Ana içeriğe geç
Sözlük

davranma ile cümle

davranma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Ey kocalar, karılarınızı sevin. Onlara sert davranmayın.Saudara-saudara yang menjadi suami! Kasihilah istrimu. Jangan kasar terhadap mereka
Ey kocalar, karılarınızı sevin. Onlara sert davranmayın.Ti férfiak, szeressétek a ti feleségeteket, és ne legyetek irántok keserû kedvûek.
Ey kocalar, karılarınızı sevin. Onlara sert davranmayın.Voi, mariti, amate le vostre mogli e non inaspritevi con esse
Ey kocalar, karılarınızı sevin. Onlara sert davranmayın.Vós, maridos, amai a vossas mulheres, e não as trateis asperamente.
Ey kocalar, karılarınızı sevin. Onlara sert davranmayın.Vy, mužovia, milujte svoje ženy a nerozhorčujte sa na ne.
Ey kocalar, karılarınızı sevin. Onlara sert davranmayın.Οι ανδρες, αγαπατε τας γυναικας σας και μη ησθε πικροι προς αυτας.
Ey kocalar, karılarınızı sevin. Onlara sert davranmayın.Мужья, любите своих жен и не будьте кним суровы.
Ey kocalar, karılarınızı sevin. Onlara sert davranmayın.Постоянствувайте в молитва, и бдете в нея с благодарение.
Ey kocalar, karılarınızı sevin. Onlara sert davranmayın.Чоловіки, любіть жінок і не бувайте гіркими до них.
Ey kocalar, karılarınızı sevin. Onlara sert davranmayın.אתם האנשים אהבו את נשיכם ואל תתמרמרו אליהן׃
Ey kocalar, karılarınızı sevin. Onlara sert davranmayın.ايها الرجال احبوا نساءكم ولا تكونوا قساة عليهنّ
Ey kocalar, karılarınızı sevin. Onlara sert davranmayın.你 們 作 丈 夫 的 、 要 愛 你 們 的 妻 子 、 不 可 苦 待 他 們
Ey kocalar, karılarınızı sevin. Onlara sert davranmayın.你 們作 丈夫 的 、 要愛 你 們 的 妻子 、 不 可 苦 待 他們
Fakat birdenbire, oyuncular, farklı davranmaya başlıyor.Tapi tiba-tiba, para aktor mulai bergerak berbeda
Fakat birdenbire, oyuncular, farklı davranmaya başlıyor.ولكن فجأة, بدأ الممثلون بالتحرك بشكل مختلف
Farklı görünmelerini ve davranmalarını sağlayan şey nedir?例えば筋肉の細胞は
Farklılıklarımız kısa bir yemek sonrasında buhar olup uçacakmış gibi de davranmamıştık.Ale také jsme nepředstíraly, že rozdíly mezi námi po jednom obědě prostě zmizí.
Farklılıklarımız kısa bir yemek sonrasında buhar olup uçacakmış gibi de davranmamıştık.Dar nici nu ne-am prefăcut că divergențele noastre vor dispărea pur și simplu după o masă luată împreună.
Farklılıklarımız kısa bir yemek sonrasında buhar olup uçacakmış gibi de davranmamıştık.De nem is csináltunk úgy, mintha a különbségeink csakúgy eltűnnének ebéd után.
Farklılıklarımız kısa bir yemek sonrasında buhar olup uçacakmış gibi de davranmamıştık.Jednocześnie nie udawałyśmy jednak, że różnice między nami po prostu się rozpłyną wraz z końcem lunchu.
Farklılıklarımız kısa bir yemek sonrasında buhar olup uçacakmış gibi de davranmamıştık.하지만 우리는 점심 식사 후 우리가 가진 서로 다른 점들이 사라져버릴 것처럼 행동하지도 않았죠.
Farklılıklarımız kısa bir yemek sonrasında buhar olup uçacakmış gibi de davranmamıştık.Maar we hadden ook niet gedaan alsof onze verschillen gewoon weg zouden smelten na een lunch.
Farklılıklarımız kısa bir yemek sonrasında buhar olup uçacakmış gibi de davranmamıştık.Ma non avevamo neppure preteso che le nostre differenze scomparissero in un attimo dopo un pranzo.
Farklılıklarımız kısa bir yemek sonrasında buhar olup uçacakmış gibi de davranmamıştık.Mas também não fingimos que as nossas diferenças iam desaparecer depois do almoço.
Farklılıklarımız kısa bir yemek sonrasında buhar olup uçacakmış gibi de davranmamıştık.Namun kita juga tidak berpura-pura bahwa perbedaan kita akan segera hilang segera setelah makan.
Farklılıklarımız kısa bir yemek sonrasında buhar olup uçacakmış gibi de davranmamıştık.Nhưng chúng tôi cũng không giả vờ rằng mọi khác biệt giữa chúng tôi sẽ tan biến sau bữa cơm.
Farklılıklarımız kısa bir yemek sonrasında buhar olup uçacakmış gibi de davranmamıştık.Pero tampoco habíamos simulado que nuestras diferencias simplemente se iban a desvanecer tras el almuerzo.
Farklılıklarımız kısa bir yemek sonrasında buhar olup uçacakmış gibi de davranmamıştık.Ούτε και προσποιηθήκαμε ότι τα όσα μας χώριζαν, εξαφανίστηκαν μετά από ένα γεύμα.
Farklılıklarımız kısa bir yemek sonrasında buhar olup uçacakmış gibi de davranmamıştık.Но и не бяхме претендирали, че нашите различия просто ще изчезнат след този обяд.
Farklılıklarımız kısa bir yemek sonrasında buhar olup uçacakmış gibi de davranmamıştık.Но кроме того, мы не пытались сделать вид, что наши различия растворятся сами собой по окончании обеда.
Farklılıklarımız kısa bir yemek sonrasında buhar olup uçacakmış gibi de davranmamıştık.Та, все ж, ми не прикидались, що наші відмінності розчинились після цього обіду.
Farklılıklarımız kısa bir yemek sonrasında buhar olup uçacakmış gibi de davranmamıştık.וגם לא ניסינו להעמיד פנים שחילוקי הדעות בינינו יעלמו להם עם סיום הארוחה.
Farklılıklarımız kısa bir yemek sonrasında buhar olup uçacakmış gibi de davranmamıştık.وكيف اننا لم ندع .. أن الاختلافات فيما بيننا اختفت بعد ان انتهينا من الغداء
Farklılıklarımız kısa bir yemek sonrasında buhar olup uçacakmış gibi de davranmamıştık.違いは消えてなくなるようなフリを していたわけではありません
Fin toplumunda herkes eşittir ve herkese adaletli davranmak gerekir.Dans la société finlandaise, tous les individus sont égaux et doivent être traités de manière équitable.
Fin toplumunda herkes eşittir ve herkese adaletli davranmak gerekir.En la sociedad finlandesa, todos son iguales y todos deben ser tratados con justicia.
Fin toplumunda herkes eşittir ve herkese adaletli davranmak gerekir.I det finländska samhället är alla jämlika och alla ska behandlas rättvist.
Fin toplumunda herkes eşittir ve herkese adaletli davranmak gerekir.Suomalaisessa yhteiskunnassa kaikki ovat tasa-arvoisia, ja kaikkia tulee kohdella oikeudenmukaisesti.
Fin toplumunda herkes eşittir ve herkese adaletli davranmak gerekir.В финском обществе все равны, ко всем необходимо относиться справедливо.
Fin toplumunda herkes eşittir ve herkese adaletli davranmak gerekir.في المجتمع الفنلندي الجميع متساوون، ويتوجب التعامل مع الجميع بإنصاف.
Fin yasalarına göre çalışanlara iyi davranmak ve ücret ödemek gerekir.Enligt lagen i Finland måste arbetstagarna behandlas väl och de ska betalas lön.
Fin yasalarına göre çalışanlara iyi davranmak ve ücret ödemek gerekir.Según la ley finlandesa, los trabajadores deben recibir un buen trato y se les debe pagar un salario.
Fin yasalarına göre çalışanlara iyi davranmak ve ücret ödemek gerekir.Selon les lois finlandaises, les employés doivent être bien traités et doivent percevoir un salaire.
Fin yasalarına göre çalışanlara iyi davranmak ve ücret ödemek gerekir.Suomen lakien mukaan työntekijöitä pitää kohdella hyvin ja maksaa palkkaa.
Fin yasalarına göre çalışanlara iyi davranmak ve ücret ödemek gerekir.وفقاً للقانون الفنلندي فإنه يتوجب معاملة العامل بشكل جيد ودفع أجره.
Futbol oyuncuları neden bu şekilde davranmaya hakları olduğunu düşünüyorlar?¿Por qué los futbolistas creen que este tipo de comportamiento está permitido?
Gelecekte gibi davranma rolünde başarısız gibiyiz.De algún modo, no logramos actuar en el futuro.
Gelecekte gibi davranma rolünde başarısız gibiyiz.En un sens, nous échouons à agir pour l'avenir.
Gelecekte gibi davranma rolünde başarısız gibiyiz.In un certo senso, stiamo fallendo nelle attività future.
Gelecekte gibi davranma rolünde başarısız gibiyiz.우리는 어떤 의미에서,
Gelecekte gibi davranma rolünde başarısız gibiyiz. Mahsus ve bilinçli olarak uyuşuğuz.Het lukt ons eigenlijk niet om aan de toekomst te denken.
Gelecekte gibi davranma rolünde başarısız gibiyiz. Mahsus ve bilinçli olarak uyuşuğuz.Trong một nghĩa nào đó, chúng ta đang không làm gì trong tương lai.
Gelecekte gibi davranma rolünde başarısız gibiyiz.Suntem, într-un sens, pe punctul de a eșua în viitor.
Gelecekte gibi davranma rolünde başarısız gibiyiz.W zasadzie nie robimy niczego dla przyszłości.
Gelecekte gibi davranma rolünde başarısız gibiyiz.Мы, в некотором смысле, проваливаем возможность действовать в будущем.
Gelecekte gibi davranma rolünde başarısız gibiyiz.Ние, в известен смисъл, се проваляме да действаме в бъдещето.
Gelecekte gibi davranma rolünde başarısız gibiyiz.אנו במובן מסוים נכשלים לפעול
Gelecekte gibi davranma rolünde başarısız gibiyiz.نحن إلى حد ما، نفشل في الفعل
Gelecekte gibi davranma rolünde başarısız gibiyiz.働きかけられていません
Gençliğimizin böyle davranmasını mı istiyoruz?Chceme, aby se naše mládež takto chovala?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod