dayanır ile cümle
dayanır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Elektrik çarpmasının etkileri pek çok etkene dayanır.تحل الطاقة المظلمة العديد من المشاكل.
İnanca dayanır.تمهيد الإيمان.
"Hayır hayır, ne zaman ki can köprücük kemiklerine dayanır, "Tedavi edebilecek kimdir?" denilir.فلما قدمتها، قلت: «من أفضل أهل هذا الدين؟»، قالوا: «الأسقف في الكنيسة».
Kuruluşu 9. yüzyılda inşa edilen bir kaleye dayanır.أما قصر الشلالة فبني في القرن التاسع هجري.
Kampanya, ateistlerin kırmızı "A" kullanarak toplumda kendilerini belli etmesine dayanır.الوقوف علنًا والظهور علنًا في المجتمعات بالمشاركة في نشاطاتها وبإظهار الحرف الأحمر "A".
Baştan çıkarma sanatının kökenleri çok eskilere dayanır.يعتقد بأن أصل البناء طولوني.
Teşhis radyoaktif iyotla incelemelere dayanır.ندرس النشاط الإشعاعى بعناية فائقة”.
Bilim deneye çok önem verir ve bilimsel yöntem deneye dayanır.يقدم العلم أهمية كبيرة للتجربة، ويعتمد على تجربة الأساليب العلمية.
Birçoğu gönüllülük esasına dayanır.تعتمد في كثير من عملها على المتطوعين.
DELİHEBİL köyünün tarihçesi 150-200 yıl öncesine dayanır.من جهةٍ أُخرى تتعرّض القرية لظاهرةِ الندى بمُعدلِ 150-200 ليلة في السّنةِ.
Değirmenlerin kullanılmaya başlanması Milat'tan önceki yüzyıllara dayanır.أي أن الحِمْيَريين استخدموا المسند على الأقل إلى الثلاثة قرون الأولى بعد الهجرة.
Teşhis tipik olarak bir kişinin belirti ve semptomlarına dayanır.يعتمد التشخيص عادةً على الشكل الذي يبدو عليه وعلى الأعراض.
Her delil delilsize, postülata, yaratılmış olana dayanır.وكلُّ شيء قديم مُؤَصَّلٍ: أَثيلٌ ومُؤَثَّل ومُتأَثِّل، ومال مؤَثَّل.
Aslında anında mesajlaşmanın geçmişi internetten önceye dayanır.يعتبر تاريخ الإنترنت أقدم بكثير من تاريخ الشبكة العالمية.
Evcilleştirilmiş kedi cesetleri içeren insan mezarları Kıbrıs'ta 9500 yıl öncesine dayanır.كما أن بقايا القطط المستأنسة تم دفنها إلى جوار الموتى من البشر في مقابرهم قبل نحو 9.500 سنة في جزيرة قبرص.
Danimarka-Türkiye ilişkileri, Danimarka ve Türkiye arasındaki mevcut ve tarihi ilişkilere dayanır.العلاقات التركية الصومالية العلاقات الحالية والتاريخية بين الصومال وتركيا.
"Hayır hayır, ne zaman ki can köprücük kemiklerine dayanır, "Tedavi edebilecek kimdir?" denilir.(Quando fala algo que não agrada aos outros) Quando lhe perguntam: O que te importa?"
İlaç olarak bitkilerin kullanımı, Yazılı insan tarihinin öncesine kadar dayanır.O uso de plantas como medicamentos antecede a história humana escrita.
Varsayım gezegen ortamının yapay yollarla değiştirilmesine dayanır.O conceito baseia-se no pressuposto de que o ambiente de um planeta pode ser alterado por meios artificiais.
Kökeni Kolombiya'ya dayanır.Provavelmente será contra a Colômbia.
Sıklıkla gözlemleri, olaylara kendi tanıklığı olarak deneyimlerine dayanır.Geralmente, suas observações são baseadas em suas próprias experiências como testemunha ocular dos eventos.
Serisi, Fransız yazar Romuald Racioppo'nun Les Pyjamasques kitap serisine dayanır.A série foi baseada na série de livros Les Pyjamasques de autor francês, Romuald Racioppo.
«Ve kim Allah'a dayanırsa o, yeter ona.»Ravana recebe benefícios de Allah ao invés de Brama.
Köyün kökeni Yabarlılara dayanır.O foco do levantamento são os estrangeiros.
Bu sorunun puanlaması çoğunlukla 0-10 skalasında verilen puana dayanır.A pontuação para esta resposta é mais frequentemente com base em uma escala de 0 a 10.
İlk yerleşimi eski tarihlere dayanır.Os primeiros assentamentos datam de tempos pré-históricos.
Keltik Hristiyanlık'ın karakteristik sembolüdür, ancak kökeni Hristiyanlık öncesine dayanır.É um símbolo que caracteriza os celtas, e suas origens são anteriores ao cristianismo.
Kökenleri Nunamiut'lara dayanır.O restante está em Nunavut.
Bir hayvan olan çakala (Canis Latrans) dayanır.Um coiote (Canis latrans).
Nükleer enerji, nükleer fiziğin birkaç temel presibine dayanır.Estabilidade nuclear é relacionada ao número de nucleos que constituem o núcleo.
RPC (Remote Procedure Call) fikri 1976'ya, RFC 707'lerin tanımlandığı tarihe dayanır.A idéia de RPC data de 1976, quando foi descrito no RFC 707.
Bu çığır açıcı rapor onun tezine dayanır.Seu segredo sujo agora esta exposto.
Karacaören'in kuruluşu yüzyıllar öncesine dayanır.A Família Mikaelson jurou cuidar uns dos outros séculos atrás.
İlçe ekonomisi sanayiye dayanır.A indústria primária domina a economia.
Sen seni ne sanırsın, fâniye dayanırsın Üş bir gün uyanırsın, tevhide gel tevhide.Foste irrepreensível em teu proceder desde o dia em que foste criado, até que a iniquidade apareceu em ti.
Mahallenin kuruluş tarihi 1843 yılına dayanır.O do lado esquerdo tem a data de 1843.
Güvenliği, ayrık logaritma problemlerinin çözülemezliğine dayanır.Sua segurança se baseia na dificuldade de solução que o problema do logaritmo discreto pode apresentar.
Gölgeye dayanırlar.Combate nas trevas.
Her şey hesaba dayanır.”E divide todas as contas».
Giuseppe Verdi’nin aynı isimli opera eseri, Schiller’in dramına dayanır.A ópera homônima de Giuseppe Verdi (I masnadieri) é baseada no drama de Schiller.
Her ikisi de yaratıcı zekaya dayanır.Ademais, ambos seriam criaturas inteligentes.
Bu haliñe can dayanır mı?Lida bem com isso?
Köy tarihi Oğuzların Afşar boyuna dayanır.O seu lugar de nascença divide historiadores.
Tarihi 1847 yılına kadar dayanır.A história começa no inverno de 1847.
Konteyner taşımacılığının kökenleri İngiltere’deki maden sanayisine dayanır.As principais explorações de minérios de estrôncio são efetuadas na Inglaterra.
Teori ikna kavramına dayanır.Para quem? com quais efeitos? além da Teoria da persuasão.
Boolean cebri 10 temel postülata dayanır.O multijogador tem dez mapas base.
Geçmişi 1930'lu yıllara dayanır.A história se passa na década de 1930.
Köy halkının geçmişi 1900 yıllarındaki gelen göçmenlere dayanır.A ocupação por parte dos imigrantes acontece por volta de 1900.
IOS'un kullanıcı arabirimi, çoklu dokunma hareketlerini kullanarak doğrudan manipülasyon kavramına dayanır.A interface do usuário do iOS é baseado no conceito de manipulação direta, utilizando gestos em multi-toque.
Bu model, Hans Kelsen'in fikirlerine dayanır.Nessa abordagem, aparece a Teoria Pura do Direito de Hans Kelsen.
Henzarşahlılarda Bermekîlere dayanır.Sobreviventes lutam por direitos.
Babıali'nin çevresinde Türk basınının yoğunlaşmaya başlaması, Osmanlı dönemine dayanır.Com a chegada do bebê começam tensas depressões nervosas por parte de Abby.
Atoll oluşumunun günümüzdeki açıklaması charles Darwin'in kuramına dayanır.A Ideia da árvore da vida surgiu com Charles Darwin.
Esneklik ve hareket halinde olmak temellerine dayanır.Teremos que enfrentar a nossa serenidade ou perturbação.
Terdid sanatının esası, sözü tahmin edilmeyen ters bir sonuca bağlamaya dayanır.Por fim, as formas do verbo haver ligadas à preposição de deixaram de ter hífen.
Birçoğu gönüllülük esasına dayanır.A maioria são voluntárias .
Değişken Sayısı – standart model 19 adet değişkene dayanır.Variação 18 Variação 19 - Com energia.
Örmeciliğin tarihi antik çağlara dayanır.A Lei da identidade se origina da antiguidade clássica.
Esperanto edebiyatının geçmişi Esperanto öncesine kadar dayanır.De basisregels van het Esperanto zijn tot op heden gelijk gebleven.