Ana içeriğe geç
Sözlük

davut ile cümle

davut kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Davut giderek güçleniyordu. Çünkü Her Şeye Egemen RAB onunlaydı.In David je bolj in bolj napredoval, zakaj GOSPOD nad vojskami je bil ž njim.
Davut giderek güçleniyordu. Çünkü Her Şeye Egemen RAB onunlaydı.Ja Daavid tuli yhä suuremmaksi, ja Herra Sebaot oli hänen kanssansa.
Davut giderek güçleniyordu. Çünkü Her Şeye Egemen RAB onunlaydı.만군의 여호와께서 함께 계시니 다윗이 점점 강성하여 가니라
Davut giderek güçleniyordu. Çünkü Her Şeye Egemen RAB onunlaydı.Och David blev allt mäktigare och mäktigare, och HERREN Sebaot var med honom
Davut giderek güçleniyordu. Çünkü Her Şeye Egemen RAB onunlaydı.Og David blev mægtigere og mægtigere; Hærskarers HERRE var med ham.
Davut giderek güçleniyordu. Çünkü Her Şeye Egemen RAB onunlaydı.Und David nahm immer mehr zu, und der HERR Zebaoth war mit ihm.
Davut giderek güçleniyordu. Çünkü Her Şeye Egemen RAB onunlaydı.Και προεχωρει ο Δαβιδ μεγαλυνομενος και ο Κυριος των δυναμεων ητο μετ αυτου.
Davut giderek güçleniyordu. Çünkü Her Şeye Egemen RAB onunlaydı.И Давид преуспяваше и ставаше по-велик, защото Господ на Силите бе с него.
Davut giderek güçleniyordu. Çünkü Her Şeye Egemen RAB onunlaydı.И преуспевал Давид, и возвышался более и более, и Господь Саваоф был с ним.
Davut giderek güçleniyordu. Çünkü Her Şeye Egemen RAB onunlaydı.וילך דויד הלוך וגדול ויהוה צבאות עמו׃
Davut giderek güçleniyordu. Çünkü Her Şeye Egemen RAB onunlaydı.وكان داود يتزايد متعظما ورب الجنود معه
Davut giderek güçleniyordu. Çünkü Her Şeye Egemen RAB onunlaydı.大 衛 日 見 強 盛 、 因 為 萬 軍 之 耶 和 華 與 他 同 在
Davut giderek güçleniyordu. Çünkü Her Şeye Egemen RAB onunlaydı.大 衛日 見強 盛 、 因為萬軍 之 耶和華 與 他 同在
Davut giderek güçleniyordu. Çünkü Her Şeye Egemen Tanrı RAB onunlaydı.A Dávid vše prospieval a bol väčším a väčším, a Hospodin, Bôh Zástupov, bol s ním.
Davut giderek güçleniyordu. Çünkü Her Şeye Egemen Tanrı RAB onunlaydı.A Dawid idąc postępował i rósł; bo Pan Bóg zastępów był z nim.
Davut giderek güçleniyordu. Çünkü Her Şeye Egemen Tanrı RAB onunlaydı.A tak David čím dále tím více prospíval a rostl, Hospodin zajisté, Bůh zástupů, byl s ním.
Davut giderek güçleniyordu. Çünkü Her Şeye Egemen Tanrı RAB onunlaydı.Daud makin lama makin kuat, karena TUHAN, Allah Yang Mahakuasa menolongnya
Davut giderek güçleniyordu. Çünkü Her Şeye Egemen Tanrı RAB onunlaydı.David ajungea tot mai mare, şi Domnul, Dumnezeul oştirilor, era cu el.
Davut giderek güçleniyordu. Çünkü Her Şeye Egemen Tanrı RAB onunlaydı.David blev større og større, og Herren, hærskarenes Gud, var med ham.
Davut giderek güçleniyordu. Çünkü Her Şeye Egemen Tanrı RAB onunlaydı.David devenait de plus en plus grand, et l`Éternel, le Dieu des armées, était avec lui.
Davut giderek güçleniyordu. Çünkü Her Şeye Egemen Tanrı RAB onunlaydı.Davide andava sempre crescendo in potenza e il Signore Dio degli eserciti era con lui
Davut giderek güçleniyordu. Çünkü Her Şeye Egemen Tanrı RAB onunlaydı.David iba engrandeciéndose más y más, y Jehovah Dios de los Ejércitos estaba con él
Davut giderek güçleniyordu. Çünkü Her Şeye Egemen Tanrı RAB onunlaydı.Davi ia-se engrandecendo cada vez mais, porque o Senhor Deus dos exércitos era com ele.
Davut giderek güçleniyordu. Çünkü Her Şeye Egemen Tanrı RAB onunlaydı.Ða - vít càng_ngày_càng cường thạnh , và Giê-hô-va là Ðức_Chúa_Trời vạn quân ở cùng người .
Davut giderek güçleniyordu. Çünkü Her Şeye Egemen Tanrı RAB onunlaydı.Ða-vít càng ngày càng cường thạnh, và Giê-hô-va là Ðức Chúa Trời vạn quân ở cùng người.
Davut giderek güçleniyordu. Çünkü Her Şeye Egemen Tanrı RAB onunlaydı.In David je bolj in bolj napredoval, zakaj GOSPOD, Bog nad vojskami, je bil ž njim.
Davut giderek güçleniyordu. Çünkü Her Şeye Egemen Tanrı RAB onunlaydı.Ja Daavid tuli yhä mahtavammaksi, ja Herra, Jumala Sebaot, oli hänen kanssansa.
Davut giderek güçleniyordu. Çünkü Her Şeye Egemen Tanrı RAB onunlaydı.만군의 하나님 여호와께서 함께 계시니 다윗이 점점 강성하여 가니라
Davut giderek güçleniyordu. Çünkü Her Şeye Egemen Tanrı RAB onunlaydı.Och David blev allt mäktigare och mäktigare, och HERREN, härskarornas Gud, var med honom.
Davut giderek güçleniyordu. Çünkü Her Şeye Egemen Tanrı RAB onunlaydı.Og David blev mægtigere og mægtigere; HERREN, Hærskarers Gud, var med ham.
Davut giderek güçleniyordu. Çünkü Her Şeye Egemen Tanrı RAB onunlaydı.Op die manier werd David steeds machtiger, want de HERE, de God van de hemelse legers, hielp hem.
Davut giderek güçleniyordu. Çünkü Her Şeye Egemen Tanrı RAB onunlaydı.Und David nahm immer mehr zu, und der HERR, der Gott Zebaoth, war mit ihm.
Davut giderek güçleniyordu. Çünkü Her Şeye Egemen Tanrı RAB onunlaydı.vid pedig folytonosan emelkedék és növekedék, [mert ]az Úr, a Seregeknek Istene vala õ vele.
Davut giderek güçleniyordu. Çünkü Her Şeye Egemen Tanrı RAB onunlaydı.Και προεχωρει ο Δαβιδ και εμεγαλυνετο, και Κυριος ο Θεος των δυναμεων ητο μετ' αυτου.
Davut giderek güçleniyordu. Çünkü Her Şeye Egemen Tanrı RAB onunlaydı.И преуспевал Давид и возвышался, и Господь Бог Саваоф был с ним.
Davut giderek güçleniyordu. Çünkü Her Şeye Egemen Tanrı RAB onunlaydı.Така Давид преуспяваше и ставаше по-велик; и Господ Бог на Силите беше с него.
Davut giderek güçleniyordu. Çünkü Her Şeye Egemen Tanrı RAB onunlaydı.וילך דוד הלוך וגדול ויהוה אלהי צבאות עמו׃
Davut giderek güçleniyordu. Çünkü Her Şeye Egemen Tanrı RAB onunlaydı.وكان داود يتزايد متعظما والرب اله الجنود معه
Davut giderek güçleniyordu. Çünkü Her Şeye Egemen Tanrı RAB onunlaydı.大 衛 日 見 強 盛 、 因 為 耶 和 華 萬 軍 之 神 與 他 同 在
Davut giderek güçleniyordu. Çünkü Her Şeye Egemen Tanrı RAB onunlaydı.大 衛日 見強 盛 、 因為 耶和華 萬軍 之 神 與 他 同在
Davut Hadadezerin komutanlarının taşıdığı altın kalkanları alıp Yeruşalime götürdü.Davide prese gli scudi d'oro agli ufficiali di Hadad-Ezer e li portò in Gerusalemme
Davut Hadadezerin komutanlarının taşıdığı altın kalkanları alıp Yeruşalime götürdü.Davide tolse ai servitori di Hadad-Ezer i loro scudi d'oro e li portò a Gerusalemme
Davut Hadadezerin komutanlarının taşıdığı altın kalkanları alıp Yeruşalime götürdü.David tok de gullskjold som Hadadesers tjenere hadde båret, og førte dem til Jerusalem.
