dayanır ile cümle
dayanır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Güreşlerin kökü çok eskiye dayanır.Its roots are considerably older.
Yatay kesit analizi ise tek bir zaman noktasında farklı değişkenlerin incelenmesine dayanır.The research statement is too broad in scope requiring analysis of multiple variables at once.
Elko'nun ekonomisi genel olarak altın madenciliği, çiftçilik ve turizm odaklı işlere dayanır.Elko's economy is based heavily on gold mining, with ranching and tourism providing additional jobs.
Köy çok uzun zaman öncelerine dayanır ama tam ne zaman kurulduğu bilinmez.The village is an older origin, but does not know the exact time when it is based.
Ülke ekonomisi umûmiyetle tarıma dayanır.The country's economic production is dominated by its strong domestic demand.
İhraç edilecek narenciyelerin naklinde frigo firik nakil vasıtalarının kullanımı bu esasa dayanır.The boundary value problem solver's performance suffers from this.
Dairenin aslı 1983'e dayanır.The station building remained in 1983.
Zeytin üretimi adada köklü bir tarihi geçmişe dayanır.Agriculture has long influenced settlement on the island.
Tam zamanlı çalışan Birleşik Devletler tarih bölümü profesörlerine dayanır.Based on full-time professors in U.S. history departments.
Köyün gelenekleri birlik ve beraberliğe dayanır.The counterchanged colors stand for unity and cooperation.
Taranto'nun tarihi İtalya'nın geri kalanına nazaran eskilere dayanır.Earlier strata have yielded more primitive remains from the Italic epoch.
Bu atom bilgisi bizim mantığımıza dayanır.The goal of the wise is to know this Atma.
Bu yöntem kümedeki yıldızların uzayda ortak bir hareket paylaştığı esasına dayanır.This relies on the fact that the stars of a cluster share a common motion through space.
Migren tanısı belirti ve semptomlara dayanır.The diagnosis of a migraine is based on signs and symptoms.
Kökeni, Pekin'deki Yasak Şehir'de 1925'te kurulan Saray Müzesi'ne dayanır.The Palace Museum was then established in the Forbidden City in 1925.
Ekonomisi tarıma dayanır.The community depend on land.
Kökeni İspanya'nın Kastilya bölgesine dayanır.Its boundaries correspond to those of the Spanish province of Cáceres.
Görme duyusu, bütün gözlerde ortak olan temel bir biyokimyasal sürece dayanır.Vision itself relies on a basic biochemistry which is common to all eyes.
Ebu Guş yerleşimindekiler ise Memlûkler dönemi Çerkeslerine dayanır.The Golakpur (Patna) find pertains to the period of Ajātaśatru.
Terimin kökeni Pavlus'un Galatlar'a yazdığı bir mektuba dayanır.The pope communicated this judgment in a letter to Coenwulf.
Bu ismin asıl kaynağı Mission : Impossible adlı filme dayanır.Its success spawned the Mission: Impossible film series.
İstanbul'daki Beyoğlu semtinin ismi ona dayanır.Pont du Maire Kuss in Strasbourg also bears his name.
Çin'de Maitreya inancının kökeni Kuzey Wei Hanedanı dönemine (386–534) dayanır.The history of the street can be traced back to the times of the Northern Wei Dynasty (386-534).
Bu inanışın kaynağı, eski bir İskandinav efsanesine dayanır.This name has its root from an ancient Vietnamese legend.
Gökova bölgesinde bilinen tarih MÖ 2600 yıllarına kadar dayanır.Aboriginal occupation of the area extends to around 26,000 years.
Bölgenin tarihi 1515 yılına kadar dayanır.The list encompass the period from 1415 until 1995.
Hatta daha şaşırtıcı özellikler LCoS anahtarlama unsurunun evre matris doğasına dayanır.Even more surprising features rely on the phase matrix nature of the LCoS switching element.
Tekmen'in bugünkü halkı Teke Türkmenlerine dayanır.The ball is on the Turkish side now.
Basitçe fikir, George Berkeley'in yazılarına dayanır.Another example is presented by George Berkeley.
P.R.Sarkar’ ın “Yeni Humanizma” felsefesine dayanır.Ferguson calls his approach to arts patronage 'New Philanthropy'.
Singapur Cumhuriyeti parlamenter demokrasi sistemine dayanır.Singapore has a parliamentary system of government.
Litvanya geleneksel müziğinin kökleri ülkedeki eski pagan kültürüne dayanır.The age-old culture of the Inuit lives on in this annual hunting tradition.
Her iki dal da eleştiriye dayanır.Full points will count in both races.
Kelebek FKF’si 2 mandalın ya da flip flop’un çapraz eşlenmesine dayanır.The Butterfly PUF is based on cross-coupling of two latches or flip-flops.
Eserleri genellikle mafya türüne dayanır.Posters almost always contain mountain motives.
Her iki sembolde Latin ismi solidus a dayanır.Note that the term transtheism is avoided by both.
Girişimcilik tecrübeye, uygulayarak denemeye... ...ve çabuk ve sık geribildirime dayanır.Entrepreneurship is experiential, it's hands-on, and it's immediate and intense feedback.
Geleneksel yollar çoğu zaman merkez Chi'nin içsel özelliklerine dayanır.The traditional way mostly goes into the internal aspect the centering of the chi
Bu ülkelerin sınırları Stalin'in kararnamesine dayanır.These countries' borders originate from Stalin's decrees.
Hasılat yönetimi, deneyime, zamana vb. dayanır.So, yield management is actually pretty interesting based on experience, on time, etc.
Güney Afrika'da, kabloların süsleme amaçlı olarak kullanımı yüzyıllar öncesine dayanır.The decorative use of wire in southern Africa dates back hundreds of years.
Bilgelik, deneyime dayanır; ama doğru deneyimlerin yaşanması gerekir.Wisdom depends on experience, and not just any experience.
Çünkü demokrasiler bilgili yurttaşlığa dayanır.Because democracy depends on an informed citizenship.
Demokrasi, bilgiliyken gösterilen rızaya dayanır.Democracy depends on informed consent.
Gazeteciliğim üç temel esasa dayanır: açığa çıkarma, tutuklatma.My journalism is hinged on three basic principles: naming, shaming and jailing.
Bizdeki eğitim sistemi çoğunlukla zorlamaya dayanır.Most of our education system is push.
Meraka dayanır.It's based on wonder.
Nell tarım süreciyle ilgilenir... ...ve onun işi bu pratiklere dayanır.Nell is interested in agricultural processes, and her work is based in these practices.
Doğal seleksiyon en güçlü olanın hayatta kalması ilkesine dayanır.Natural selection is survival of the fittest.
Fikir yayılımının temeli de zaten buna dayanır.And that is the essence of where idea diffusion is going.
Eski zamanlardan kalma bir iddiaya dayanır: kendi içimizde kazanırız ya da kaybederiz.Yet there lives on the ancient claim: we win or lose within ourselves.
Mahalli oyuncaklarımızın çoğu temel bilim prensiplerine dayanır.Many of our folk toys have great science principles.
Bunun geçmişi 3.5 milyar yıl eskiye dayanır ve öncesinde hafif daha tartışmalıdır.It was far back as 3.5 billion years ago and slightly more controversially earlier, as well.
Çok dayanır mı?Will it last?
O daha çok istemli katılıma ve hatta zaman zaman sevgi-aşk elemanlarına dayanır.It's based on more voluntary deference, and even elements of love, at times.
LEDler daha küçük ve ucuzdur, daha uzun süre dayanır, daha verimlidirler.LEDs are smaller, they're cheaper, they're longer lasting, they're more efficient.
Benim rol yapmaya, ozellikle kotu rol yapmaya olan ilgim cok eskiye dayanir.My interest in acting, especially bad acting, goes a long way.
Malzemeler ne kadar uzun dayanırsa toplumun üzerindeki yükleri o kadar azalır.The longer materials last the less burdensome to society.
Ve bu yüzden benim TED dileğim bu deneyimlerin ortak paydasına dayanır.Smallpox -- early detection, early response. Blindness, polio -- early detection, early response.
Ne kadar eskiye dayanır?How far back does that go?