davranır ile cümle
davranır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Yabancılardan hoşlanmaz, mesafeli davranır.Čeprav so zadržani do tujcev, imajo radi ljudi.
Toplama altında, vektörler gibi davranırlar.Seštevajo se kot vektorji.
İnsana özenir, insanmış gibi davranır.Fanta je vprašal, kako je biti človek.
Sumo: Her durumda düşünmeden davranır ve saçı olmamasıyla dikkat çeker.Marjeta govori nesmisle in zave se, da z njeno glavo ni vse v redu.
Özelde, modülüsü 1 olan bir karmaşık sayıyla çarpım rotasyon gibi davranır.Še posebej se množenje s kompleksnim številom z modulom 1 obnaša kot rotacija.
Sakin ve umursamaz davranır.Obnašajo se oprezno in nezaupljivo.
Yeme ve içme konusunda aşırı hassas davranırlar.Iš jo tekėjo neišsenkama gausybė maisto ir gėrimo.
Nicem mekaniğinde, parçacıklar karmaşık fazlı dalgalar gibi davranırlar.Kvantinėje mechanikoje, dalelės elgiasi kaip bangos, turinčios kompleksinę fazę.
İyicil varlıklardır, nadiren kötü davranırlar.Paprastai jie yra saprofitai, retai kada parazitai.
Buz, kalınlığı 50 metreyi geçene dek oldukça kolay kırılan bir katı madde gibi davranır.Ledynų ledas, būdamas iki 50 m storio, elgiasi kaip lengvai skylanti kieta medžiaga.
Lando, Leia'ya fazlasıyla nazik davranır.Prie lizdo labai atsargus.
Amcası ona gerçek bir baba gibi davranır.Tėvas jį paskyrė savo įpėdiniu.
Son bölümde de ona daha samimi bir şekilde davranır.Kolmandas ringis sai ta jagu juba kergemalt.
Daima tedbirli davranırdı.Ta oli ettevaatlik.
Lando, Leia'ya fazlasıyla nazik davranır.Zsupán on aga väga rahul Lisaga.
Aslında vakum üniteden çok elektrik geçirgenliği olan bir aracı gibi davranır.Kohtusaal olevat olnud justkui elektrit täis.
Sevdiği insanlara yakın davranır ve onları korumasına alır.Ta kaitseb oma lähedasi ja neid, kellele liiga tehakse.
Her yöne doğru eşit büyüklükteymiş gibi davranır.Mõõtkava suureneb keskpunktist kaugenedes igasse suunda võrdselt.
Önce Dido ona soğuk davranır ama sonra onun evlenme teklifini kabul eder.Ada jääb vastukaaluks tema suhtes külmaks ja üritab ikkagi oma klaverit tagasi saada.
Oyun oynamayı sevmektedir, herkese iyi davranır ve daima mutludur.Tegelikult on ta hooliv tüdruk, kes tahab, et kõik alati õnnelikud oleksid.
Alice hastalarına çok sıcak, çok anlayışlı davranırdı.Alice byla velice laskavá, velice empatická ke svým pacientům.
Alice hastalarına çok sıcak, çok anlayışlı davranırdı.Alice era cordiale, molto empatica con i pazienti.
Alice hastalarına çok sıcak, çok anlayışlı davranırdı.Alice era foarte caldă, empatizând cu pacienţii.
Alice hastalarına çok sıcak, çok anlayışlı davranırdı.Alice era muito amável, muito empática com os seus doentes.
Alice hastalarına çok sıcak, çok anlayışlı davranırdı.Alice era muy cálida, muy empática con sus pacientes.
Alice hastalarına çok sıcak, çok anlayışlı davranırdı.Alice était très avenante et très empathique avec ses patients.
Alice hastalarına çok sıcak, çok anlayışlı davranırdı.Alice는 환자들에게 매우 따뜻하고 공감을 잘해줬지만
Alice hastalarına çok sıcak, çok anlayışlı davranırdı.Alice meleg személyiség volt, és nagyon empatikus a pácienseivel.
Alice hastalarına çok sıcak, çok anlayışlı davranırdı.Alice sangat hangat dan bersimpati dengan para pasiennya.
Alice hastalarına çok sıcak, çok anlayışlı davranırdı.Alice thì sôi nổi,nhiệt tình,đồng cảm với bệnh nhân.
Alice hastalarına çok sıcak, çok anlayışlı davranırdı.Alice var väldigt varm och empatisk mot sina patienter.
Alice hastalarına çok sıcak, çok anlayışlı davranırdı.Alice war sehr freundlich, sehr einfühlsam zu ihren Patienten.
Alice hastalarına çok sıcak, çok anlayışlı davranırdı.Alice was warm, empathisch tegenover haar patiënten.
Alice hastalarına çok sıcak, çok anlayışlı davranırdı.Η Άλις ήταν θερμή και έδειχνε μεγάλο ενδιαφέρον για τους ασθενείς της.
