dayanıklı ile cümle
dayanıklı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Fakat virüs Tamiflu dayanıklı.Однако вирус Тамифлю устойчив.
Genç bir kimyacı çok dayanıklı bir iplik icat ettiğinde, büyük bir gelişme kaydedildiğine inanır.Veří, že se uskutečnil velký pokrok.
Genç bir kimyacı çok dayanıklı bir iplik icat ettiğinde, büyük bir gelişme kaydedildiğine inanır.Πιστεύει ότι έκανε μια μεγάλη ανακάλυψη.
Gerçekten dayanıklı bir makine bu.C'est une machine incroyablement robuste.
Gerçekten dayanıklı bir makine bu.Đây là một thiết bị cực kỳ chắc chắn.
Gerçekten dayanıklı bir makine bu.Dies ist eine unglaublich robuste Maschine.
Gerçekten dayanıklı bir makine bu.Esta es una máquina increíblemente resistente.
Gerçekten dayanıklı bir makine bu.Esta é uma máquina incrivelmente resistente.
Gerçekten dayanıklı bir makine bu.Este un aparat incredibil de rezistent.
Gerçekten dayanıklı bir makine bu.È una macchina incredibilmente robusta.
Gerçekten dayanıklı bir makine bu.Ez egy hihetetlenül kitartó gép.
Gerçekten dayanıklı bir makine bu.믿을 수 없을 만큼 튼튼한 기계입니다.
Gerçekten dayanıklı bir makine bu.To niesamowicie odporny sprzęt.
Gerçekten dayanıklı bir makine bu.Ze kan tegen een stootje.
Gerçekten dayanıklı bir makine bu.Είναι απίστευτα ανθεκτική συσκευή.
Gerçekten dayanıklı bir makine bu.Тя е изключително здрава.
Gerçekten dayanıklı bir makine bu.Это невероятно прочный аппарат.
Gerçekten dayanıklı bir makine bu.זו מכונה עמידה להפליא.
Gerçekten dayanıklı bir makine bu.هذه الآلة قوية بشكل لا يصدق.
Gerçekten dayanıklı bir makine bu.地方の地域病院で
Hayır, okulda kalsan iyi edersin. Bunları şaka olsun diye söylemiyorum. Bu biraz da dayanıklılık meselesi.Але я не жартую з цього приводу, і тут йдеться про проблеми з твердістю характеру.
Henüz yapamadığım, malzemeyi suya dayanıklı kılabilmek.Amit egyenlőre nem tudok elérni, az a vízhatlanság.
Henüz yapamadığım, malzemeyi suya dayanıklı kılabilmek.Ciò che non posso ancora fare è renderla impermeabile.
Henüz yapamadığım, malzemeyi suya dayanıklı kılabilmek.Čo ešte stále nemôžem dosiahnuť je, že to nie je vodeodolné.
Henüz yapamadığım, malzemeyi suya dayanıklı kılabilmek.Co neumím zařídit, je odolnost vůči vodě.
Henüz yapamadığım, malzemeyi suya dayanıklı kılabilmek.Czego jeszcze nie udało mi się osiągnąć, to nieprzemakalność.
Henüz yapamadığım, malzemeyi suya dayanıklı kılabilmek.아직 어려운 것은 물이 잘 스며들지 않게 하는 것입니다.
Henüz yapamadığım, malzemeyi suya dayanıklı kılabilmek.leva apenas uma lavagem mesmo muito rápida.
Henüz yapamadığım, malzemeyi suya dayanıklı kılabilmek.Lo que todavía no logro es hacerla impermeable.
Henüz yapamadığım, malzemeyi suya dayanıklı kılabilmek.Man kann es nur nicht wasserbeständig machen.
Henüz yapamadığım, malzemeyi suya dayanıklı kılabilmek.Một điều tôi vẫn chưa làm được là khiến nó có khả năng chống thấm nước.
Henüz yapamadığım, malzemeyi suya dayanıklı kılabilmek.Ne znam pa je še narediti vodoodporne.
Henüz yapamadığım, malzemeyi suya dayanıklı kılabilmek.Nu reușesc încă să o fac resistentă la umezeală.
Henüz yapamadığım, malzemeyi suya dayanıklı kılabilmek.Wat mij nog niet lukt, is het waterbestendig maken.
Henüz yapamadığım, malzemeyi suya dayanıklı kılabilmek.Yang belum bisa saya lakukan adalah membuatnya tahan air.
Henüz yapamadığım, malzemeyi suya dayanıklı kılabilmek.Αυτό που δεν μπορώ ακόμα να κάνω είναι να το κάνω αδιάβροχο.
Henüz yapamadığım, malzemeyi suya dayanıklı kılabilmek.Але я ще досі не можу зробити цей матеріал водонепроникним.
Henüz yapamadığım, malzemeyi suya dayanıklı kılabilmek.Това, което все още не мога да постигна е да я направя водоустойчива.
Henüz yapamadığım, malzemeyi suya dayanıklı kılabilmek.Я пока не могу сделать эту ткань водонепроницаемой.
Henüz yapamadığım, malzemeyi suya dayanıklı kılabilmek.אני גם יכולה להפוך את זה לעמיד למים.
Henüz yapamadığım, malzemeyi suya dayanıklı kılabilmek.ما لا أستطيع بعد القيام به هو جعله مقاوما للمياه.
Henüz yapamadığım, malzemeyi suya dayanıklı kılabilmek.このワンピースを着て 今日のような雨に
Herkese aferin. Bu alıştırmanın değeri +1 dayanıklılık.Das haben Sie alle gut gemacht!
Herkese aferin. Bu alıştırmanın değeri +1 dayanıklılık.Godt gjort allesammen.
Herkese aferin. Bu alıştırmanın değeri +1 dayanıklılık.잘했어요, 여러분. 지금하신 것이
Herkese aferin. Bu alıştırmanın değeri +1 dayanıklılık.Nagyon jól csinálta mindenki.
Herkese aferin. Bu alıştırmanın değeri +1 dayanıklılık.כל הכבוד: לכולם. כעת זה שווה פלוס - 1.
Herkese aferin. Bu alıştırmanın değeri +1 dayanıklılık.أحسنتم جميعاً. هذا يستحق الآن إضافة واحدة
Herkese aferin. Bu alıştırmanın değeri +1 dayanıklılık.皆さんの体が ストレスに強くなって
"Hiç aklına geldi mi, daha dayanıklı birşey inşa etsen, 2000 yıl sonra birisinin hoşuna gidebilir.""이런 생각해본 적 있어? 보다 영구적인 자재로 집을 짓는다면 2000년 뒤에도 누군가 그 건물을 좋아해줄 지 몰라."
"Hiç aklına geldi mi, daha dayanıklı birşey inşa etsen, 2000 yıl sonra birisinin hoşuna gidebilir.""Hai mai pensato che se costruisci qualcosa di più duraturo, a qualcuno nei prossimi 2000 anni piacerà?"
"Hiç aklına geldi mi, daha dayanıklı birşey inşa etsen, 2000 yıl sonra birisinin hoşuna gidebilir.""Já te ocorreu que, se tu construísses coisas mais permanentes, daqui a 2000 anos talvez alguém vá gostar?"
"Hiç aklına geldi mi, daha dayanıklı birşey inşa etsen, 2000 yıl sonra birisinin hoşuna gidebilir.""Хрумвало ли ти е някога, че ако строиш нещата по-постоянни, някъде след 2000 години някой ще ги хареса."
"Hiç aklına geldi mi, daha dayanıklı birşey inşa etsen, 2000 yıl sonra birisinin hoşuna gidebilir.""עבר לך פעם בראש שאם תבנה דברים יותר קבועים, מתישהו בעוד 2000 שנה מישהו כנראה יאהב את זה?"
"Hiç aklına geldi mi, daha dayanıklı birşey inşa etsen, 2000 yıl sonra birisinin hoşuna gidebilir.""هل خطر في بالك بناء شيءٍ دائم بحيث يأتي شخص بعد ٢٠٠٠ عاماً ويبدي إعجابه ببنائك."
"Hiç aklına geldi mi, daha dayanıklı birşey inşa etsen, 2000 yıl sonra birisinin hoşuna gidebilir."誰かが気に入るだろうって考えたことある?」と言ったんだ (笑)
İkinci büyük eğilim yüzünden, evliliklerin daha dayanıklı olacaklarını bile düşünüyorum.Dokonca si myslím, že manželstvá začínajú byť stabilnejšími, vďaka druhému svetovému trendu.
İkinci büyük eğilim yüzünden, evliliklerin daha dayanıklı olacaklarını bile düşünüyorum.Eu penso que os casamentos podem vir a tornar-se mais estáveis por conta da segunda grande tendência mundial.
İkinci büyük eğilim yüzünden, evliliklerin daha dayanıklı olacaklarını bile düşünüyorum.Ich denke, dass Ehen sogar stabiler werden wegen des zweiten globalen Trends.
İkinci büyük eğilim yüzünden, evliliklerin daha dayanıklı olacaklarını bile düşünüyorum.Ik denk zelfs dat huwelijken misschien stabieler worden vanwege de tweede grote wereldtrend.