dayalı ile cümle

dayalı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Fakat balkona dayalı merdivenden inmeye geldiklerinde merdiveninin oradan kaldırılmış olduğunu göorürler.Kaliciak: Odkąd odszedłem z Wisły, trafiłem już na schody w dół.
Akla ve mantığa dayalıdır.Gdy zabrakło rozsądku i logicznego myślenia.
Talebe dayalı olarak 10 adet etkinlik düzenlendi.Organy zostały zbudowane na 10 głosów.
Von Braun'un çalışmalarının temeli, Robert Goddard'ın araştırmasına dayalıdır.Von Braun baserade sig mycket på Robert Goddards forskning.
Alman vatandaşlığı kanunu temel olarak jus sanguinis prensibine dayalıdır.Förvärv av finländskt medborgarskap bygger främst på den rättsliga principen om jus sanguinis.
Mutlak monarşiye dayalı bir yönetim uygulanır.Styrelseskicket är baserat på absolut monarki.
Bu tamamen tarihi gerçeklere dayalı bir olaydır.Det motsvarar faktiskt historiska fakta.
Hatırlatmaya dayalıdır.Ett försök att minnas.
IEEE 1394 standardına dayalıdır.För datorkommunikationsstandarden, se IEEE 1394.
Komplike olmayan enfeksiyonlara, yalnızca semptomlara dayalı olarak tanı konabilir ve tedavi edilebilir.Enklare infektioner kan diagnostiseras och behandlas enbart utifrån symptomen.
2009'da Universal, hikâyenin bu versiyonuna dayalı olan bir film hazırlıkları olduğunu duyurdu.Under 2009 meddelade Williams att det planerades att göra en film om hennes liv.
Buna rağmen ormana dayalı sanayisi yoktur.För dem existerar inte huvudstaden formellt.
Edimsöz Eylem: Kabul edilmesi gereken, anlaşmaya dayalı bir eylemin yerine getirilmesi.Kör i vind! – Bekräftelse på att man går med på en överenskommelse om att göra något.
Bilimsel kurallara dayalı sistematik bir öğrenmeyi amaçlar.En systematisk översikt av vetenskapliga studier.
Batak, taktiğe dayalı bir iskambil oyunudur.Spelet är ett gruppbaserat skjutspel som fokuserar mycket på taktik.
1158 Mahallenin ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır.1158 blir samhället omnämnd som ort med fortifikation och marknad.
Film, yaşamı boyunca Akira Kurosava'nın kendine dayalı çeşitli rüyalarından oluşuyor.Filmen består av åtta separata drömsekvenser baserade på Akira Kurosawas egna drömmar.
Köyün ekonomisinin çoğunluğu hayvancılığa dayalıdır.Hälften av europeiska skators föda är animalisk.
2006 (515) 2007 (537) 2008 (540) Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır.(585 s) 2008:47 Frågor om hyra och bostadsrätt.
Köyün ekonomisi genel olarak hayvancılığa dayalıdır.Stadens motsvarighet i verkligheten är Djursholm.
Köyün ekonomisi emekliye dayalıdır köy gençleri çevre illere göç etmişlerdir.I bygdegården håller byns ungdomsgård till där barn från årskurs 1 är välkomna.
Keltik neopaganizm, Kelt politeizmine dayalı çağdaş pagan hareketlerini ifade eden bir kavramdır.Nattskräck, är ett fenomen som räknas till parasomnierna.
2012 420 nüfus Mahallenin ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır.1999 fanns det 420 land- och skogsbruk i kommunen.
Köy nüfusu: 960 Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır.Byn är en levande landsbygd där 60 av byns 300 invånare livnär sig på jordbruk eller är egenföretagare.
Firma Google'dan bağımsız olarak faaliyet gösterir ve finansal verilere dayalı yatırım kararları alır.Фірма працює незалежно від Google і здійснює управління інвестиційними рішеннями.
Tip 1 ve tip 2 diyabet, ortaya çıkan durumlara dayalı olarak birbirinden ayırt edilebilir.Діабет 1-го та 2-го типу розрізняється за наявними обставинами.
Farklı bir alternatif biyokimyaya dayalı organizmalar belki diğer gezegenlerde mevcut olabilirler.Передбачається можливість існування біосфер на інших планетах.
Her şey iş birliğine dayalıydı.Все це довелося робити комісії.
Komplike olmayan enfeksiyonlara, yalnızca semptomlara dayalı olarak tanı konabilir ve tedavi edilebilir.Неускладнена інфекція може бути діагностована та лікуватися лише на підставі симптомів.
Pekiştirmeli öğrenme - Dünya algısına dayalı bir öğrenme biçimi.Знання, знання — ось що керує світом.
Bu ana kadar savaşın gidişatı, Almanların hücuma dayalı başarısı şeklindeydi.Вже з самого початку війни була очевидна перевага німців.
Kali Linux, Debian Testine dayalıdır.Kali Linux ґрунтуються на тестуванні в Debian.