Davut Hadadezerin komutanlarının taşıdığı altın kalkanları alıp Yeruşalime götürdü.David tok de gullskjold som Hadaresers tjenere hadde båret, og førte dem til Jerusalem.
Davut Hadadezerin komutanlarının taşıdığı altın kalkanları alıp Yeruşalime götürdü.David tomó los escudos de oro que llevaban los servidores de Hadad-ezer y los trajo a Jerusalén
Davut Hadadezerin komutanlarının taşıdığı altın kalkanları alıp Yeruşalime götürdü.Ða - vít đoạt những khiên vàng của các đầy_tớ Ha-đa-rê-xe , rồi đem về Giê-ru-sa-lem .
Davut Hadadezerin komutanlarının taşıdığı altın kalkanları alıp Yeruşalime götürdü.Ða-vít đoạt những khiên vàng của các đầy tớ Ha-đa-rê-xe, rồi đem về Giê-ru-sa-lem.
Davut Hadadezerin komutanlarının taşıdığı altın kalkanları alıp Yeruşalime götürdü.Ða - vít lấy những thuẫn bằng vàng của các đầy_tớ Ha-đa-đê-xe mang , mà gởi đến Giê-ru-sa-lem .
Davut Hadadezerin komutanlarının taşıdığı altın kalkanları alıp Yeruşalime götürdü.Ða-vít lấy những thuẫn bằng vàng của các đầy tớ Ha-đa-đê-xe mang, mà gởi đến Giê-ru-sa-lem.
Davut Hadadezerin komutanlarının taşıdığı altın kalkanları alıp Yeruşalime götürdü.Davi tomou os escudos de ouro que tinham sido dos servos de Hadadézer, e os trouxe a Jerusalém.
Davut Hadadezerin komutanlarının taşıdığı altın kalkanları alıp Yeruşalime götürdü.De gouden schilden van koning Hadadezers officieren bracht David naar Jeruzalem.
Davut Hadadezerin komutanlarının taşıdığı altın kalkanları alıp Yeruşalime götürdü.E Davi tomou os escudos de ouro que os servos de Hadadézer usavam, e os trouxe para Jerusalém.
Davut Hadadezerin komutanlarının taşıdığı altın kalkanları alıp Yeruşalime götürdü.És elvevé Dávid az arany paizsokat is, melyek Hadadézer szolgáin valának, és bevivé azokat Jeruzsálembe.
Davut Hadadezerin komutanlarının taşıdığı altın kalkanları alıp Yeruşalime götürdü.És vevé Dávid az arany paizsokat, a melyeket a Hadadézer szolgái viselének, és vivé Jeruzsálembe.
Davut Hadadezerin komutanlarının taşıdığı altın kalkanları alıp Yeruşalime götürdü.Et David prit les boucliers d`or qu`avaient les serviteurs d`Hadadézer, et les apporta à Jérusalem.
Davut Hadadezerin komutanlarının taşıdığı altın kalkanları alıp Yeruşalime götürdü.Et David prit les boucliers d`or qu`avaient les serviteurs d`Hadarézer, et les apporta à Jérusalem.
Davut Hadadezerin komutanlarının taşıdığı altın kalkanları alıp Yeruşalime götürdü.Hij bracht de gouden schilden van koning Hadadezer naar Jeruzalem,
Davut Hadadezerin komutanlarının taşıdığı altın kalkanları alıp Yeruşalime götürdü.In David je vzel ščite iz zlata, ki so jih imeli hlapci Hadarezerjevi, in jih je prinesel v Jeruzalem.
Davut Hadadezerin komutanlarının taşıdığı altın kalkanları alıp Yeruşalime götürdü.In David je vzel zlate ščite, ki so jih imeli hlapci Hadadezerjevi, in jih je prinesel v Jeruzalem.
Davut Hadadezerin komutanlarının taşıdığı altın kalkanları alıp Yeruşalime götürdü.Ja Daavid otti ne kultavarustukset, jotka Hadadeserin palvelijoilla oli, ja vei ne Jerusalemiin.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod