dayanır ile cümle
dayanır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
İnanca dayanır.Вселяет Веру.
İşçi Partisi'nin kökeni 1960'ların sonlarındaki öğrenci hareketine dayanır.Партия трудящихся Бельгии зародилась на базе в конце 1960-х годов студенческого движения.
Araştırmaları çok erken zamanlara kadar dayanır.Делать прогнозы пока рано.
Filmin hikâyesi, bir Japon akademisyen ve yazar olan Hyakken Uchida'nın (1889-1971) hayat hikâyesine dayanır.Сюжет фильма основан на биографии японского профессора, академика и писателя Хяккэна Утиды (1889—1971).
Bu politika çok eskilere, büyük çin imparatorluğuna kadar dayanır.Бо́льшая часть этих народов дожила до времён Имперского Китая.
Einstein senkronizasyonunun uzlaşımcılığının somut tartışmaları Reichenbach'a dayanır.Основное обсуждение конвенционализма синхронизация Эйнштейна объясняется Райхенбахом.
Adnan'ın nesebi İbrahim Peygamber'in oğlu İsmail Peygamber'e dayanır.Якуб — исламский пророк, внук пророка Ибрахима (Авраама).
Mahallenin kuruluş tarihi 1800 yılara dayanır.Культурная история на территории заповедника охватывает свыше 1700 лет.
Bu haliñe can dayanır mı?Решится ли эта неурядица?
İskeçe bölgesi ile ilgili ilk tarihi kayıtlar MÖ 879 yılına dayanır.Древнейший датированный хачкар на территории Армении относится к 879 году.
Takım çalışmasına dayanır ve rakibin alanını istila etmeye yöneliktir.Они узнают, каково быть командой и подготовятся к битве групп.
Birçoğu gönüllülük esasına dayanır.Многие уезжали добровольно.
Formula 1 yarışlarının kökeni 1920'ler ve 1930'larda yapılan Avrupa Grand Prix motor yarışlarına dayanır.Корни «Формулы-1» лежат в чемпионате Европы по автогонкам Гран-при, который проводился в 1920-е и 1930-е годы.
Arabayı kaydırarak skor elde etmeye dayanır.Благодаря кроссовкам можно перепрыгнуть поезд.
Singapur Cumhuriyeti parlamenter demokrasi sistemine dayanır.НСДПГ поддерживала режим парламентской демократии.
Geçmişleri yüzyıllara dayanır.Его история уходит в глубь веков.
Çin'de Maitreya inancının kökeni Kuzey Wei Hanedanı dönemine (386–534) dayanır.Артефакты, обнаруженные в северном Китае, датируются уже периодом Северной Вэй (386—534).
Ortaya çıkışları 1930'lara dayanır.Эти фальсификации появились около 1930 года.
Şehrin ekonomisi tarıma dayanır ve Suriye'nin önemli tarım merkezlerinden birisidir.Думас находится в центре региона, который является одним из лидирующих в выращивании сорго.
Gerçek bilginin temelinin ancak idealar dünyâsında bulunabileceği temeline dayanır.Все-таки прошлое — это тот фундамент, на котором может вырасти здоровое настоящее.
Dillerin temel kelime dağarcıklarının çözümlenmesi esasına dayanır.Тренировал серебряных призёров Решат Язычиогуллары.
Duyuma ve algılara dayanır.Они полностью зависят от звуков и ощущений.
Çalışma prensibi rezonansa dayanır.На этом основан принцип работы часов.
Aslında anında mesajlaşmanın geçmişi internetten önceye dayanır.Именно это поколение знает жизнь вне эры интернет.
İlk yerleşimler 6. yüzyıla dayanır.Старейшие экземпляры исходят из шестого века.
Platform ayakkabıların tarihi oldukça eskiye dayanır.Политическое единство на архипелаге наступило достаточно поздно.
Yahudilerin Arnavutluk'taki tarihi 1300 yıl öncesine dayanır.История иудаизма в Азербайджане насчитывает около 1300 лет.
Yörenin tarihi çok eski olup, milat önceki yıllara dayanır.Мебель старая, покойная, всё сохранилось от прежних поколений.
Süperşarj tekniği de bu prensibe dayanır.Веджета также овладел этой техникой.
Esperanto edebiyatının geçmişi Esperanto öncesine kadar dayanır.Как источник по истории эсперанто энциклопедия сохраняет важное значение до сих пор.
Pickthall'ın aile kökleri eski bir İngiliz soylu ailesine dayanır.Семья Клейстов происходила из старинной знатной семьи.
Mahallede ekonomik hayat tarıma dayanır.Там, где местное население живет за чертой бедности.
Yazımında kullanılan alfabenin kökeni ise Etrüsk alfabesi ile Yunan alfabesine dayanır.Использует собственный алфавит на основе греческой системы письма.
Halay adımları genelde ayak figürlerine dayanır.Петли исполняются, как правило, в дорожках шагов.
Irkıl Han’ın adı da bu isme dayanır.Ибн Сина также использовал этот термин.
Bazı türler, kuluçka dönemlerinde dört aya yakın bir zaman açlığa dayanırlar.Запасы подкожного жира позволяют ей при необходимости голодать месяц и более.
Ancak kavramın kullanımı çok eskilere dayanır.Однако практического воплощения идеи пришлось ждать достаточно долго.
Ahilik teşkilâtı 3 dereceli bir düzene dayanır.Коробка передач осталась трёх-ступенчатой.
Kürt Şeyhbızın aşiretine soyu dayanır.Хоботок доходит до основания брюшка.
Şehrin kuruluşu 12. yüzyıla kadar dayanır.Древнейшие следы города восходят к 12 веку.
MÖ 3100 - 2686) dayanır.30 (10): 2680—2685.
Bu nedenle tedavi çoğunlukla toplumda influenzanın varlığına veya hızlı influenza testine dayanır.وبالتالي، كثيرًا ما يستند العلاج إلى وجود الإنفلوانزا في المجتمع أو إلى اختبار الإنفلونزا السريع.
Avusturya-Prusya ikiliğinin kökleri eski İmparatorluk siyasetine dayanır.رسخت الازدواجية النمساوية-البروسية في السياسات الإمبراطورية القديمة.
İlaç olarak bitkilerin kullanımı, Yazılı insan tarihinin öncesine kadar dayanır.ويسبق استخدام النباتات كأدوية التاريخ البشري المكتوب.
CardDAV protokol standardına dayanır.استنادًا إلى معيار بروتوكول CardDAV.
Her şey hesaba dayanır.”فهو يحوي كل شيء".
Serisi, Fransız yazar Romuald Racioppo'nun Les Pyjamasques kitap serisine dayanır.وترتكز هذه السلسلة على سلسلة كتاب Les Pyjamasques التي كتبها Romuald Racioppo.
Gölgeye dayanırlar.واستقام الظل.
Sonsuz dünya ise asla değişmez: bir nedene dayanır.مصير الملعونين لا تتغير أبدا إنهم ذاهبون إلى عقاب أبدي.
Bölünebilme ve ahenk gibi fikirlere dayanır.لأنها تستند إلى افكار مثل القسمة والتطابق.
Singapur ekonomisinin büyük bir kısmı ticarete dayanır.ويعتمد دائما اقتصاد سنغافورة على التجارة الدولية.
Ailesinin kökleri Danimarka'ya dayanır.استقر أفراد العائلة في الدنمارك.
Karşılıklı oyuncuların puan ortaklığı üzerine dayanır.وتعتمد قيم كل من A وEa على التفاعل.
Film gerçek bir hikâyeye dayanır.يستند الفيلم على قصة حقيقية.
Etkileşimler daha çok fiziksel mevcudiyete dayanırlar.احتوت الأحداث التالية على مخاطر جسدية أكثر.
Bu isim Endonezya'nın bağımsızlığından çok önceye, 18. yüzyıla dayanır.ويرجع الاسم إلى القرن الثامن عشر، قبل فترة كبيرة من تأسيس إندونسيا المستقلة.
«Ve kim Allah'a dayanırsa o, yeter ona.»الروح من أمر الله ولا يصدر عنها إلا خير لأنها من أمر الله.
Diğerleri tahminlere veya kulaktan dolma bilgilere dayanır.وغيرهم من الحكماء والمثقفين وأهل الحل والعقد.
Karadeniz bölgesinin mutfağı (Türkiye'nin kuzeyi) mısır ve hamsi balığına dayanır.ويستند المطبخ منطقة البحر الأسود (شمال تركيا) على الذرة والأنشوجة.
Şehrin ekonomisi yiyecek ve tekstil endüstrisine dayanır.تعتمد المدينة في اقتصادها على تجارة المواد الغذائية و الصناعات النسيجية.