dayanışma ile cümle
dayanışma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Çiftçilerin dayanışma ve ekonomik birliktelikleri esasına dayanır.Saját lovaikkal és gazdasági felszereléseikkel léptek be a gazdák.
Sosyal dayanışmanın yokluğu en yüksek düzeyde intiharla sonuçlanmaktadır.A rokonságbeli altruizmus az önfeláldozás legmagasabb szintjéig terjedhet.
Özgürlük ve Dayanışma Partisi kurucusu.Vallásszabadságunk emlékei és jutalmai.
Özgürlüğün yıldızında Dayanışmayı yenileyelim Ulusların kardeşliğini.Vapauden tähdellä, Tunnustakaamme solidaarisuutta Kansojen veljeydessä.
İzmit Körfez Fen Lisesi Emek Dayanışma İlköğretim Okulu.Luolajan koulun peruskorjaus Hämeen Sanomat.
Özgürlüğün yıldızında Dayanışmayı yenileyelim Ulusların kardeşliğini.Στο άστρο της ελευθερίας, Ας ανανεώσουμε την αλληλεγγύη των αδελφών Εθνών.
1982 - Komünist Polonya yönetimi, Solidarność (Dayanışma Sendikası) ve diğer işçi sendikaları yasaklandı.1982 - Η Πολωνία θέτει εκτός νόμου την Αλληλεγγύη και όλα τα συνδικάτα.
Bütün sevgimiz ve dayanışma ile duruş sergiliyoruz.".Και ει δυνατόν, να τους εμπνεύσει αγάπη και αφοσίωση".
Bir düşünce ve dayanışma birliğidir.Πιστεύω στην επιμονή και στην αυτοσυγκέντρωση.
Aktif olarak uluslararası bilim adamları dayanışmasını destekliyordu.Οι απαντήσεις από την επιστημονική κοινότητα ήταν πιο υποστηρικτικές.
Doğru Rusya'nın platformu adalet, özgürlük ve dayanışma ilkelerine dayanır.Retfærdigt Ruslands platform er baseret på principperne om rimelighed, frihed og solidaritet.
Serbest bırakılması için uluslararası bir dayanışma kampanyası başlatılır.En international kampagne blev søsat for at opnå hans løsladelse.
İstanbul'da 1992 yılından beri faaliyet gösteren dayanışma derneği mevcuttur.Demonstrationer har ellers været forbudt i Algeriet siden 1992.
Şeritlerdeki üç renk dayanışma, barış ve huzur, cesaret ve kararlılık sembolize etmektedir.De tre fargene er ment å symbolisere henholdsvis solidaritet, fred og ro, og mot og besluttsomhet.
Serbest bırakılması için uluslararası bir dayanışma kampanyası başlatılır.Igjen kom det internasjonalt press for å få ham løslatt.
1 Mayıs böylece işçilerin birlik ve dayanışmasını yansıtan bir bayram niteliğini kazandı.Det var selve mønstringen av fanene 1. mai som skulle vise arbeiderklassens enhet og styrke.
1983 - Polonyalı Dayanışma Sendikası lideri Lech Walesa, Nobel Barış Ödülü’nü aldı.1983 – Lech Wałęsa mottar Nobels fredspris.
Tokat Yazıbaşı Köyü Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma DerneğiOrdføreren – Vågan kommune Vågan Arbeiderparti
Halk sürekli dayanışma içerisindedir."Mereka kekal di dalamnya untuk selama-lamanya".
Eylem aynı zamanda, üç ülke arasındaki dayanışmayı da gösterdi.Protes tersebut juga menggambarkan solidaritas di antara 3 negara tersebut.
Al-Tadamun Dayanışma olarak tercüme edilebilir.Al-Qassam dapat diterjemahkan ke sebagai pembagi.
1980'lerde Dayanışma Hareketi ve yeraltı basın kaynaklarının editörüydü.Ia juga menjadi anggota gerakan Solidaritas dan penyunting bahan-bahan penerbitan bawah tanah pada 1980-an.
1982 - Komünist Polonya yönetimi, Solidarność (Dayanışma Sendikası) ve diğer işçi sendikaları yasaklandı.1982 - Polandia melarang federasi buruh Solidaritas (Solidarność).
Uluslararası Dayanışma Hareketi Üyesi (ö.Anggota Gerakan Anti Korupsi (Garansi).
Serbest bırakılması için uluslararası bir dayanışma kampanyası başlatılır.Protes internasional diikuti pembebasannya dari tahanan.
Şarkı bunun dışında, grubun dayanışmasını temsil eder.Menurutnya, ia ingin terus bernyanyi selama mungkin, tergantung respons masyarakat.
Irklar arasındaki dayanışma da o gün en yüksek noktaya ulaştı.Sehingga tidak jarang tingkat inflasi pun mencapai titik tertinggi pada periode bulan ini.
İslami Dayanışma Oyunları Spor Federasyonu, Riyad, Suudi Arabistan.Liên đoàn thể thao của Đại hội Thể thao Đoàn kết Hồi giáo, tại Riyadh, Ả Rập Xê Út.
Amacı NATO hava kuvvetleri arasındaki dayanışmayı teşvik etmektir.その役割はNATO加盟国の空軍の連帯を促進することである。
Bu gencin evleneceğini bilen halk gençlere destek olmak için bir tür dayanışmada bulunurdu.そんな私に、まだお若いのだからと再婚を勧めてくれる人もあった。
Bir diğer varsayım ise mutlak kazançların işbirliği ve dayanışma aracılığı ile sağlanıbilineceğidir.もうひとつの前提は、絶対利得が協調と相互依存を通じて得られ、平和が達成されるというものである。
Siyasi etkinliğini Özgürlük ve Dayanışma Partisi'nde (ÖDP) sürdürdü.他因参与政治及和平运动而受到争议。
1983 - Polonyalı Dayanışma Sendikası lideri Lech Walesa, Nobel Barış Ödülü’nü aldı.1983년 - 폴란드 자유노조의 레흐 바웬사가 노벨 평화상 수상자로 선정되다.
Bu sıkıntılı dönemi dayanışma ile aşarak ülkeyi düze çıkarmayı başarmalıyız." dedi.그러나 우리는 그 확신의 지도자 가짐으로 해서 소망의 새해 기다릴 수가 있다.”
Richard Rorty: Olumsallık, İroni Ve Dayanışma.리처드 로티(Rorty, Richard), 《우연, 역설, 그리고 연대》(Contingency, Irony, and Solidarity).
Richard Rorty: Olumsallık, İroni Ve Dayanışma.ריצ'רד רורטי, מקריות, אירוניה והזדהות.
Serbest bırakılması için uluslararası bir dayanışma kampanyası başlatılır.האירוע גרר קמפיין בינלאומי רב-משתתפים לשחרורו.
Olpak 2006'da Afrikalılar Kültür ve Dayanışma Derneği'ni kurdu.מאז 2006 שוכן בה בית הדין האפריקאי לזכויות אדם ואזרח.
Özgürlük ve Dayanışma Partisi kurucusu.נחשב למשורר החירות והתקווה.
Richard Rorty: Olumsallık, İroni Ve Dayanışma.Ричард Рорти, Случайност, ирония и солидарност, изд.
1983 - Polonyalı Dayanışma Sendikası lideri Lech Walesa, Nobel Barış Ödülü’nü aldı.1983 г. – Полският дисидент Лех Валенса е удостоен с Нобелова награда за мир.
Şeritlerdeki üç renk dayanışma, barış ve huzur, cesaret ve kararlılık sembolize etmektedir.Цветовете символизират сплотеност, мир, спокойствие, смелост и решителност.
Serbest bırakılması için uluslararası bir dayanışma kampanyası başlatılır.С Интернационала ще се освободим!
Birlik Dayanışma Kuruluş Deklarasyonu Birlik Dayanışma HareketiМанифестация Митинг Погребално шествие Събрание Шествие
Kyzikos (Erdek), Pitane (Çandarlı), Kyme (Aliağa) gibi komşu kentlerle dayanışma içine girer.Na mjestu kv stoji samo k: kaki (kakvi), taki (takvi).
Dayanışma önderleriyle siyasi muhalifleri kitle halinde tutuklattı.Kojeg smo mi to svog političkog protivnika otjerali na robiju?
Bu sıkıntılı dönemi dayanışma ile aşarak ülkeyi düze çıkarmayı başarmalıyız." dedi.Tvrdou rukou musíte odpovedať týmto ľuďom!“.
1980'lerde şehir Solidarność (Türkçe: Dayanışma Sendikası) hareketinin yuvası oldu.Žinoma kaip vieta, kur 1980 m. susikūrė profsąjungų judėjimas „Solidarumas“.
Bütün sevgimiz ve dayanışma ile duruş sergiliyoruz.".Dėkoju jums visiems, kurie rodote mums meilę ir palaikymą.“
Özgürlük ve Dayanışma Partisi kurucusu.Tikėjimo ir Tėvynės laisvės gynėjas.
2008 Nisan'ında, "Emek ve Dayanışma Günü" olarak kutlanması kabul edilmiştir.1998 m. – „Tikėjimo ir netikėjimo sąlytis šiandien“.
Bu yardımlar, Ekonomik Dayanışma ve Gelişme Bakanlığı (BMZ) tarafından düzene konur ve uygulanır.Portaali rahastab Majandusliku koostöö ja arenduse ministeerium (BMZ).
Asya ve Afrika Halklarının Dayanışma Organizasyonu'nun Sovyet üyesi idi.Aasia ja Aafrika Maade Nõukogude Solidaarsuskomitee oli ühiskondlik organisatsioon Nõukogude Liidus.
Afrika halkı ve Afrika devletleri arasında birlik, beraberlik, adalet, barış, uyum ve dayanışma.Unité, solidarité, justice, paix, cohésion et coopération entre les peuples et les états africains.
Afrika halkı ve Afrika devletleri arasında birlik, beraberlik, adalet, barış, uyum ve dayanışma.И, главным образом, поприветствовать всех удивительных людей, которые называют Африку своим домом.
Ama gerçek o ki, dayanışma grubu, kendi başına ne iyi, ne de kötü.Aber grundsätzlich ist die Logik hinter Selbsthilfegruppen erst einmal wertneutral.
Ama gerçek o ki, dayanışma grubu, kendi başına ne iyi, ne de kötü.Dar rezulta ca logica grupului de sprijin nu are valoare in sine.
Ama gerçek o ki, dayanışma grubu, kendi başına ne iyi, ne de kötü.De úgy tűnik, a csoport, mint eszköz értéksemleges.
Ama gerçek o ki, dayanışma grubu, kendi başına ne iyi, ne de kötü.하지만 지지집단의 논리는 가치중립적이라는 걸 알게 됩니다.
Ama gerçek o ki, dayanışma grubu, kendi başına ne iyi, ne de kötü.Mais il apparait que la logique d'un groupe de soutien est de valeur neutre.