dayalı ile cümle

dayalı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Ortalama yağış miktarı 400-450ml dir Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır.Средняя высота составляет 300—400 м.Здесь много лесов и сельскохозяйственных угодий.
Pekiştirmeli öğrenme - Dünya algısına dayalı bir öğrenme biçimi.Замените память наглядной информацией: мировое знание.
Batak, taktiğe dayalı bir iskambil oyunudur.Игра представляет собой пошаговую тактическую ролевую игру.
Kökeninde askeri hizmete dayalı bir sınıf ayrımı daha önemli hale geldi.أصبح التقسيم الطبقى على أساس الخدمة العسكرية أكثر أهمية.
Bu durumda bireyin davranışları sadece kendi kişisel gücüne ve bilincine dayalıdır.في هذه الحالة، تكون أفعال الأفراد مرتبطة فقط بقوتهم ووعيهم الشخصي.
Bu makalede verilen tarihler bilimsel kanıta dayalı tahminlerdir.التواريخ المذكورة هنا هي تقديرات تعتمد على إثباتات علمية.
Sektörlere önem veren bir mantığa dayalı kültür ekonomisinden farklıdır.إنه يختلف عن اقتصاد الثقافة الذي يرتكز على منطق القطاعات.
Aileler kan bağı (veya evlatlık) üzerine dayalıydı ancak aynı zamanda siyasi ve ekonomik ittifaklardı.وتقوم العشائر على روابط الدم أو التبني، ولكن أيضا التحالفات السياسية والاقتصادية.
Dedüktif, endüktif veya kayan: Bir tümdengelim model, teoriye dayalı mantıksal bir yapıdır.استنتاجي، الاستقرائي، أو العائمة: نموذج استنتاجي هو بنية منطقية واستنادا إلى نظرية.
"Sosyolojik çalışmalarımdan öğrendim ki milliyet, eğitime dayalıdır" demiştir.ولقد قال"من خلال دراستى للدراسات الاجتماعية توصلت إلى أن القومية تعتمد على العلم".
Güce dayalı ırkçılık ve cinsel davranışlardaki alçalma Fred ve kuzeni Thomas'ın ortak özellikleridir.النسب والعنصرية هى الخصائص المشتركة بين فريد وابن عمه طوماس .
Temmuz 1992'de, puanlamaya dayalı iznin verilmesine karşı protesto etmek için böyle bir hareket kurulmuştur.أما في تموز / يوليه 1992 تتابعت الاحتجاجات ذاتها ضد تطبيق نظام النقاط على رخص القيادة.
Global hizalama tekniklerinden biri, dinamik programlamaya dayalı olan Needleman-Wunsch algoritmasıdır.تقنية محاذاة عامةعالمية هو خوارزمية Needleman–Wunsch ، الذي يرتكز على البرمجة الديناميكية.
Genç ve sağlıklı kadınlarda tanı yalnızca belirtilere dayalı olarak konabilir.قد يستند التشخيص عند الشابات الصحيحات على الأعراض وحدها.
Rosetta, QuickTransit teknolojisine dayalıdır.يعتمد رشيد على تقنية كويك ترنست (QuickTransit ).
Bu elektrik üretmek için en çok kullanılan şeklidir ve dayalı Faraday kanunu .هذا هو الشكل الأكثر استخداماً لتوليد الكهرباء، ويستند إلى قانون فاراداي.
Köyün tek geçimi tarıma dayalıdır.مدخل القرية الوحيد عبارة عن ممر زراعي.
Gazze ekonomisi tarıma dayalıdır.الطبق الوطني لمنطقة غزة هو سماكية.
Mahallenin ekonomisi defne'ye (teynel) dayalıdır ve mahallenin en önemli gelir kaynağıdır.وكانت الحركة ممولة من قبل منجم النحاس والذي يعتبر أكبر مصدر للدخل للإقليم.
Bunun yanında maden işçiliğine dayalıdır.شمل ذلك إقامة مصانع لإنتاج المعادن.
Dolayısıyla iki ülke arasında güvene dayalı ikili ilişkiler yürütülebilmesinin olanağı kalmadı.كذلك لا يفوتنا ذكر التعاون العسكري والأمني بين البلدين.
Sanayileşmiş ülkeler arasındaki ticaretin büyük bir bölümü yeni mal ve üretim süreçlerine dayalıdır.الجزء الأكبر من التجارة التي تمر عبر الميناء يتكون من المواد الغذائية ومواد البناء.
Killik Beldesinin ekonomisi tarıma dayalıdır.درجة البكالوريوس في الاقتصاد المنزلي.
Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) tarafından da 51 rakamına dayalı alıntı yapıldı.في السابق كانت المتحدثة الرسمية باسم المفوضية السامية للأمم المتحدة لشؤون اللاجئين (UNHCR).
Satranç gibi şanstan ziyade zeka ve dikkate dayalı çok oyunculu oyunlar.لعبة شعبية لها كثير من الجمهور وهي لعبة ذكاء وتشبه الشطرنج.
Tarıma dayalı ekonomi giderek azalmaktadır.معدل النمو الطبيعي للسكان سلبي أي يتناقص.
Edimsöz Eylem: Kabul edilmesi gereken, anlaşmaya dayalı bir eylemin yerine getirilmesi.3- السبب: وهو الغرض الذي من أجله تم التعاقد وترتب عليه الالتزام.
Tanınmış kişilerin fotoğraflarına dayalı çalışmaları da bulunmaktadır.كما تعرض فيه الصور الفوتوغرافية التي التقطتها عدسات المصورين المشهورين.
Hatırlatmaya dayalıdır.من مشكاة التذكير.
Eskiden bağcılık ve şarap üretimiyle tanınan köyün bugünkü ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır.الطريقة الرئيسية المتبعة قديما وحاليا في الأراض صالحة للزراعة هي القطع والحرق.
Daha henüz tarım ekonomisine dayalı olan Fransa’da böyle bir açmaz söz konusu değildi.ولم يكن هذا البرنامج الوحيد المدعوم من قبل منظمة الغذاء والزراعة في تلك الفترة.
Roma döneminde Marius Titus adlı komutanı yönlendirmeye dayalı oyun.اللعبة تركز على جنرال روماني يدعى ماريوس تيتوس (Marius Titus).
Köyün ekonomisi antep fıstığı üretimine dayalıdır.ويتخصص مزارعو الجنوب في إنتاج البطاطا المبكِّرة.
"Carrera", "GT3", "Turbo" gibi ibareler modelin alt özelliklerine dayalıdır, ancak tüm araçlar 911 serisidir."Carrera", "GT3", "Turbo", etcetera referem-se apenas à variação específica (eles são todos 911).
"Yeni dünya", çağdaş standartlara dayalı dinamik web sitelerini ve açık kaynaklı uygulamaları ifade eder.O "novo mundo" refere-se ao moderno, baseado em padrões Web sites dinâmicos e aplicações open-source.
Temmuz 1992'de, puanlamaya dayalı iznin verilmesine karşı protesto etmek için böyle bir hareket kurulmuştur.Em julho 1992, esse movimento foi criado para protestar contra a introdução da permissão baseada em pontos.
Bu makalede verilen tarihler bilimsel kanıta dayalı tahminlerdir.As datas dadas neste artigo baseiam-se em evidências científicas.
Edimsöz Eylem: Kabul edilmesi gereken, anlaşmaya dayalı bir eylemin yerine getirilmesi.Obrigação de fazer: O devedor tem a obrigação de fazer um ato que a ele foi imposto.
Bu durumda bireyin davranışları sadece kendi kişisel gücüne ve bilincine dayalıdır.Nesse estado, as ações dos indivíduos estariam limitadas apenas por seu poder e sua consciência.
Data Sense kullanıcıların bireysel planına dayalı veri kullanım limitlerini ayarlamak için izin verir.O Data Sense permite que os usuários definam limites de uso de dados com base no seu plano individual.
Mahallenin ekonomisi tarım (seracılık)a dayalıdır.A (re)produção do espaço urbano.
Adventist eskatalojisi peygamberlik sözlerinin yorumlanmasında tarihsel yönteme dayalıdır.A escatologia adventista baseia-se no método historicista de interpretação profética.
Şişkin'in resim tekniği, doğa üzerindeki analitik çalışmalarına dayalıydı.O método de Shishkin foi baseado em estudos analíticos da natureza.
Toplumsal cinsiyet eşitliğine dayalı evliliği savundu.Casamento comunitário de pessoas do mesmo sexo.
Ocak 2012 tarihinden itibaren, kendi şirket ofisleri Cheongdam-dong'a dayalı olmuştur.A empresa mudou seus escritórios para Cheongdam-dong em 2012.
Tarıma dayalı bir ekonomisi vardır.Possui uma economia muito dinâmica.
Oyun dayalı WildStorm Productions tarafından yayınlanan bir çizgi roman mini-serisi piyasaya sürülecek.Uma mini-série de história em quadradinhos publicada pela Wildstorm Productions baseada no jogo será lançada.
Ebeveyni, çocukların hayal gücüne dayalı oyunlarını cesaretlendirdi.São crianças cujas brincadeiras despertarão os segredos da casa.
İnsanlar iktisada dayalı olarak yaşadıklarından, tamamı, kendi evlerini yapmış ve işlerini kurmuşlardır.Agora os personagens são quase adultos, têm sua própria casa e cuidam da própria vida.
Kitap oldukça betimleme üzerine dayalıdır.O livro basicamente se trata da determinação.
Tarıma dayalı ekonomi giderek azalmaktadır.A indústria continua a diminuir em importância.
Hatırlatmaya dayalıdır.Momentos para recordar.
Köyün geçim kaynağı büyük oranda fındık tarımına dayalıdır.A origem da atual cidade remonta ao núcleo urbano de Moita Bonita.
Köyün ekonomisi tarım hayvancılık ve tekstil üretimine dayalıdır.Possui mercado agro-pecuário e indústria têxtil.
Kâğıt kesme -katlama tekniğine dayalı olarak yapılan Akdeniz, 4,5 ton ağırlığındadır.O desenho da escultura, que se baseia numa técnica de corte e dobragem de metal, pesa 4,5 toneladas.
Talebe dayalı olarak 10 adet etkinlik düzenlendi.Foram encomendados 10 episódios.
Birincisi Badische Anilin- & Soda-Fabrik (BASF) tarafından geliştirilmiş ve Wittig tepkimesine dayalıdır.BASF significava inicialmente Badische Anilin & Soda Fabrik (ou seja, Fábrica de Anilina e Soda de Baden).
Tanrıları ve tanrıçaları arasında da cinsiyete dayalı bir ayrım yoktur.Não existe barreira entre os humanos e os deuses.
2011 yılında, Aon gelirlerine dayalı Dünyanın en büyük sigorta brokeri olarak zirvede yer aldı.Em 2011, a Aon foi classificada como a maior corretora de seguros do mundo com base na receita.
Tip 1 ve tip 2 diyabet, ortaya çıkan durumlara dayalı olarak birbirinden ayırt edilebilir.É possível distinguir entre os tipos 1 ou 2 de diabetes com base nas circunstâncias.
İlgili Sayfalar