Bu kadar güçlü davranmanız gerekmiyor.Non dovete fingere di essere così forti.
Bu kadar güçlü davranmanız gerekmiyor.No tenéis que haceros los duros.
Bu kadar güçlü davranmanız gerekmiyor.Teidän ei tarvitse esittää vahvaa.
Bu kadar güçlü davranmanız gerekmiyor.Μην το παίζεις δυνατός.
Bu kadar güçlü davranmanız gerekmiyor.Не надо так притворяться.
Bulduğum şey, tüm yönleriyle, din farklı şekilde davranmak hakkındadır.Amit találtam, ami minden vallásra igaz, hogy a vallás lényege az eltérő viselkedés!
Bulduğum şey, tüm yönleriyle, din farklı şekilde davranmak hakkındadır.Ce am găsit, în general, e că religia înseamnă să te comporți diferit.
Bulduğum şey, tüm yönleriyle, din farklı şekilde davranmak hakkındadır.Ce que j'ai découvert, systématiquement, c'est que la religion c'est agir différemment.
Bulduğum şey, tüm yönleriyle, din farklı şekilde davranmak hakkındadır.Descobri que, de forma geral, a religião trata de nos comportarmos de maneira diferente.
Bulduğum şey, tüm yönleriyle, din farklı şekilde davranmak hakkındadır.He descubierto que, en general, la religión consiste en actuar de otra forma.
Bulduğum şey, tüm yönleriyle, din farklı şekilde davranmak hakkındadır.제가 찾은 것은 동서고금을 막론하고 종교는 '다르게 행동하는 것'이라는 점입니다.
Bulduğum şey, tüm yönleriyle, din farklı şekilde davranmak hakkındadır.Odkryłam, że bez wyjątków, w religii chodzi o zmianę zachowania.
Bulduğum şey, tüm yönleriyle, din farklı şekilde davranmak hakkındadır.Quello che ho trovato, su tutta la linea, è che la religione è comportarsi in modo diverso.
Bulduğum şey, tüm yönleriyle, din farklı şekilde davranmak hakkındadır.Všeobecne platné podľa mojich zistení je, že náboženstvo je o chovaní sa rozdielne.
Bulduğum şey, tüm yönleriyle, din farklı şekilde davranmak hakkındadır.Was ich durchweg festgestellt habe, ist dass sich Religion darum dreht, sich anders zu verhalten.
Bulduğum şey, tüm yönleriyle, din farklı şekilde davranmak hakkındadır.Wat ik heb ontdekt is dat religie over het algemeen gaat over ander gedrag.
Bulduğum şey, tüm yönleriyle, din farklı şekilde davranmak hakkındadır.Yang saya temukan pada semua agama, adalah bahwa agama adalah tentang berperilaku secara berbeda.
Bulduğum şey, tüm yönleriyle, din farklı şekilde davranmak hakkındadır.Αυτό που ανακάλυψα, γενικώς, είναι ότι η θρησκεία είναι ένα είδος συμπεριφοράς.
Bulduğum şey, tüm yönleriyle, din farklı şekilde davranmak hakkındadır.Това, което открих е, че религията се отнася до различно поведение.
Bulduğum şey, tüm yönleriyle, din farklı şekilde davranmak hakkındadır.Я обнаружила, что для любой религии главное - характерное поведение, отличающее её приверженцев.
Bulduğum şey, tüm yönleriyle, din farklı şekilde davranmak hakkındadır.מה שגיליתי, בכל מקום, הוא שמשמעות הדת היא להתנהג אחרת.
Bulduğum şey, tüm yönleriyle, din farklı şekilde davranmak hakkındadır.ما وجدت وبشكل شامل أن الدين هو حول التصرف بشكل مغاير مختلف.
Bulduğum şey, tüm yönleriyle, din farklı şekilde davranmak hakkındadır.神を信じるかどうか以前に 何らかの行動があって そこには-
Bu Liam Hemsworth, benim nişanlım. Tatlım, lütfen sarhoş bir sürtük gibi davranmayı bırak!Toto je Liam Hemsworth, můj kluk zlato prosím přestaň se chovat jako opilá šlapka
Bu model senin kral gibi davranmanı gerektirir.Den här modellen kräver att du agerar som kungen.
Bu model senin kral gibi davranmanı gerektirir.Dit model vereist dat je je als de koning gedraagt.
Bu model senin kral gibi davranmanı gerektirir.Ez a modell azt követeli meg tőled, hogy királyként viselkedj.
Bu model senin kral gibi davranmanı gerektirir.In diesem Modell muss man sich wie ein König aufführen.
Bu model senin kral gibi davranmanı gerektirir.이런 모델에서는 아이디어의 주인이 왕이 되야합니다.
Bu model senin kral gibi davranmanı gerektirir.Model ini menuntut kalian bersikap seperti raja.
Bu model senin kral gibi davranmanı gerektirir.Modelul necesită ca voi să vă purtaţi ca regele.
Bu model senin kral gibi davranmanı gerektirir.Mô hình này đòi hỏi bạn phải xử sự như một ông hoàng.
Bu model senin kral gibi davranmanı gerektirir. Odanın önünde durup arkadakilere birşeyler fırlatan kişi gibi.Ten schemat wymaga, byśmy działali jak król, stojący u szczytu sali, rzucając ochłapy wyrobnikom z tyłu.
Bu model senin kral gibi davranmanı gerektirir.Questo modello richiede che vi comportiate da re.
Bu model senin kral gibi davranmanı gerektirir.Tento model si vyžaduje, aby ste sa správali ako kráľ.
Bu model senin kral gibi davranmanı gerektirir.Tento model vyžaduje, abyste se chovali jako král.
Bu model senin kral gibi davranmanı gerektirir.Този модел изисква от вас да се държите като цар.
Bu model senin kral gibi davranmanı gerektirir.Ця модель потребує, щоб ви поводилися як король.
Bu model senin kral gibi davranmanı gerektirir.Эта модель требует от вас действовать по-королевски.
Bu model senin kral gibi davranmanı gerektirir.כמו האיש בקדמת החדר שזורק דברים לפיונים מאחור.
Bu model senin kral gibi davranmanı gerektirir.وهذ النموذج يتطلب منك التصرف مثل الملك
Bu model senin kral gibi davranmanı gerektirir.部屋の前側にいて、
Bu yüzden oraya gitmeye ve bir satıcı gibi davranmaya karar verdim.Also entschloss ich mich, selber den Händler zu geben.
Bu yüzden oraya gitmeye ve bir satıcı gibi davranmaya karar verdim.Aşa că am decis să mă duc acolo şi să mă dau drept vânzător.
Bu yüzden oraya gitmeye ve bir satıcı gibi davranmaya karar verdim.Así que decidí ir hasta allí y hacerme pasar por un vendedor.
Bu yüzden oraya gitmeye ve bir satıcı gibi davranmaya karar verdim.Bởi thế tôi quyết định đến đó và giả vờ là một người bán hàng.
Bu yüzden oraya gitmeye ve bir satıcı gibi davranmaya karar verdim.Così ho deciso di andare lì e fingermi un venditore.
Bu yüzden oraya gitmeye ve bir satıcı gibi davranmaya karar verdim.Dus besloot ik erheen te gaan en me als verkoper voor te doen.
Bu yüzden oraya gitmeye ve bir satıcı gibi davranmaya karar verdim.J'ai donc décidé d'y aller et de me faire passer pour un vendeur.
Bu yüzden oraya gitmeye ve bir satıcı gibi davranmaya karar verdim.그래서 전 그 곳에서 행상인 행세를 하기로 결심했습니다.
Bu yüzden oraya gitmeye ve bir satıcı gibi davranmaya karar verdim.Portanto, decidi ir lá e agir como um vendedor.
Bu yüzden oraya gitmeye ve bir satıcı gibi davranmaya karar verdim.Postanowiłem udawać handlarza. Postanowiłem udawać handlarza.
Bu yüzden oraya gitmeye ve bir satıcı gibi davranmaya karar verdim.Så jeg besluttede mig for at tage derhen og optræde som sælger.
Bu yüzden oraya gitmeye ve bir satıcı gibi davranmaya karar verdim.Тож я вирішив піти туди і вдати із себе торговця.
Bu yüzden oraya gitmeye ve bir satıcı gibi davranmaya karar verdim.Я решил пойти туда и действовать как торговец.
Bu yüzden oraya gitmeye ve bir satıcı gibi davranmaya karar verdim.אז החלטתי ללכת לשם ולהתחזות לרוכל.
Bu yüzden oraya gitmeye ve bir satıcı gibi davranmaya karar verdim.لذا قررت أن اذهب إلى هناك وأتصرف كبائع.
Bu yüzden oraya gitmeye ve bir satıcı gibi davranmaya karar verdim.行商人のふりをしました 取引をする過程で
Çocuklar çocuk gibi davranmalı...Dziecko ma się zachowywać jak dziecko.
Çocuklar çocuk gibi davranmalı...Ett barn ska bete sig som ett barn.