davranır ile cümle

davranır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Otomatik düzeltme iOS benzerli bir pop-up kutusunu görüntüleyerek, çok iOS cihazlarda gibi davranır.Auto correction yang bekerja seperti perangkat iOS, yakni menampilkan kotak pop-up.
Başlarda Eleven'a karşı dikkatli davranır ve sevmez ancak daha sonra onunla arkadaş olur.Dia mewaspadai Eleven tapi kemudian berteman dengannya.
Tıpkı bir köpek gibi davranır.Anh ta cũng cư xử rất giống chó.
Başlarda Eleven'a karşı dikkatli davranır ve sevmez ancak daha sonra onunla arkadaş olur.Ban đầu cậu khá cảnh giác với Eleven nhưng sau đó kết bạn với cô ấy.
Daima tedbirli davranırdı.Nó luôn làm việc một cách thận trọng.
Karısı ona çok soğuk davranır.Nhưng giờ đây anh lại hoàn toàn ghẻ lạnh với nàng.
Buz, kalınlığı 50 metreyi geçene dek oldukça kolay kırılan bir katı madde gibi davranır.Băng hoạt động như một khối rắn dễ vỡ cho đến khi độ dày của nó vượt khoảng 50 m (160 ft).
Ama bu hayvanlar insanlar gibi düşünür, konuşur ve insanlar gibi davranır.Bình phản ứng: xịt lên đồ vật, chúng sẽ nói chuyện và có phản ứng như con người.
HEr pilot en iyi havaalanı kapısın arayan bir karınca gibi davranır.各パイロットは最善のゲートを探している蟻のように振る舞う。
Bu geçiş sırasında atomlar alışılmadık bir biçimde davranır.この転移の間に、原子は普通ではない振る舞いをする。
Osmanlı yönetimi, elçiye hürmetle davranır, ama şikayetini görmezden gelir.同じ使徒でありながら結果を出せないでいる一星を無能呼ばわりした。
“Beş vakit namazını kılar, fakat çok cimrice davranırdı.大和五ヶ所御坊の1つで畝傍御坊とも言われる。
Çocuksu davranır fakat cesurdur.子供だが、勇者。
Tıpkı bir köpek gibi davranır.犬のような動きをする。
Çünkü abisi ona çok kötü davranır.だが、弟の扱いはヒドい。
Yabancılardan hoşlanmaz, mesafeli davranır.保守的で、よそ者を嫌っている。
Düşmanlarına çok acımasız davranır, gerekirse idam edebilir.優れた決断力も持ち、必要とあらば非情に徹することができる。
Birbirlerine karşı soğuklardır ve birbirlerine kötü davranırlar.元々、両者の仲は険悪であり、互いに敵視し合っていた。
Amcası ona gerçek bir baba gibi davranır.父が多忙だった彼女にとっては実の親のような存在だった。
İyicil varlıklardır, nadiren kötü davranırlar.優しい性格だが、ごく稀に悪人っぽくなることも。
Danny'ye aşıktır ama ondan nefret ediyormuş gibi davranır.カイに八つ当たりをしているが、彼を憎からず思っている模様。
Tom bana her zaman nazik davranır.トムはいつも私に優しくしてくれる。
Tıpkı bir köpek gibi davranır.言行有點像狗。
İyicil varlıklardır, nadiren kötü davranırlar.不孝的人,很少不为患。
Karısı ona çok soğuk davranır.她的家世非常寒微。
Sonuç olarak siz nasıl isterseniz hayvanınız öyle davranır.Ok,本协议的目的很简单,就是 你他妈想干啥就去干啥。
Çünkü abisi ona çok kötü davranır.然而父親對待他非常好。
Çocuksu davranır fakat cesurdur.个子矮小,胆子也小。
Hayvanlara sürekli kötü davranır.하지만 동물들에게는 언제나 마음놓고 대한다.
Lando, Leia'ya fazlasıyla nazik davranır.페리는 리한나와 매우 친한 것으로 알려져있다.
Önce Dido ona soğuk davranır ama sonra onun evlenme teklifini kabul eder.한편 릭은 일자에게 잘 대하려고 하지만 이번엔 일자가 차갑게 대한다.
Oyun Bozan ve hayvan orduları insanlara kötü davranır ve onları evlerinden tahrik ederler.도둑들은 집을 포기하고 동물들은 그곳에서 여생을 행복하게 보냈다.
Karısı ise Rocko'ya çok iyi davranır.아내와는 다르게 히로미에게 잘해주는 모습이 보인다.
Oyunbozan bencil bir çocuk gibi davranır.평상시엔 천진난만한 소년의 모습을 하고 있다.
Jeremy'in yanında melek gibi davranır.מריה - נראית כמלאך.
Hayvanlara sürekli kötü davranır.תמיד פוגעים בחיות בלי כוונה.
Bu tür şekerler örneğin Maillard reaksiyonu veya Benedict reaksiyonunda indirgeyici olarak davranırlar.דבר זה מאפשר לסוכר לתפקד כגורם מצמצם, לדוגמה בתגובת מייאר ובתגובת בנדיקט.
Memurlar genel olarak dürüst ve adil olmayan bir şekilde davranır.באופן כללי הבחירות התנהלו בסדר יחסי והוגן.
Bu sırada Elena ve Uberto gayet hissi davranırlar.חיים וברברה לוקחים זאת קשה מאד.
Ama bu hayvanlar insanlar gibi düşünür, konuşur ve insanlar gibi davranır.בעלי חיים - בסדרה הופיעו בעלי חיים אשר מדברים ומתנהלים כמו בני האדם.
İki adam benzerlikten dolayı şaşırır ve bir süre bir başkasına değil de aynaya bakıyormuş gibi davranırlar.הגיע הזמן לומר די לשנאה, הגיע הזמן שנסתכל אחד על השני בעין אחרת.
Amcası ona gerçek bir baba gibi davranır.Дядо му е изиграл ролята на баща.
Lando, Leia'ya fazlasıyla nazik davranır.Басон се държи много уважително и подчинително към Лен.
Birey ekonomik bir karar verirken nasıl davranır?Как реагирате, когато някой в критикува?
Ona çıkma teklif etmeyi planlamaktadır ancak Joey ondan önce davranır ve Charlie'yle sevgili olur.Те решават да поискат съгласието на Рос първо, но Джоуи го хваща да се целува с Чарли.
Snoopy: Charlie Brown'ın köpeği insanlar gibi davranır ama hiçbir zaman konuşmaz.Като всички възрастни в комикса, родителите на Чарли Браун никога не се виждат, но понякога са споменавани.
Kaygısız tavrına karşın konuşması her zaman kibardır, yine de bazen alaycı davranır.За разлика от сестра си е добродушен, мил, но понякога говори глупаво.
Her çocuğa iyi davranır.Отнася се добре с деца.
İnsana özenir, insanmış gibi davranır.Izgledaju i osjećaju se kao ljudi.
Hayvanlara sürekli kötü davranır.Drugim životinjama uvijek izazove nevolje.
Genel sekreterlik ittifak yönetim organı gibi davranır.Skupštine slobodnih seljaka djeluju kao upravno tijelo.
Herkese karşı çok iltifât eder, yumuşak ve merhametli davranırdı.Nitko nije pokušavao biti odvažan, iskren prema Bogu.
Burada o, Knyaz Andreyle karşılaşmaktadır ve aceleciliği yüzünden ona karşı saygısızca davranır.On je dobro popio, a granični službenici postaju sumnjičavi zbog njegova ponašanja.
Tıpkı bir köpek gibi davranır.Ona se također prikazuje kao sova.
HEr pilot en iyi havaalanı kapısın arayan bir karınca gibi davranır.Pilot je sjedio u kabini nalik kabini lovačkog zrakoplova s poklopcem koji se otvarao prema desno.
Okulda, sahnede her yerde istediği gibi davranır şarkılar söylerdi.Myslím, že v škole spievala pri každej príležitosti, aká sa naskytla."
Dolayısıyla babasına çok kızgındır ve ona hep kötü davranır.To rozčuľuje jeho panovačnú manželku, ktorá sa naňho neustále sťažuje.
Sicim iki tür farklı parçacık türleri veren,biraz farklı şekillerde davranırlar.Tieto dva rôzne typy strún sa správajú mierne odlišným spôsobom, čo dáva dve odlišné spektrá.
C {\displaystyle R={\frac {1}{f_{c}.C}}} olarak elde edilen bir direnç elemanı gibi davranır.A H {\displaystyle A_{H}} je tzv. rozptylový faktor.
Çocuksu davranır fakat cesurdur.Kot otrok je bil tih, ampak pogumen.
İlgili Sayfalar