Davut Fırata kadar krallığını pekiştirmeye giden Sova Kralı Hadadezeri de Hama yakınlarında yendi.Porazil též David Hadarezera krále Soba v Emat, když byl vytáhl, aby opanoval řeku Eufrates.
Davut Fırata kadar krallığını pekiştirmeye giden Sova Kralı Hadadezeri de Hama yakınlarında yendi.Давид още порази совския цар Ададезер в Емат, като последният отиваше да утвърди властта си на реката Евфрат.
Davut Fırata kadar krallığını pekiştirmeye giden Sova Kralı Hadadezeri de Hama yakınlarında yendi.И поразил Давид Адраазара, царя Сувского, в Емафе, когда тот шел утвердить власть свою при реке Евфрате.
Davut Fırata kadar krallığını pekiştirmeye giden Sova Kralı Hadadezeri de Hama yakınlarında yendi.ויך דויד את הדדעזר מלך צובה חמתה בלכתו להציב ידו בנהר פרת׃
Davut Fırata kadar krallığını pekiştirmeye giden Sova Kralı Hadadezeri de Hama yakınlarında yendi.وضرب داود هدرعزر ملك صوبة في حماة حين ذهب ليقيم سلطته عند نهر الفرات.
Davut Fırata kadar krallığını pekiştirmeye giden Sova Kralı Hadadezeri de Hama yakınlarında yendi.瑣 巴 王 哈 大 利 謝 、 〔 在 撒 母 耳 下 八 章 三 節 作 哈 大 底 謝 〕 往 伯 拉 河 去 、 要 堅 定 自 己 的 國 權 、 大 衛 就 攻 打 他 、 直 到 哈 馬
Davut Fırata kadar krallığını pekiştirmeye giden Sova Kralı Hadadezeri de Hama yakınlarında yendi.瑣巴王哈大 利謝 、 〔 在 撒母耳 下 八 章 三 節 作 哈 大 底謝 〕 往 伯拉河去 、 要 堅定 自己 的 國權 、 大衛 就 攻打 他 、 直 到 哈馬
Davut Fırata kadar krallığını yeniden kurmaya giden Sova Kralı Rehov oğlu Hadadezeri de yendi.르홉의 아들 소바 왕 하닷에셀이 자기 권세를 회복하려고 유브라데강으로 갈 때에 다윗이 저를 쳐서
Davut Fırata kadar krallığını yeniden kurmaya giden Sova Kralı Rehov oğlu Hadadezeri de yendi.ויך דוד את הדדעזר בן רחב מלך צובה בלכתו להשיב ידו בנהר׃
Davut Fırata kadar krallığını yeniden kurmaya giden Sova Kralı Rehov oğlu Hadadezeri de yendi.وضرب داود هدد عزر بن رحوب ملك صوبة حين ذهب ليرد سلطته عند نهر الفرات.
Davut Fırata kadar krallığını yeniden kurmaya giden Sova Kralı Rehov oğlu Hadadezeri de yendi.瑣 巴 王 利 合 的 兒 子 哈 大 底 謝 、 往 大 河 去 、 要 奪 回 他 的 國 權 、 大 衛 就 攻 打 他
Davut Fırata kadar krallığını yeniden kurmaya giden Sova Kralı Rehov oğlu Hadadezeri de yendi.瑣巴 王利合 的 兒子 哈 大 底謝 、 往 大 河 去 、 要 奪回 他 的 國權 、 大衛 就 攻打 他
Davut Gadın sözü uyarınca RABbin buyurduğu gibi gitti.Also ging David hinauf, wie Gad ihm gesagt und der HERR ihm geboten hatte.
Davut Gadın sözü uyarınca RABbin buyurduğu gibi gitti.A tak odišiel Dávid hore podľa slova Gádovho, tak, ako prikázal Hospodin.
Davut Gadın sözü uyarınca RABbin buyurduğu gibi gitti.Davide salì, secondo la parola di Gad, come il Signore aveva comandato
Davut Gadın sözü uyarınca RABbin buyurduğu gibi gitti.David ging er naar toe om te doen wat de HERE hem had bevolen.
Davut Gadın sözü uyarınca RABbin buyurduğu gibi gitti.David monta, selon la parole de Gad, comme l`Éternel l`avait ordonné.
Davut Gadın sözü uyarınca RABbin buyurduğu gibi gitti.David s'a suit, după cuvîntul lui Gad, cum poruncise Domnul.
Davut Gadın sözü uyarınca RABbin buyurduğu gibi gitti.David subió, conforme a la palabra de Gad que Jehovah le había mandado
Davut Gadın sözü uyarınca RABbin buyurduğu gibi gitti.És elméne Dávid Gádnak beszéde szerint, a mint az Úr megparancsolta vala.
Davut Gadın sözü uyarınca RABbin buyurduğu gibi gitti.In David je šel gori po besedi Gadovi, kakor je ukazal GOSPOD.
Davut Gadın sözü uyarınca RABbin buyurduğu gibi gitti.I šel David vedlé řeči Gádovy, jakož byl přikázal Hospodin.
Davut Gadın sözü uyarınca RABbin buyurduğu gibi gitti.I szedł Dawid podług słowa Gadowego, jako był rozkazał Pan.
Davut Gadın sözü uyarınca RABbin buyurduğu gibi gitti.다윗이 여호와의 명하신바 갓의 말대로 올라가니라
Davut Gadın sözü uyarınca RABbin buyurduğu gibi gitti.Maka berangkatlah Daud sesuai dengan perintah TUHAN yang disampaikan kepadanya melalui Gad
Davut Gadın sözü uyarınca RABbin buyurduğu gibi gitti.Niin Daavid meni, Gaadin sanan ja Herran käskyn mukaan.
Davut Gadın sözü uyarınca RABbin buyurduğu gibi gitti.Och David gick åstad efter Gads ord, såsom HERREN hade bjudit.
Davut Gadın sözü uyarınca RABbin buyurduğu gibi gitti.Og David gik derop efter Gads Ord, således som HERREN havde påbudt.
Davut Gadın sözü uyarınca RABbin buyurduğu gibi gitti.Så gikk David dit op efter Gads ord, således som Herren hadde befalt.
Davut Gadın sözü uyarınca RABbin buyurduğu gibi gitti.Subiu, pois, Davi, conforme a palavra de Gade, como o Senhor havia ordenado.
Davut Gadın sözü uyarınca RABbin buyurduğu gibi gitti.Vậy , Ða - vít theo lời của Gát , đi lên y_như Ðức_Giê - hô-va đã phán dặn người .
Davut Gadın sözü uyarınca RABbin buyurduğu gibi gitti.Vậy, Ða-vít theo lời của Gát, đi lên y như Ðức Giê-hô-va đã phán dặn người.
Davut Gadın sözü uyarınca RABbin buyurduğu gibi gitti.Και ανεβη ο Δαβιδ κατα τον λογον του Γαδ, ως προσεταξεν ο Κυριος.
Davut Gadın sözü uyarınca RABbin buyurduğu gibi gitti.И пошел Давид по слову Гада, как повелел Господь.
Davut Gadın sözü uyarınca RABbin buyurduğu gibi gitti.И така, Давид възлезе според Гадовата дума, както заповяда Господ.
Davut Gadın sözü uyarınca RABbin buyurduğu gibi gitti.ויעל דוד כדבר גד כאשר צוה יהוה׃
Davut Gadın sözü uyarınca RABbin buyurduğu gibi gitti.فصعد داود حسب كلام جاد كما امر الرب.
Davut Gadın sözü uyarınca RABbin buyurduğu gibi gitti.大 衛 就 照 著 迦 得 奉 耶 和 華 名 所 說 的 話 、 上 去 了
Davut Gadın sözü uyarınca RABbin buyurduğu gibi gitti.大 衛就 照著 迦得 奉 耶和華 名 所 說的話 、 上去 了
Davut getirdiklerini levazım görevlisine bırakıp cepheye koştu; kardeşlerinin yanına varıp onları selamladı.David pa pusti svoje stvari v roki čuvaja prtljage in teče v vojne vrste ter dospe in pozdravi svoje brate.
Davut getirdiklerini levazım görevlisine bırakıp cepheye koştu; kardeşlerinin yanına varıp onları selamladı.다윗이 그 짐을 짐 지키는 자의 손에 맡기고 군대로 달려가서 형들에게 문안하고
Davut getirdiklerini levazım görevlisine bırakıp cepheye koştu; kardeşlerinin yanına varıp onları selamladı.Давид оставил свою ношу обозному сторожу и побежал в ряды и, придя, спросил братьев своих о здоровье.
Davut getirdiklerini levazım görevlisine bırakıp cepheye koştu; kardeşlerinin yanına varıp onları selamladı.ויטש דוד את הכלים מעליו על יד שומר הכלים וירץ המערכה ויבא וישאל לאחיו לשלום׃
Davut getirdiklerini levazım görevlisine bırakıp cepheye koştu; kardeşlerinin yanına varıp onları selamladı.فترك داود الامتعة التي معه بيد حافظ الامتعة وركض الى الصف وأتى وسأل عن سلامة اخوته.
Davut getirdiklerini levazım görevlisine bırakıp cepheye koştu; kardeşlerinin yanına varıp onları selamladı.大 衛 把 他 帶 來 的 食 物 、 留 在 看 守 物 件 人 的 手 下 、 跑 到 戰 場 、 問 他 哥 哥 們 安
Davut getirdiklerini levazım görevlisine bırakıp cepheye koştu; kardeşlerinin yanına varıp onları selamladı.大 衛把 他 帶來 的 食物 、 留在 看守 物件 人 的 手下 、 跑到 戰場 、 問 他 哥哥 們安
Davut giderek güçleniyordu. Çünkü Her Şeye Egemen RAB onunlaydı.A Dávid prospieval a bol vše väčším a väčším, a Hospodin Zástupov bol s ním.
Davut giderek güçleniyordu. Çünkü Her Şeye Egemen RAB onunlaydı.A tak David čím dále tím více prospíval a rostl; nebo Hospodin zástupů byl s ním.
Davut giderek güçleniyordu. Çünkü Her Şeye Egemen RAB onunlaydı.A tak Dawid im dalej, tem więcej rozmnażał się, i rosł; albowiem Pan zastępów był z nim.
Davut giderek güçleniyordu. Çünkü Her Şeye Egemen RAB onunlaydı.Daud makin lama makin kuat, karena TUHAN Mahakuasa menolong dia
Davut giderek güçleniyordu. Çünkü Her Şeye Egemen RAB onunlaydı.David ajungea din ce în ce mai mare, şi Domnul oştirilor era cu el.
Davut giderek güçleniyordu. Çünkü Her Şeye Egemen RAB onunlaydı.David blev større og større, og Herren, hærskarenes Gud, var med ham.
Davut giderek güçleniyordu. Çünkü Her Şeye Egemen RAB onunlaydı.David devenait de plus en plus grand, et l`Éternel des armées était avec lui.
Davut giderek güçleniyordu. Çünkü Her Şeye Egemen RAB onunlaydı.Davide cresceva sempre più in potenza e il Signore degli eserciti era con lui
Davut giderek güçleniyordu. Çünkü Her Şeye Egemen RAB onunlaydı.David iba engrandeciéndose más y más, y Jehovah de los Ejércitos estaba con él
Davut giderek güçleniyordu. Çünkü Her Şeye Egemen RAB onunlaydı.David werd steeds beroemder en machtiger, want de HERE van de hemelse legers stond aan zijn kant.
Davut giderek güçleniyordu. Çünkü Her Şeye Egemen RAB onunlaydı.Ða - vít càng_ngày_càng cường thạnh ; vì Ðức_Giê - hô-va vạn quân ở cùng người .
Davut giderek güçleniyordu. Çünkü Her Şeye Egemen RAB onunlaydı.Ða-vít càng ngày càng cường thạnh; vì Ðức Giê-hô-va vạn quân ở cùng người.
Davut giderek güçleniyordu. Çünkü Her Şeye Egemen RAB onunlaydı.Davi tornava-se cada vez mais forte; porque o Senhor dos exércitos era com ele.
Davut giderek güçleniyordu. Çünkü Her Şeye Egemen RAB onunlaydı.És folytonosan emelkedék Dávid; mert a Seregek Ura vala õ vele.