dayanır ile cümle

dayanır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
1278-79 yıllarına gelindiğinde Moğol Orduları bir kez daha Dai Viet sınırlarına dayanır.У 1278—1279 роках монгольські війська розташувалися близько кордонів Дайв'єта.
Bir başka iddiaya göre ise Kırpınar Güreşleri'nin tarihçesi çok daha öncesine dayanır.Одне лише можна з впевненістю сказати, історія Бирюків сягає сивого минулого.
İngilizce'deki Tea Tree sözcüğü, Kaptan James Cook'a dayanır.У англійську мову це слово ввів видатний англійський мандрівник Джеймс Кук.
Gojiranın bazı temaları Duplantier'in doğayı korumak konusundaki kişisel düşüncelerine dayanır.Деякі ліричні теми Gojira відображають особисті переконання Джо щодо збереження довкілля.
Olaylar dinî olarak değerlendirilse de çoğunlukla siyasi ve ekonomik nedenlere dayanır.Причини міграції різняться, але як правило, поєднують економічні та політичні проблеми.
Dalış Çanları'nın kullanılmaya başlanması bu yıllara dayanır.Можна припустити, що час утворення пізнього кільцевого валу припадає на ці роки.
Bütün çeşitlilik ve formlar oluşa dayanır ve oluşla bütündür.Всі існуючі тіла мають форму і образ.
Suçu mutlaka itiraf ettirme anlayışına dayanır.Відповівши, ні — визнала б свою провину.
İnsanların geçimi büyük ölçüde hayvancılığa dayanır.Забарвлення сильно залежить від стану тварини.
Dairenin aslı 1983'e dayanır.Стан місцевості на 1983 рік.
Mahallenin kuruluşu fetih öncesine dayanır.Звання відповідають періоду займаної посади.
Bu yöntem kümedeki yıldızların uzayda ortak bir hareket paylaştığı esasına dayanır.Він базується на тому, що зорі у скупченні розділяють спільні параметри руху в просторі.
İşçi Partisi'nin kökeni 1960'ların sonlarındaki öğrenci hareketine dayanır.Діяч незалежного студентського руху у 1960-х роках.
Mahmut tarafından 1837 yılında kurulmuş olan Meclis-i Vâlây-ı Ahkâmı Adliye adındaki yüksek mahkemeye dayanır.Ця організація є установою, яка заклала основи сьогоднішньої Державної ради та Касаційного суду.
Bu haliñe can dayanır mı?Jestli se to s ní dá vydržet?
Grubun kökeni 1960'ların sonlarında Batı Almanya'daki öğrenci protestolarına dayanır.Původ skupiny lze najít ve studentském hnutí v západním Německu na konci šedesátých let 20. století.
«Ve kim Allah'a dayanırsa o, yeter ona.»Na Boha vpadá, kdo své napadá.
Dizi Cecily von Ziegesar'ın aynı adlı popüler kitap serisine dayanır.Vznikl na motivy stejnojmenné knižní série od Cecily von Ziegesar.
Az sayıdaki Danimarka'daki Yahudilerin tarihi 17. yüzyıla kadar dayanır.Židovská komunita v Dánsku tvoří menšinu s historií datující se do 17. století.
Bu kuramın oluşumu “iyi niyetli yorumlama” ilkesine dayanır."Návrh jsme stále korigovali kvůli potřebě expresivního výrazu.
Olay ve kişiler gerçeklere dayanır.Děj i postavy jsou inspirovány skutečnými událostmi.
Bu metrik için formül hangi kordinatların veya kordinat kolullarının seçildiğine dayanır.Formulace této metriky závisí na tom jaké souřadnice a podmínky souřadnic jsou zvoleny.
Migren tanısı belirti ve semptomlara dayanır.Diagnóza migrény je založena na příznacích a symptomech.
Ermenistan'daki Yahudilerin tarihi 2000 yıl öncesine dayanır.Historie židovské komunity v Saúdské Arábii je dlouhá téměř dva tisíce let.
Bu ilke kişilik kavramına dayanır.Ba tak odpovídá přibližně našemu pojetí osobnosti.
Ailesinin kökleri Danimarka'ya dayanır.Ericova rodina má své kořeny ve Švédsku.
Formülizasyon Maxwell eşitliklerinin integral formuna dayanır.Jejich vzájemný vztah popisují Maxwellovy rovnice.
Şehir ekonomisi madenciliğe ve metalurjiye dayanır.Město žije z těžby uhlí a metalurgie.
Aslı Rusya Yahudileri'ne dayanır.Ruští Židé protestují.
