Ana içeriğe geç
Sözlük

davranma ile cümle

davranma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Eğer nazik davranmazsa, yaz tatillerinde çalışmasını sağlayacağım.Dacã nu se astâmpãrã, mã voi îngriji sã fie pus sã studieze în timpul vacanþelor de varã.
Eğer nazik davranmazsa, yaz tatillerinde çalışmasını sağlayacağım.Jos hän ei pysy nahoissaan, hän saa kesäopintoja.
Eğer nazik davranmazsa, yaz tatillerinde çalışmasını sağlayacağım.Si no se comporta... ...me aseguraré de que estudie durante las vacaciones de verano.
En akıllı davranmamız gereken yer neresi?BA: 先ほど示したとおり、感染の途絶えたことのない4つの地域、
En akıllı davranmamız gereken yer neresi?Di mana menurutmu kita harus menjadi yang paling cerdas?
En akıllı davranmamız gereken yer neresi?¿Dónde crees que deberíamos estar más atentos?
En akıllı davranmamız gereken yer neresi?Dove pensi bisognerà essere più intelligenti?
En akıllı davranmamız gereken yer neresi?Gdzie będziemy musieli być najsprytniejsi?
En akıllı davranmamız gereken yer neresi?Kde si podle tebe musíme dát nejvíc pozor?
En akıllı davranmamız gereken yer neresi?어느 방면에 우리가 더욱 현명해져야 한다고 생각합니까?
En akıllı davranmamız gereken yer neresi?Nơi đâu chúng ta cần khôn ngoan nhất?
En akıllı davranmamız gereken yer neresi?Où diriez-vous que nous avons besoin d'être les plus futés ?
En akıllı davranmamız gereken yer neresi?Unde va fi nevoie sa fim cei mai inteligenti?
En akıllı davranmamız gereken yer neresi?Waar zou je zeggen dat we het slimste moeten zijn?
En akıllı davranmamız gereken yer neresi?Wo denken Sie, dass wir am klügsten sein müssen?
En akıllı davranmamız gereken yer neresi?Πού πιστεύεις ότι πρέπει να είμαστε πιο έξυπνοι;
En akıllı davranmamız gereken yer neresi?Где, по вашему мнению, нам придется приложить особые усилия?
En akıllı davranmamız gereken yer neresi?Къде би казал, че трябва да сме най-хитри?
En akıllı davranmamız gereken yer neresi?היכן תאמר שנצטרך להיות החכמים ביותר?
En akıllı davranmamız gereken yer neresi?حيث ستصبح في حاجة إلى التعامل الأذكى؟
Erkek çocuklarına ağlamamaları söylenir... "Erkek gibi" davranmaları gerekir, değil mi?Ai ragazzini viene detto di non piangere... che devono essere degli "ometti" giusto?
Erkek çocuklarına ağlamamaları söylenir... "Erkek gibi" davranmaları gerekir, değil mi?A los niños pequeños se les dice que no deben llorar, que sean hombrecitos, ¿cierto?
Erkek çocuklarına ağlamamaları söylenir... "Erkek gibi" davranmaları gerekir, değil mi?Baieteilor li se spune sa nu planga....ca ei ar trebui sa se comporte ca barbatii, corect?
Erkek çocuklarına ağlamamaları söylenir... "Erkek gibi" davranmaları gerekir, değil mi?Chłopcom mówi się, żeby nie beczeli ... że powinni "Być twardzielami", prawda?
Erkek çocuklarına ağlamamaları söylenir... "Erkek gibi" davranmaları gerekir, değil mi?Kleine jongens wordt verteld om niet te huilen ...dat ze een 'kerel' moeten zijn toch?
Erkek çocuklarına ağlamamaları söylenir... "Erkek gibi" davranmaları gerekir, değil mi?"Kleinen Jungs bringt man bei, nicht zu weinen... sie sollten ihren "Mann stehen", nicht wahr ?"
Erkek çocuklarına ağlamamaları söylenir... "Erkek gibi" davranmaları gerekir, değil mi?On leur dit de ne pas pleurer.... qu'ils sont censé montrer une attitude virile, n'est-ce pas ?
Erkek çocuklarına ağlamamaları söylenir... "Erkek gibi" davranmaları gerekir, değil mi?Στα Μικρά αγόρια λένε να μην κλαίνε ... που υποτίθεται ότι, πρέπει να είναι "άντρες", σωστά;
Erkek çocuklarına ağlamamaları söylenir... "Erkek gibi" davranmaları gerekir, değil mi?אומרים לבנים 'לא לבכות'.. שיקבלו את זה 'כמו גברים', נכון?
Erkek çocuklarına ağlamamaları söylenir... "Erkek gibi" davranmaları gerekir, değil mi?父親は、自分の息子が小さい頃から、どんなことであれ、
"Erkek gibi" davranmaları gerekir, değil mi?Aos meninos diz-se que têm de se tornar homens, certo?
"Erkek gibi" davranmaları gerekir, değil mi?Казва им се, че трябва да бъдат по-мъжествени, нали?
Eski sayılmaz -- Sadece belirli bir şekilde davranmak için belirli bir müzik sever.Det är inte tänkt som vintage -- hon tycker bara att viss musik ska låta på ett speciellt sätt.
Eski sayılmaz -- Sadece belirli bir şekilde davranmak için belirli bir müzik sever.Het wordt niet gezien als vintage -- ze houdt er gewoon van dat bepaalde muziek een bepaalde manier klinkt.
Eski sayılmaz -- Sadece belirli bir şekilde davranmak için belirli bir müzik sever.Não é considerado vintage -- ela apenas gosta que certas músicas soem de certa maneira.
Eski sayılmaz -- Sadece belirli bir şekilde davranmak için belirli bir müzik sever.Nem azért, mert klasszikus -- bizonyos zenéket bizonyos hangzással kedvel.
Eski sayılmaz -- Sadece belirli bir şekilde davranmak için belirli bir müzik sever.Není to zastaralé - ona jen ráda poslouchá určitou hudbu, určitým způsobem.
Eski sayılmaz -- Sadece belirli bir şekilde davranmak için belirli bir müzik sever.Ne zdi se ji staromoden, samo všeč ji je, da je določena glasba slišati na določen način.
Eski sayılmaz -- Sadece belirli bir şekilde davranmak için belirli bir müzik sever.Nie je zastaraný - má len rada, ak istá hudba znie istým štýlom.
Eski sayılmaz -- Sadece belirli bir şekilde davranmak için belirli bir müzik sever.Nie robi tego dla szpanu -- po prostu lubi gdy konkretna muzyka brzmi w konkretny sposób.
Eski sayılmaz -- Sadece belirli bir şekilde davranmak için belirli bir müzik sever.No se considera un clásico... a ells simplemente le gusta que cierta música suene de cierta manera.♪
Eski sayılmaz -- Sadece belirli bir şekilde davranmak için belirli bir müzik sever.Δεν θεωρείται συλλεκτικό -- απλά της αρέσει να ακούει τη συγκεκριμένη μουσική με συγκεκριμένο τρόπο.
Eski sayılmaz -- Sadece belirli bir şekilde davranmak için belirli bir müzik sever.И это вовсе не винтаж - просто она любит, чтобы особенная музыка звучала особо.
Eski sayılmaz -- Sadece belirli bir şekilde davranmak için belirli bir müzik sever.Не се смята за старомодно - тя просто обича определена музика да звучи по определен начин.
Eski sayılmaz -- Sadece belirli bir şekilde davranmak için belirli bir müzik sever.Це не тому, що він вінтажний - їй просто подобається, коли певна музика звучить певним чином.
Ey kocalar, karılarınızı sevin. Onlara sert davranmayın.Bărbaţilor, iubiţi-vă nevestele, şi nu ţineţi necaz pe ele.
Ey kocalar, karılarınızı sevin. Onlara sert davranmayın.En mannen, wijd u met liefde aan uw vrouw; behandel haar niet grof of onverschillig.
Ey kocalar, karılarınızı sevin. Onlara sert davranmayın.Esposos, amad a vuestras esposas y no os amarguéis contra ellas
Ey kocalar, karılarınızı sevin. Onlara sert davranmayın.Hỡi kẻ làm chồng , hãy yêu vợ mình , chớ hề ở cay_nghiệt với người .
Ey kocalar, karılarınızı sevin. Onlara sert davranmayın.Hỡi kẻ làm chồng, hãy yêu vợ mình, chớ hề ở cay nghiệt với người.
Ey kocalar, karılarınızı sevin. Onlara sert davranmayın.Ihr Männer, liebet eure Weiber und seid nicht bitter gegen sie.
Ey kocalar, karılarınızı sevin. Onlara sert davranmayın.I Mænd! elsker eders Hustruer, og værer ikke bitre imod dem!
Ey kocalar, karılarınızı sevin. Onlara sert davranmayın.I män, älsken edra hustrur och varen icke bittra mot dem.
Ey kocalar, karılarınızı sevin. Onlara sert davranmayın.I menn! elsk eders hustruer og vær ikke bitre mot dem!
Ey kocalar, karılarınızı sevin. Onlara sert davranmayın.남편들아 아내를 사랑하며 괴롭게 하지 말라
Ey kocalar, karılarınızı sevin. Onlara sert davranmayın.Maris, aimez vos femmes, et ne vous aigrissez pas contre elles.
Ey kocalar, karılarınızı sevin. Onlara sert davranmayın.Mężowie! Miłujcie żony wasze, a nie bądźcie surowymi przeciwko nim.
Ey kocalar, karılarınızı sevin. Onlara sert davranmayın.Miehet, rakastakaa vaimojanne, älkääkä olko heitä kohtaan katkerat.
Ey kocalar, karılarınızı sevin. Onlara sert davranmayın.Možje, ljubite žene svoje in ne bodite osorni proti njim.
Ey kocalar, karılarınızı sevin. Onlara sert davranmayın.Muži milujte ženy své, a nemějtež se přísně k nim.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod