Ana içeriğe geç
Sözlük

davranma ile cümle

davranma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
"Şefkatle davranmama izin ver..."Lasciami agire in modo compassionevole.
"Şefkatle davranmama izin ver..."Lass mich mitfühlend handeln.
"Şefkatle davranmama izin ver..."Pozwól mi współczuć.
"Şefkatle davranmama izin ver..."Rằng hãy làm tôi hành động một cách từ bi.
"Şefkatle davranmama izin ver...""Дай мне силу поступать милосердно!"
"Şefkatle davranmama izin ver...""Дозволь мені бути милосердним!"
"Şefkatle davranmama izin ver..."Нека да се държа състрадателно.
"Şefkatle davranmama izin ver..."תן לי את היכולת לנהוג בחמלה.
"Şefkatle davranmama izin ver..."اجعلوني أتصرف برحمة.
"Şefkatle davranmama izin ver..."やってみて下さい
-Sen de onların sana böyle davranmasına izin mi veriyorsunAllora te ne sei rimasto lì a guardarli?
-Sen de onların sana böyle davranmasına izin mi veriyorsunAlors tu es juste resté assis et tu les as regardé?
-Sen de onların sana böyle davranmasına izin mi veriyorsunDus je hebt ze gewoon hun gang laten gaan?
-Sen de onların sana böyle davranmasına izin mi veriyorsunI co, i ty pozwalasz im na to wszystko?
-Sen de onların sana böyle davranmasına izin mi veriyorsunJadi kamu cuma duduk dan menonton mereka?
-Sen de onların sana böyle davranmasına izin mi veriyorsunJoten sinä vain istut ja katsot heitä?
-Sen de onların sana böyle davranmasına izin mi veriyorsun아니, 그들을 가만히 둬요??
-Sen de onların sana böyle davranmasına izin mi veriyorsunSå du sitter bara och ser på?
-Sen de onların sana böyle davranmasına izin mi veriyorsunSå sad du bare og så til?
-Sen de onların sana böyle davranmasına izin mi veriyorsunSi tu doar ai stat si te-ai uitat ?
-Sen de onların sana böyle davranmasına izin mi veriyorsunSzóval te csak üldögélsz és nézed őket?
-Sen de onların sana böyle davranmasına izin mi veriyorsunTakže ty jen sedíš a koukáš?
-Sen de onların sana böyle davranmasına izin mi veriyorsunTakže ty si len tak sedel a pozoroval ich?
-Sen de onların sana böyle davranmasına izin mi veriyorsunTorej samo sedite in jih gledate?
-Sen de onların sana böyle davranmasına izin mi veriyorsunUnd du bist einfach sitzen geblieben und hast zugesehen?
-Sen de onların sana böyle davranmasına izin mi veriyorsunVậy là bạn chỉ ngồi nhìn chúng nó àh?
-Sen de onların sana böyle davranmasına izin mi veriyorsunΚαι απλά κάθεσαι και τους κοιτάς;
-Sen de onların sana böyle davranmasına izin mi veriyorsunА-а. Ты не должен им позволять так поступать с собой!
-Sen de onların sana böyle davranmasına izin mi veriyorsunЗначи ти просто седиш и ги гледаш?
-Sen de onların sana böyle davranmasına izin mi veriyorsun?אז אתה סתם ישבת וצפיתה עליהם
-Sen de onların sana böyle davranmasına izin mi veriyorsunاه. ..اه اذن ستجلس وتشاهدهم فقط؟؟
-Sen de onların sana böyle davranmasına izin mi veriyorsun集団でそんなことするなんて 人間のクズよ
Seni alçak... Sakin ol sevgili Rainsford. Sana diğer misafirlerim gibi davranmak istemiyorum.Voyons mon cher Rainsford, je ne veux pas vous traiter comme mes autres invités
Sevgi kaba davranmaz, kendi çıkarını aramaz, kolay kolay öfkelenmez, kötülüğün hesabını tutmaz.chẳng làm điều trái phép, chẳng kiếm tư lợi, chẳng nóng giận, chẳng nghi ngờ sự dữ,
Sevgi kaba davranmaz, kendi çıkarını aramaz, kolay kolay öfkelenmez, kötülüğün hesabını tutmaz.chẳng làm điều trái_phép , chẳng kiếm tư_lợi , chẳng nóng_giận , chẳng nghi_ngờ sự dữ ,
Sevgi kaba davranmaz, kendi çıkarını aramaz, kolay kolay öfkelenmez, kötülüğün hesabını tutmaz.den gjør intet usømmelig, søker ikke sitt eget, blir ikke bitter, gjemmer ikke på det onde;
Sevgi kaba davranmaz, kendi çıkarını aramaz, kolay kolay öfkelenmez, kötülüğün hesabını tutmaz.ei käyttäydy sopimattomasti, ei etsi omaansa, ei katkeroidu, ei muistele kärsimäänsä pahaa,
