Ana içeriğe geç
Sözlük

davut ile cümle

davut kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Davut, ‹‹Baban sana sert bir karşılık verirse, kim bana bildirecek?›› diye sordu.David dit à Jonathan: Qui m`informera dans le cas où ton père te répondrait durement?
Davut, ‹‹Baban sana sert bir karşılık verirse, kim bana bildirecek?›› diye sordu.Davide disse a Giònata: «Chi mi avvertirà se tuo padre ti risponde duramente?»
Davut, ‹‹Baban sana sert bir karşılık verirse, kim bana bildirecek?›› diye sordu.Ða-vít đáp cùng Giô-na-than rằng: Nhưng nếu cha anh dùng lời nghiêm khắc đáp cùng anh, thì ai sẽ cho tôi hay?
Davut, ‹‹Baban sana sert bir karşılık verirse, kim bana bildirecek?›› diye sordu.Entonces David preguntó a Jonatán: --¿Quién me avisará, si tu padre te responde con aspereza
Davut, ‹‹Baban sana sert bir karşılık verirse, kim bana bildirecek?›› diye sordu.És monda Dávid Jonathánnak: Kicsoda adja nékem tudtomra, hogy a mit atyád felelni fog néked, szigorú-é?
Davut, ‹‹Baban sana sert bir karşılık verirse, kim bana bildirecek?›› diye sordu.I rzekł Dawid do Jonatana: Któż mi oznajmi, jeźliżeć co odpowie ojciec twój przykrego?
Davut, ‹‹Baban sana sert bir karşılık verirse, kim bana bildirecek?›› diye sordu.Kemudian Daud bertanya, "Siapakah yang akan memberitahukan kepadaku seandainya ayahmu menjawabmu dengan geram?
Davut, ‹‹Baban sana sert bir karşılık verirse, kim bana bildirecek?›› diye sordu.다윗이 요나단에게 이르되 네 부친이 혹 엄하게 네게 대답하면 누가 그것을 내게 고하겠느냐
Davut, ‹‹Baban sana sert bir karşılık verirse, kim bana bildirecek?›› diye sordu.Nato reče David Jonatanu: Kdo mi pove, ako ti oče tvoj kaj trdega odgovori?
Davut, ‹‹Baban sana sert bir karşılık verirse, kim bana bildirecek?›› diye sordu.Perguntou, pois, Davi a Jônatas: Quem me fará saber, se por acaso teu pai te responder asperamente?
Davut, ‹‹Baban sana sert bir karşılık verirse, kim bana bildirecek?›› diye sordu.Řekl také David Jonatovi: Kdož mi oznámí, jestliže odpoví tobě otec tvůj něco tvrdě?
Davut, ‹‹Baban sana sert bir karşılık verirse, kim bana bildirecek?›› diye sordu.Και ειπεν ο Δαβιδ προς τον Ιωναθαν, Τις θελει μοι απαγγειλει εαν ο πατηρ σου αποκριθη εις σε σκληρα;
Davut, ‹‹Baban sana sert bir karşılık verirse, kim bana bildirecek?›› diye sordu.И сказал Давид Ионафану: кто известит меня, если отец твой ответит тебе сурово?
Davut, ‹‹Baban sana sert bir karşılık verirse, kim bana bildirecek?›› diye sordu.Тогава Давид рече на Ионатана: Кой ще ми извести, ако ти отговори баща ти сърдито?
Davut, ‹‹Baban sana sert bir karşılık verirse, kim bana bildirecek?›› diye sordu.ויאמר דוד אל יהונתן מי יגיד לי או מה יענך אביך קשה׃
Davut, ‹‹Baban sana sert bir karşılık verirse, kim bana bildirecek?›› diye sordu.فقال داود ليوناثان من يخبرني ان جاوبك ابوك شيئا قاسيا.
Davut, ‹‹Baban sana sert bir karşılık verirse, kim bana bildirecek?›› diye sordu.大 衛 對 約 拿 單 說 、 你 父 親 若 用 厲 言 回 答 你 、 誰 來 告 訴 我 呢
Davut, ‹‹Baban sana sert bir karşılık verirse, kim bana bildirecek?›› diye sordu.大衛對約 拿 單說 、 你 父親 若 用 厲言 回答 你 、 誰來 告訴 我 呢
Davut binbaşılara, yüzbaşılara ve subaylarına danıştı.A Dávid sa radil s veliteľmi tisícov a stov, so všetkými vojvodami.
Davut binbaşılara, yüzbaşılara ve subaylarına danıştı.A Dawid wszedł w radę z hetmanami nad tysiącami, i z setnikami, i ze wszystkimi rotmistrzami.
Davut binbaşılara, yüzbaşılara ve subaylarına danıştı.David a ţinut sfat cu căpeteniile peste mii şi peste sute, cu toţi mai marii.
Davut binbaşılara, yüzbaşılara ve subaylarına danıştı.Davide si consigliò con i capi di migliaia e di centinaia e con tutti i prìncipi
Davut binbaşılara, yüzbaşılara ve subaylarına danıştı.David pak poradil se s hejtmany nad tisíci, s setníky a se všemi vývodami.
Davut binbaşılara, yüzbaşılara ve subaylarına danıştı.David tint conseil avec les chefs de milliers et de centaines, avec tous les princes.
Davut binbaşılara, yüzbaşılara ve subaylarına danıştı.Ða - vít hội_nghị với quan tướng ngàn quân , quan tướng trăm quân , cùng các quan trưởng của dân .
Davut binbaşılara, yüzbaşılara ve subaylarına danıştı.Ða-vít hội nghị với quan tướng ngàn quân, quan tướng trăm quân, cùng các quan trưởng của dân.
Davut binbaşılara, yüzbaşılara ve subaylarına danıştı.Efter at have rådført sig med Tusindførerne og Hundredeførerne, alle Øversterne,
Davut binbaşılara, yüzbaşılara ve subaylarına danıştı.Entonces David consultó con los jefes de millares y de centenas y con todos los oficiales
Davut binbaşılara, yüzbaşılara ve subaylarına danıştı.In David se je posvetoval s poveljniki čez tisoč in čez sto, z vsemi vojvodami.
Davut binbaşılara, yüzbaşılara ve subaylarına danıştı.Ja Daavid neuvotteli tuhannen- ja sadanpäämiesten, kaikkien ruhtinasten, kanssa.
Davut binbaşılara, yüzbaşılara ve subaylarına danıştı.다윗이 천부장과 백부장 곧 모든 장수로 더불어 의논하고
Davut binbaşılara, yüzbaşılara ve subaylarına danıştı.Na overleg met zijn legerstaf
Davut binbaşılara, yüzbaşılara ve subaylarına danıştı.Och David rådförde sig med över- och underhövitsmännen, med alla furstarna.
Davut binbaşılara, yüzbaşılara ve subaylarına danıştı.Og David holdt råd med høvedsmennene over tusen og over hundre, med alle høvdingene.
Davut binbaşılara, yüzbaşılara ve subaylarına danıştı.Ora, Davi consultou os chefes dos milhares, e das centenas, a saber, todos os oficiais.
Davut binbaşılara, yüzbaşılara ve subaylarına danıştı.Tanácsot tarta pedig Dávid az ezredeknek és századoknak fejeivel és minden elõljárókkal.
Davut binbaşılara, yüzbaşılara ve subaylarına danıştı.Und David hielt einen Rat mit den Hauptleuten über tausend und über hundert und mit allen Fürsten
Davut binbaşılara, yüzbaşılara ve subaylarına danıştı.Και συνεβουλευθη ο Δαβιδ μετα των χιλιαρχων και εκατονταρχων, μετα παντων των αρχηγων.
Davut binbaşılara, yüzbaşılara ve subaylarına danıştı.И советовался Давид с тысяченачальниками, сотниками и со всеми вождями,
Davut binbaşılara, yüzbaşılara ve subaylarına danıştı.Тогава Давид се съветва с хилядниците , стотниците и всичките началници;
Davut binbaşılara, yüzbaşılara ve subaylarına danıştı.ויועץ דויד עם שרי האלפים והמאות לכל נגיד׃
Davut binbaşılara, yüzbaşılara ve subaylarına danıştı.وشاور داود قواد الالوف والمئات وكل رئيس
Davut binbaşılara, yüzbaşılara ve subaylarına danıştı.大 衛 與 千 夫 長 、 百 夫 長 、 就 是 一 切 首 領 商 議
Davut binbaşılara, yüzbaşılara ve subaylarına danıştı.大衛與 千 夫 長 、 百夫長 、 就是 一切 首 領 商議
Davut, ‹‹Bugün seni karşıma çıkaran İsrailin Tanrısı RABbe övgüler olsun!›› diye karşılık verdi,Ao que Davi disse a Abigail: Bendito seja o Senhor Deus de Israel, que hoje te enviou ao meu encontro!
