‹‹Babam Davut İsrailin Tanrısı RABbin adına bir tapınak yapmayı yürekten istiyordu.Davi, meu pai, teve no seu coração o propósito de edificar uma casa ao nome do Senhor, Deus de Israel.
‹‹Babam Davut İsrailin Tanrısı RABbin adına bir tapınak yapmayı yürekten istiyordu.Die man was mijn vader David. Hij had altijd al de wens een tempel te bouwen voor de HERE, de God van Israël.
‹‹Babam Davut İsrailin Tanrısı RABbin adına bir tapınak yapmayı yürekten istiyordu.És ámbár az én atyám, Dávid már elvégezte volt, hogy õ épít házat az Úrnak, Izráel Istene nevének;
‹‹Babam Davut İsrailin Tanrısı RABbin adına bir tapınak yapmayı yürekten istiyordu."Estuvo en el corazón de mi padre David el anhelo de edificar una casa al nombre de Jehovah Dios de Israel
‹‹Babam Davut İsrailin Tanrısı RABbin adına bir tapınak yapmayı yürekten istiyordu.Ja minun isäni Daavid aikoi rakentaa temppelin Herran, Israelin Jumalan, nimelle.
‹‹Babam Davut İsrailin Tanrısı RABbin adına bir tapınak yapmayı yürekten istiyordu.내 부친 다윗이 이스라엘 하나님 여호와의 이름을 위하여 전을 건축할 마음이 있었더니
‹‹Babam Davut İsrailin Tanrısı RABbin adına bir tapınak yapmayı yürekten istiyordu.Och min fader David hade väl i sinnet att bygga ett hus åt HERRENS, Israels Guds, namn;
‹‹Babam Davut İsrailin Tanrısı RABbin adına bir tapınak yapmayı yürekten istiyordu.Og David, min far, hadde i sinne å bygge et hus for Herrens, Israels Guds navn.
‹‹Babam Davut İsrailin Tanrısı RABbin adına bir tapınak yapmayı yürekten istiyordu.Og min Fader David fik i Sinde at bygge HERRENs, Israels Guds, Navn et Hus;
‹‹Babam Davut İsrailin Tanrısı RABbin adına bir tapınak yapmayı yürekten istiyordu.Ora, Davi, meu pai, propusera em seu coração edificar uma casa ao nome de Senhor, Deus de Israel.
‹‹Babam Davut İsrailin Tanrısı RABbin adına bir tapınak yapmayı yürekten istiyordu.Postanowił był Dawid ojciec mój, w sercu swem, zbudować dom imieniowi Pana, Boga Izraelskiego.
‹‹Babam Davut İsrailin Tanrısı RABbin adına bir tapınak yapmayı yürekten istiyordu.Postanowiłci był wprawdzie w sercu swem Dawid, ojciec mój, zbudować dom imieniowi Pana, Boga Izraelskiego;
‹‹Babam Davut İsrailin Tanrısı RABbin adına bir tapınak yapmayı yürekten istiyordu.Tatăl meu David avea de gînd să zidească o casă Numelui Domnului, Dumnezeului lui Israel.
‹‹Babam Davut İsrailin Tanrısı RABbin adına bir tapınak yapmayı yürekten istiyordu.Uložil tě byl zajisté David otec můj stavěti dům jménu Hospodina Boha Izraelského.
‹‹Babam Davut İsrailin Tanrısı RABbin adına bir tapınak yapmayı yürekten istiyordu.Uložil tě byl zajisté v srdci svém David otec můj stavěti dům jménu Hospodina Boha Izraelského,
‹‹Babam Davut İsrailin Tanrısı RABbin adına bir tapınak yapmayı yürekten istiyordu.Und da es mein Vater im Sinn hatte, ein Haus zu bauen dem Namen des HERRN, des Gottes Israels,
‹‹Babam Davut İsrailin Tanrısı RABbin adına bir tapınak yapmayı yürekten istiyordu.Und mein Vater David hatte es zuvor im Sinn, daß er ein Haus baute dem Namen des HERRN, des Gottes Israels;
‹‹Babam Davut İsrailin Tanrısı RABbin adına bir tapınak yapmayı yürekten istiyordu.Vả , Ða - vít , cha ta , có ý cất một cái đền cho danh Giê-hô-va , là Ðức_Chúa_Trời của Y-sơ-ra-ên .
‹‹Babam Davut İsrailin Tanrısı RABbin adına bir tapınak yapmayı yürekten istiyordu.Vả, Ða-vít, cha ta, có ý cất một cái đền cho danh Giê-hô-va, là Ðức Chúa Trời của Y-sơ-ra-ên.
‹‹Babam Davut İsrailin Tanrısı RABbin adına bir tapınak yapmayı yürekten istiyordu.Vả , Ða - vít , cha tôi , đã rắp lòng xây đền cho danh Giê-hô-va Ðức_Chúa_Trời của Y-sơ-ra-ên .
‹‹Babam Davut İsrailin Tanrısı RABbin adına bir tapınak yapmayı yürekten istiyordu.Vả, Ða-vít, cha tôi, đã rắp lòng xây đền cho danh Giê-hô-va Ðức Chúa Trời của Y-sơ-ra-ên.
‹‹Babam Davut İsrailin Tanrısı RABbin adına bir tapınak yapmayı yürekten istiyordu.Και ηλθεν εις την καρδιαν Δαβιδ του πατρος μου να οικοδομηση οικον εις το ονομα Κυριου του Θεου του Ισραηλ.
‹‹Babam Davut İsrailin Tanrısı RABbin adına bir tapınak yapmayı yürekten istiyordu.И было на сердце у Давида, отца моего, построить дом имени Господа,Бога Израилева.
‹‹Babam Davut İsrailin Tanrısı RABbin adına bir tapınak yapmayı yürekten istiyordu.И в сърцето на баща ми Давида дойде да построи дом за името на Господа Израилевия Бог;
‹‹Babam Davut İsrailin Tanrısı RABbin adına bir tapınak yapmayı yürekten istiyordu.У Давида, отца моего, было на сердце построить храм имени ГосподаБога Израилева;
‹‹Babam Davut İsrailin Tanrısı RABbin adına bir tapınak yapmayı yürekten istiyordu.ויהי עם לבב דוד אבי לבנות בית לשם יהוה אלהי ישראל׃
‹‹Babam Davut İsrailin Tanrısı RABbin adına bir tapınak yapmayı yürekten istiyordu.ויהי עם לבב דויד אבי לבנות בית לשם יהוה אלהי ישראל׃
‹‹Babam Davut İsrailin Tanrısı RABbin adına bir tapınak yapmayı yürekten istiyordu.وكان في قلب داود ابي ان يبني بيتا لاسم الرب اله اسرائيل.
‹‹Babam Davut İsrailin Tanrısı RABbin adına bir tapınak yapmayı yürekten istiyordu.所 羅 門 說 、 我 父 大 衛 曾 立 意 、 要 為 耶 和 華 以 色 列 神 的 名 建 殿
‹‹Babam Davut İsrailin Tanrısı RABbin adına bir tapınak yapmayı yürekten istiyordu.所 羅 門 說 、 我 父 大 衛 曾 立 意 要 為 耶 和 華 以 色 列 神 的 名 建 殿
‹‹Babam Davut İsrailin Tanrısı RABbin adına bir tapınak yapmayı yürekten istiyordu.所羅門 說 、 我 父 大衛曾 立意 、 要為 耶和華 以色列 神 的 名建殿
‹‹Babam Davut İsrailin Tanrısı RABbin adına bir tapınak yapmayı yürekten istiyordu.所羅門 說 、 我 父 大衛曾 立意 要 為 耶和華 以色列 神 的 名建殿
Babası Davutun tahtına geçen Süleymanın krallığı çok sağlam temellere oturmuştu.A tak Salomon usiadł na stolicy Dawida ojca swego, i zmocniło się bardzo królestwo jego.
Babası Davutun tahtına geçen Süleymanın krallığı çok sağlam temellere oturmuştu.A tak sedel Šalamún na tróne Dávida, svojho otca, a jeho kráľovstvo sa upevnilo a stálo veľmi pevne.
Babası Davutun tahtına geçen Süleymanın krallığı çok sağlam temellere oturmuştu.Derpå satte Salomo sig på sin Fader Davids Trone, og hans Herredømme blev såre stærkt.
Babası Davutun tahtına geçen Süleymanın krallığı çok sağlam temellere oturmuştu.Ðoạn , Sa-lô-môn ngồi trên ngai Ða - vít , cha mình , và nước người được lập rất vững_bền .
Babası Davutun tahtına geçen Süleymanın krallığı çok sağlam temellere oturmuştu.Ðoạn, Sa-lô-môn ngồi trên ngai Ða-vít, cha mình, và nước người được lập rất vững bền.
Babası Davutun tahtına geçen Süleymanın krallığı çok sağlam temellere oturmuştu.I dosedl Šalomoun na stolici Davida otce svého, a utvrzeno jest království jeho velmi.
Babası Davutun tahtına geçen Süleymanın krallığı çok sağlam temellere oturmuştu.In Salomon je zasedel prestol Davida, očeta svojega, in kraljestvo njegovo je bilo dobro utrjeno.
Babası Davutun tahtına geçen Süleymanın krallığı çok sağlam temellere oturmuştu.Ja Salomo istui isänsä Daavidin valtaistuimelle, ja hänen kuninkuutensa tuli hyvin vahvaksi.
Babası Davutun tahtına geçen Süleymanın krallığı çok sağlam temellere oturmuştu.Kemudian Salomo menjadi raja menggantikan Daud, ayahnya. Kekuasaan Salomo sebagai raja sangat kukuh
Babası Davutun tahtına geçen Süleymanın krallığı çok sağlam temellere oturmuştu.솔로몬이 그 아비 다윗의 위에 앉으니 그 나라가 심히 견고 하니라
Babası Davutun tahtına geçen Süleymanın krallığı çok sağlam temellere oturmuştu.Och Salomo satte sig på sin fader Davids tron, och han konungamakt blev starkt befäst.
Babası Davutun tahtına geçen Süleymanın krallığı çok sağlam temellere oturmuştu.Og Salomo satt på sin far Davids trone, og hans kongedømme blev meget sterkt.
Babası Davutun tahtına geçen Süleymanın krallığı çok sağlam temellere oturmuştu.Salomão, pois, assentou-se no trono de Davi, seu pai; e o seu reino se fortificou sobremaneira.
Babası Davutun tahtına geçen Süleymanın krallığı çok sağlam temellere oturmuştu.Salomone sedette sul trono di Davide suo padre e il suo regno si consolidò molto
Babası Davutun tahtına geçen Süleymanın krallığı çok sağlam temellere oturmuştu.Salomon s`assit sur le trône de David, son père, et son règne fut très affermi.
Babası Davutun tahtına geçen Süleymanın krallığı çok sağlam temellere oturmuştu.Salomón se sentó en el trono de su padre David, y su reino fue firmemente establecido
Babası Davutun tahtına geçen Süleymanın krallığı çok sağlam temellere oturmuştu.Salomo werd de nieuwe koning in opvolging van zijn vader David. Zijn koningschap verliep erg goed.
Babası Davutun tahtına geçen Süleymanın krallığı çok sağlam temellere oturmuştu.Solomon a şezut pe scaunul de domnie al tatălui său David, şi împărăţia lui s'a întărit foarte mult.
Babası Davutun tahtına geçen Süleymanın krallığı çok sağlam temellere oturmuştu.Und Salomo saß auf dem Stuhl seines Vaters David, und sein Königreich ward sehr beständig.
Babası Davutun tahtına geçen Süleymanın krallığı çok sağlam temellere oturmuştu.Και εκαθησεν ο Σολομων επι του θρονου Δαβιδ του πατρος αυτου και εστερεωθη η βασιλεια αυτου σφοδρα.
Babası Davutun tahtına geçen Süleymanın krallığı çok sağlam temellere oturmuştu.И сел Соломон на престоле Давида, отца своего, и царствование его было очень твердо.
Babası Davutun tahtına geçen Süleymanın krallığı çok sağlam temellere oturmuştu.И Соломон седна на престола на баща си Давида; и царството му се закрепи твърдо.
Babası Davutun tahtına geçen Süleymanın krallığı çok sağlam temellere oturmuştu.ושלמה ישב על כסא דוד אביו ותכן מלכתו מאד׃
Babası Davutun tahtına geçen Süleymanın krallığı çok sağlam temellere oturmuştu.وجلس سليمان على كرسي داود ابيه وتثبّت ملكه جدا
Babası Davutun tahtına geçen Süleymanın krallığı çok sağlam temellere oturmuştu.所 羅 門 坐 他 父 親 大 衛 的 位 、 他 的 國 甚 是 堅 固
Babası Davutun tahtına geçen Süleymanın krallığı çok sağlam temellere oturmuştu.所羅門 坐 他 父親 大衛 的 位 、 他 的 國甚 是 堅固
Bahurimden Benyaminli Gera oğlu Şimi de Kral Davutu karşılamak için Yahudalılarla birlikte çıkageldi.Benjaminitten Sime'i, Geras sønn, fra Bahurim, skyndte sig og drog ned med Judas menn for å møte kong David,
Bahurimden Benyaminli Gera oğlu Şimi de Kral Davutu karşılamak için Yahudalılarla birlikte çıkageldi.바후림에 있는 베냐민 사람 게라의 아들 시므이가 급히 유다 사람과 함께 다윗 왕을 맞으려 내려올 때에