Ana içeriğe geç
Sözlük

davranma ile cümle

davranma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Vasari Lucrezıa'yi vefasız, kıskanç ve çıraklara karşı kötü davranma ile anımsamıştır.Vasari kirjeldas Lucreziat jumalavallatu, armukadeda ja õpipoiste vastu tigedana.
Toplum, özellikle kadının toplumdaki yeri konusunda tutucu davranmaya teşvik ediliyordu.Mees suhtus naise ühiskondlikku tegevusse toetavalt.
Bu hipoteze göre engellenme süreçleri insanlarda saldırgan davranma eğilimi açığa çıkartır.Oletame, et ma tean, millised ajuseisundid tekitavad normaalsetel inimestel vihaelamuse.
Hanedan üyeleri yönettikleri bölgelerde bağımsız davranmaya başladılar.Praegused agendid tegutsevad oma alal täiesti iseseisvalt.
Acele et! Bir dahaki sefere, herşeyi biliyormuş gibi davranma Yemeklerini merak ediyorum.Mach schon! nächstes mal tu nicht so als wüsstest du alles. ich bin neugirig wie deine Kochkünste sind.
Açık bir şekilde, bu çocuklar oğluma kaba davranmak istememişlerdi.Compreendi que aqueles miúdos não queriam ser rudes com o meu filho.
Açık bir şekilde, bu çocuklar oğluma kaba davranmak istememişlerdi.Comprendí que esos niños no pretendían ser maleducados con mi hijo.
Açık bir şekilde, bu çocuklar oğluma kaba davranmak istememişlerdi.Det föreföll mig att de där barnen inte hade menat att vara elaka mot min son.
Açık bir şekilde, bu çocuklar oğluma kaba davranmak istememişlerdi.Dotarło do mnie, że dzieci w szkole nie chciały być niegrzeczne w stosunku do syna.
Açık bir şekilde, bu çocuklar oğluma kaba davranmak istememişlerdi.Era chiaro che quei ragazzi non volevano essere maleducati con mio figlio.
Açık bir şekilde, bu çocuklar oğluma kaba davranmak istememişlerdi.Era clar că acei copii nu aveau intenția să fie răi cu fiul meu.
Açık bir şekilde, bu çocuklar oğluma kaba davranmak istememişlerdi.Ik zag haarscherp dat die kinderen mijn zoon niet wilden kwetsen.
Açık bir şekilde, bu çocuklar oğluma kaba davranmak istememişlerdi.J'ai compris que ces enfants n'avaient pas eu l'intention d'être méchants avec mon fils.
Açık bir şekilde, bu çocuklar oğluma kaba davranmak istememişlerdi.그 아이들이 제 아들에게 무례하게 대하려고 한 것은 아닙니다.
Açık bir şekilde, bu çocuklar oğluma kaba davranmak istememişlerdi.Mir wurde bewusst, dass diese Jungs nicht absichtlich gemein zu meinem Sohn waren.
Açık bir şekilde, bu çocuklar oğluma kaba davranmak istememişlerdi.Rájöttem, hogy azok a gyerekek nem akartak gorombák lenni a fiammal.
Açık bir şekilde, bu çocuklar oğluma kaba davranmak istememişlerdi.Saya menyadari bahwa anak-anak itu tak bermaksud jahat pada anak saya.
Açık bir şekilde, bu çocuklar oğluma kaba davranmak istememişlerdi.Uvědomila jsem si, že tyto děti nechtěli být hrubé k mému synovi.
Açık bir şekilde, bu çocuklar oğluma kaba davranmak istememişlerdi.Uvedomila som si, že tie deti nechceli byť hrubé na môjho syna.
Açık bir şekilde, bu çocuklar oğluma kaba davranmak istememişlerdi.Xin lưu ý rằng mấy đứa trẻ không cố ý xúc phạm con trai tôi.
Açık bir şekilde, bu çocuklar oğluma kaba davranmak istememişlerdi.Τότε συνειδητοποίησα ότι αυτά τα παιδιά δεν φέρθηκαν με αγένεια στο γιο μου.
Açık bir şekilde, bu çocuklar oğluma kaba davranmak istememişlerdi.Стало ясно, что у тех мальчиков не было намерения нападать на моего сына.
Açık bir şekilde, bu çocuklar oğluma kaba davranmak istememişlerdi.Тези деца всъщност не са искали да проявят грубост към сина ми.
Açık bir şekilde, bu çocuklar oğluma kaba davranmak istememişlerdi.זה הגיע לנקודה שהילדים האלו לא התכוונו להתנהג בגסות אל בני.
Açık bir şekilde, bu çocuklar oğluma kaba davranmak istememişlerdi.واتضح جليا أن هؤلاء الأطفال لم يقصدوا أن يكونو فظين مع ابني.
Açık bir şekilde, bu çocuklar oğluma kaba davranmak istememişlerdi.息子を殴った子どもたちには いじめの意図などなく 周りの大人たちの影響を受けたにすぎない
Ah, silahlarına davranmadan vuracaktık onları.Davvero ? Uh,probabilmente avremmo dovuto spararli quando sono andati a riprendere le loro armi
Ah, silahlarına davranmadan vuracaktık onları.Echt jetzt? Uh, wir hätten vermutlich schießen sollen als sie nach ihren Waffen gegriffen haben.
Ah, silahlarına davranmadan vuracaktık onları.그냥 멍때리고 있을 때 쏴버릴걸 그랬나?
Ah, silahlarına davranmadan vuracaktık onları.On aurait du les tuer quand ils n'avaient pas leurs armes.
Ah, silahlarına davranmadan vuracaktık onları.Powinniśmy zrobić im jatkę od razu jak sięgnęli po spluwy.
Ah, silahlarına davranmadan vuracaktık onları.Seriöst? Öhm, Vi skulle nog skjutit dem när de drog sina vapen.
Ah, silahlarına davranmadan vuracaktık onları.Uh, asi jsme je měli zastřelit když na nás nemířili.
Ah, silahlarına davranmadan vuracaktık onları.Uh, we hadden ze waarschijnlijk moeten doden toen ze naar hun wapens grepen.
Ah, silahlarına davranmadan vuracaktık onları.Нам, наверное, надо было застрелить их, когда они поднимали оружие.
Akrostiţi sikeyim Sanki mutluymuţsun gibi davranmayý kes, ben geri döndümNe fais pas genre d"être heureux de mon retour car je vais faire mal
Akrostiţi sikeyim Sanki mutluymuţsun gibi davranmayý kes, ben geri döndümنه‌فره‌ت له‌و کردنه‌ش وه‌ک ئه‌وی دلخۆشبی دووباره‌ نه‌فره‌تت لیبێ
Ama bir hayvana nazikçe davranmanin bizden bir götürüsü olmaz.Aber es nimmt einem Menschen nichts weg, zu einem Tier gütig zu sein.
Ama bir hayvana nazikçe davranmanin bizden bir götürüsü olmaz.Dar nu-l costa nimic pe om sa arate bunatate unui animal.
Ama bir hayvana nazikçe davranmanin bizden bir götürüsü olmaz.Ma in nessun modo la nostra natura di umani viene svilita dal mostrarsi amorevoli verso un animale.
Ama bir hayvana nazikçe davranmanin bizden bir götürüsü olmaz.Men det tar inget ifrån en människa att vara snäll mot ett djur.
Ama bir hayvana nazikçe davranmanin bizden bir götürüsü olmaz.Pedig semmit nem vesz el egy emberbõl az, hogy kedves legyen egy állathoz.
Ama bir hayvana nazikçe davranmanin bizden bir götürüsü olmaz.Tidak ada sesuatu pun yang terambil dari seorang manusia hanya karena baik pada seekor binatang.
Ama bir hayvana nazikçe davranmanin bizden bir götürüsü olmaz.Αλλά το να είμαστε άκακοι σε κάποιο ζώο, δε μας στερεί τίποτα.
Ama bir hayvana nazikçe davranmanin bizden bir götürüsü olmaz.אך האדם אינו מפסיד דבר .כאשר הוא טוב לב אל החיה
Ama evde üç oğlan olunca aralarından hiç değilse birinin istenen şekilde davranmaması ihtimali epeyce yüksek.Ale s troma chlapcami máte slušnú pravdepodobnosť, že aspoň jeden z nich sa nebude správať tak, ako by sa mal.
Ama evde üç oğlan olunca aralarından hiç değilse birinin istenen şekilde davranmaması ihtimali epeyce yüksek.De három fiú esetében elég nagy az esélye annak, hogy legalább egyikükkel nem nem nagyon bír az ember.
Ama evde üç oğlan olunca aralarından hiç değilse birinin istenen şekilde davranmaması ihtimali epeyce yüksek.그러나 남자 아이가 세 명이면, 적어도 그 중 한 명은 반드시 행해야하는대로 처신하지 않을 가능성이 상당히 많습니다.
Ama evde üç oğlan olunca aralarından hiç değilse birinin istenen şekilde davranmaması ihtimali epeyce yüksek.Maar met drie jongens heb je veel kans dat er minstens één gedrag vertoont dat niet helemaal naar behoren is.
Ama evde üç oğlan olunca aralarından hiç değilse birinin istenen şekilde davranmaması ihtimali epeyce yüksek.Но с три момчета, има голяма вероятност, че поне един от тях няма да се държи точно така, както би трябвало.
Ama evde üç oğlan olunca aralarından hiç değilse birinin istenen şekilde davranmaması ihtimali epeyce yüksek.אבל עם שלושה בנים, ישנו סיכוי סביר שלפחות אחד מהם לא יתנהג בדיוק כמצופה.
Ama evde üç oğlan olunca aralarından hiç değilse birinin istenen şekilde davranmaması ihtimali epeyce yüksek.少なくとも1人は 行儀よくせずに ぐずっているのです AV:期待と現実のギャップがどう生まれたのかお分かりでしょう
Ama öldügünü teyit edene kadar tedbirsiz davranmayalım.Dopóki nie potwierdzimy, że jest martwy, bądźcie czujni.
Ama öldügünü teyit edene kadar tedbirsiz davranmayalım.Finché non siamo certi della sua morte, state all'erta.
Ama öldügünü teyit edene kadar tedbirsiz davranmayalım.Forsigtig, til vi ved, at han er død.
Ama öldügünü teyit edene kadar tedbirsiz davranmayalım.Mas, até confirmarmos a morte dele, não sejam descuidados.
Ama öldügünü teyit edene kadar tedbirsiz davranmayalım.No bajéis la guardia hasta que le encontremos.
Ama öldügünü teyit edene kadar tedbirsiz davranmayalım.Olkaa varovaisia, kunnes kuolemasta varmistutaan.
Ama öldügünü teyit edene kadar tedbirsiz davranmayalım.Var varsamma tills vi vet att han är död.
Ama öldügünü teyit edene kadar tedbirsiz davranmayalım.Μέχρι να επιβεβαιώσουμε ότι είναι νεκρός, να 'στε προσεκτικοί.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod