вже 50 тисяч років.
Kabileler dediğim şey aslında çok basit bir kavram. 50 bin yıl önceye dayanıyor.Племена - это очень простая концепция, которая уходит корнями в прошлое на 50 тысяч лет тому назад.
Kökleri kesin bir şekilde analog çağa dayanıyor.As suas origens estão profundamente enraízadas na Era analógica.
Kökleri kesin bir şekilde analog çağa dayanıyor.Ciągle tkwi w erze analogowej.
Kökleri kesin bir şekilde analog çağa dayanıyor.De oorsprong ervan is stevig geworteld in het analoge tijdperk.
Kökleri kesin bir şekilde analog çağa dayanıyor.Dess grunder är djupt rotade i den analoga tidsåldern.
Kökleri kesin bir şekilde analog çağa dayanıyor.Die Ursprünge liegen tief verwurzelt im analogen Zeitalter.
Kökleri kesin bir şekilde analog çağa dayanıyor.그 기원은 아날로그 시대에 뿌리를 두고 있습니다.
Kökleri kesin bir şekilde analog çağa dayanıyor.Le sue origini sono profondamente radicate a quel periodo.
Kökleri kesin bir şekilde analog çağa dayanıyor.Nguồn gốc của nó đã ăn rễ sâu vào thời đại công nghệ số.
Kökleri kesin bir şekilde analog çağa dayanıyor.Originile sale sunt adânc înrădăcinate în era analogică.
Kökleri kesin bir şekilde analog çağa dayanıyor.Ses origines sont fermement enracinées dans l'ère analogique.
Kökleri kesin bir şekilde analog çağa dayanıyor.Sus orígenes están profundamente arraigados a ese período.
Kökleri kesin bir şekilde analog çağa dayanıyor. Ve ufukta büyük bir değişiklik görünüyor.Eredete mélyen az analóg korban gyökerezik, most pedig épp egy nagy átalakulás küszöbén állunk.
Kökleri kesin bir şekilde analog çağa dayanıyor.Η προέλευση του έχει βαθιές ρίζες στην αναλογική εποχή.
Kökleri kesin bir şekilde analog çağa dayanıyor.Вони міцно вкорінилися в епосі аналогових пристроїв.
Kökleri kesin bir şekilde analog çağa dayanıyor.Её происхождение плотно укоренилось в эпохе аналоговых устройств.
Kökleri kesin bir şekilde analog çağa dayanıyor.Корените му са здраво свързани с аналоговата епоха.
Kökleri kesin bir şekilde analog çağa dayanıyor.מקורותיו מושרשים עמוק בעידן האנלוגי.
Kökleri kesin bir şekilde analog çağa dayanıyor.أصوله متجذرة راسخة في العصر التناظري.
Kökleri kesin bir şekilde analog çağa dayanıyor.アナログの時代でした しかし 大きな変革の時が 迫ってきています
Parasal bir sistemde yaşıyoruz. Bu sistem, insanların tüketmesine dayanıyor, ev kar sayesinde evriliyor.Traim intr-un sistem monetar care se bazeaza pe consumatori pentru a functiona si pe profit pentru a evolua.
Parasal bir sistemde yaşıyoruz. Bu sistem, insanların tüketmesine dayanıyor, ev kar sayesinde evriliyor.Viviamo in un sistema monetario che si basa sul consumatore per funzionare e sul profitto per evolvere.
Parasal sistem ağırlıklı olarak hayalgücüne dayanıyor.-Il sistema monetario si basa molto sull'immaginazione.
Parasal sistem ağırlıklı olarak hayalgücüne dayanıyor.- Sistem moneter sangat bergantung pada imajinasi.
Parasal sistem ağırlıklı olarak hayalgücüne dayanıyor.-Sistemul monetar se bazeaza foarte mult pe imaginatie.
Saritten doğuya, gün doğusuna, Kislot-Tavor sınırına dönüyor, oradan Daverata dayanıyor ve Yafiaya çıkıyordu.사릿에서부터 동편으로 돌아 해 뜨는 편을 향하고 기슬롯 다볼의 경계에 이르고 다브랏으로 나가서 야비아로 올라가고
Saritten doğuya, gün doğusuna, Kislot-Tavor sınırına dönüyor, oradan Daverata dayanıyor ve Yafiaya çıkıyordu.Száridtól pedig napkelet felé fordul Kiszloth-Tábor határára, és tova megy Daberáthnak, és felmegy Jafiának.
Saritten doğuya, gün doğusuna, Kislot-Tavor sınırına dönüyor, oradan Daverata dayanıyor ve Yafiaya çıkıyordu.ושב משריד קדמה מזרח השמש על גבול כסלת תבר ויצא אל הדברת ועלה יפיע׃
Saritten doğuya, gün doğusuna, Kislot-Tavor sınırına dönüyor, oradan Daverata dayanıyor ve Yafiaya çıkıyordu.ودار من ساريد شرقا نحو شروق الشمس على تخم كسلوت تابور وخرج الى الدبرة وصعد الى يافيع
Saritten doğuya, gün doğusuna, Kislot-Tavor sınırına dönüyor, oradan Daverata dayanıyor ve Yafiaya çıkıyordu.又 從 撒 立 往 東 轉 向 日 出 之 地 、 到 吉 斯 綠 他 泊 的 境 界 、 又 通 到 大 比 拉 、 上 到 雅 非 亞
Saritten doğuya, gün doğusuna, Kislot-Tavor sınırına dönüyor, oradan Daverata dayanıyor ve Yafiaya çıkıyordu.又 從撒立往東 轉 向 日出 之地 、 到 吉斯 綠 他 泊的 境界 、 又 通到 大比拉 、 上到 雅 非亞
Şimdi, ortak atamız ne zamana dayanıyor?Ahora, ¿qué tan recientemente compartimos esos ancestros?
Şimdi, ortak atamız ne zamana dayanıyor?Alors, depuis quand partageons nous cette ascendance ?
Şimdi, ortak atamız ne zamana dayanıyor?A quando risale questa discendenza comune?
Şimdi, ortak atamız ne zamana dayanıyor?De când împărtăşim această origine?
Şimdi, ortak atamız ne zamana dayanıyor?Hoe lang geleden delen we deze afstamming?
Şimdi, ortak atamız ne zamana dayanıyor?Kapan terakhir kita mempunyai moyang yang sama?
Şimdi, ortak atamız ne zamana dayanıyor?어떻게 최근에 우리가 이런 조상을 공유할 수 있었을까요?
Şimdi, ortak atamız ne zamana dayanıyor?Od jak dawna dzielimy wspólny rodowód?
Şimdi, ortak atamız ne zamana dayanıyor?Seit wann haben wir dieselbe Abstammung?
Şimdi, ortak atamız ne zamana dayanıyor?Как давно они являются нашими предками?
Şimdi, ortak atamız ne zamana dayanıyor?Колко назад във времето споделяме този общ прародител?
Şimdi, ortak atamız ne zamana dayanıyor?עכשיו, ממתי אנחנו שותפים לשושלת זו?
Şimdi, ortak atamız ne zamana dayanıyor?الآن، منذ متي ونحن نتشارك في هذه السلالة؟
Şimdi, ortak atamız ne zamana dayanıyor?数百万年くらい前だと思いますか?
Sözüm ve bildirim, insan bilgeliğinin ikna edici sözlerine değil, Ruhun kanıtlayıcı gücüne dayanıyordu.A moja reč a moja kázeň nezáležala v presviedčavých ľudskej múdrosti slovách, ale v dôkaze Ducha a moci,
Sözüm ve bildirim, insan bilgeliğinin ikna edici sözlerine değil, Ruhun kanıtlayıcı gücüne dayanıyordu.A mowa moja i kazanie moje nie było w powabnych mądrości ludzkiej słowach, ale w okazaniu ducha i mocy,
Sözüm ve bildirim, insan bilgeliğinin ikna edici sözlerine değil, Ruhun kanıtlayıcı gücüne dayanıyordu.A řeč má a kázaní mé nebylo v slibných lidské moudrosti řečech, ale v dokázání Ducha svatého a moci,
Sözüm ve bildirim, insan bilgeliğinin ikna edici sözlerine değil, Ruhun kanıtlayıcı gücüne dayanıyordu.ja minun puheeni ja saarnani ei ollut kiehtovia viisauden sanoja, vaan Hengen ja voiman osoittamista,
Sözüm ve bildirim, insan bilgeliğinin ikna edici sözlerine değil, Ruhun kanıtlayıcı gücüne dayanıyordu.내 말과 내 전도함이 지혜의 권하는 말로 하지 아니하고 다만 성령의 나타남과 능력으로 하여
Sözüm ve bildirim, insan bilgeliğinin ikna edici sözlerine değil, Ruhun kanıtlayıcı gücüne dayanıyordu.og min tale og min forkynnelse var ikke med visdoms overtalende ord, men med Ånds og krafts bevis,
Sözüm ve bildirim, insan bilgeliğinin ikna edici sözlerine değil, Ruhun kanıtlayıcı gücüne dayanıyordu.og min Tale og min Prædiken var ikke med Visdoms overtalende Ord, men med Ånds og Krafts Bevisning,
Sözüm ve bildirim, insan bilgeliğinin ikna edici sözlerine değil, Ruhun kanıtlayıcı gücüne dayanıyordu.И слово мое и проповедь моя не в убедительных словах человеческой мудрости, но в явлении духа и силы,