dayalı ile cümle
dayalı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Ayrıca mikrofinans programlarının yerel fonlara dayalı olması gerekir.Programmi di microfinanza anche bisogno di essere basata su fondi locali.
Şişkin'in resim tekniği, doğa üzerindeki analitik çalışmalarına dayalıydı.Il metodo pittorico di Šiškin era basato sullo studio analitico della natura.
Oyunun 5. versiyonuna dayalı son Dünya Kupası turnuvası gerçekleşti.Si tiene l'ultima edizione del Campionato mondiale sulla base della versione 5.
BLE cihazları, yayın tanıtım paketlerine dayalı bir süreçle tespit edilir.I dispositivi BLE vengono rilevati tramite una procedura basata sulla trasmissione di pacchetti di annuncio.
Estonya bayramları çoğunlukla Batı Hristiyan takvimi ve Protestan geleneklerine dayalıdır.Le festività finlandesi sono simili alle tradizioni del calendario cristiano occidentale e protestante.
Alman vatandaşlığı kanunu temel olarak jus sanguinis prensibine dayalıdır.La cittadinanza andorrana è basata principalmente sul principio dello ius sanguinis.
Komplike olmayan enfeksiyonlara, yalnızca semptomlara dayalı olarak tanı konabilir ve tedavi edilebilir.Le infezioni non complicate possono essere diagnosticate e trattate sulla base della sola sintomatologia.
IBM, açık kaynaklı Hyperledger Fabric projesine dayalı bir bulut blok zinciri hizmeti sunmaktadır.IBM offre un servizio di cloud blockchain basato sul progetto open source Hyperledger Fabric.
Tōhoku'nun ekonomisi büyük ölçüde tarıma dayalıdır.La regione di Tokushima è economicamente depressa.
Talebe dayalı olarak 10 adet etkinlik düzenlendi.L'ordine consisteva in 10 episodi.
Şehirdeki diğer ekonomik faaliyetler genellikle petrol ihracatına dayalıdır.La rinascita recente della città si deve essenzialmente all'estrazione del petrolio.
Mutlak monarşiye dayalı bir yönetim uygulanır.Questo sistema assicura una pratica monastica pura.
Şu anki genel ekonomisi tarıma dayalıdır.Il gruppo raggiunge la dimensione territoriale attuale.
Ancak, tüm inhbitörler substrat yapısına dayalı değildir.Tuttavia, non tutti gli inibitori reversibili mimano le strutture dei substrati.
2007, 2008 ve 2009 yılları Türkiye İstatistik Kurumu verilerine dayalı olarak kayıt altına alınmıştır.Nel 2009 e 2010 si è recato in Grecia per documentare la tragica situazione dei rifugiati.
Sektörlere önem veren bir mantığa dayalı kültür ekonomisinden farklıdır.Si differenzia dall'economia della cultura, che è fondata invece su una logica settoriale.
Tarıma dayalı ekonomi giderek azalmaktadır.Disuguaglianza economica sta lentamente diminuendo nel mondo.
Ayrıca sivil itaatsizlik esasına dayalı direniş de giderek yayılmıştır.Si amplierà attivamente sia la disobbedienza civile che la vera e propria diserzione.
Hatırlatmaya dayalıdır.Parole per ricordare.
Cinsel yönelime dayalı ayrımcılığa karşı yasal koruma mevcut değildir.Non esiste alcuna protezione legale contro la discriminazione basata sull'orientamento sessuale.
Köyün ekonomisi tarım hayvancılık ve tekstil üretimine dayalıdır.Un importante settore dell'economia locale è la produzione e commercializzazione di prodotti agro-alimentari.
Tarıma dayalı yerleşik düzene geçişleri yaklaşık 4 bin yıl öncesine dayanmaktadır.Il periodo orbitale di A attorno al baricentro del sistema è di oltre 14.000 anni.
Malezya federal anayasal monarşiye dayalı parlamenter demokrasi sistemiyle yönetilmektedir.Nove degli Stati della Malaysia sono costituzionalmente governati dai sovrani malesi tradizionali.
Visual Basic sözdizimine dayalıdır.Aspetto generale visto di profilo.
Bu tamamen tarihi gerçeklere dayalı bir olaydır.Il motivo è collegato ad un fatto storico realmente accaduto.
Köyün ekonomisi orman ve madenciliğe dayalıdır.L'economia del distretto era basata sulle foreste e le risorse minerarie.
Kıllık kıyafeti ve oyun havaları Harput kültürüne dayalıdır.È consigliabile calzare scarpe da escursione o da ginnastica.
Köyün ekonomisi ve yok denecek kadar az dayalıdır.Gentiluomo di campagna, ormai povero e decaduto.
Tarıma dayalı halkın ekonomik durumu ortanın üzerindedir.Il problema dell'equilibrio demografico in montagna.
