Ana içeriğe geç
Sözlük

davut ile cümle

davut kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Çenk eşliğinde türkü söyleyenler, Davut gibi beste yapanlar,A kik hárfa mellett dalolgatnak, és azt hiszik, hogy hangszereik a Dávidéi;
Çenk eşliğinde türkü söyleyenler, Davut gibi beste yapanlar,Canterellano al suono dell'arpa, si pareggiano a David negli strumenti musicali
Çenk eşliğinde türkü söyleyenler, Davut gibi beste yapanlar,de kvidrer til Harpeklang og opfinder Strengeleg som David;
Çenk eşliğinde türkü söyleyenler, Davut gibi beste yapanlar,Ils extravaguent au son du luth, Ils se croient habiles comme David sur les instruments de musique.
Çenk eşliğinde türkü söyleyenler, Davut gibi beste yapanlar,Improvisáis al son de la lira e inventáis instrumentos musicales, al estilo de David
Çenk eşliğinde türkü söyleyenler, Davut gibi beste yapanlar,I som skrålen visor till harpans ljud och tänken ut åt eder musikinstrumenter såsom David;
Çenk eşliğinde türkü söyleyenler, Davut gibi beste yapanlar,jotka sepustatte lauluja harpulla säestäen ja sommittelette soittimia kuin mikäkin Daavid;
Çenk eşliğinde türkü söyleyenler, Davut gibi beste yapanlar,ki pojete bedaste pesmi z glasom brenkelj, si izmišljate godala kakor David,
Çenk eşliğinde türkü söyleyenler, Davut gibi beste yapanlar,비파에 맞추어 헛된 노래를 지절거리며 다윗처럼 자기를 위하여 악기를 제조하며
Çenk eşliğinde türkü söyleyenler, Davut gibi beste yapanlar,Którzy śpiewacie przy lutni, wymyślając sobie naczynia muzyczne, jako Dawid;
Çenk eşliğinde türkü söyleyenler, Davut gibi beste yapanlar,Přizpěvujíce k loutně jako David, vymýšlejíce sobě nástroje muzické.
Çenk eşliğinde türkü söyleyenler, Davut gibi beste yapanlar,que garganteiam ao som da lira, e inventam para si instrumentos músicos, assim como Davi;
Çenk eşliğinde türkü söyleyenler, Davut gibi beste yapanlar,som synger allslags tull til harpens toner og har uttenkt eder strengeinstrumenter, likesom David,
Çenk eşliğinde türkü söyleyenler, Davut gibi beste yapanlar,Thật , các ngươi hát bài bậy_bạ họa theo đờn cầm , bày_vẽ ra những đồ nhạc_khí cho mình như vua Ða - vít .
Çenk eşliğinde türkü söyleyenler, Davut gibi beste yapanlar,Thật, các ngươi hát bài bậy bạ họa theo đờn cầm, bày vẽ ra những đồ nhạc khí cho mình như vua Ða-vít.
Çenk eşliğinde türkü söyleyenler, Davut gibi beste yapanlar,tým, ktorí žvania pri zvuku harfy; vymýšľajú si hudobné nástroje ako Dávid,
Çenk eşliğinde türkü söyleyenler, Davut gibi beste yapanlar,und spielt auf dem Psalter und erdichtet euch Lieder wie David,
Çenk eşliğinde türkü söyleyenler, Davut gibi beste yapanlar,οιτινες ψαλλετε εν τη φωνη της λυρας, εφευρισκετε εις εαυτους οργανα μουσικης καθως ο Δαβιδ,
Çenk eşliğinde türkü söyleyenler, Davut gibi beste yapanlar,Които пеете празни песни по звука на псалтира, И си изнамирате музикални инструменти както Давида, -
Çenk eşliğinde türkü söyleyenler, Davut gibi beste yapanlar,поете под звуки гуслей, думая, что владеете музыкальным орудием,как Давид,
Çenk eşliğinde türkü söyleyenler, Davut gibi beste yapanlar,הפרטים על פי הנבל כדויד חשבו להם כלי שיר׃
Çenk eşliğinde türkü söyleyenler, Davut gibi beste yapanlar,الهاذرون مع صوت الرباب المخترعون لانفسهم آلات الغناء كداود
Çenk eşliğinde türkü söyleyenler, Davut gibi beste yapanlar,彈 琴 鼓 瑟 唱 消 閑 的 歌 曲 、 為 自 己 製 造 樂 器 、 如 同 大 衛 所 造 的
Çenk eşliğinde türkü söyleyenler, Davut gibi beste yapanlar,彈琴鼓瑟 唱 消閑 的 歌曲 、 為 自己 製造 樂器 、 如同 大衛所 造 的
Çünkü orada yargı tahtları, Davut soyunun tahtları kurulmuştur.(121:5) Там стоят престолы суда, престолы дома Давидова.
Çünkü orada yargı tahtları, Davut soyunun tahtları kurulmuştur.Albowiem tam są postawione stolice na sąd, stolice domu Dawidowego.
Çünkü orada yargı tahtları, Davut soyunun tahtları kurulmuştur.Căci acolo sînt scaunele de domnie pentru judecată, scaunele de domnie ale casei lui David.
Çünkü orada yargı tahtları, Davut soyunun tahtları kurulmuştur.Car là sont les trônes pour la justice, Les trônes de la maison de David.
Çünkü orada yargı tahtları, Davut soyunun tahtları kurulmuştur.Denn daselbst sind Stühle zum Gericht, die Stühle des Hauses David.
Çünkü orada yargı tahtları, Davut soyunun tahtları kurulmuştur.Di sinilah raja-raja keturunan Daud menghakimi rakyatnya
Çünkü orada yargı tahtları, Davut soyunun tahtları kurulmuştur.For der er stoler satt til dom, stoler for Davids hus.
Çünkü orada yargı tahtları, Davut soyunun tahtları kurulmuştur.거기 판단의 보좌를 두셨으니 곧 다윗 집의 보좌로다
Çünkü orada yargı tahtları, Davut soyunun tahtları kurulmuştur.Là sono posti i seggi del giudizio, i seggi della casa di Davide
Çünkü orada yargı tahtları, Davut soyunun tahtları kurulmuştur.Lebo tam stoja stolice na súd, stolice domu Dávidovho.
Çünkü orada yargı tahtları, Davut soyunun tahtları kurulmuştur.Mert ott ülnek az ítélõszékek, Dávid házának székei.
Çünkü orada yargı tahtları, Davut soyunun tahtları kurulmuştur.Nebo tamť jsou postaveny stolice soudu, stolice domu Davidova.
Çünkü orada yargı tahtları, Davut soyunun tahtları kurulmuştur.Pois ali estão postos os tronos de julgamento, os tronos da casa de Davi.
Çünkü orada yargı tahtları, Davut soyunun tahtları kurulmuştur.Porque allá están los tronos para el juicio, los tronos de la casa de David
Çünkü orada yargı tahtları, Davut soyunun tahtları kurulmuştur.Sillä siellä ovat tuomioistuimet, Daavidin huoneen istuimet.
Çünkü orada yargı tahtları, Davut soyunun tahtları kurulmuştur.Thi der står Dommersæder, Sæder for Davids Hus.
Çünkü orada yargı tahtları, Davut soyunun tahtları kurulmuştur.Ty där äro ställda domarstolar, stolar för Davids hus.
Çünkü orada yargı tahtları, Davut soyunun tahtları kurulmuştur.Vì tại đó có lập các ngôi đoán xét , Tức_là các ngôi nhà Ða - vít .
Çünkü orada yargı tahtları, Davut soyunun tahtları kurulmuştur.Vì tại đó có lập các ngôi đoán xét, Tức là các ngôi nhà Ða-vít.
Çünkü orada yargı tahtları, Davut soyunun tahtları kurulmuştur.Want in Jeruzalem wordt rechtgesproken en het huis van David is er gevestigd.
Çünkü orada yargı tahtları, Davut soyunun tahtları kurulmuştur.Zakaj tam so postavljeni prestoli za sodbo, prestoli hiše Davidove.
Çünkü orada yargı tahtları, Davut soyunun tahtları kurulmuştur.Διοτι εκει ετεθησαν θρονοι δια κρισιν, οι θρονοι του οικου του Δαβιδ.
Çünkü orada yargı tahtları, Davut soyunun tahtları kurulmuştur.Защото там са поставени престоли за съд, Престолите на Давидовия дом.
Çünkü orada yargı tahtları, Davut soyunun tahtları kurulmuştur.כי שמה ישבו כסאות למשפט כסאות לבית דויד׃
Çünkü orada yargı tahtları, Davut soyunun tahtları kurulmuştur.لانه هناك استوت الكراسي للقضاء كراسي بيت داود‎.
Çünkü orada yargı tahtları, Davut soyunun tahtları kurulmuştur.因 為 在 那 裡 設 立 審 判 的 寶 座 、 就 是 大 衛 家 的 寶 座
Çünkü orada yargı tahtları, Davut soyunun tahtları kurulmuştur.因為 在 那 裡設 立審判 的 寶座 、 就 是 大衛家 的 寶座
Davarlardan: Hacerli Yaziz sorumluydu. Bunların hepsi Kral Davutun servetinden sorumlu yöneticilerdi.A juhok felett a Hágárénus Jaziz. Mindnyájan ezek valának a Dávid király jószágainak gondviselõi.
Davarlardan: Hacerli Yaziz sorumluydu. Bunların hepsi Kral Davutun servetinden sorumlu yöneticilerdi.alle pecore Iaziu l'Agareno. Tutti costoro erano amministratori dei beni del re Davide
Davarlardan: Hacerli Yaziz sorumluydu. Bunların hepsi Kral Davutun servetinden sorumlu yöneticilerdi.A nad drobnem bydłem Jazys Agiertczyk. Cić wszysct byli przełożonymi nad majętnościami króla Dawida.
Davarlardan: Hacerli Yaziz sorumluydu. Bunların hepsi Kral Davutun servetinden sorumlu yöneticilerdi.A nad drobným stádom Jazíz Hagarský. Tí všetci boli správcami majetku, ktorý mal kráľ Dávid.
Davarlardan: Hacerli Yaziz sorumluydu. Bunların hepsi Kral Davutun servetinden sorumlu yöneticilerdi.ber die Schafe war Jasis, der Hagariter. Diese waren alle Oberste über die Güter des Königs David.
Davarlardan: Hacerli Yaziz sorumluydu. Bunların hepsi Kral Davutun servetinden sorumlu yöneticilerdi.Các người đó đều là kẻ cai quản các sản nghiệp của vua Ða-vít.
Davarlardan: Hacerli Yaziz sorumluydu. Bunların hepsi Kral Davutun servetinden sorumlu yöneticilerdi.Các người đó đều là kẻ cai_quản các sản_nghiệp của vua Ða - vít .
Davarlardan: Hacerli Yaziz sorumluydu. Bunların hepsi Kral Davutun servetinden sorumlu yöneticilerdi.e sobre o gado miúdo, Jaziz, o hagrita. Todos esses eram os intendentes dos bens do rei Davi.
Davarlardan: Hacerli Yaziz sorumluydu. Bunların hepsi Kral Davutun servetinden sorumlu yöneticilerdi.Iaziz, Hagarenitul, peste oi. Toţi aceştia erau îngrijitori puşi peste averile împăratului David.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod