dayanıklı ile cümle

dayanıklı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Bunlar, aslında tabiatı dayanıklı kılan bağlantılar.Είναι οι δεσμοί που καθιστούν τη φύση ανθεκτική.
Bunlar, aslında tabiatı dayanıklı kılan bağlantılar.Това са връзките, които всъщност придават гъвкавост на природата.
Bunlar, aslında tabiatı dayanıklı kılan bağlantılar.Это те взаимосвязи, которые действительно делают природу жизнеспособной.
Bunlar, aslında tabiatı dayanıklı kılan bağlantılar.אלו הם הקשרים שעושים את הטבע עמיד וחזק.
Bunlar, aslında tabiatı dayanıklı kılan bağlantılar.إنها الروابط التي في الحقيقة تجعل الطبيعة مرنة.
Bunlar, aslında tabiatı dayanıklı kılan bağlantılar.全ての構成要素からなるこの構造により
Bunlar, dayanıklı algoritmalardır.Aceştia sunt algoritmi robuşti.
Bunlar, dayanıklı algoritmalardır.Ce sont des algorithmes robustes.
Bunlar, dayanıklı algoritmalardır.Det er robuste algoritmer.
Bunlar, dayanıklı algoritmalardır.Dies sind robuste Algorithmen.
Bunlar, dayanıklı algoritmalardır.Estes são algoritmos robustos.
Bunlar, dayanıklı algoritmalardır.Estos son algoritmos robustos.
Bunlar, dayanıklı algoritmalardır.Ezek nagyon hatékony algoritmusok.
Bunlar, dayanıklı algoritmalardır.Het zijn robuuste algoritmes.
Bunlar, dayanıklı algoritmalardır.여기엔 명백한 규칙성이 있습니다.
Bunlar, dayanıklı algoritmalardır.Są to silne algorytmy.
Bunlar, dayanıklı algoritmalardır.Sono algoritmi potenti.
Bunlar, dayanıklı algoritmalardır.Αυτοί είναι εύρωστοι αλγόριθμοι.
Bunlar, dayanıklı algoritmalardır.Те са силни алгоритми.
Bunlar, dayanıklı algoritmalardır.Это здравые алгоритмы.
Bunlar, dayanıklı algoritmalardır.הן מהוות אלגוריתמים חסינים.
Bunlar, dayanıklı algoritmalardır.انها خوارزميات قوية.
Bunlar, dayanıklı algoritmalardır.自己組織化を考えたり 新しい事業を起こす上で
Bunlar dayanıklılar; artıklıkları merkezi olmayan tasarımın içine eklenmiş durumda.E sono resilienti. La loro ridondanza é una caratteristica del design decentralizzato.
Bunlar dayanıklılar; artıklıkları merkezi olmayan tasarımın içine eklenmiş durumda.Ils sont robustes. La redondance est intégrée dans leur design décentralisé.
Bunlar dayanıklılar; artıklıkları merkezi olmayan tasarımın içine eklenmiş durumda.메쉬망은 탄력적이며 환상적인 분산 디자인으로 구현되어 있습니다.
Bunlar dayanıklılar; artıklıkları merkezi olmayan tasarımın içine eklenmiş durumda.Rugalmasak. Redundanciájuk a decentralizált dizájnba van beépítve.
Bunlar dayanıklılar; artıklıkları merkezi olmayan tasarımın içine eklenmiş durumda.Są wytrzymałe. Redundancja jest wbudowana w ten cudowny zdecentralizowany projekt.
Bunlar dayanıklılar; artıklıkları merkezi olmayan tasarımın içine eklenmiş durumda.Sie sind robust. Ihre Redundanz ist Teil dieses fabelhaft dezentralisierten Entwurfs.
Bunlar dayanıklılar; artıklıkları merkezi olmayan tasarımın içine eklenmiş durumda.Son resistentes. La redundancia es parte de este fabuloso diseño descentralizado.
Bunlar dayanıklılar; artıklıkları merkezi olmayan tasarımın içine eklenmiş durumda.Sunt rezistente. Redundanţa lor se bazează pe un design descentralizat fabulos.
Bunlar dayanıklılar; artıklıkları merkezi olmayan tasarımın içine eklenmiş durumda.Ze zijn veerkrachtig; redundantie is ingebouwd in dit fantastisch gedecentraliseerd ontwerp.
Bunlar dayanıklılar; artıklıkları merkezi olmayan tasarımın içine eklenmiş durumda.Είναι ανθεκτικά, η φιλοσοφία τους βασίζεται σε αυτό το υπέροχο αποκεντρωτικό σχέδιο.
Bunlar dayanıklılar; artıklıkları merkezi olmayan tasarımın içine eklenmiş durumda.Они прочны; выведенные из строя встраиваются в эту потрясающую децентрализованную схему.
Bunlar dayanıklılar; artıklıkları merkezi olmayan tasarımın içine eklenmiş durumda.Те са издръжливи. Тяхната устойчивост е част от страхотния им децентрализиран дизайн.
Bunlar dayanıklılar; artıklıkları merkezi olmayan tasarımın içine eklenmiş durumda.הן גמישות. היתירות מובנית בתכנון המבוזר הנפלא.
Bunlar dayanıklılar; artıklıkları merkezi olmayan tasarımın içine eklenmiş durumda.هناك مرونة. لقد تم تشييد تكرارها في هذا التصميم اللامركزي الرائع.
Bunlar dayanıklılar; artıklıkları merkezi olmayan tasarımın içine eklenmiş durumda.では致命的な短所はあるのでしょうか?
Bunları şaka olsun diye söylemiyorum. Bu biraz da dayanıklılık meselesi.Aber über manches hiervon mache ich keine Witze, und hier kommen wir zum Durchhaltevermögen.
Bunları şaka olsun diye söylemiyorum. Bu biraz da dayanıklılık meselesi.Ale ozaj nevtipkujem o týchto veciach a chce to aj trocha sebazaprenia a výdrže.
Bunları şaka olsun diye söylemiyorum. Bu biraz da dayanıklılık meselesi.De nem viccelek ezekkel, és ez részben a kitartásról is szól.
Bunları şaka olsun diye söylemiyorum. Bu biraz da dayanıklılık meselesi.I nie żartuje o tym wszystkim i to jest trochę skomplikowany problem.
Bunları şaka olsun diye söylemiyorum. Bu biraz da dayanıklılık meselesi.Maar zonder dollen, het sluit een beetje aan bij het onderwerp over vastberadenheid.
Bunları şaka olsun diye söylemiyorum. Bu biraz da dayanıklılık meselesi.Mais je ne plaisante pas à propos de ça, et c'est un peu le problème.
Bunları şaka olsun diye söylemiyorum. Bu biraz da dayanıklılık meselesi.Ma non sto scherzando, questo è un po' il problema.
Bunları şaka olsun diye söylemiyorum. Bu biraz da dayanıklılık meselesi.Mas não estou a brincar acerca disto, e vai um pouco à questão da fricção.
Bunları şaka olsun diye söylemiyorum. Bu biraz da dayanıklılık meselesi.Men jag skojar inte och det blir gnäll.
Bunları şaka olsun diye söylemiyorum. Bu biraz da dayanıklılık meselesi.Men jeg pjatter ikke med noget af det her, og det har lidt at gøre med ben i næsen.
Bunları şaka olsun diye söylemiyorum. Bu biraz da dayanıklılık meselesi.Pero no estoy bromeando acerca de esto, se requiere un poco para entender el problema.
Bunları şaka olsun diye söylemiyorum. Bu biraz da dayanıklılık meselesi.Tôi không đùa cợt tẹo nào về chuyện này. đây là một vấn đề nghiêm túc.
Bunları şaka olsun diye söylemiyorum. Bu biraz da dayanıklılık meselesi.Αλλά δεν αστειεύομαι για κάποια από αυτά, και έχει να κάνει με την επιμονή.
Bunları şaka olsun diye söylemiyorum. Bu biraz da dayanıklılık meselesi.Но не се шегувам за част от това, и това полека ни отвежда до истинския проблем.
Bunları şaka olsun diye söylemiyorum. Bu biraz da dayanıklılık meselesi.Но я не шучу по этому поводу, и здесь речь идёт o проблемах с твёрдостью характера.
Bunu destekleyenlerden biri dayanıklılık fikri.Az egyik dolog, ami ezt alátámasztja, a tűrő készség, más néven a reziliencia gondolata.
Bunu destekleyenlerden biri dayanıklılık fikri.Eén van de dingen aan de basis hiervan is het idee van veerkracht.
Bunu destekleyenlerden biri dayanıklılık fikri.Es wird unter anderem von der Idee der Resilienz untermauert.
Bunu destekleyenlerden biri dayanıklılık fikri.Jedną z rzeczy, która jednoczy ludzi wokół przemiany jest elestyczność.
Bunu destekleyenlerden biri dayanıklılık fikri.Một trong những điều làm nền tảng cho nó là ý tưởng về khả năng phục hồi.
Bunu destekleyenlerden biri dayanıklılık fikri.Salah satu hal yang mendukungnya adalah ide tentang ketahanan.
Bunu destekleyenlerden biri dayanıklılık fikri.Transition의 기반을 이루는 것들중 하나는 탄력성이라는 개념입니다.

İlgili Sayfalar