Bu gerçeğe dayalıdır.Это основано на фактах.
Şahıs geri dönerek onlara Tanah'a dayalı dini kuralları ve kaideleri öğretir.Клянясь ему в верности, при первой же возможности они отвернутся.
Firma Google'dan bağımsız olarak faaliyet gösterir ve finansal verilere dayalı yatırım kararları alır.Фирма работает независимо от Google и осуществляет управление инвестиционными решениями.
Hyundai ix25 i20'nin platformuna dayalıdır.Модель основана на платформе Hyundai i20.
Modern Irak ekonomisi büyük oranda petrol ihracatına dayalıydı.Современная иракская экономика во многом строится на нефтяном экспорте.
Kali Linux, Debian Testine dayalıdır.Kali Linux основан на тестировании Debian.
Alman vatandaşlığı kanunu temel olarak jus sanguinis prensibine dayalıdır.Право на гражданство основано в первую очередь на Jus sanguinis.
Mart 2017'de oyun geliştiricisi 5pb. seriye dayalı bir görsel roman yayımladı.В марте 2017 компания 5pb. выпустила визуальный роман.
Tanık olarak verdiği ifadede görgüye dayalı tanıklık değil, bilirkişi gibi konuşmuştur.Свои слова он расценил не как оскорбление, а констатацию факта.
1832’de Amerikan Walter R.Johnson dönen bir diske dayalı benzer bir alet geliştirdi.В 1832 году американец Уолтер Р. Джонсон придумал гироскоп с вращающимся диском.
Nokia'nın S60 platformuna ve UIQ platformuna dayalı tüm telefonlar bu yığını kullanıyor.Все телефоны на базе платформы Nokia S60 и Sony Ericsson / Motorola платформы UIQ используют этот стек.
Köyün ekonomisi tarım ve |hayvancılığa]] dayalıdır.Но́вое Село́ (укр.
Grafiksel görünüm ve his OPEN LOOK'da dayalı olarak kalmıştı.Графический интерфейс базировался на OPEN LOOK.
Raspbian, Raspberry Pi için optimize edilmiş Debian'a dayalı tamamen ücretsiz bir işletim sistemidir.Raspbian — основанная на Debian операционная система для Raspberry Pi.
İlçe sanayisi de; potansiyelimiz olan Tarım ürünlerimize dayalı olarak çalışmaktadır.У нас экологически чистая продукция — это тоже наше преимущество.
Köyün ekonomisi balıkçılığa dayalıdır.Экономика деревни основана на рыболовстве.
Trupin Tsvaygenbaum resimlerinde dokuz dayalı dans kompozisyonlar yarattı.На основе девяти картин Цвайгенбаума Tрупин создала танцевальную композицию.
Fukaya'nın ekonomisi tarıma dayalı olup Japon soğanı yetiştirilmektedir.Фуцзяньская кухня распространена на берегу Фуцзяни и испытала японское влияние.
Tarıma dayalı ekonomi bulunmaktadır.В республике высокий уровень внутренней миграции.
Mahallenin ekonomisi Büyük oranı fındık ve tarım, hayvancılığa dayalıdır.Юго-западная его часть является чрезвычайно гористой, где сосредоточено животноводство.
05.06.2015 Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır.25.05.2010 Безопасность городской среды.
Genelde zihine dayalı saldırılar kullanır Bash : Battacorların üyesidir.Нападкам Бисмарка чаще всего подвергался его преемник — Каприви.
Hatırlatmaya dayalıdır.Время вспомнить.
Köyün ekonomisi fındığa dayalıdır, hayvancılık ise yok denecek akdar azdır.В селе есть 1 небольшое фермерское хозяйство, чего недостаточно для решения проблемы безработицы.
Stanislavski tarafından sistemleştirilmiş özdeşleyime dayalı oyunculuk yöntemi.Проверить систему Станиславского на самих себе.
Zengin kesimin buna dayalı olarak kendilerini geri tutmaları bu modelin gerçekleşmesi için şarttı.Для полноценности модели мы требуем, чтобы это свойство выполнялось.
Tarıma dayalı ekonomi giderek azalmaktadır.Количество зла на земле постепенно уменьшается.
Mahallenin ekonomisi ticarete ve esnaflığa dayalıdır.Сам район делится на торговую часть и склад.
Tanzanya'da ekonomi, baskın olarak tarıma dayalıdır.Гомосексуальность в Танзании табуируется в обществе.
Köyün ekonomisi tarım Patates üretimine dayalıdır.Областными властями планировался перевод хозяйства на выращивание картофеля.
Temmuz 1992'de, puanlamaya dayalı iznin verilmesine karşı protesto etmek için böyle bir hareket kurulmuştur.В июле 2004 года объявлял голодовку в знак протеста против принятия законов о монетизации льгот.
İlgili Sayfalar