dayalı ile cümle

dayalı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Oyunun 5. versiyonuna dayalı son Dünya Kupası turnuvası gerçekleşti.The last IO World Cup based on Version 5 is held.
Dile dayalı bir tanımlamadır ve ırksal bir aidiyet belirtmez.The incidence is unknown, and there is no described racial predominance.
Üçüncü en yaygın kaçınma tekniği, zamanlamaya dayalı kaçınma yöntemidir.The third most common evasion technique is timing-based evasion.
Zeitgeist Hareketi tarafından, Yeni Zelanda'da paraya dayalı olmayan bir toplum kurma hareketidir.The history of the non-profit sector in New Zealand.
Cinsel yönelime dayalı ayrımcılığa karşı yasal koruma mevcut değildir.There is no legal protection against discrimination based on sexual orientation.
Seriye dayalı çeşitli oyuncaklar ve video oyunları üretilmiştir.There have been several toys and video games based on the series.
Ekonomisi geleneksel olarak yüksek miktarlardaki doğal kaynaklarına dayalıdır.Work in the region traditionally focused on the abundant natural resources.
Ödemiş'in ekonomisi tarıma dayalı olup ilçe yüzölçümünün %36 sı tarım arazisidir.Non-family corporate farms account for 1.36 percent of US farmland area.
Bu tamamen tarihi gerçeklere dayalı bir olaydır.The reasons for this are entirely historical.
Mantığı da usa dayalı bir felsefe olarak niteler.Pragmatism is regarded as a distinctively American philosophy.
Tarıma dayalı ekonomi giderek azalmaktadır.Our life span is decreasing continuously.
Kuruluşu 1200'lü yıllara dayalı, yolcu hanı bulunan güzergah üzeriymiş.The old building at 1200 State Street still stands.
Tahviller iskonto esasına dayalı olarak satılmaktadır.The seller is under extreme compulsion to sell.
Tarıma dayalı bir ekonomisi vardır.The district has a stable economy.
Batak, taktiğe dayalı bir iskambil oyunudur.Awakening uses a turn-based tactical role-playing battle system.
Sağlık problemlerine dayalı ölümlerin ortak nedenleri arasında, kalp hastalıkları ve kanser vardır.The most common health-related causes of death are heart disease and cancer.
Ayrıca romanlara dayanan, Katsumi Michihara'nın sanata dayalı bir mangası bulunmaktadır.There is also a manga based on the novels, with art by Katsumi Michihara.
"ADRESE DAYALI NÜFUS KAYIT SİSTEMİ (ADNKS) VERİ TABANI"."TÜIK Adrese Dayali Nüfus" (in Turkish).
Toplumsal cinsiyet eşitliğine dayalı evliliği savundu.He encourages marriage equality.
Ayrıca sivil itaatsizlik esasına dayalı direniş de giderek yayılmıştır.Physical resistance to fascism also continued.
Adrese dayalı nüfus sayımında, belde sağlık merkezine bağlı nüfus 850 olarak tespit edilmiştir.A large chapel, seating 850 people, was included within the hospital.
Medya kritiğine dayalı program 2010 yılında ödül aldı.The group successfully pressed for a moratorium on earmarks in 2010.
Şu an bu satırları hala okuyor olmanız bu teoriye dayalıdır.The lyrics are incredible now when you're listening to them.
Michael Jackson: The Experience; dans, müzik ve ritme dayalı bir video oyunudur.Michael Jackson: The Experience is a music video game based on Jackson's music and songs.
Tanınmış kişilerin fotoğraflarına dayalı çalışmaları da bulunmaktadır.Photographs of noted people.
Kayan noktalı sayılar sistemi de bu temel prensibe dayalı bir sisteme sahiptir.In a metaphoric sense, these relationships also have a source code.
Bu kilerin içine girilince bir kayaya dayalı dururdu.When we come into this world they wrap us in a cloth.
Halaha, emsale dayalı bir sistem yoluyla zaman içinde gelişmiştir.The Halakha has developed slowly, through a precedent-based system.
Tecrübeye dayalı olasılık olarak da adlandırılır.It is also called the calculated probability.
Bizim yapacağımız en önemli değişiklikler, meclisin eylemlerine dayalı.The most important changes we can make, depend on congressional action.
Bu yüzden Tatoeba ortak çalışmaya dayalı.This is why Tatoeba is collaborative.
Ekonominin çoğu tarıma dayalı.The economy is mostly agricultural.
Cinsiyete dayalı varsayımları sorgulamaya çok uzun zaman önce başladım.I started questioning gender based assumptions a long time ago.
Böylece " Eh belki evrensel bir süreç olarak yaşama dayalı bir siyatür oluşturmalıyız.So I said, "Well, perhaps we should construct a biosignature based on life as a universal process.
Bu da işbirliğine dayalı sistemlerin genel özelliği.And this is a general aspect of these cooperative systems.
İşbirliğine dayalı altyapı ise, "neden değerin çeyreğinden vazgeçelim ki?" şeklinde.The cooperative infrastructure model says, why do you want to give up a quarter of the value?
Paraya dayalı olmayan bir devlete ihtiyacın var.You have to have a government not based on money.
Ama bunun formal ogrenim olmasi gerekmiyor; bilgiye dayali degil.But it doesn't have to be formal learning; it's not knowledge based.
Gezegen kaynaklarına dayalı bir sistem.And guns give people a sense of power.
Kanıtlara dayalı tartışmada, mantık yürüten biri vardır.There's the reasoner in arguments as proofs.
Hipersonik ses ise tam tersidir: yüzde 100 doğrusal olmamaya dayalıdır.Hypersonic sound is exactly the opposite: it's 100 percent based on non-linearity.
Başkalarının suça ortak olmasına dayalı bir iş alanı inşa ettiler.They have a built a business based on other people committing crimes.
Ne ben ne de Fredrik dayalı döşeli güzel ortamlara pek yakışmadığımız için.Since neither I nor Fredrik are suited in furnished rooms.
Sizinle ölçülebilen hesaba dayalı bir önerme üzerine ilişki kuramam.I can't have a relationship with you guys based on a premise that is a quantifiable one.
İpoteğe dayalı menkul kıymet olsaydı böyle yapacaktım. .And so each share would hold 1/1000 of this value, right? That's a mortgage-backed security.
Fakat cinsiyete dayalı bir iş bölümü yaptıklarına dair bir ip ucu yoktur.But there's no evidence of a sexual division of labor.
Programınızın en yüksek rpm dayalı, chuck basınç ayarlıSet your chuck pressure based on the highest rpm in your program
Bu yöntem daha çabuk sonuç veriyor ama daha ezbere dayalı.It is a little bit faster, but it's a little bit mechanical
Fakat, TEDx Change ailesinin geniş bilgisine dayalı olarak her yerde durum böyle değil.But that's not the case everywhere, as the family of TEDx Change knows by heart.
Son olarak, biz prensiplere dayalı kâr'a inanıyoruz; nasıl kâr yaptığımıza özen gösteriyoruz.Last, but not least, we believe in profit with principles. We care how we make our profit.
Bu kurama dayalı olarak, bugün neler gözlemleyebiliriz.But it's still extremely dense. It's still extremely dense. So dense that atoms can't even form.
Kömür üretiminde ve kömüre dayalı işlerde artış oldu.We have seen increases in coal production and coal employment.
Kömüre dayalı işler artmadı.And coal, coal production is not up; coal jobs are not up.\
Bugün sizlerle işbirliğine dayalı tüketim hakkında konuşacağım.So today I'm going to talk to you about the rise of collaborative consumption.
Peki sese dayalı bu testler uzman klinik testleriyle karşılaştıkları zaman ne olur?So these voice-based tests, how do they stack up against expert clinical tests?
Tamam, ama buna ek olarak, sese dayalı testler uzman değillerdir.Okay, but in addition, voice-based tests are non-expert.
Kavramlara dayalı.It's conceptual.
Bütün gerçeklik efsanevi dünya görüşüne dayalıdır.The ground reality is based on a cyclical world view.
Carnicalito adlı bir Arjantin ritmine dayalı.It's based on an Argentinian rhythm called "carnivalito."
Düşük bir ağırlık seçin ve makineye oturun pede dayalı olsunYour arms should be bent around 90 degrees with your triceps resting against the pads provided.
İlgili Sayfalar