Tom hiç parası yokmuş gibi davrandı.Tom pretended not to have any money.
Tom hastaymış gibi davrandı.Tom pretended he was sick.
Tom Mary'ye soğuk davrandı.Tom gave Mary the cold shoulder.
Tom, Mary'nin John'a davranma tarzından hoşlanmıyor.Tom doesn't like the way Mary treats John.
Tom Mary'nin ona davranma tarzını sevmiyor.Tom doesn't like the way Mary treats him.
Tom Mary'nin davranış şeklini onaylamıyor.Tom doesn't approve of the way Mary's been behaving.
Tom Mary'nin davranış biçimini kesinlikle onaylamadı.Tom certainly didn't approve of the way Mary was behaving.
Tom kesinlikle sarhoş gibi davrandı.Tom certainly acted drunk.
Tom aklı başında davrandı ve polise teslim oldu.Tom came to his senses and decided to turn himself in to the police.
Tom oğlunun kaba davranışı için özür diledi.Tom apologized for his son's rude behavior.
Sanırım Tom sonunda insanların ona davranma tarzıyla başetmeyi öğrenecek.I imagine that Tom will eventually learn to deal with the way people treat him.
Onun kendini beğenmiş davranışı kırıcıdır.His smug behavior is offensive.
Son zamanlarda Tom muhtemelen Mary'nin davranma tarzından bıktı.Tom's probably sick and tired of the way Mary's been behaving lately.
Kadınları anlıyormuş gibi davranmam.I don't pretend to understand women.
Tom, Mary'nin onun yapmasını istediğini anlamamış gibi davrandı.Tom pretended he didn't understand what Mary wanted him to do.
Tom umursamıyor gibi davrandı.Tom pretended he didn't care.
Tom son zamanlarda her zamanki gibi davranmadı.Tom hasn't been his usual self lately.
Bana böyle davranma.Don't treat me like that.
Şu hayvanların davranışı saçmadır.Those animals' behavior is absurd.
Ben onların kaba davranışlarına alınıyorum.I resent their rude attitude.
Onun kaba davranışı beni kızdırır.His rude behavior makes me angry.
Onların kaba davranışı beni kızdırır.Their rude behavior makes me angry.
Bir çocuk gibi davranılmaktan hoşlanmıyorum.I don't like being treated as a child.
Bazı insanlar Tom'un davranışının uygunsuz olduğunu hissetti.Some people felt that Tom's behavior was inappropriate.
Davranışı sıradışıydı.Her behaviour was out of the ordinary.
Tom Mary'ye haksız davranıyor.Tom pushes Mary around.
Tom, bir bebek gibi davranıyor.Tom is acting like a baby.
Bu tür bir davranışın benimle bir ilgisi yok.That kind of behavior has nothing to do with me.
Onun davranışı tehlikeliydi.His act was dangerous.
Yavaş yavaş, davranışı ile onu çekebildi.Bit by bit, he could attract her with his behaviour.
Yemek sırasında konuşmak iyi bir davranış değildir.It's not good manners speaking during the meal.
O, bu akşam Nelson gibi davranıyor.He is behaving like Nelson this evening.
Bana bir köpek gibi davranmayın.Don't treat me like a dog.
Roma'da Romalılar gibi davran.When in Rome, do as the Romans.
Tom sınıf arkadaşlarının birbirlerine daha saygılı davranmalarını istedi.Tom wished that his classmates would treat each other with more respect.
Biri öğretmenlerine saygı ile davranmalı.One should treat his teachers with respect.
Birinin öğretmenlerine saygı ile davranılmalı.One's teachers should be treated with respect.
Eğer böyle davranırsan o senin ondan nefret ettiğini düşünür.If you act like that, he'll think you hate him.
Beni tanıyormuş gibi davranıyorsun; bu bizim ilk görüşmemiz!You're acting like you know me; this is the first time we're meeting!
Bana bir çocuğa davrandığın gibi aynı şekilde davranma.Don't treat me the same way you would treat a child.
Bana çocukmuşum gibi davranma.Don't treat me as if I were a child.
Tom Mary'ye çocukça davrandığını söyledi.Tom told Mary that she was being childish.
Oğlunun bencil bir çocuk gibi davranmasına izin vermemelisin.You shouldn't allow your son to act like a selfish brat.
Jane her zaman çok zenginmiş gibi davrandı.Jane always pretended that she was very rich.
Mary gerçekten hasta değil. O sadece hasta gibi davranıyor.Mary isn't really sick. She's only pretending to be sick.
Onun iyi davranışı tarafından çok etkilendim.I was very impressed by his good behavior.
Bu tam Meg'in o şekilde davranması gibi.It's just like Meg to act that way.
Bilgisayarımın davranışı beni şaşırtır.My computer behavior's surprises me.
Tom ve Mary yeni evlendi ama onlar yeni evlenmiş gibi davranmıyorlar.Tom and Mary just got married, but they don't act like newlyweds.
Bir erkek gibi davran.Act like a man.
Erkek gibi davran.Act like a man.
Bizden herkes kendi davranışıyla sorumlu.Everyone of us is responsible for their own conduct.
Onun bana söylediğini anlayamıyor gibi davrandım.I pretended not to be able to understand what she was telling me.
Onu duymamış gibi davrandı.She pretended not to hear him.
O kadar çocukça davranamazsın.You may not behave so childishly.
Ninjaymışız gibi davranalım.Let's pretend we are ninjas.
O, bana bir çocuk gibi davranır.He treats me like a child.
O, yaralanmamış gibi davrandı.He pretended not to be hurt.
O beni tanımıyormuş gibi davrandı.He pretended not to know me.
Benimle kavga çıkaran şu kadın çok saygısız davranıyordu.That woman who picked a fight with me was being very disrespectful.