Genç ve sağlıklı kadınlarda tanı yalnızca belirtilere dayalı olarak konabilir.У молодих, здорових в іншому плані жінок, діагноз можна встановити лише на основі симптомів.
Bu makalede verilen tarihler bilimsel kanıta dayalı tahminlerdir.Кожна з таких претензій, що стосується цього виробу, повинна бути підтверджена науковими доказами.
Dikme köyü tarım ve köyişlerine dayalıdır.Зокрема, він прокладав дороги між селищем і фермами.
Ekonomisi turizmin yanı sıra, temel olarak tarıma dayalıdır.Окрім туризму, округ живе переважно сільським господарством.
Akashi'nin ekonomisi balıkçılık, tekstil ve makine endüstrisine dayalıdır.Основою економіки префектури Фукуй є рибальство, машинобудування, текстильна промисловість.
Köy ekonomisi tarıma dayalıdır.İnsanları tarımı ekerek geçimlerini sağlamaktadılar.Політики обіцяли народу землю, за що отримували підтримку сільського населення.
Trupin Tsvaygenbaum resimlerinde dokuz dayalı dans kompozisyonlar yarattı.На основі дев'яти картин Цвайгенбаума, Трупін створила танцювальну композицію.
Ebeveyni, çocukların hayal gücüne dayalı oyunlarını cesaretlendirdi.На щастя, батьки зберегли його дитячі малюнки.
Kuzey İrlanda'nın bugünkü devredilmiş hükümet sistemi bu Anlaşma üzerine dayalıdır.Současný severoirský devoluvaný sytém vlády je založen právě na této dohodě.
NEC ve Hitachi, IPS teknolojisine dayalı aktif matris adresli LCD'lerin ilk üreticileri oldu.NEC a Hitachi se staly prvními výrobci LCD s aktivní matricí založenou na technologii IPS.
Her bir sütun uluslarüstü ve hükûmetlerarası ilkelere dayalıdır.V takovýchto rodech jsou či byli knížaty (princi) všichni.
Sistem on (başlangıçta dokuz) farklı glife dayalıdır.Systém je založen na deseti (původně devíti) rozdílných glyfech.
Alman vatandaşlığı kanunu temel olarak jus sanguinis prensibine dayalıdır.Naturalizační zákon Rakouska je převážně postaven na principu Jus sanguinis.
Genç ve sağlıklı kadınlarda tanı yalnızca belirtilere dayalı olarak konabilir.Diagnózu u mladých zdravých žen lze určit na základě samotných symptomů.
Komplike olmayan enfeksiyonlara, yalnızca semptomlara dayalı olarak tanı konabilir ve tedavi edilebilir.Nekomplikované infekce lze diagnostikovat a léčit na základě samotných symptomů.
İçerisinde ezbere dayalı bir işlem yoktur.Jen nuda v něm nemá místa.
Global hizalama tekniklerinden biri, dinamik programlamaya dayalı olan Needleman-Wunsch algoritmasıdır.Typickým algoritmem globálního alignmentu je Algoritmus Needleman-Wunsch.
Ancak, her iki çalışmada vakaların genetik temellerine dayalı bilgiler bulunmamaktadır.Je známo, že na vnějším těle obě nezanechávají žádné viditelné známky.
Komünizmin temelinde yatan sebep, sınıfsız, ortak mülkiyete dayalı bir toplumun kurulması isteğidir.V novém prostředí se rodí myšlenka kibuců, společné práce na společném majetku bez individuálního vlastnictví.
Bu yöntem, çeşitli bileşenleri bir araya getirerek doğal çimentonun yapay olarak elde edilmesine dayalıdır.Kombinovanou obnovou se zajišťuje obnova části porostu přirozeně, zbytku uměle.
Cinsel yönelime dayalı ayrımcılığa karşı yasal koruma mevcut değildir.Neexistuje žádná ochrana před homofobní diskriminaci.
Köyün ekonomisi fındığa dayalıdır, hayvancılık ise yok denecek akdar azdır.Ekonomický pohled na chov je podmínkou, bez které by chovy zanikly.
İklim şartlarına dayalı tarım yapılmaktadır.Tyto lesy jsou tvořeny klimatickými podmínkami.
Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır.İnsanlarının çoğunluğunun geliri İstanbul'dan sağlanmaktadır.Ekonomika je zaměřena na živočišnou výrobu, většina zvířat je dovážena ze Somálska.
Köyün ekonomisi tarım ve |hayvancılığa]] dayalıdır.Je to průmyslové město.
İlçe ekonomisi tarıma dayalıdır.Počátek je v těžišti Země.
Zengin kesimin buna dayalı olarak kendilerini geri tutmaları bu modelin gerçekleşmesi için şarttı.Je smutnou ironií, že si tento pobyt musel sám zaplatit.
Ekonomisi geleneksel olarak yüksek miktarlardaki doğal kaynaklarına dayalıdır.Celkově však převládají přírodně cenná společenstva.
İlgili Sayfalar