Sevgi kaba davranmaz, kendi çıkarını aramaz, kolay kolay öfkelenmez, kötülüğün hesabını tutmaz.gør intet usømmeligt, søger ikke sit eget, forbitres ikke, tilregner ikke det onde;
Sevgi kaba davranmaz, kendi çıkarını aramaz, kolay kolay öfkelenmez, kötülüğün hesabını tutmaz.무례히 행치 아니하며 자기의 유익을 구치 아니하며 성내지 아니하며 악한 것을 생각지 아니하며
Sevgi kaba davranmaz, kendi çıkarını aramaz, kolay kolay öfkelenmez, kötülüğün hesabını tutmaz.não se porta inconvenientemente, não busca os seus próprios interesses, não se irrita, não suspeita mal;
Sevgi kaba davranmaz, kendi çıkarını aramaz, kolay kolay öfkelenmez, kötülüğün hesabını tutmaz.nechová sa neslušne, nehľadá svojho vlastného, nerozhorčuje sa, nemyslí na zlé,
Sevgi kaba davranmaz, kendi çıkarını aramaz, kolay kolay öfkelenmez, kötülüğün hesabını tutmaz.Nem cselekszik éktelenül, nem keresi a maga hasznát, nem gerjed haragra, nem rójja fel a gonoszt,
Sevgi kaba davranmaz, kendi çıkarını aramaz, kolay kolay öfkelenmez, kötülüğün hesabını tutmaz.ne vede se nespodobno, ne išče svojega, se ne da razdražiti, ne misli hudega,
Sevgi kaba davranmaz, kendi çıkarını aramaz, kolay kolay öfkelenmez, kötülüğün hesabını tutmaz.Nie czyni nic nieprzystojnego, nie szuka swoich rzeczy, nie jest porywcza do gniewu, nie myśli złego;
Sevgi kaba davranmaz, kendi çıkarını aramaz, kolay kolay öfkelenmez, kötülüğün hesabını tutmaz.No es indecoroso, ni busca lo suyo propio. No se irrita, ni lleva cuentas del mal
Sevgi kaba davranmaz, kendi çıkarını aramaz, kolay kolay öfkelenmez, kötülüğün hesabını tutmaz.non manca di rispetto, non cerca il suo interesse, non si adira, non tiene conto del male ricevuto
Sevgi kaba davranmaz, kendi çıkarını aramaz, kolay kolay öfkelenmez, kötülüğün hesabını tutmaz.nu se poartă necuviincios, nu caută folosul său, nu se mînie, nu se gîndeşte la rău,
Sevgi kaba davranmaz, kendi çıkarını aramaz, kolay kolay öfkelenmez, kötülüğün hesabını tutmaz.V nic neslušného se nevydává, nehledá svých věcí, nezpouzí se, neobmýšlí zlého.
Sevgi kaba davranmaz, kendi çıkarını aramaz, kolay kolay öfkelenmez, kötülüğün hesabını tutmaz.zij kwetst niet, is niet egoïstisch en voelt zich nooit beledigd; zij neemt niemand iets kwalijk;
Sevgi kaba davranmaz, kendi çıkarını aramaz, kolay kolay öfkelenmez, kötülüğün hesabını tutmaz.δεν ασχημονει, δεν ζητει τα εαυτης, δεν παροξυνεται, δεν διαλογιζεται το κακον,
Sevgi kaba davranmaz, kendi çıkarını aramaz, kolay kolay öfkelenmez, kötülüğün hesabını tutmaz.не бесчинствует, не ищет своего, не раздражается, не мыслит зла,
Sevgi kaba davranmaz, kendi çıkarını aramaz, kolay kolay öfkelenmez, kötülüğün hesabını tutmaz.не осоромлює, не шукає свого, не пориваєть ся до гнїву, не думає лихого;
Sevgi kaba davranmaz, kendi çıkarını aramaz, kolay kolay öfkelenmez, kötülüğün hesabını tutmaz.לא תעשה דבר תפלה ולא תבקש את אשר לה ולא תתמרמר ולא תחשב הרעה׃
Sevgi kaba davranmaz, kendi çıkarını aramaz, kolay kolay öfkelenmez, kötülüğün hesabını tutmaz.ولا تقبح ولا تطلب ما لنفسها ولا تحتد ولا تظن السوء
Sevgi kaba davranmaz, kendi çıkarını aramaz, kolay kolay öfkelenmez, kötülüğün hesabını tutmaz.不 作 害 羞 的 事 . 不 求 自 己 的 益 處 . 不 輕 易 發 怒 . 不 計 算 人 的 惡
Sevgi kaba davranmaz, kendi çıkarını aramaz, kolay kolay öfkelenmez, kötülüğün hesabını tutmaz.不作 害羞 的 事 . 不求 自己 的 益處 . 不 輕易發怒 . 不 計算人 的 惡
Şimdi bu kolaymış gibi davranmayacağım.Acum nu o sa pretind ca este usor.
Şimdi bu kolaymış gibi davranmayacağım.Bây giờ tôi sẽ không giả bộ mà nói rằng điều này là dễ dàng.
Şimdi bu kolaymış gibi davranmayacağım.Ich werde jetzt nicht so tun, als ob das einfach wäre.
Şimdi bu kolaymış gibi davranmayacağım.Ik beweer niet dat dit gemakkelijk is.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod