Ana içeriğe geç
Sözlük

davut ile cümle

davut kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
Davarlardan: Hacerli Yaziz sorumluydu. Bunların hepsi Kral Davutun servetinden sorumlu yöneticilerdi.Jaziz, l`Hagarénien, sur les brebis. Tous ceux-là étaient intendants des biens du roi David.
Davarlardan: Hacerli Yaziz sorumluydu. Bunların hepsi Kral Davutun servetinden sorumlu yöneticilerdi.다윗왕의 재산을 맡은 자들이 이러하였더라
Davarlardan: Hacerli Yaziz sorumluydu. Bunların hepsi Kral Davutun servetinden sorumlu yöneticilerdi.Nad bravy pak Jazim Agarejský. Všickni ti úředníci byli nad statkem krále Davida.
Davarlardan: Hacerli Yaziz sorumluydu. Bunların hepsi Kral Davutun servetinden sorumlu yöneticilerdi.nad drobnico pa Jaziz Hagarenec. Vsi ti so bili oskrbniki imetja kralja Davida.
Davarlardan: Hacerli Yaziz sorumluydu. Bunların hepsi Kral Davutun servetinden sorumlu yöneticilerdi.og over småfeet hagaritten Jasi; alle disse var opsynsmenn over kong Davids eiendeler.
Davarlardan: Hacerli Yaziz sorumluydu. Bunların hepsi Kral Davutun servetinden sorumlu yöneticilerdi.över småboskapen hagariten Jasis. Alla dessa voro uppsyningsmän över konung Davids ägodelar.
Davarlardan: Hacerli Yaziz sorumluydu. Bunların hepsi Kral Davutun servetinden sorumlu yöneticilerdi.over Småkvæget Hagriten Jaziz. Alle disse var Overopsynsmænd over Kong Davids Ejendele.
Davarlardan: Hacerli Yaziz sorumluydu. Bunların hepsi Kral Davutun servetinden sorumlu yöneticilerdi.Pikkukarjan kaitsija oli hagrilainen Jaasis. Nämä kaikki olivat kuningas Daavidin omaisuuden ylihoitajia.
Davarlardan: Hacerli Yaziz sorumluydu. Bunların hepsi Kral Davutun servetinden sorumlu yöneticilerdi.Y Jaziz el hagrieno, de los rebaños de ovejas. Todos éstos eran los encargados del patrimonio del rey David
Davarlardan: Hacerli Yaziz sorumluydu. Bunların hepsi Kral Davutun servetinden sorumlu yöneticilerdi.και επι των προβατων, Ιαζιζ ο Αγαριτης. Παντες ουτοι ησαν επισταται των υπαρχοντων του βασιλεως Δαβιδ.
Davarlardan: Hacerli Yaziz sorumluydu. Bunların hepsi Kral Davutun servetinden sorumlu yöneticilerdi.а над овцете, агарецът Язиз. Всички тия бяха надзиратели на цар Давидовия имот.
Davarlardan: Hacerli Yaziz sorumluydu. Bunların hepsi Kral Davutun servetinden sorumlu yöneticilerdi.над мелким скотом – Иазиз Агаритянин. Все эти были начальниками над имением, которое было у царя Давида.
Davarlardan: Hacerli Yaziz sorumluydu. Bunların hepsi Kral Davutun servetinden sorumlu yöneticilerdi.ועל הצאן יזיז ההגרי כל אלה שרי הרכוש אשר למלך דויד׃
Davarlardan: Hacerli Yaziz sorumluydu. Bunların hepsi Kral Davutun servetinden sorumlu yöneticilerdi.وعلى الغنم يازيز الهاجري. كل هؤلاء رؤساء الاملاك التي للملك داود.
Davarlardan: Hacerli Yaziz sorumluydu. Bunların hepsi Kral Davutun servetinden sorumlu yöneticilerdi.這 都 是 給 大 衛 王 掌 管 產 業 的
Davarlardan: Hacerli Yaziz sorumluydu. Bunların hepsi Kral Davutun servetinden sorumlu yöneticilerdi.這 都 是 給 大衛王 掌管 產 業的
Davut çok yaşlanınca, oğlu Süleymanı İsrail Kralı yaptı.Sstarav se pak David, a jsa pln dnů, ustanovil králem Šalomouna syna svého nad Izraelem,
Davut çok yaşlanınca, oğlu Süleymanı İsrail Kralı yaptı.Megvénhedék pedig Dávid és mikor igen koros volna: királylyá tevé az õ fiát, Salamont Izráel felett.
Davuta beslediği sevgiden ötürü Yonatan ona bir daha ant içirtti. Çünkü onu canı kadar seviyordu.A ešte raz dal Jonatán prisahať Dávidovi vo svojej láske naproti nemu, lebo ho miloval ako svoju vlastnú dušu.
Davuta beslediği sevgiden ötürü Yonatan ona bir daha ant içirtti. Çünkü onu canı kadar seviyordu.Da svor Jonatan på ny David en Ed, fordi han elskede ham; thi han elskede ham af hele sin Sjæl.
Davuta beslediği sevgiden ötürü Yonatan ona bir daha ant içirtti. Çünkü onu canı kadar seviyordu.Então Jônatas fez Davi jurar de novo, porquanto o amava; porque o amava com todo o amor da sua alma.
Davuta beslediği sevgiden ötürü Yonatan ona bir daha ant içirtti. Çünkü onu canı kadar seviyordu.Giònata volle ancor giurare a Davide, perché gli voleva bene e lo amava come se stesso
Davuta beslediği sevgiden ötürü Yonatan ona bir daha ant içirtti. Çünkü onu canı kadar seviyordu.Giô-na-than thương yêu Ða-vít như mạng sống mình vậy, nên khiến Ða-vít lại thề nữa.
Davuta beslediği sevgiden ötürü Yonatan ona bir daha ant içirtti. Çünkü onu canı kadar seviyordu.Giô-na-than thương_yêu Ða - vít như mạng sống mình vậy , nên khiến Ða - vít lại thề nữa .
Davuta beslediği sevgiden ötürü Yonatan ona bir daha ant içirtti. Çünkü onu canı kadar seviyordu.Ještě i přísahou zavázal Jonata v lásce odměnné k sobě Davida; nebo jakož miloval duši svou, tak jej miloval.
Davuta beslediği sevgiden ötürü Yonatan ona bir daha ant içirtti. Çünkü onu canı kadar seviyordu.Jonatán hizo jurar de nuevo a David, a causa de su amor por él; porque le amaba con toda su alma
Davuta beslediği sevgiden ötürü Yonatan ona bir daha ant içirtti. Çünkü onu canı kadar seviyordu.Jonathan protesta encore auprès de David de son affection pour lui, car il l`aimait comme son âme.
Davuta beslediği sevgiden ötürü Yonatan ona bir daha ant içirtti. Çünkü onu canı kadar seviyordu.요나단이 다윗을 사랑하므로 그로 다시 맹세케 하였으니 이는 자기 생명을 사랑함 같이 그를 사랑함이었더라
Davuta beslediği sevgiden ötürü Yonatan ona bir daha ant içirtti. Çünkü onu canı kadar seviyordu.Og Jonatan besvor atter David ved sin kjærlighet til ham; for han hadde ham kjær som sitt eget liv.
Davuta beslediği sevgiden ötürü Yonatan ona bir daha ant içirtti. Çünkü onu canı kadar seviyordu.Und Jonathan fuhr fort und schwur David, so lieb hatte er ihn; denn er hatte ihn so lieb wie seine Seele.
Davuta beslediği sevgiden ötürü Yonatan ona bir daha ant içirtti. Çünkü onu canı kadar seviyordu.И снова Ионафан клялся Давиду своею любовью к нему, ибо любил его, как свою душу.
Davuta beslediği sevgiden ötürü Yonatan ona bir daha ant içirtti. Çünkü onu canı kadar seviyordu.ויוסף יהונתן להשביע את דוד באהבתו אתו כי אהבת נפשו אהבו׃
Davuta beslediği sevgiden ötürü Yonatan ona bir daha ant içirtti. Çünkü onu canı kadar seviyordu.ثم عاد يوناثان واستحلف داود بمحبته له لانه احبه محبة نفسه
Davuta beslediği sevgiden ötürü Yonatan ona bir daha ant içirtti. Çünkü onu canı kadar seviyordu.約 拿 單 因 愛 大 衛 如 同 愛 自 己 的 性 命 、 就 使 他 再 起 誓
Davuta beslediği sevgiden ötürü Yonatan ona bir daha ant içirtti. Çünkü onu canı kadar seviyordu.約拿單 因愛 大衛 如同 愛 自己 的 性命 、 就 使 他 再 起誓
Davuta, ‹‹Filistliler Keila Kentine saldırıp harmanları yağmalıyorlar›› diye haber verdiler.A tak wyciągnął stamtąd Dawid, i mieszkał na miejscach obronnych Engaddy.
Davuta, ‹‹Filistliler Keila Kentine saldırıp harmanları yağmalıyorlar›› diye haber verdiler.Au venit şi au spus lui David: ,,Iată că Filistenii au început lupta împotriva Cheilei, şi au jăfuit ariile.``
Davuta, ‹‹Filistliler Keila Kentine saldırıp harmanları yağmalıyorlar›› diye haber verdiler.Da fik David at vide, at Filisterne belejrede Ke'ila og plyndrede Tærskepladserne.
Davuta, ‹‹Filistliler Keila Kentine saldırıp harmanları yağmalıyorlar›› diye haber verdiler.Dieron aviso a David diciendo: "He aquí que los filisteos combaten contra Queila y saquean las eras.
Davuta, ‹‹Filistliler Keila Kentine saldırıp harmanları yağmalıyorlar›› diye haber verdiler.Értesíték pedig Dávidot, mondván: Ímé a Filiszteusok hadakoznak Kehilla ellen, és dúlják a szérûket.
