Davuta, ‹‹Filistliler Keila Kentine saldırıp harmanları yağmalıyorlar›› diye haber verdiler.有 人 告 訴 大衛說 、 非利士人 攻 擊基伊拉 、 搶奪 禾場
Davut Amaleklilerin ele geçirdiği her şeyi, bu arada da iki karısını kurtardı.A Dávid vytrhol všetko, čo boli vzali, Amalech, aj obe svoje ženy vytrhol Dávid.
Davut Amaleklilerin ele geçirdiği her şeyi, bu arada da iki karısını kurtardı.Also errettete David alles, was die Amalekiter genommen hatten, und seine zwei Weiber;
Davut Amaleklilerin ele geçirdiği her şeyi, bu arada da iki karısını kurtardı.Así libró David todo lo que habían tomado los amalequitas. Asimismo, David libró a sus dos mujeres
Davut Amaleklilerin ele geçirdiği her şeyi, bu arada da iki karısını kurtardı.Assim recobrou Davi tudo quanto os amalequitas haviam tomado; também libertou as suas duas mulheres.
Davut Amaleklilerin ele geçirdiği her şeyi, bu arada da iki karısını kurtardı.A tak odjal David všecko, což byli pobrali Amalechitští; také obě ženy své vysvobodil David.
Davut Amaleklilerin ele geçirdiği her şeyi, bu arada da iki karısını kurtardı.Daud berhasil membebaskan segalanya yang telah dirampas oleh orang Amalek, termasuk kedua istrinya
Davut Amaleklilerin ele geçirdiği her şeyi, bu arada da iki karısını kurtardı.David a scăpat astfel tot ce luaseră Amaleciţii, şi a scăpat şi pe cele două neveste ale lui.
Davut Amaleklilerin ele geçirdiği her şeyi, bu arada da iki karısını kurtardı.Davide liberò tutti coloro che gli Amaleciti avevano preso e in particolare Davide liberò le sue due mogli
Davut Amaleklilerin ele geçirdiği her şeyi, bu arada da iki karısını kurtardı.David sauva tout ce que les Amalécites avaient pris, et il délivra aussi ses deux femmes.
Davut Amaleklilerin ele geçirdiği her şeyi, bu arada da iki karısını kurtardı.Ða - vít thâu lại mọi vật dân A-ma-léc đã cướp lấy , và cũng giải_cứu hai vợ mình nữa .
Davut Amaleklilerin ele geçirdiği her şeyi, bu arada da iki karısını kurtardı.Ða-vít thâu lại mọi vật dân A-ma-léc đã cướp lấy, và cũng giải cứu hai vợ mình nữa.
Davut Amaleklilerin ele geçirdiği her şeyi, bu arada da iki karısını kurtardı.És mindent megszabadított Dávid, valamit elvittek az Amálekiták; az õ két feleségét is megszabadítá Dávid.
Davut Amaleklilerin ele geçirdiği her şeyi, bu arada da iki karısını kurtardı.In David je otel vse, kar so bili vzeli Amalekovci; tudi dve ženi svoji je osvobodil David.
Davut Amaleklilerin ele geçirdiği her şeyi, bu arada da iki karısını kurtardı.Ja Daavid pelasti kaikki, mitä amalekilaiset olivat ottaneet; myös molemmat vaimonsa Daavid pelasti.
Davut Amaleklilerin ele geçirdiği her şeyi, bu arada da iki karısını kurtardı.다윗이 아말렉 사람의 취하였던 모든 것을 도로 찾고 그 두 아내를 구원하였고
Davut Amaleklilerin ele geçirdiği her şeyi, bu arada da iki karısını kurtardı.Och David räddade allt vad amalekiterna hade tagit; sina båda hustrur räddade David också.
Davut Amaleklilerin ele geçirdiği her şeyi, bu arada da iki karısını kurtardı.Og David berget alt det som amalekittene hadde tatt; også sine to hustruer berget David.
Davut Amaleklilerin ele geçirdiği her şeyi, bu arada da iki karısını kurtardı.Og David reddede alt, hvad Amalekiterne havde røvet, også sine to Hustruer.
Davut Amaleklilerin ele geçirdiği her şeyi, bu arada da iki karısını kurtardı.Και ηλευθερωσεν ο Δαβιδ οσα ηρπασαν οι Αμαληκιται και τας δυο γυναικας αυτου ηλευθερωσεν ο Δαβιδ.
Davut Amaleklilerin ele geçirdiği her şeyi, bu arada da iki karısını kurtardı.И отнял Давид все, что взяли Амаликитяне, и обеих жен своих отнял Давид.
Davut Amaleklilerin ele geçirdiği her şeyi, bu arada da iki karısını kurtardı.Така Давид отърва всичко що бяха взели амаличаните; също и двете си жени отърва Давид.
Davut Amaleklilerin ele geçirdiği her şeyi, bu arada da iki karısını kurtardı.ויצל דוד את כל אשר לקחו עמלק ואת שתי נשיו הציל דוד׃
Davut Amaleklilerin ele geçirdiği her şeyi, bu arada da iki karısını kurtardı.واستخلص داود كل ما اخذه عماليق وانقذ داود امرأتيه.
Davut Amaleklilerin ele geçirdiği her şeyi, bu arada da iki karısını kurtardı.亞 瑪 力 人 所 擄 去 的 財 物 、 大 衛 全 都 奪 回 . 並 救 回 他 的 兩 個 妻 來
Davut Amaleklilerin ele geçirdiği her şeyi, bu arada da iki karısını kurtardı.亞瑪 力人 所 擄去 的 財物 、 大衛 全都 奪回 . 並 救回 他 的 兩個 妻來
Davut Amasaya, ‹‹Üç gün içinde Yahudalıları yanıma çağır. Sen de burada ol›› dedi.Derpå sagde Kongen til Amasa: "Stævn Judas Mænd sammen i Løbet af tre Dage og indfind dig da her!"
Davut Amasaya, ‹‹Üç gün içinde Yahudalıları yanıma çağır. Sen de burada ol›› dedi.Disse então o rei a Amasa: Convoca-me dentro de três dias os homens de Judá, e apresenta-te aqui.
Davut Amasaya, ‹‹Üç gün içinde Yahudalıları yanıma çağır. Sen de burada ol›› dedi.Împăratul a zis lui Amasa: ,,Cheamă-mi peste trei zile pe bărbaţii lui Iuda; şi tu să fii de faţă aici.``
Davut Amasaya, ‹‹Üç gün içinde Yahudalıları yanıma çağır. Sen de burada ol›› dedi.왕이 아마사에게 이르되 너는 나를 위하여 삼일 내로 유다 사람을 소집하고 너도 여기 있으라
Davut Amasaya, ‹‹Üç gün içinde Yahudalıları yanıma çağır. Sen de burada ol›› dedi.Le roi dit à Amasa: Convoque-moi d`ici à trois jours les hommes de Juda; et toi, sois ici présent.
Davut Amasaya, ‹‹Üç gün içinde Yahudalıları yanıma çağır. Sen de burada ol›› dedi.Nato veli kralj Amasu: Skliči mi može Judove na tretji dan, tudi sam pridi sem!
Davut Amasaya, ‹‹Üç gün içinde Yahudalıları yanıma çağır. Sen de burada ol›› dedi.Och konungen sade till Amasa: »Båda upp åt mig Juda män inom tre dagar, och inställ dig sedan själv här.»
Davut Amasaya, ‹‹Üç gün içinde Yahudalıları yanıma çağır. Sen de burada ol›› dedi.Poi il re disse ad Amasà: «Radunami tutti gli uomini di Giuda in tre giorni; poi vieni qui»
Davut Amasaya, ‹‹Üç gün içinde Yahudalıları yanıma çağır. Sen de burada ol›› dedi.Potem rzekł król do Amazy: Zbierz mi męże Judzkie za trzy dni; ty się też tu staw.
Davut Amasaya, ‹‹Üç gün içinde Yahudalıları yanıma çağır. Sen de burada ol›› dedi.Potom řekl král Amazovi: Svolej mi muže Judské do třetího dne, ty také se tu postav.
Davut Amasaya, ‹‹Üç gün içinde Yahudalıları yanıma çağır. Sen de burada ol›› dedi.Potom riekol kráľ Amazovi: Svolaj mi mužov Júdových vo troch dňoch a ty sa tiež dostanov tu.
Davut Amasaya, ‹‹Üç gün içinde Yahudalıları yanıma çağır. Sen de burada ol›› dedi.Så sa kongen til Amasa: Kall Judas menn sammen for mig innen tre dager og møt så selv frem her!
Davut Amasaya, ‹‹Üç gün içinde Yahudalıları yanıma çağır. Sen de burada ol›› dedi.И сказал Давид Амессаю: созови ко мне Иудеев в течение трех дней и сам явись сюда.
Davut çok yaşlanınca, oğlu Süleymanı İsrail Kralı yaptı.Och när David blev gammal och levnadsmätt, gjorde han sin son Salomo till konung över Israel.
Davut Amasaya, ‹‹Üç gün içinde Yahudalıları yanıma çağır. Sen de burada ol›› dedi.Тогава царят рече на Амаса: Събери ми Юдовите мъже в три дена, и тогава ти да се явиш тук.
Davut Amasaya, ‹‹Üç gün içinde Yahudalıları yanıma çağır. Sen de burada ol›› dedi.ויאמר המלך אל עמשא הזעק לי את איש יהודה שלשת ימים ואתה פה עמד׃
Davut Amasaya, ‹‹Üç gün içinde Yahudalıları yanıma çağır. Sen de burada ol›› dedi.وقال الملك لعماسا اجمع لي رجال يهوذا في ثلاثة ايام واحضر انت هنا.
Davut Amasaya, ‹‹Üç gün içinde Yahudalıları yanıma çağır. Sen de burada ol›› dedi.王 對 亞 瑪 撒 說 、 你 要 在 三 日 之 內 、 將 猶 大 人 招 聚 了 來 、 你 也 回 到 這 裡 來
Davut Amasaya, ‹‹Üç gün içinde Yahudalıları yanıma çağır. Sen de burada ol›› dedi.王對亞瑪 撒說 、 你 要 在 三 日 之 內 、 將猶 大人 招聚 了來 、 你 也 回到 這裡來
Davuta, ‹‹Sen buraya giremezsin›› dediler. Ne var ki, Davut Siyon Kalesini, Davut Kentini ele geçirdi.A obyvatelia Jebuza povedali Dávidovi: Nevojdeš sem! Ale Dávid zaujal hrad Sion; to je mesto Dávidovo.
Davuta, ‹‹Sen buraya giremezsin›› dediler. Ne var ki, Davut Siyon Kalesini, Davut Kentini ele geçirdi.És mondának Jebus lakói Dávidnak: Ide be nem jössz! De megvevé Dávid a Sion várát; ez a Dávid városa;
Davuta, ‹‹Sen buraya giremezsin›› dediler. Ne var ki, Davut Siyon Kalesini, Davut Kentini ele geçirdi.I mluvili obyvatelé Jebus Davidovi: Nevejdeš sem. Ale David vzal hrad Sion, to jest město Davidovo.
Davuta, ‹‹Sen buraya giremezsin›› dediler. Ne var ki, Davut Siyon Kalesini, Davut Kentini ele geçirdi.여브스 토인이 다윗에게 이르기를 네가 이리로 들어오지 못하리라 하나 다윗이 시온산 성을 빼앗았으니 이는 다윗성이더라
Davuta, ‹‹Sen buraya giremezsin›› dediler. Ne var ki, Davut Siyon Kalesini, Davut Kentini ele geçirdi.И сказали жители Иевуса Давиду: не войдешь сюда. Но Давид взял крепость Сион; это город Давидов.
Davuta, ‹‹Sen buraya giremezsin›› dediler. Ne var ki, Davut Siyon Kalesini, Davut Kentini ele geçirdi.ויאמרו ישבי יבוס לדויד לא תבוא הנה וילכד דויד את מצדת ציון היא עיר דויד׃
Davuta, ‹‹Sen buraya giremezsin›› dediler. Ne var ki, Davut Siyon Kalesini, Davut Kentini ele geçirdi.وقال سكان يبوس لداود لا تدخل الى هنا. فاخذ داود حصن صهيون. هي مدينة داود.
Davuta, ‹‹Sen buraya giremezsin›› dediler. Ne var ki, Davut Siyon Kalesini, Davut Kentini ele geçirdi.耶 布 斯 人 對 大 衛 說 、 你 決 不 能 進 這 地 方 。 然 而 大 衛 攻 取 錫 安 的 保 障 、 就 是 大 衛 的 城
Davuta, ‹‹Sen buraya giremezsin›› dediler. Ne var ki, Davut Siyon Kalesini, Davut Kentini ele geçirdi.耶布斯人 對大 衛說 、 你 決 不 能 進這 地方 。 然而 大衛 攻取 錫安 的 保障 、 就是 大衛 的 城
Davut, ‹‹Baban sana sert bir karşılık verirse, kim bana bildirecek?›› diye sordu.A Dávid riekol Jonatánovi: A kto mi oznámi, čo povie alebo čo ti odpovie tvoj otec, tvrde?
Davut, ‹‹Baban sana sert bir karşılık verirse, kim bana bildirecek?›› diye sordu.Daarop vroeg David: "Hoe kom ik te weten wat je vader met mij van plan is?"
Davut, ‹‹Baban sana sert bir karşılık verirse, kim bana bildirecek?›› diye sordu.Da sa David til Jonatan: Hvem skal varsle mig om det eller si mig om din far svarer dig ublidt?
Davut, ‹‹Baban sana sert bir karşılık verirse, kim bana bildirecek?›› diye sordu.Da sagde David til Jonatan: "Men hvem skal lade mig det vide, om din Fader giver dig et hårdt Svar?"
Davut, ‹‹Baban sana sert bir karşılık verirse, kim bana bildirecek?›› diye sordu.David aber sprach: Wer will mir's ansagen, so dir dein Vater etwas Hartes antwortet?
Davut, ‹‹Baban sana sert bir karşılık verirse, kim bana bildirecek?›› diye sordu.David a zis lui Ionatan: ,,Cine-mi va da de ştire dacă tatăl tău ţi-ar răspunde cu asprime?``