Davut, ‹‹Bugün seni karşıma çıkaran İsrailin Tanrısı RABbe övgüler olsun!›› diye karşılık verdi,Da sa David til Abiga'il: Lovet være Herren, Israels Gud, som idag har sendt mig dig i møte!
Davut, ‹‹Bugün seni karşıma çıkaran İsrailin Tanrısı RABbe övgüler olsun!›› diye karşılık verdi,Då sade David till Abigal: »Välsignad vare HERREN, Israels Gud som i dag har sänt dig mig till mötes!
Davut, ‹‹Bugün seni karşıma çıkaran İsrailin Tanrısı RABbe övgüler olsun!›› diye karşılık verdi,Da sagde David til Abigajil: "Priset være HERREN, Israels Gud, som i Dag sendte mig dig i Møde,
Davut, ‹‹Bugün seni karşıma çıkaran İsrailin Tanrısı RABbe övgüler olsun!›› diye karşılık verdi,David dijo a Abigaíl: --¡Bendito sea Jehovah Dios de Israel, que te envió hoy a mi encuentro
Davut, ‹‹Bugün seni karşıma çıkaran İsrailin Tanrısı RABbe övgüler olsun!›› diye karşılık verdi,David dit à Abigaïl: Béni soit l`Éternel, le Dieu d`Israël, qui t`a envoyée aujourd`hui à ma rencontre!
Davut çok yaşlanınca, oğlu Süleymanı İsrail Kralı yaptı.Ora, sendo Davi já velho e cheio de dias, fez Salomão, seu filho, rei sobre Israel.
Davut, ‹‹Bugün seni karşıma çıkaran İsrailin Tanrısı RABbe övgüler olsun!›› diye karşılık verdi,Davide esclamò rivolto ad Abigail: «Benedetto il Signore, Dio d'Israele, che ti ha mandato oggi incontro a me
Davut, ‹‹Bugün seni karşıma çıkaran İsrailin Tanrısı RABbe övgüler olsun!›› diye karşılık verdi,És monda Dávid Abigailnak: Áldott legyen az Úr, Izráelnek Istene, a ki téged ma elõmbe küldött!
Davut, ‹‹Bugün seni karşıma çıkaran İsrailin Tanrısı RABbe övgüler olsun!›› diye karşılık verdi,I řekl David k Abigail: Požehnaný Hospodin Bůh Izraelský, že tě poslal dne tohoto mně v cestu;
Davut, ‹‹Bugün seni karşıma çıkaran İsrailin Tanrısı RABbe övgüler olsun!›› diye karşılık verdi,다윗이 아비가일에게 이르되 오늘날 너를 보내어 나를 영접케 하신 이스라엘의 하나님 여호와를 찬송할지로다
Davut, ‹‹Bugün seni karşıma çıkaran İsrailin Tanrısı RABbe övgüler olsun!›› diye karşılık verdi,Lalu berkatalah Daud kepadanya, "Terpujilah TUHAN, Allah Israel, yang mengutus engkau menemuiku pada hari ini
Davut, ‹‹Bugün seni karşıma çıkaran İsrailin Tanrısı RABbe övgüler olsun!›› diye karşılık verdi,Nato reče David Abigaili: Hvaljen bodi GOSPOD, Bog Izraelov, ki te je poslal danes meni naproti!
Davut, ‹‹Bugün seni karşıma çıkaran İsrailin Tanrısı RABbe övgüler olsun!›› diye karşılık verdi,Na to riekol Dávid Abigaili: Nech je požehnaný Hospodin, Bôh Izraelov, ktorý ťa poslal dnes oproti mne,
Davut, ‹‹Bugün seni karşıma çıkaran İsrailin Tanrısı RABbe övgüler olsun!›› diye karşılık verdi,И сказал Давид Авигее: благословен Господь Бог Израилев, Который послал тебя ныне навстречу мне,
Davut, ‹‹Bugün seni karşıma çıkaran İsrailin Tanrısı RABbe övgüler olsun!›› diye karşılık verdi,Тогава Давид каза на Авигея: Благословен да бъде Господ Израилевия Бог, Който те изпрати днес да ме посрещнеш;
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod