dayanır ile cümle
dayanır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Kökeni, ismini de aldığı gibi, Hindistan’a dayanır.ハーンと同じく、いわゆる免疫を担当する。
Birlikte taşın gücüne dayanırlar.芯の強さを持ち合わせている。
Kuantum evrimi Sewall Wright’ın rastgele genetik sürüklenme teorisine dayanır.量子進化はシーウォル・ライトの遺伝的浮動理論に高まった。
Bu haliñe can dayanır mı?あなたはこの爆乳に耐えられるか?
Aslı Rusya Yahudileri'ne dayanır.ロシア系ユダヤ人出身。
FDA'nın orta nemli gıdalar için düzenlemeleri bu değerlere dayanır.中世の刀工の青江鍛冶もこれにちなむ。
Örneğin bugün anakara adı olarak kullanılan Europa ismi dahi Yunan mitolojisine dayanır.エウロパの黒斑の名は、ギリシア神話の地名にちなみ命名されている。
Gölgeye dayanırlar.日陰に弱い。
Tunus'taki Yahudilerin tarihi Roma dönemine kadar dayanır.ヴィースバーデンにおけるユダヤ教の歴史はローマ時代にまで遡る。
Formülizasyon Maxwell eşitliklerinin integral formuna dayanır.定式化は積分形のマクスウェル方程式に基づいている。
Aslında anında mesajlaşmanın geçmişi internetten önceye dayanır.その歴史はインターネットの普及以前、パソコン通信の時代にまでさかのぼる。
Dörtlük esasına dayanır.は4連覇をはたす。
Singapur Cumhuriyeti parlamenter demokrasi sistemine dayanır.オランダは議会制民主主義の単一国家である。
Orijinal adları Hindu mitolojindeki iblislere dayanır.紋繍洞が紋繍一洞に改称。
Hikâyenin kökeni Scorpion'un ölümüne dayanır.DeceptionではスコーピオンがこのFatalityを使っている。
AVer Information'ın temeli 20 yıl önceye dayanır.カプセルの伝えた真実は最初の20年だけであった。
Elbistan'ın tarihi çok eskiye dayanır.レペの歴史はかなり古い。
Bu nedenle tedavi çoğunlukla toplumda influenzanın varlığına veya hızlı influenza testine dayanır.因此治療多半是根據此一群體是否出現流感,或是個人的流感快速诊断测试決定。
Diğerleri tahminlere veya kulaktan dolma bilgilere dayanır.惟淵藻、淵明於他傳中可考而知;而又或改淵為深。
«Ve kim Allah'a dayanırsa o, yeter ona.»劍亦神物,惟賽兒能用之。
Ana madde: Kore çayı Kore’de çayın tarihi 2000 yılının üzerine bir zamana dayanır.韩国茶礼作为韩国茶仪式有千年的历史。
Estonya’daki örgün eğitimin tarihi manastır ve katedral okullarının kurulduğu 13. ve 14. yüzyıllara dayanır.愛沙尼亞正規教育的歷史可追溯到13和14世紀,當第一所修道院和教堂學校成立時。
"Hayır hayır, ne zaman ki can köprücük kemiklerine dayanır, "Tedavi edebilecek kimdir?" denilir.吏白當俟朝命,誼曰:「民方急,安得循故事耶?」築白馬閘障海潮。
Ailesinin kökleri Danimarka'ya dayanır.南森的家族发源于丹麦。
U.S. Catanzaro 1929 İtalyan futbol takımı, Catanzaro, Calabria'ya dayanır.卡坦扎羅1929體育會(U.S. Catanzaro 1929)是一支位於意大利卡坦扎羅的職業足球會,目前於意大利職業足球聯賽C組角逐。
Oyunculuk M.Ö. 534 yılına dayanır.年代则不晚于534年。
Avusturya-Prusya ikiliğinin kökleri eski İmparatorluk siyasetine dayanır.奥地利和普鲁士的德意志二元问题深深植根于旧帝国的政治之中。
IDEF0 biçimciliği 1985'te Douglas T. Ross tarafından geliştirilen Yapısal Analiz ve Tasarım Tekniğine dayanır.以結構化分析及設計技術為基礎的IDEF0,由道格拉斯·T·羅斯在1985年提出。
Adnan'ın nesebi İbrahim Peygamber'in oğlu İsmail Peygamber'e dayanır.在伊斯兰教中,易卜拉欣的侄子就是鲁特(羅得),他也是个先知。
Ancak Kansu ekonomisi büyük ölçüde madenciliğe dayanır.大冶经济高度依赖矿产资源。
İnanca dayanır.能安能忍。
Northumberland Kontu is "Henry Percy, 1. Northumberland Kontu"'na dayanır.诺森伯兰伯爵(英语:Henry Percy, 1st Earl of Northumberland)则逃往苏格兰。
Tarihçesi MÖ 5000 yılına kadar dayanır.历史追及到5000年以上。
Avrupa’daki salsa okullarının çoğu bu stile dayanır.很多歐洲大陸大學植根於這些理念。
Bu akım aslında 16. yüzyıla kadar dayanır.這一態勢持續到16世紀。
Hangisi çok dayanırsa orayı yerleşim bölgesi seçeceklerdir.当很多鹿都选这个地盘时,它们就会分地盘。
İlk cami 13. yüzyılda inşa edilmiştir, ama şimdiki yapı 1907'e dayanır.该地的首座清真寺始建于13世纪左右,但现今的这座建筑只可追溯到1907年。
Buna dair başka bir açıklama ise moleküler düzeyde görülen iki avantaja dayanır.另一个解释则基于两个分子方面的优势。
Henzarşahlılarda Bermekîlere dayanır.亲率諸将追討。
Evcilleştirilmiş kedi cesetleri içeren insan mezarları Kıbrıs'ta 9500 yıl öncesine dayanır.在塞浦路斯曾發現一隻野猫在大约9500年前被埋葬在人類旁。
Westmoreland Kontu "Ralph Neville, 1. Westmorand Kontu"'na dayanır.他们的联军被威斯特摩兰(英语:Ralph Neville, 1st Earl of Westmorland)击溃。
Bu haliñe can dayanır mı?阿笨可以做得到嗎?
TARİHİ ÇOK ESKİ ZAMANA DAYANIR.我等當為長老作之。
Teşhis radyoaktif iyotla incelemelere dayanır.會親切回答關於放射科檢查的問題。
Her güvenlik sistemi kaçınılmaz olarak bazı şeylerin gizliliğine dayanır.每一個控制系統首先都要保證其閉迴路特性的穩定性。
Köy tarihi Oğuzların Afşar boyuna dayanır.正史關平為關羽親生兒子。
Yönetim şekli, halkın mukadderatını bizzat ve fiili olarak yönetmesi ilkesine dayanır.原教旨主義主张根据《可兰经》来严格管理个人和社会生活。
Üniversite'nin üniversite statüsündeki tarihi 1669 yılına kadar dayanır.大学广场存在至少可以追溯到1696年。
Politikanın kökenleri tarih öncesi döneme dayanır.故此,外交政策可以追溯至原始時期。
Sanayi sektörü daha çok kimyasallar, işlenmiş yiyecek ve tütün endüstrilerine dayanır.表面的職業是多個化學工業、食品工業公司的大股東。
Aslında anında mesajlaşmanın geçmişi internetten önceye dayanır.首先,网路电脑的概念远走在时间的前面。
Sen seni ne sanırsın, fâniye dayanırsın Üş bir gün uyanırsın, tevhide gel tevhide.若夫事求遂,功求成,而不量天时人力之可否,此某所不能,则论某者之纷纷,岂敢怨哉?阁下乃以初不能无意为有憾,此非某之所敢闻也。
En az on Nobel Ödülü E. coli 'de yapılan araştırmalara dayanır.此時樂團Illés贏得知名的Táncdal Fesztivál中幾乎所有的獎項。
Ana madde: Alman edebiyatı Alman edebiyatının izleri Orta Çağ'a kadar dayanır.至世纪中期,德国启蒙文学开始繁荣。
Köyün yemekleri genelde hamur işine dayanır.丹麥的晚餐通常吃熱食。
Bu sözcüğün kökeni ise γένεσις - genesis ("köken") sözcüğüne dayanır.有一種理論認為這個詞來源於提琴(「kitgut」或「kitstring」)。
Öykü, gerçek bir olay olan Mary Cecilia Rogers cinayetine dayanır.이 작품은 실제 사건인 메리 세실리아 로저스 살인사건을 소재로 하고 있다.
Danimarka-Türkiye ilişkileri, Danimarka ve Türkiye arasındaki mevcut ve tarihi ilişkilere dayanır.대한민국-덴마크 관계는 덴마크와 대한민국 간의 현재 및 역사적 관계를 가리킨다.
Her güvenlik sistemi kaçınılmaz olarak bazı şeylerin gizliliğine dayanır.어떤 보안 시스템이더라도 무엇인가를 비밀로 유지하는 것에 결정적으로 의존한다.
CardDAV protokol standardına dayanır.CardDAV 프로토콜 표준이다.