İnsanların geçimi büyük ölçüde hayvancılığa dayanır."Lidé tam degenerují na úroveň zvířat.
Ayrıca bu dönem tiyatrosu Aristoteles'in "üçlü birlik" ilkesine dayanır: olay, yer ve zamanda birlik.Hra je vybudovaná podle klasického aristotelovského modelu – jednoty času a děje.
İsmin kökeni Eski Mısır'a dayanır.Název souhvězdí má původ ve starověké egyptské báji.
Bu yahudileri kökeni Aşkenaz ve Bağdadi Yahudilerine dayanır.Tj. takové společenství, které bude zachovávat a podporovat židovské dědictví.
Modern doğrusal cebirin geçmişi 1843 ve 1844 yıllarına dayanır.Moderní lineární algebra vznikla v letech 1843 a 1844.
Yaklaşık 700 yıllık bir geleneğe dayanır.Hospoda s více než 700letou tradicí. .
Bu ilke işletmenin sürekliliği kavramına dayanır.Zasloužil se o kontinuitu trvání řádu.
Tedavi şu anda desteğe ve plazmafereze dayanır.Dalšími léčebnými postupy je plazmaferéza a takrolimus.
Hata bulma ve düzeltme oluşabilecek hataların beklentisine dayanır.Díky němu lze rovněž rozpoznat a opravit chyby při čtení.
Anafilaksi teşhisi klinik bulgulara dayanır.Pitevní nález odpovídá klinickému obrazu.
Güvenliği, ayrık logaritma problemlerinin çözülemezliğine dayanır.Bezpečnost šifry je zajištěna složitostí řešení diskrétního logaritmu.
Basitçe fikir, George Berkeley'in yazılarına dayanır.O filosofovi pojednává článek George Berkeley.
MÖ 3100 - 2686) dayanır.Mezi lety 3100–2800/2600 př.
Su kıtlığına iyi dayanır ve toprak kalitesine pek önem vermez.Snáší i silné znečištění vody a není náročný na její kvalitu.
LaRouche’un anti-Soros duruşu 1990'lı yıllara dayanır.Dokáže futurismus opustit 90. léta? .
Dörtlük esasına dayanır.Dál jen při mně stůj 4.
Tai-Chi'nin temel kökleri kadim iki kitaba dayanır.Stejně jako kniha Lovci Duny sleduje příběh dvě hlavní linie.
Bu nedenle tedavi çoğunlukla toplumda influenzanın varlığına veya hızlı influenza testine dayanır.Astfel, tratamentul este adesea bazat pe prezența gripei în comunitate sau pe un un test rapid de gripă.
Her şey hesaba dayanır.”Trebuie să cuprindă totul.”
Modern doğrusal cebirin geçmişi 1843 ve 1844 yıllarına dayanır.Istoria algebrei liniare moderne începe în anii 1843 și 1844.
Sıklıkla gözlemleri, olaylara kendi tanıklığı olarak deneyimlerine dayanır.Adeseori, observațiile sale s-au baza pe propria experiență ca martor ocular al evenimentelor.
Öykü, gerçek bir olay olan Mary Cecilia Rogers cinayetine dayanır.Textul narațiunii este inspirat din uciderea reală a lui Mary Cecilia Rogers.
Serisi, Fransız yazar Romuald Racioppo'nun Les Pyjamasques kitap serisine dayanır.Această serie se bazează pe seria de carte Les Pyjamasques de către autorul francez Romuald Racioppo.
Teşhis tipik olarak bir kişinin belirti ve semptomlarına dayanır.Diagnosticul se bazează în general pe semnele și simptomele unei persoane.
Hata bulma ve düzeltme oluşabilecek hataların beklentisine dayanır.Detectare și corectarea erorilor depinde de o estimare a tipurilor de erori care apar.
Bu ilke işletmenin sürekliliği kavramına dayanır.Principiul continuității activității.
Anafilaksi teşhisi klinik bulgulara dayanır.Anafilaxia este diagnosticată în baza unor fapte clinice obiective.
Bu kuramın oluşumu “iyi niyetli yorumlama” ilkesine dayanır.Acest "altfel" stă la baza crezului meu artistic.
Hayvancılık ise kısmen büyükbaş hayvancılığa dayanır.Apariția sa depinde în mare parte de creșterea animalelor domestice.
Yeni matrak kuralları ise karşılıklı saygıya dayanır.Relația de prietenie se bazează pe încrederea reciprocă.
Suçu mutlaka itiraf ettirme anlayışına dayanır.El refuză să-și mărturisească vina.

İlgili Sayfalar