Alice hastalarına çok sıcak, çok anlayışlı davranırdı.Алис беше сърдечна и съпричастна към пациентите си.
Alice hastalarına çok sıcak, çok anlayışlı davranırdı.אליס היתה לבבית ומאוד חביבה עם מטופליה,
Alice hastalarına çok sıcak, çok anlayışlı davranırdı.كانت أليس حنونة و متعاطفة جدًا مع مرضاها.
Alice hastalarına çok sıcak, çok anlayışlı davranırdı.ジョージは人よりも数字が好きでした
'Ama şimdi hiçbir faydası,' kötü Alice, 'iki kişi gibi davranırlar!"Aber es nützt jetzt", dachte die arme Alice, "so tun, als zwei Menschen sein!
'Ama şimdi hiçbir faydası,' kötü Alice, 'iki kişi gibi davranırlar!"Ale to nemá smysl teď," chudí si Alice, "předstírat, že se dva lidé!
'Ama şimdi hiçbir faydası,' kötü Alice, 'iki kişi gibi davranırlar!"Ale to nemá zmysel teraz 'si chudobní Alice," predstierať, že sa dvaja ľudia!
'Ama şimdi hiçbir faydası,' kötü Alice, 'iki kişi gibi davranırlar!"Ale to nie ma sensu teraz," myśli biednych Alice "udawać dwóch osób!
'Ama şimdi hiçbir faydası,' kötü Alice, 'iki kişi gibi davranırlar!"Ampak to nima smisla sedaj," mislil slabo Alice, "da se pretvarjamo, da se dve osebi!
'Ama şimdi hiçbir faydası,' kötü Alice, 'iki kişi gibi davranırlar!"Dar e nici un folos acum," gândire slabă Alice, "să pretindă să fie două persoane!
'Ama şimdi hiçbir faydası,' kötü Alice, 'iki kişi gibi davranırlar!"De ez nem használ most" gondolta szegény Alice, "a magát a két ember!
'Ama şimdi hiçbir faydası,' kötü Alice, 'iki kişi gibi davranırlar!'하지만 지금은 소용 없다'가난한 앨리스, '이명 척 생각!
'Ama şimdi hiçbir faydası,' kötü Alice, 'iki kişi gibi davranırlar!'Maar het is nu geen zin,' dacht arme Alice, 'te doen alsof twee mensen!
'Ama şimdi hiçbir faydası,' kötü Alice, 'iki kişi gibi davranırlar!'Ma è inutile ora,' pensava la povera Alice, 'far finta di essere due persone!
'Ama şimdi hiçbir faydası,' kötü Alice, 'iki kişi gibi davranırlar!"Mais il ne sert à rien maintenant", pensa la pauvre Alice, "pour faire semblant d'être deux personnes!
'Ama şimdi hiçbir faydası,' kötü Alice, 'iki kişi gibi davranırlar!"Mas não adianta agora", pensou a pobre Alice, "fingir ser duas pessoas!
'Ama şimdi hiçbir faydası,' kötü Alice, 'iki kişi gibi davranırlar!"Men det är ingen idé nu, tänkte stackars Alice," att låtsas vara två personer!
'Ama şimdi hiçbir faydası,' kötü Alice, 'iki kişi gibi davranırlar!"Men det nytter ikke nu," tænkte stakkels Alice, "for at foregive at være to personer!
'Ama şimdi hiçbir faydası,' kötü Alice, 'iki kişi gibi davranırlar!"Mutta se ei ole nyt käytössä," ajatteli huono Alice, "teeskennellä olevansa kaksi ihmistä!
'Ama şimdi hiçbir faydası,' kötü Alice, 'iki kişi gibi davranırlar!"Nhưng nó không sử dụng, nghĩ rằng người nghèo Alice, để giả vờ là hai người!
'Ama şimdi hiçbir faydası,' kötü Alice, 'iki kişi gibi davranırlar!"Pero no sirve de nada ahora", pensó la pobre Alicia, "fingir ser dos personas!
'Ama şimdi hiçbir faydası,' kötü Alice, 'iki kişi gibi davranırlar!"Tapi ada gunanya sekarang," pikir miskin Alice, 'berpura-pura menjadi dua orang!
'Ama şimdi hiçbir faydası,' kötü Alice, 'iki kişi gibi davranırlar!"Αλλά δεν είναι καμία χρήση τώρα", σκέφτηκε κακή Alice, να προσποιούνται ότι είναι δύο άτομα!
'Ama şimdi hiçbir faydası,' kötü Alice, 'iki kişi gibi davranırlar!"Але це марно тепер, думав бідна Аліса," прикинутися двох людей!
'Ama şimdi hiçbir faydası,' kötü Alice, 'iki kişi gibi davranırlar!"Но това не се използват сега," - помисли бедните Алис, да се преструвам, за да бъдат двама души!
'Ama şimdi hiçbir faydası,' kötü Alice, 'iki kişi gibi davranırlar!"Но это бесполезно теперь, думал бедная Алиса," притвориться двух человек!
İlgili Sayfalar