Davut Filist topraklarında bir yıl dört ay yaşadı.Y el tiempo que David habitó en la tierra de los filisteos fue de un año y cuatro meses
Davuta, ‹‹Filistliler Keila Kentine saldırıp harmanları yağmalıyorlar›› diye haber verdiler.혹이 다윗에게 고하여 가로되 보소서 블레셋 사람이 그일라를 쳐서 그 타작 마당을 탈취하더이다
Davuta, ‹‹Filistliler Keila Kentine saldırıp harmanları yağmalıyorlar›› diye haber verdiler.Người ta đến nói cùng Ða-vít rằng: Kìa, dân Phi-li-tin hãm đánh Kê -i-la, và cướp lấy các sân đạp lúa.
Davuta, ‹‹Filistliler Keila Kentine saldırıp harmanları yağmalıyorlar›› diye haber verdiler.Người_ta đến nói cùng Ða - vít rằng : Kìa , dân Phi-li-tin hãm đánh Kê - i-la , và cướp lấy các sân đạp lúa .
Davuta, ‹‹Filistliler Keila Kentine saldırıp harmanları yağmalıyorlar›› diye haber verdiler.Och man berättade för David: »Filistéerna hålla nu på att belägra Kegila, och de plundra logarna.»
Davuta, ‹‹Filistliler Keila Kentine saldırıp harmanları yağmalıyorlar›› diye haber verdiler.On vint dire à David: Voici, les Philistins ont attaqué Keïla, et ils pillent les aires.
Davuta, ‹‹Filistliler Keila Kentine saldırıp harmanları yağmalıyorlar›› diye haber verdiler.Op een dag kwam David ter ore dat de Filistijnen bij Kehila de dorsvloeren aan het leegroven waren.
Davuta, ‹‹Filistliler Keila Kentine saldırıp harmanları yağmalıyorlar›› diye haber verdiler.Ora, foi anunciado a Davi: Eis que os filisteus pelejam contra Queila e saqueiam as eiras.
Davuta, ‹‹Filistliler Keila Kentine saldırıp harmanları yağmalıyorlar›› diye haber verdiler.Potom oznámili Dávidovi a riekli: Hľa, Filištíni bojujú proti Keile a lúpia humná.
Davuta, ‹‹Filistliler Keila Kentine saldırıp harmanları yağmalıyorlar›› diye haber verdiler.Riferirono a Davide: «Ecco i Filistei assediano Keila e saccheggiano le aie»
Davuta, ‹‹Filistliler Keila Kentine saldırıp harmanları yağmalıyorlar›› diye haber verdiler.Så kom det nogen og sa til David: Filistrene har nu kringsatt Ke'ila, og de plyndrer låvene.
Davuta, ‹‹Filistliler Keila Kentine saldırıp harmanları yağmalıyorlar›› diye haber verdiler.Sporoče pa Davidu: Glej, Filistejci se vojskujejo zoper Keilo in plenijo gumna.
Davuta, ‹‹Filistliler Keila Kentine saldırıp harmanları yağmalıyorlar›› diye haber verdiler.Tedy oznámili Davidovi, řkouce: Aj, Filistinští dobývají Cejly a loupí dvory.
Davuta, ‹‹Filistliler Keila Kentine saldırıp harmanları yağmalıyorlar›› diye haber verdiler.Und es ward David angesagt: Siehe, die Philister streiten wider Kegila und berauben die Tennen.
Davuta, ‹‹Filistliler Keila Kentine saldırıp harmanları yağmalıyorlar›› diye haber verdiler.Απηγγειλαν δε προς τον Δαβιδ, λεγοντες, Ιδου, οι Φιλισταιοι πολεμουσιν εν Κεειλα και διαρπαζουσι τα αλωνια.
Davuta, ‹‹Filistliler Keila Kentine saldırıp harmanları yağmalıyorlar›› diye haber verdiler.И известили Давида, говоря: вот, Филистимляне напали на Кеиль и расхищают гумна.
Davuta, ‹‹Filistliler Keila Kentine saldırıp harmanları yağmalıyorlar›› diye haber verdiler.След това известиха на Давида казвайки: Ето, филистимците воюват против Кеила и разграбват гумната.
Davuta, ‹‹Filistliler Keila Kentine saldırıp harmanları yağmalıyorlar›› diye haber verdiler.ויגדו לדוד לאמר הנה פלשתים נלחמים בקעילה והמה שסים את הגרנות׃
Davuta, ‹‹Filistliler Keila Kentine saldırıp harmanları yağmalıyorlar›› diye haber verdiler.فاخبروا داود قائلين هوذا الفلسطينيون يحاربون قعيلة وينهبون البيادر.
Davuta, ‹‹Filistliler Keila Kentine saldırıp harmanları yağmalıyorlar›› diye haber verdiler.有 人 告 訴 大 衛 說 、 非 利 士 人 攻 擊 基 伊 拉 、 搶 奪 禾 場
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod