Bütün kalabalık şaşırıp kaldı. ‹‹Bu, Davutun Oğlu olabilir mi?›› diye soruyorlardı.I divili se všickni zástupové a pravili: Není-liž tento Syn Davidův?
Bütün kalabalık şaşırıp kaldı. ‹‹Bu, Davutun Oğlu olabilir mi?›› diye soruyorlardı.In vse množice so se zavzemale, govoreč: Ali ni ta sin Davidov?
Bütün kalabalık şaşırıp kaldı. ‹‹Bu, Davutun Oğlu olabilir mi?›› diye soruyorlardı.I zdumiał się wszystek lud, i mówili: Nie tenże jest on syn Dawidowy?
Bütün kalabalık şaşırıp kaldı. ‹‹Bu, Davutun Oğlu olabilir mi?›› diye soruyorlardı.Ja kaikki kansa hämmästyi ja sanoi: "Eiköhän tämä ole Daavidin poika?"
Bütün kalabalık şaşırıp kaldı. ‹‹Bu, Davutun Oğlu olabilir mi?›› diye soruyorlardı.무리가 다 놀라 가로되 이는 다윗의 자손이 아니냐 하니
Bütün kalabalık şaşırıp kaldı. ‹‹Bu, Davutun Oğlu olabilir mi?›› diye soruyorlardı.Och allt folket uppfylldes av häpnad och sade: »Månne icke denne är Davids son?»
Bütün kalabalık şaşırıp kaldı. ‹‹Bu, Davutun Oğlu olabilir mi?›› diye soruyorlardı.Og alle Skarerne forfærdedes og sagde: "Mon denne skulde være Davids Søn?"
Bütün kalabalık şaşırıp kaldı. ‹‹Bu, Davutun Oğlu olabilir mi?›› diye soruyorlardı.Og alt folket blev ute av sig selv av forundring og sa: Mon dette skulde være Davids sønn?
Bütün kalabalık şaşırıp kaldı. ‹‹Bu, Davutun Oğlu olabilir mi?›› diye soruyorlardı.Semua orang heran dan berkata, "Mungkinkah Dia ini Anak Daud yang dijanjikan itu?
Bütün kalabalık şaşırıp kaldı. ‹‹Bu, Davutun Oğlu olabilir mi?›› diye soruyorlardı.Toate noroadele, mirate, ziceau: ,,Nu cumva este acesta Fiul lui David?``
Bütün kalabalık şaşırıp kaldı. ‹‹Bu, Davutun Oğlu olabilir mi?›› diye soruyorlardı.Toda la gente estaba atónita y decía: --¿Acaso será éste el Hijo de David
Bütün kalabalık şaşırıp kaldı. ‹‹Bu, Davutun Oğlu olabilir mi?›› diye soruyorlardı.Toute la foule étonnée disait: N`est-ce point là le Fils de David?
Bütün kalabalık şaşırıp kaldı. ‹‹Bu, Davutun Oğlu olabilir mi?›› diye soruyorlardı.Und alles Volk entsetzte sich und sprach: Ist dieser nicht Davids Sohn?
Bütün kalabalık şaşırıp kaldı. ‹‹Bu, Davutun Oğlu olabilir mi?›› diye soruyorlardı.Και εξεπληττοντο παντες οι οχλοι και ελεγον Μηπως ειναι ουτος ο υιος του Δαβιδ;
Bütün kalabalık şaşırıp kaldı. ‹‹Bu, Davutun Oğlu olabilir mi?›› diye soruyorlardı.И всичките множества се смаяха и думаха: Да не би Този да е Давидовият син?
Bütün kalabalık şaşırıp kaldı. ‹‹Bu, Davutun Oğlu olabilir mi?›› diye soruyorlardı.И дивился весь народ и говорил: не это ли Христос, сын Давидов?
Bütün kalabalık şaşırıp kaldı. ‹‹Bu, Davutun Oğlu olabilir mi?›› diye soruyorlardı.І здивувавсь увесь народ, і казали: Чи сей не син Давидів?
Bütün kalabalık şaşırıp kaldı. ‹‹Bu, Davutun Oğlu olabilir mi?›› diye soruyorlardı.וישתוממו כל המון העם ויאמרו הכי זה הוא בן דוד׃
Bütün kalabalık şaşırıp kaldı. ‹‹Bu, Davutun Oğlu olabilir mi?›› diye soruyorlardı.فبهت كل الجموع وقالوا ألعل هذا هو ابن داود.
Bütün kalabalık şaşırıp kaldı. ‹‹Bu, Davutun Oğlu olabilir mi?›› diye soruyorlardı.眾 人 都 驚 奇 、 說 、 這 不 是 大 衛 的 子 孫 麼
Bütün kalabalık şaşırıp kaldı. ‹‹Bu, Davutun Oğlu olabilir mi?›› diye soruyorlardı.眾 人 都 驚奇 、 說 、 這 不 是 大衛 的 子孫麼
Bu yüzden Davuttan daha çok korktu ve yaşamı boyunca ona düşmanlık besledi.Akkor Saul még inkább félni kezde Dávidtól. És Saul ellensége lõn Dávidnak teljes életében.
Bu yüzden Davuttan daha çok korktu ve yaşamı boyunca ona düşmanlık besledi.A Saul sa i ďalej, a to ešte väčšmi bál Dávida. A Saul bol nepriateľom Dávidovi po všetky dni.
Bu yüzden Davuttan daha çok korktu ve yaşamı boyunca ona düşmanlık besledi.Da blev Saul ennu mere redd David, og Saul var Davids fiende all sin tid.
Bu yüzden Davuttan daha çok korktu ve yaşamı boyunca ona düşmanlık besledi.Då fruktade Saul ännu mer för David, och så blev Saul Davids fiende för hela livet.
Bu yüzden Davuttan daha çok korktu ve yaşamı boyunca ona düşmanlık besledi.Da fürchtete sich Saul noch mehr vor David und ward sein Feind sein Leben lang.
Bu yüzden Davuttan daha çok korktu ve yaşamı boyunca ona düşmanlık besledi.frygtede han David endnu mere, og Saul blev for stedse David fjendsk.
Bu yüzden Davuttan daha çok korktu ve yaşamı boyunca ona düşmanlık besledi.Ještě tím více Saul obával se Davida. I byl Saul nepřítelem Davidovým po všecky dny.
Bu yüzden Davuttan daha çok korktu ve yaşamı boyunca ona düşmanlık besledi.사울이 다윗을 더욱 더욱 두려워하여 평생에 다윗의 대적이 되니라
Bu yüzden Davuttan daha çok korktu ve yaşamı boyunca ona düşmanlık besledi.Maka makin takutlah ia kepada Daud dan ia membencinya seumur hidupnya
Bu yüzden Davuttan daha çok korktu ve yaşamı boyunca ona düşmanlık besledi.Nhưng Sau-lơ càng sợ Ða-vít hơn nữa, và trọn đời mình làm kẻ thù nghịch người.
Bu yüzden Davuttan daha çok korktu ve yaşamı boyunca ona düşmanlık besledi.Nhưng_Sau - lơ càng sợ Ða - vít hơn_nữa , và trọn đời mình làm kẻ thù_nghịch người .
Bu yüzden Davuttan daha çok korktu ve yaşamı boyunca ona düşmanlık besledi.Niin Saul pelkäsi vielä enemmän Daavidia, ja Saulista tuli koko elinajakseen Daavidin vihamies.
Bu yüzden Davuttan daha çok korktu ve yaşamı boyunca ona düşmanlık besledi.Saül craignit de plus en plus David, et il fut toute sa vie son ennemi.
Bu yüzden Davuttan daha çok korktu ve yaşamı boyunca ona düşmanlık besledi.Saul ebbe ancor più paura nei riguardi di Davide; Saul fu nemico di Davide per tutti i suoi giorni
Bu yüzden Davuttan daha çok korktu ve yaşamı boyunca ona düşmanlık besledi.Saul s'a temut din ce în ce mai mult de David, şi toată viaţa i -a fost vrăjmaş.
Bu yüzden Davuttan daha çok korktu ve yaşamı boyunca ona düşmanlık besledi.Saúl temió aun más a David. Y Saúl fue hostil a David todos los días
Bu yüzden Davuttan daha çok korktu ve yaşamı boyunca ona düşmanlık besledi.temeu muito mais a Davi; e Saul se tornava cada vez mais seu inimigo.
Bu yüzden Davuttan daha çok korktu ve yaşamı boyunca ona düşmanlık besledi.Tem więcej Saul obawiał się Dawida, i stał się Saul nieprzyjacielem Dawidowi po wszystkie dni.
Bu yüzden Davuttan daha çok korktu ve yaşamı boyunca ona düşmanlık besledi.werd hij nog banger voor hem. Deze angst groeide uit tot een levenslange vijandschap.
Bu yüzden Davuttan daha çok korktu ve yaşamı boyunca ona düşmanlık besledi.Και ετι μαλλον εφοβειτο ο Σαουλ απο προσωπου του Δαβιδ και εγεινεν ο Σαουλ παντοτεινος εχθρος του Δαβιδ.
Bu yüzden Davuttan daha çok korktu ve yaşamı boyunca ona düşmanlık besledi.И стал Саул еще больше бояться Давида и сделался врагом его на всю жизнь.
Bu yüzden Davuttan daha çok korktu ve yaşamı boyunca ona düşmanlık besledi.И тъй, Саул още повече се страхуваше от Давида; и Саул стана Давидов враг за винаги.
Bu yüzden Davuttan daha çok korktu ve yaşamı boyunca ona düşmanlık besledi.ויאסף שאול לרא מפני דוד עוד ויהי שאול איב את דוד כל הימים׃
Bu yüzden Davuttan daha çok korktu ve yaşamı boyunca ona düşmanlık besledi.وعاد شاول يخاف داود بعد وصار شاول عدوا لداود كل الايام
Bu yüzden Davuttan daha çok korktu ve yaşamı boyunca ona düşmanlık besledi.就 更 怕 大 衛 、 常 作 大 衛 的 仇 敵
Bu yüzden Davuttan daha çok korktu ve yaşamı boyunca ona düşmanlık besledi.就 更 怕 大衛 、 常作 大衛 的 仇敵
Çalıp oynarken, ‹Saul binlercesini öldürdü, Davutsa on binlercesini›Det var jo David, om hvem man sang under Dans: Saul slog sine Tusinder, men David sine Titusinder!"
Çalıp oynarken, ‹Saul binlercesini öldürdü, Davutsa on binlercesini›Ist er nicht David, von dem sie sangen im Reigen: Saul hat tausend geschlagen, David aber zehntausend?
Çalıp oynarken, ‹Saul binlercesini öldürdü, Davutsa on binlercesini›그들이 춤추며 창화하여 가로되 사울의 죽인 자는 천천이요 다윗은 만만이로다 하던 이 다윗이 아니니이까
Çalıp oynarken, ‹Saul binlercesini öldürdü, Davutsa on binlercesini›N`est-ce pas ce David pour qui l`on chantait en dansant: Saül a frappé ses mille, Et David ses dix mille?
Çalıp oynarken, ‹Saul binlercesini öldürdü, Davutsa on binlercesini›¿No es éste David, de quien cantaban con danzas diciendo: "Saúl derrotó a sus miles, y David a sus diez miles"
Çalıp oynarken, ‹Saul binlercesini öldürdü, Davutsa on binlercesini›Non è costui quel Davide a cui cantavano tra le danze: e Davide i suoi diecimila?»
Çalıp oynarken, ‹Saul binlercesini öldürdü, Davutsa on binlercesini›Nu este acesta David pentru care cîntau jucînd: ,Saul şi -a bătut miile lui, Iar David zecile lui de mii?``
Çalıp oynarken, ‹Saul binlercesini öldürdü, Davutsa on binlercesini›Не тот ли это Давид, которому пели в хороводах, говоря: „Саул поразил тысячи, а Давид – десятки тысяч"?
Çalıp oynarken, ‹Saul binlercesini öldürdü, Davutsa on binlercesini›הלוא זה דוד אשר יענו לו במחלות לאמר הכה שאול באלפו ודוד ברבבתו׃
Çalıp oynarken, ‹Saul binlercesini öldürdü, Davutsa on binlercesini›أليس هذا هو داود الذي غنّين له بالرقص قائلات ضرب شاول الوفه وداود ربواته
Çalıp oynarken, ‹Saul binlercesini öldürdü, Davutsa on binlercesini›從 前 以 色 列 的 婦 女 跳 舞 唱 和 、 說 、 掃 羅 殺 死 千 千 、 大 衛 殺 死 萬 萬 . 所 說 的 不 是 這 個 大 衛 麼
Çalıp oynarken, ‹Saul binlercesini öldürdü, Davutsa on binlercesini›從前 以色列 的 婦女 跳舞 唱和 、 說 、 掃羅殺 死千千 、 大衛殺死萬萬.所說 的 不 是 這個 大衛麼
Çenk eşliğinde türkü söyleyenler, Davut gibi beste yapanlar,Aiurează în sunetul alăutei, se cred iscusiţi ca David în instrumentele de muzică.