Aviyatar Saulun RABbin kâhinlerini öldürttüğünü Davuta söyledi.واخبر ابياثار داود بان شاول قد قتل كهنة الرب.
Aviyatar Saulun RABbin kâhinlerini öldürttüğünü Davuta söyledi.亞 比 亞 他 將 掃 羅 殺 耶 和 華 祭 司 的 事 告 訴 大 衛
Aviyatar Saulun RABbin kâhinlerini öldürttüğünü Davuta söyledi.亞比亞 他 將掃羅殺 耶和華 祭司 的 事 告 訴 大衛
Avner yirmi kişiyle birlikte Hevrona, Davutun yanına vardı. Davut Avnerle yanındakilere bir şölen verdi.Abner kom til David i Hebron med tyve mann, og David gjorde et gjestebud for Abner og de menn som var med ham.
Avner yirmi kişiyle birlikte Hevrona, Davutun yanına vardı. Davut Avnerle yanındakilere bir şölen verdi.Da nun Abner gen Hebron zu David kam und mit ihm zwanzig Mann, machte ihnen David ein Mahl.
Avner yirmi kişiyle birlikte Hevrona, Davutun yanına vardı. Davut Avnerle yanındakilere bir şölen verdi.아브넬이 종자 이십인으로 더불어 헤브론에 이르러 다윗에게 나아가니 다윗이 아브넬과 그 함께 한 사람을 위하여 잔치를 배설하였더라
Avner yirmi kişiyle birlikte Hevrona, Davutun yanına vardı. Davut Avnerle yanındakilere bir şölen verdi.När då Abner, åtföljd av tjugu man, kom till David i Hebron, gjorde David ett gästabud för Abner och hans män.
Avner yirmi kişiyle birlikte Hevrona, Davutun yanına vardı. Davut Avnerle yanındakilere bir şölen verdi.Twintig mannen vergezelden hem en David bood hun een feestelijke maaltijd aan.
Avner yirmi kişiyle birlikte Hevrona, Davutun yanına vardı. Davut Avnerle yanındakilere bir şölen verdi.ויבא אבנר אל דוד חברון ואתו עשרים אנשים ויעש דוד לאבנר ולאנשים אשר אתו משתה׃
Avner yirmi kişiyle birlikte Hevrona, Davutun yanına vardı. Davut Avnerle yanındakilere bir şölen verdi.فجاء ابنير الى داود الى حبرون ومعه عشرون رجلا. فصنع داود لابنير وللرجال الذين معه وليمة.
Avner yirmi kişiyle birlikte Hevrona, Davutun yanına vardı. Davut Avnerle yanındakilere bir şölen verdi.押 尼 珥 帶 著 二 十 個 人 、 來 到 希 伯 崙 見 大 衛 . 大 衛 就 為 押 尼 珥 和 他 帶 來 的 人 、 設 擺 筵 席
Avner yirmi kişiyle birlikte Hevrona, Davutun yanına vardı. Davut Avnerle yanındakilere bir şölen verdi.押 尼 珥帶 著 二十 個 人 、 來到 希伯崙見 大衛 . 大衛 就 為押尼珥 和 他 帶來 的 人 、 設擺 筵席
Avşalom Geşur Kralı Ammihut oğlu Talmayın yanına kaçtı. Davut ise oğlu Amnon için sürekli yas tutuyordu.Absalón huyó y se fue a Talmai hijo de Amijud, rey de Gesur. Y David lloraba por su hijo todos los días
Avşalom Geşur Kralı Ammihut oğlu Talmayın yanına kaçtı. Davut ise oğlu Amnon için sürekli yas tutuyordu.Absolon pak utekl a ušel k Tolmai synu Amiudovu, králi Gessur. I plakal David syna svého po všecky ty dny.
Avşalom Geşur Kralı Ammihut oğlu Talmayın yanına kaçtı. Davut ise oğlu Amnon için sürekli yas tutuyordu.압살롬은 도망하여 그술 왕 암미훌의 아들 달매에게로 갔고 다윗은 날마다 그 아들을 인하여 슬퍼하니라
Avşalom Geşur Kralı Ammihut oğlu Talmayın yanına kaçtı. Davut ise oğlu Amnon için sürekli yas tutuyordu.Авессалом же убежал и пошел к Фалмаю, сыну Емиуда, царю Гессурскому. И плакал Давид о сыне своем во все дни.
Avşalom Geşur Kralı Ammihut oğlu Talmayın yanına kaçtı. Davut ise oğlu Amnon için sürekli yas tutuyordu.Но Авесалом побягна и отиде при гесурския цар Талмая Амиудовия син; а Давид жалееше за сина си всеки ден.
Avşalom Geşur Kralı Ammihut oğlu Talmayın yanına kaçtı. Davut ise oğlu Amnon için sürekli yas tutuyordu.ואבשלום ברח וילך אל תלמי בן עמיחור מלך גשור ויתאבל על בנו כל הימים׃
Avşalom Geşur Kralı Ammihut oğlu Talmayın yanına kaçtı. Davut ise oğlu Amnon için sürekli yas tutuyordu.فهرب ابشالوم وذهب الى تلماي بن عميهود ملك جشور. وناح داود على ابنه الايام كلها.
Avşalom Geşur Kralı Ammihut oğlu Talmayın yanına kaçtı. Davut ise oğlu Amnon için sürekli yas tutuyordu.押 沙 龍 逃 到 基 述 王 亞 米 忽 的 兒 子 達 買 那 裡 去 了 。 大 衛 天 天 為 他 兒 子 悲 哀
Avşalom Geşur Kralı Ammihut oğlu Talmayın yanına kaçtı. Davut ise oğlu Amnon için sürekli yas tutuyordu.押 沙龍 逃到 基述 王亞米忽 的 兒子 達買 那 裡 去 了 。 大衛 天天 為 他 兒子 悲哀
Ayrıca sayısız sedir tomruğu da sağladı. Çünkü Saydalılarla Surlular Davuta çok sedir tomruğu getirmişlerdi.ámtalan czédrusfát is; mert a Sídon és Tírus [város]beliek czédrusfákat bõségesen szállítának Dávidnak.
Ayrıca sayısız sedir tomruğu da sağladı. Çünkü Saydalılarla Surlular Davuta çok sedir tomruğu getirmişlerdi.Auch Zedernholz ohne Zahl; denn die von Sidon und Tyrus brachten viel Zedernholz zu David.
Ayrıca sayısız sedir tomruğu da sağladı. Çünkü Saydalılarla Surlular Davuta çok sedir tomruğu getirmişlerdi.Dari orang Tirus dan Sidon ia memesan sejumlah besar kayu cemara Libanon
Ayrıca sayısız sedir tomruğu da sağladı. Çünkü Saydalılarla Surlular Davuta çok sedir tomruğu getirmişlerdi.e madeira de cedro sem conta, porque os sidonios e tírios traziam a Davi cedro em abundancia
Ayrıca sayısız sedir tomruğu da sağladı. Çünkü Saydalılarla Surlular Davuta çok sedir tomruğu getirmişlerdi.i cedrového dreva bez počtu, lebo Sidonci a Týrania dopravovali Dávidovi cedrové drevo vo množstve.
Ayrıca sayısız sedir tomruğu da sağladı. Çünkü Saydalılarla Surlular Davuta çok sedir tomruğu getirmişlerdi.ja suunnattomat määrät setripuita, sillä siidonilaiset ja tyyrolaiset toivat paljon setripuita Daavidille.
Ayrıca sayısız sedir tomruğu da sağladı. Çünkü Saydalılarla Surlular Davuta çok sedir tomruğu getirmişlerdi.또 백향목을 무수히 준비하였으니 이는 시돈 사람과 두로 사람이 백향목을 다윗에게로 많이 수운하여 왔음이라
Ayrıca sayısız sedir tomruğu da sağladı. Çünkü Saydalılarla Surlular Davuta çok sedir tomruğu getirmişlerdi.och cederbjälkar i otalig mängd; ty sidonierna och tyrierna förde cederträ i myckenhet till David.
Ayrıca sayısız sedir tomruğu da sağladı. Çünkü Saydalılarla Surlular Davuta çok sedir tomruğu getirmişlerdi.og talløse Cederbjælker, idet Zidonierne og Tyrierne bragte David Cederbjælker i Mængde.
Ayrıca sayısız sedir tomruğu da sağladı. Çünkü Saydalılarla Surlular Davuta çok sedir tomruğu getirmişlerdi.porque los sidonios y los tirios habían llevado a David gran cantidad de madera de cedro
Ayrıca sayısız sedir tomruğu da sağladı. Çünkü Saydalılarla Surlular Davuta çok sedir tomruğu getirmişlerdi.şi lemne de cedru fără număr, căci Sidonienii şi Tirienii aduseseră lui David lemne de cedru din belşug.
Ayrıca sayısız sedir tomruğu da sağladı. Çünkü Saydalılarla Surlular Davuta çok sedir tomruğu getirmişlerdi.Též i dříví cedrového bez počtu; nebo přiváželi Sidonští a Tyrští dříví cedrového množství Davidovi.
Ayrıca sayısız sedir tomruğu da sağladı. Çünkü Saydalılarla Surlular Davuta çok sedir tomruğu getirmişlerdi.tudi cedrovega lesa brez števila; kajti Sidonci in Tirci so pripeljali mnogo cedrovine Davidu.
Ayrıca sayısız sedir tomruğu da sağladı. Çünkü Saydalılarla Surlular Davuta çok sedir tomruğu getirmişlerdi.Uit Tyrus en Sidon bracht men ontelbare hoeveelheden cederhout bij David.
Ayrıca sayısız sedir tomruğu da sağladı. Çünkü Saydalılarla Surlular Davuta çok sedir tomruğu getirmişlerdi.và gỗ bá hương vô số; vì dân Si-đôn và dân Ty-rơ chở rất nhiều gỗ bá hương đến cho vua Ða-vít.
Ayrıca sayısız sedir tomruğu da sağladı. Çünkü Saydalılarla Surlular Davuta çok sedir tomruğu getirmişlerdi.và gỗ bá hương vô_số ; vì dân Si-đôn và dân Ty-rơ chở rất nhiều gỗ bá hương đến cho vua Ða - vít .
Ayrıca sayısız sedir tomruğu da sağladı. Çünkü Saydalılarla Surlular Davuta çok sedir tomruğu getirmişlerdi.και ξυλα κεδρινα αναριθμητα διοτι οι Σιδωνιοι και οι Τυριοι εφερον προς τον Δαβιδ αφθονα κεδρινα ξυλα.
Ayrıca sayısız sedir tomruğu da sağladı. Çünkü Saydalılarla Surlular Davuta çok sedir tomruğu getirmişlerdi.и кедрови дървета без брой; защото сидонците и тиряните донасяха на Давида много кедрови дървета.
Ayrıca sayısız sedir tomruğu da sağladı. Çünkü Saydalılarla Surlular Davuta çok sedir tomruğu getirmişlerdi.и кедровых дерев без счету, потому что Сидоняне и Тиряне доставилиДавиду множество кедровых дерев.
Ayrıca sayısız sedir tomruğu da sağladı. Çünkü Saydalılarla Surlular Davuta çok sedir tomruğu getirmişlerdi.ועצי ארזים לאין מספר כי הביאו הצידנים והצרים עצי ארזים לרב לדויד׃
Ayrıca sayısız sedir tomruğu da sağladı. Çünkü Saydalılarla Surlular Davuta çok sedir tomruğu getirmişlerdi.وخشب ارز لم يكن له عدد لان الصيدونيين والصوريين أتوا بخشب ارز كثير الى داود.
Azarya ölüp atalarına kavuşunca, Davut Kentinde atalarının yanına gömüldü. Yerine oğlu Yotam kral oldu.아사랴가 그 열조와 함께 자매 다윗성에 그 열조와 함께 장사되고 그 아들 요담이 대신하여 왕이 되니라
Azarya ölüp atalarına kavuşunca, Davut Kentinde atalarının yanına gömüldü. Yerine oğlu Yotam kral oldu.Uzia meninggal dan dikubur di pekuburan raja-raja di Kota Daud. Yotam putranya menjadi raja menggantikan dia
Azarya ölüp atalarına kavuşunca, Davut Kentinde atalarının yanına gömüldü. Yerine oğlu Yotam kral oldu.וישכב עזריה עם אבתיו ויקברו אתו עם אבתיו בעיר דוד וימלך יותם בנו תחתיו׃
Azarya ölüp atalarına kavuşunca, Davut Kentinde atalarının yanına gömüldü. Yerine oğlu Yotam kral oldu.ثم اضطجع عزريا مع آبائه فدفنوه مع آبائه في مدينة داود وملك يوثام ابنه عوضا عنه
Azarya ölüp atalarına kavuşunca, Davut Kentinde atalarının yanına gömüldü. Yerine oğlu Yotam kral oldu.亞 撒 利 雅 與 他 列 祖 同 睡 、 葬 在 大 衛 城 他 列 祖 的 墳 地 裡 . 他 兒 子 約 坦 接 續 他 作 王
Azarya ölüp atalarına kavuşunca, Davut Kentinde atalarının yanına gömüldü. Yerine oğlu Yotam kral oldu.亞撒利 雅與 他 列祖 同 睡 、 葬在 大衛城 他 列祖 的 墳地裡 . 他 兒子約坦 接續 他 作王
‹‹Babam Davuta verdiği sözü tutan İsrailin Tanrısı RABbe övgüler olsun! RAB demişti ki,왕이 가로되 이스라엘 하나님 여호와를 송축할지로다 여호와께서 그 입으로 나의 부친 다윗에게 말씀하신 것을 이제 그 손으로 이루셨도다 이르시기를
‹‹Babam Davuta verdiği sözü tutan İsrailin Tanrısı RABbe övgüler olsun! RAB demişti ki,ויאמר ברוך יהוה אלהי ישראל אשר דבר בפיו את דוד אבי ובידו מלא לאמר׃
‹‹Babam Davuta verdiği sözü tutan İsrailin Tanrısı RABbe övgüler olsun! RAB demişti ki,وقال مبارك الرب اله اسرائيل الذي تكلم بفمه الى داود ابي واكمل بيده قائلا
‹‹Babam Davuta verdiği sözü tutan İsrailin Tanrısı RABbe övgüler olsun! RAB demişti ki,所 羅 門 說 、 耶 和 華 以 色 列 的 神 是 應 當 稱 頌 的 、 因 他 親 口 向 我 父 大 衛 所 應 許 的 、 也 親 手 成 就 了
‹‹Babam Davuta verdiği sözü tutan İsrailin Tanrısı RABbe övgüler olsun! RAB demişti ki,所羅門 說 、 耶和華 以色列 的 神 是 應當稱頌 的 、 因 他 親口 向 我 父 大衛所 應許 的 、 也親手 成就 了
‹‹Babam Davut İsrailin Tanrısı RABbin adına bir tapınak yapmayı yürekten istiyordu.A bolo to v srdci Dávida, môjho otca, vystaviť dom menu Hospodina, Boha Izraelovho.
‹‹Babam Davut İsrailin Tanrısı RABbin adına bir tapınak yapmayı yürekten istiyordu.A Dávid, môj otec, zamýšľal vystaviť menu Hospodina, Boha Izraelovho, dom.
‹‹Babam Davut İsrailin Tanrısı RABbin adına bir tapınak yapmayı yürekten istiyordu.Ámbár az én atyám, Dávid elvégezé magában, hogy házat építene az Úrnak, Izráel Istenének,
‹‹Babam Davut İsrailin Tanrısı RABbin adına bir tapınak yapmayı yürekten istiyordu.Bilo je res na srcu Davidu, očetu mojemu, da sezida hišo imenu GOSPODA, Boga Izraelovega.
‹‹Babam Davut İsrailin Tanrısı RABbin adına bir tapınak yapmayı yürekten istiyordu.Bilo pa je na srcu Davidu, očetu mojemu, da zgradi hišo imenu GOSPODA, Boga Izraelovega.
‹‹Babam Davut İsrailin Tanrısı RABbin adına bir tapınak yapmayı yürekten istiyordu.Davide mio padre aveva deciso di costruire un tempio al nome del Signore, Dio di Israele
‹‹Babam Davut İsrailin Tanrısı RABbin adına bir tapınak yapmayı yürekten istiyordu.David, mon père, avait l`intention de bâtir une maison au nom de l`Éternel, le Dieu d`Israël.