-Bana çocuk gibi davranma!- Nie jestem żadnym dzieckiem!
-Bana çocuk gibi davranma!- ¡No me trate como a un niño!
-Bana çocuk gibi davranma!- Non mi tratti come un bambino!
-Bana çocuk gibi davranma!-Δεν είμαι παιδί!
-Bana çocuk gibi davranma!- Не считайте меня ребёнком!
Bana küçük bir çocuk gibi davranmaktan vazgeçsen artık.Chciałbym, żebyś przestała traktować mnie jak chłopca.
Bana küçük bir çocuk gibi davranmaktan vazgeçsen artık.Gostava que deixasses de me tratar como um garoto.
Bana küçük bir çocuk gibi davranmaktan vazgeçsen artık.Hvis du bare kunne stoppe med at behandle mig som en lille dreng.
Bana küçük bir çocuk gibi davranmaktan vazgeçsen artık.Lakkaa kohtelemasta minua kuin pikkupoikaa.
Bana küçük bir çocuk gibi davranmaktan vazgeçsen artık.Mi piacerebbe se la smettessi di trattarmi come un bambino.
Bana küçük bir çocuk gibi davranmaktan vazgeçsen artık.Ojalá dejaras de tratarme como a un chiquillo.
Bana küçük bir çocuk gibi davranmaktan vazgeçsen artık.Om du kunde sluta behandla mig som en liten pojke...
Bana küçük bir çocuk gibi davranmaktan vazgeçsen artık.Μακάρι να είχες πάψει ήδη να μου φέρεσαι σαν παιδί!
Bana küçük bir çocuk gibi davranmaktan vazgeçsen artık.Хватит вам обращаться со мной, как с ребёнком.
Başladığımız yere mi döndük? Harbi mi? Ah, silahlarına davranmadan vuracaktık onları.Πάλι τα ίδια;
Başta kampta güvendeydik. Ama sonradan hükümetin askerleri de bize kötü davranmaya başladı.Początkowo byliśmy bezpieczni w tym obozie, ale później żołnierze rządu zaczęli znęcać się nad nami.
Başta kampta güvendeydik. Ama sonradan hükümetin askerleri de bize kötü davranmaya başladı.Оставаме заради страха, който ни е тласнал в лагера... и все още съществува у дома.
B: Ben-merkezci değil toplum-merkezci davranmak zorundasınız.B: devi agire in modo socio-centrico, non egocentrico.
B: Ben-merkezci değil toplum-merkezci davranmak zorundasınız.B: 자기중심이 아닌 집단중심적이어야 한다.
B: Ben-merkezci değil toplum-merkezci davranmak zorundasınız.B: man må handle socio-centreret, ikke egocentreret.
B: Ben-merkezci değil toplum-merkezci davranmak zorundasınız.Temos de agir sociocentricamente, não egocentricamente.
B: Ben-merkezci değil toplum-merkezci davranmak zorundasınız.Б: действовать надо ради общего блага, а не собственного.
B: Ben-merkezci değil toplum-merkezci davranmak zorundasınız.Б) ти маєш діяти соціоцентрично, а не егоцентрично.
B: Ben-merkezci değil toplum-merkezci davranmak zorundasınız.ב', לפעול בצורה מוכוונת-חברה ולא מוכוונת-עצמי.
B: Ben-merkezci değil toplum-merkezci davranmak zorundasınız.ثانيا: يجب أن ينبني تصرفك على فائدة المجتمع وليس كبرياؤك.
Ben aptal mıyım? Yoksa böyle davranmamın sebebi başarılı olmanı istemediğimden mi?Apa aku seperti orang bodoh? atau aku melakukan ini agar kau tidak sukses?
Bencilce davranmaktan vazgeç. Benim için de tasalanma.L'enseignement est un beau métier.
Ben daha fazlasını da yapmak gibi davranmak istemiyorum. "En väitä tehdä enemmän. "
Ben daha fazlasını da yapmak gibi davranmak istemiyorum. "Eu nu pretind să facă mai mult. "
Ben daha fazlasını da yapmak gibi davranmak istemiyorum. "Ich behaupte nicht, mehr zu tun. "
Ben daha fazlasını da yapmak gibi davranmak istemiyorum. "Ik pretendeer niet om meer te doen. "
Ben daha fazlasını da yapmak gibi davranmak istemiyorum. "Io non pretendo di fare di più. "
Ben daha fazlasını da yapmak gibi davranmak istemiyorum. "Jag gör inte anspråk att göra mer. "
Ben daha fazlasını da yapmak gibi davranmak istemiyorum. "Jeg påstår ikke at gøre mere. "
Ben daha fazlasını da yapmak gibi davranmak istemiyorum. "Je ne prétends pas en faire plus. "
Ben daha fazlasını da yapmak gibi davranmak istemiyorum. "내가 당신을 볼 수있는. 난 더 할 척하지 마세요. "
Ben daha fazlasını da yapmak gibi davranmak istemiyorum. "lo que puedo ver de ti. No pretendo hacer más. "
Ben daha fazlasını da yapmak gibi davranmak istemiyorum. "Não tenho a pretensão de fazer mais. "
Ben daha fazlasını da yapmak gibi davranmak istemiyorum. "Nechcem predstierať, že urobiť viac. "
Ben daha fazlasını da yapmak gibi davranmak istemiyorum. "Nechci předstírat, že udělat víc. "
Ben daha fazlasını da yapmak gibi davranmak istemiyorum. "Nem úgy, mintha nem több. "
Ben daha fazlasını da yapmak gibi davranmak istemiyorum. "Ne se pretvarjati, da naredijo več. "
Ben daha fazlasını da yapmak gibi davranmak istemiyorum. "Nie udaję się zrobić więcej. "
Ben daha fazlasını da yapmak gibi davranmak istemiyorum. "Saya tidak berpretensi untuk melakukan lebih. "
Ben daha fazlasını da yapmak gibi davranmak istemiyorum. "Tôi không giả vờ làm nhiều hơn nữa. "
Ben daha fazlasını da yapmak gibi davranmak istemiyorum. "Δεν ισχυρίζομαι να κάνουμε περισσότερα. "
Ben daha fazlasını da yapmak gibi davranmak istemiyorum. "Аз не претендирам да направи повече. "
Ben daha fazlasını da yapmak gibi davranmak istemiyorum. ""Я могу помочь что я вижу вас. Я не претендую на большее. "
Ben daha fazlasını da yapmak gibi davranmak istemiyorum. "Я не претендую на більше. "
Ben daha fazlasını da yapmak gibi davranmak istemiyorum. "מה אני יכול לראות אותך. אני לא מתיימר לעשות יותר. "
Ben daha fazlasını da yapmak gibi davranmak istemiyorum. "ما أستطيع أن أرى من أنت. أنا لا أدعي أن تفعل أكثر من ذلك. "
Ben daha fazlasını da yapmak gibi davranmak istemiyorum. "彼は私を見もせずにsceptically首を横に振った。
Ben de sanki hep biliyormuşum gibi davranmaya başladım.Aºa cã a trebuit sã mã prefac cã dintotdeauna ºtiam asta.
Ben de sanki hep biliyormuşum gibi davranmaya başladım.Da musste ich natürlich so tun, als ob ich das längst wüsste.
Ben de sanki hep biliyormuşum gibi davranmaya başladım.J'ai fait semblant de le savoir depuis toujours.
Ben de sanki hep biliyormuşum gibi davranmaya başladım.Więc musiałam udawać, że wiem od zawsze.
Ben de sanki hep biliyormuşum gibi davranmaya başladım.Ετσι έπρεπε να κάνω οτι το ήξερα απο πάντα.
Ben-merkezci değil toplum-merkezci davranmak zorundasınız.Il faut agir de manière socio-centrique, pas égocentrique.
Ben-merkezci değil toplum-merkezci davranmak zorundasınız.Je moet sociaal-centrisch handelen, niet ego-centrisch.
Ben-merkezci değil toplum-merkezci davranmak zorundasınız.Musisz działać socjocentrycznie, nie egocentrycznie.