dayanıklı ile cümle

dayanıklı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Titanyum alaşımlı çok dayanıklı gövdeleri var. Şimdiye kadar yapılmış en gelişmiş uzay aracı. Pekala.L'esterno in titanio copre uno dei veicoli spaziali pių tecnologicamente avanzati.
Titanyum alaşımlı çok dayanıklı gövdeleri var. Şimdiye kadar yapılmış en gelişmiş uzay aracı. Pekala.Titanium-laget skjuler den kraftigste og mest avancerede rumfærge hidtil.
Titanyum alaşımlı çok dayanıklı gövdeleri var. Şimdiye kadar yapılmış en gelişmiş uzay aracı. Pekala.Titanskalet täcker den tåligaste och mest avancerade rymdfarkosten hittills.
Titanyum alaşımlı çok dayanıklı gövdeleri var. Şimdiye kadar yapılmış en gelişmiş uzay aracı. Pekala.Unter einer undurch- dringlichen Außenhaut verbirgt sich das raffinier- teste Raumschiff aller Zeiten.
Titanyum alaşımlı çok dayanıklı gövdeleri var. Şimdiye kadar yapılmış en gelişmiş uzay aracı. Pekala.Το περίβλημα από τιτάνιο προ- στατεύει τα πιο σύγχρονα σκάφη.
Titanyum alaşımlı çok dayanıklı gövdeleri var. Şimdiye kadar yapılmış en gelişmiş uzay aracı.Powłoka z tytanu skrywa szczytowe osiągnięcie inżynierii kosmicznej.
Titanyum alaşımlı çok dayanıklı gövdeleri var. Şimdiye kadar yapılmış en gelişmiş uzay aracı.Zaradi titanovega obroča sta najboljši vesoljski plovili.
Titanyum alaşımlı çok dayanıklı gövdeleri var. Şimdiye kadar yapılmış en gelişmiş uzay aracı.Под титаниевия корпус е най-съвършеният космически кораб.
Titanyum alaşımlı çok dayanıklı gövdeleri var. Şimdiye kadar yapılmış en gelişmiş uzay aracı.Под титаниевия корпус е най-съвършеният космически кораб.
Titanyum alaşımlı çok dayanıklı gövdeleri var.ואם תייללו, אטיס אתכם .יותר מהר ויותר מהר
Titanyum alaşımlı çok dayanıklı gövdeleri var.سبائك التيتانيوم المنيعة تغطيها من جميع الجهات
Ülke çapında dayanıklı bir iletişim sistemine sahip olabiliriz.이를 통해 탄력적이며 전국적인 통신 시스템을 구축할 수 있습니다.
Ülke çapında dayanıklı bir iletişim sistemine sahip olabiliriz.Możemy mieć wytrzymały, ogólnokrajowy system komunikacji.
Ülke çapında dayanıklı bir iletişim sistemine sahip olabiliriz.Podemos tener sistemas resistentes de comunicación nacional.
Ülke çapında dayanıklı bir iletişim sistemine sahip olabiliriz.Possiamo avere sistemi nazionali di comunicazione resilienti.
Ülke çapında dayanıklı bir iletişim sistemine sahip olabiliriz.Putem avea un sistem de comunicaţii rezistent la nivel naţional.
Ülke çapında dayanıklı bir iletişim sistemine sahip olabiliriz.Rugalmas országos kommunikációs rendszerünk lehet.
Ülke çapında dayanıklı bir iletişim sistemine sahip olabiliriz.We kunnen veerkrachtige landelijke communicatiesystemen krijgen.
Ülke çapında dayanıklı bir iletişim sistemine sahip olabiliriz.Wir können stabile, robuste landesweite Kommunikationssysteme haben.
Ülke çapında dayanıklı bir iletişim sistemine sahip olabiliriz.Можем да имаме гъвкава комуникационна система в цялата страна.
Ülke çapında dayanıklı bir iletişim sistemine sahip olabiliriz.יכולות להיות לנו רשתות תקשורת ארציות גמישות.
Ülke çapında dayanıklı bir iletişim sistemine sahip olabiliriz.يمكن أن نحصل على أنظمة إتصال مرنة في جميع أنحاء البلاد.
Ülke çapında dayanıklı bir iletişim sistemine sahip olabiliriz.あらゆるセクターで効率を高める 新ツールが実現します
Üst parça alt kısmın neredeyse iki katı daha kalındır Ve çok daha dayanıklıdırВерх почти в два раза толще и больше выдерживает
Ve aniden ilginç bir şekilde hastalığa karşı dayanıklı bir elma icat ediliyor.После се случва следното.
Ve bence birçok şekilde dayanıklılık fikri sürdürülebilirlik fikrinden daha yararlı bir kavram.Cred că în multe feluri ideea de reziliență e un concept mult mai util decât sustenabilitatea.
Ve bence birçok şekilde dayanıklılık fikri sürdürülebilirlik fikrinden daha yararlı bir kavram.Dan saya rasa, ide tentang daya tahan ini jauh lebih berguna daripada ide tentang kesinambungan.
Ve bence birçok şekilde dayanıklılık fikri sürdürülebilirlik fikrinden daha yararlı bir kavram.E credo, che in molti modi, l'idea di resilienza sia un concetto più utile dell'idea di sostenibilità.
Ve bence birçok şekilde dayanıklılık fikri sürdürülebilirlik fikrinden daha yararlı bir kavram.En ik denk dat het idee van veerkracht in veel opzichten een bruikbaarder concept is dan dat van duurzaamheid.
Ve bence birçok şekilde dayanıklılık fikri sürdürülebilirlik fikrinden daha yararlı bir kavram.Et je pense que, de bien des façons, l'idée de résilience est un concept plus utile que celle de durabilité.
Ve bence birçok şekilde dayanıklılık fikri sürdürülebilirlik fikrinden daha yararlı bir kavram.제 생각에 탄력성이라는 것은 많은 점에서 지속성이라는 개념보다 더 유익합니다.
Ve bence birçok şekilde dayanıklılık fikri sürdürülebilirlik fikrinden daha yararlı bir kavram.Myślę, że generalnie, idea samowystarczalności jest bardziej użytecznym konceptem niż idea ekorozwoju
Ve bence birçok şekilde dayanıklılık fikri sürdürülebilirlik fikrinden daha yararlı bir kavram.Y creo que, en muchos sentidos, la idea de resiliencia es un concepto más útil que la idea de sustentabilidad.
Ve bence birçok şekilde dayanıklılık fikri sürdürülebilirlik fikrinden daha yararlı bir kavram.Мисля, че в много отношения идеята за гъвкавост е по-полезна концепция от идеята за устойчивост.
Ve bence birçok şekilde dayanıklılık fikri sürdürülebilirlik fikrinden daha yararlı bir kavram.Я считаю, что во многих отношениях идея жизнестойкости более полезна, чем идея устойчивого развития.
Ve bence birçok şekilde dayanıklılık fikri sürdürülebilirlik fikrinden daha yararlı bir kavram.ואני חושב, בהרבה מובנים, שרעיון העמידות הוא רעיון יותר שימושי מרעיון הקיימות.
Ve bence birçok şekilde dayanıklılık fikri sürdürülebilirlik fikrinden daha yararlı bir kavram.وأعتقد ، في نواح كثيرة ، أن فكرة المرونة هي مفهوم أكثر فائدة من فكرة الاستدامة.
Ve bence birçok şekilde dayanıklılık fikri sürdürülebilirlik fikrinden daha yararlı bir kavram.持続可能な活動よりも有益なのです 強靭性はエコロジーの研究に基づき
Vicky ne acıya dayanıklı, ne de mücadeleciydi. Ayakları yere basan, gerçekçi tiplerdendi.Vicky heeft geen pijntolerantie en geen zin in vechten, ze is nuchter en realistisch.
Vicky ne acıya dayanıklı, ne de mücadeleciydi. Ayakları yere basan, gerçekçi tiplerdendi.فيكي لا تحتمل الألم و لا رغبة بالقتال كانت متواضعة و واقعية
Vicky ne acıya dayanıklı, ne de mücadeleciydi.Vicky, não tolera o sofrimento, nem perder em combate.
Vicky ne acıya dayanıklı, ne de mücadeleciydi.Vicky nem tolerálta a fájdalmat és nem érzett vágyat a hadakozásra.
Vicky ne acıya dayanıklı, ne de mücadeleciydi.Vicky no tenía tolerancia para el dolor y no deseaba las peleas.
Yani kalıtımsal olarak atalarımızın 10.000 yıl önceki hallerinden daha dayanıklı değiliz.Chúng ta không hề có gen di truyền mạnh hơn tổ tiên 10.000 năm trước đây.
Yani kalıtımsal olarak atalarımızın 10.000 yıl önceki hallerinden daha dayanıklı değiliz.Et bien nous ne sommes pas plus hardis génétiquement que nos ancêtres ne l'étaient il y a 10 000 ans.
Yani kalıtımsal olarak atalarımızın 10.000 yıl önceki hallerinden daha dayanıklı değiliz.Geneticamente non siamo più resistenti dei nostri antenati di 10 000 anni fa.
Yani kalıtımsal olarak atalarımızın 10.000 yıl önceki hallerinden daha dayanıklı değiliz.우리는 유전적으로 만년전에 우리의 조상들이 그랬던것보다 더 단단한 신체를 가지고 있지 않습니다.
Yani kalıtımsal olarak atalarımızın 10.000 yıl önceki hallerinden daha dayanıklı değiliz.Mivel genetikailag nem vagyunk sokkal ellenállóbbak, mint őseink voltak 10.000 évvel ezelőtt.
Yani kalıtımsal olarak atalarımızın 10.000 yıl önceki hallerinden daha dayanıklı değiliz.Não somos geneticamente mais fortes do que os nossos antepassados, há 10 000 anos.
Yani kalıtımsal olarak atalarımızın 10.000 yıl önceki hallerinden daha dayanıklı değiliz.Nie przewyższamy odpornością naszych przodków sprzed 10 tys.lat.
Yani kalıtımsal olarak atalarımızın 10.000 yıl önceki hallerinden daha dayanıklı değiliz.No somos más fuertes que nuestros antepasados de hace 10 000 años.
Yani kalıtımsal olarak atalarımızın 10.000 yıl önceki hallerinden daha dayanıklı değiliz.Nu suntem mai rezistenţi genetic decât erau strămoşii noştri de acum 10 000 de ani.
Yani kalıtımsal olarak atalarımızın 10.000 yıl önceki hallerinden daha dayanıklı değiliz.Secara genetik kita tidak lebih hebat dari nenek moyang kita 10.000 tahun yang lalu.
Yani kalıtımsal olarak atalarımızın 10.000 yıl önceki hallerinden daha dayanıklı değiliz.We zijn genetisch niet sterker dan onze voorouders 10.000 jaar geleden.
Yani kalıtımsal olarak atalarımızın 10.000 yıl önceki hallerinden daha dayanıklı değiliz.Wir sind nämlich heute nicht genetisch abgehärteter als unsere Vorfahren vor 10.000 Jahren.
Yani kalıtımsal olarak atalarımızın 10.000 yıl önceki hallerinden daha dayanıklı değiliz.Генетично ми не сильно відрізняємося від наших предків, котрі жили 10 000 років тому.
Yani kalıtımsal olarak atalarımızın 10.000 yıl önceki hallerinden daha dayanıklı değiliz.Наш генетический материал не стал более устойчивым, чем он был у наших предков 10 тысяч лет назад.
Yani kalıtımsal olarak atalarımızın 10.000 yıl önceki hallerinden daha dayanıklı değiliz.Ние не сме генетически по-издръжливи от нашите предшественици преди 10 000 години.
Yani kalıtımsal olarak atalarımızın 10.000 yıl önceki hallerinden daha dayanıklı değiliz.מבחינה גנטית, איננו חסונים יותר מאבותינו מלפני 10,000 שנה.
Yani kalıtımsal olarak atalarımızın 10.000 yıl önceki hallerinden daha dayanıklı değiliz.حسنا، لسنا أكثر صلابة وراثيا، مما كان عليه أسلافنا منذ 10،000 سنة.

İlgili Sayfalar