davranır ile cümle

davranır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
'Ama şimdi hiçbir faydası,' kötü Alice, 'iki kişi gibi davranırlar!"אבל אין טעם עכשיו," חשבה אליס המסכנה, "להעמיד פנים שני אנשים!
'Ama şimdi hiçbir faydası,' kötü Alice, 'iki kişi gibi davranırlar!"ولكن لا فائدة الآن ،' الفكر أليس الفقراء ، 'لندعي أن شخصين!
'Ama şimdi hiçbir faydası,' kötü Alice, 'iki kişi gibi davranırlar!なぜ、ONE立派な人を作るために残ってくれたのを意識した方があるよ!"
Annemle babam, ben hiç yokmuşum gibi davranırlardı; ... ...ben oradayken bile.Mama ºi tata obiºnuiau sã se comporte ca ºi cum nu eram în preajma lor, chiar dacã eram.
Annemle babam, ben hiç yokmuşum gibi davranırlardı; ... ...ben oradayken bile.Meine Eltern haben mich immer ignoriert, auch wenn ich da war.
Annemle babam, ben hiç yokmuşum gibi davranırlardı; ... ...ben oradayken bile.Mes parents se comportaient comme sij'étais invisible.
Annemle babam, ben hiç yokmuşum gibi davranırlardı; ... ...ben oradayken bile.Moi rodzice często zachowywali się jakby mnie nie było, nawet gdy byłem.
Annemle babam, ben hiç yokmuşum gibi davranırlardı; ... ...ben oradayken bile.Η μαμά μου και ο μπαμπάς μου συμπεριφερόντουσαν σαν να μην ήμουν εκεί, ακόμα και όταν ήμουν.
Anne... yine Kosaku'ya farklı davranırıyorsun.Me tratas de otro modo que a mi hermano.
Asla. Daima ama daima katlanılmayacak şekilde hepimize eşit davranırdı.Întotdeauna, mereu ne trata pe fiecare din noi, ştiţi, egal de insuportabil în timpul orelor.
Asla. Daima ama daima katlanılmayacak şekilde hepimize eşit davranırdı.Он всегда обращался с каждым из нас, знаете, одинаково невыносимо.
Asla. Daima ama daima katlanılmayacak şekilde hepimize eşit davranırdı.Той винаги, винаги се отнасяше към всички ни еднакво непоносимо по време на час.
Aslında, bu küresel mıknatıs boşlukta 3D piksel gibi davranır.글쎄, 이 경우에는, 구모양의 자석이 우리의 공간안에서 3차원 픽셀처럼 작동합니다.
Aslında, bu küresel mıknatıs boşlukta 3D piksel gibi davranır.Este imán esférico se comporta como un píxel en 3D en el espacio,
Aslında, bu küresel mıknatıs boşlukta 3D piksel gibi davranır.Hier is het een magneetbol die zich in onze ruimte gedraagt als een 3D-pixel.
Aslında, bu küresel mıknatıs boşlukta 3D piksel gibi davranır.Nun, in diesem Fall verhält sich dieser runde Magnet wie ein dreidimensionales Pixel in unserer Welt.
Aslında, bu küresel mıknatıs boşlukta 3D piksel gibi davranır.במקרה זה, המגנט הכדורי הזה מתנהג כפיקסל תלת-מימדי במרחב שלנו,
Aslında, bu küresel mıknatıs boşlukta 3D piksel gibi davranır.حسنا، في هذه الحالة، هذا المغناطيس الكروي يتصرف كبكسل ثلاثي الأبعاد في فضائنا،
Aslında, bu küresel mıknatıs boşlukta 3D piksel gibi davranır.自由に動くピクセルとして 振る舞います コンピューター側からも操作できて 手でも動かせます
Babacan (Paternalistik): Farklı kültürden her kimse benim çocuklarımmış gibi davranırım.Bảo hộ, là tôi đối xử với bất cứ người nào đến từ nền văn hóa khác như thể họ là con tôi.
Babacan (Paternalistik): Farklı kültürden her kimse benim çocuklarımmış gibi davranırım.Isällisen holhoavasti kohdellaan kaikkia eri kulttuureista tulevia kuin omia lapsia.
Babacan (Paternalistik): Farklı kültürden her kimse benim çocuklarımmış gibi davranırım.Paternalista, trato a cualquiera de una cultura diferente como si fuesen mis hijos.
Babacan (Paternalistik): Farklı kültürden her kimse benim çocuklarımmış gibi davranırım.Paternalista: tratto una persona di una cultura diversa come se fosse un bambino.
Babacan (Paternalistik): Farklı kültürden her kimse benim çocuklarımmış gibi davranırım.Paternalistisk, jag behandlar alla från en annan kultur som om de vore mina barn.
Babacan (Paternalistik): Farklı kültürden her kimse benim çocuklarımmış gibi davranırım.Paternalistisk, jeg behandler enhver fra en anden kultur som om de var mine børn.
Babacan (Paternalistik): Farklı kültürden her kimse benim çocuklarımmış gibi davranırım.Paternalistyczny, tzn. traktujący kogoś z obcej kultury tak, jakby był jego dzieckiem.
Babacan (Paternalistik): Farklı kültürden her kimse benim çocuklarımmış gibi davranırım.Patrónsky - ku každému z odlišnej kultúry sa správam akoby bol moje dieťa.
Babacan (Paternalistik): Farklı kültürden her kimse benim çocuklarımmış gibi davranırım.Sendo paternalista, trato alguém de uma cultura diferente como se fosse meu filho:
Babacan (Paternalistik): Farklı kültürden her kimse benim çocuklarımmış gibi davranırım.Πατριαρχικός σημαίνει ότι συμπεριφέρομαι σε οποιονδήποτε απο ένα διαφορετικό πολιτισμό σαν να ήταν παιδί μου.
Babacan (Paternalistik): Farklı kültürden her kimse benim çocuklarımmış gibi davranırım.По-батьківському, це озачає, що я ставлюся до людей з іншої культури так, ніби вони мої діти.
Babacan (Paternalistik): Farklı kültürden her kimse benim çocuklarımmış gibi davranırım.Покровителски се отнасям с всеки, който е от различна култура и го възприемам като мое дете.
Babacan (Paternalistik): Farklı kültürden her kimse benim çocuklarımmış gibi davranırım.По-отечески — я отношусь к каждому из другой культуры как к своему ребёнку.
Bazen parçacık gibi davranır, bazen de dalga gibi, ancak tam olarak ikisi gibi de değildir.A volte si comporta da particella e a volte da onda. ma non è esattamente come nessuna delle due.
Bazen parçacık gibi davranır, bazen de dalga gibi, ancak tam olarak ikisi gibi de değildir.Đôi khi chúng biểu hiện như hạt và lúc khác lại giống sóng, nhưng nó cũng không giống hoàn toàn.
Bazen parçacık gibi davranır, bazen de dalga gibi, ancak tam olarak ikisi gibi de değildir.어떤 때는 입자처럼 행동하고 어떤 때는 파동처럼 행동하지만 정확히는 그 어느 쪽도 아닙니다.
Bazen parçacık gibi davranır, bazen de dalga gibi, ancak tam olarak ikisi gibi de değildir.Někdy se chová jako částice a jindy jako vlnění, ale není přesně ani jedno, ani druhé.
Bazen parçacık gibi davranır, bazen de dalga gibi, ancak tam olarak ikisi gibi de değildir.Uneori se comportă ca particulă şi alte ori se comportă ca undă, dar nu e exact niciuna din ele.
Bazen parçacık gibi davranır, bazen de dalga gibi, ancak tam olarak ikisi gibi de değildir.Άλλοτε συμπεριφέρεται σαν σωματίδιο, και άλλοτε σαν κύμα, αλλά δεν είναι ακριβώς όμοιο με τίποτε από αυτά.
Bazen parçacık gibi davranır, bazen de dalga gibi, ancak tam olarak ikisi gibi de değildir.Иногда он действует как частица, а иногда — как волна, но на самом деле не является ни тем, ни другим.
Bazen parçacık gibi davranır, bazen de dalga gibi, ancak tam olarak ikisi gibi de değildir.Понякога тя се държи като частица, а други пъти, тя се държи като вълна, но не е нито едно от двете.
Bazen parçacık gibi davranır, bazen de dalga gibi, ancak tam olarak ikisi gibi de değildir.לפעמים הוא מתנהג כמו חלקיק ופעמים אחרות הוא מתנהג כמו גל, אבל הוא לא בדיוק כמו אחד מהם.
Bazen parçacık gibi davranır, bazen de dalga gibi, ancak tam olarak ikisi gibi de değildir.فهو في بعض الأحيان يسلك سلوك الجسيمات وفي بعض أخرى فإنه يسلك سلوك الموجات، ولكنه ليس أشبه بأي منهما.
Bazen parçacık gibi davranır, bazen de dalga gibi, ancak tam olarak ikisi gibi de değildir.時には波のように振る舞うのですが はっきり どちらとも言えないものです
Bildiğiniz gibi, bir baba çocuklarına nasıl davranırsa, her birinize öyle davrandık.Anh em cũng biết rằng chúng tôi đối đãi với mỗi người trong anh em, như cha đối với con,
Bildiğiniz gibi, bir baba çocuklarına nasıl davranırsa, her birinize öyle davrandık.Anh_em cũng biết rằng chúng_tôi đối_đãi với mỗi người trong anh_em , như cha đối_với con ,
Bildiğiniz gibi, bir baba çocuklarına nasıl davranırsa, her birinize öyle davrandık.assim como sabeis de que modo vos tratávamos a cada um de vós, como um pai a seus filhos,
Bildiğiniz gibi, bir baba çocuklarına nasıl davranırsa, her birinize öyle davrandık.a že sme, jako viete, jedného každého z vás ako otec svoje vlastné deti napomínali a povzbudzovali
Bildiğiniz gibi, bir baba çocuklarına nasıl davranırsa, her birinize öyle davrandık.da smo, kakor veste, slehernega izmed vas kakor oče otroke svoje opominjali, izpodbujali in rotili,
Bildiğiniz gibi, bir baba çocuklarına nasıl davranırsa, her birinize öyle davrandık.e sapete anche che, come fa un padre verso i propri figli, abbiamo esortato ciascuno di voi
Bildiğiniz gibi, bir baba çocuklarına nasıl davranırsa, her birinize öyle davrandık.Jakož víte, kterak jednoho každého z vás, jako otec dítek svých, napomínali jsme vás a potěšovali,
Bildiğiniz gibi, bir baba çocuklarına nasıl davranırsa, her birinize öyle davrandık.Jakoż wiecie, żeśmy każdego z was, jako ojciec dziatki swoje, napominali i cieszyli,
Bildiğiniz gibi, bir baba çocuklarına nasıl davranırsa, her birinize öyle davrandık.Kalian tahu bahwa kami memperlakukan kalian masing-masing seperti seorang bapak memperlakukan anak-anaknya
Bildiğiniz gibi, bir baba çocuklarına nasıl davranırsa, her birinize öyle davrandık.너희도 아는 바와 같이 우리가 너희 각 사람에게 아비가 자기 자녀에게 하듯 권면하고 위로하고 경계하노니
Bildiğiniz gibi, bir baba çocuklarına nasıl davranırsa, her birinize öyle davrandık.lamint tudjátok, hogy miként atya az õ gyermekeit, [úgy] intettünk és buzdítgattunk egyenként mindnyájatokat.
Bildiğiniz gibi, bir baba çocuklarına nasıl davranırsa, her birinize öyle davrandık.ligesom I vide, hvorledes vi formanede og opmuntrede hver enkelt af eder som en Fader sine Børn
Bildiğiniz gibi, bir baba çocuklarına nasıl davranırsa, her birinize öyle davrandık.Likaledes veten I huru vi förmanade och uppmuntrade var och en av eder, såsom en fader sina barn,
Bildiğiniz gibi, bir baba çocuklarına nasıl davranırsa, her birinize öyle davrandık.likesom I vet hvorledes vi formante hver og en av eder, som en far sine barn, og la eder på hjerte
Bildiğiniz gibi, bir baba çocuklarına nasıl davranırsa, her birinize öyle davrandık.samoinkuin te tiedätte, kuinka me, niinkuin isä lapsiansa, kehoitimme itsekutakin teistä ja rohkaisimme teitä,
Bildiğiniz gibi, bir baba çocuklarına nasıl davranırsa, her birinize öyle davrandık.Vous savez aussi que nous avons été pour chacun de vous ce qu`un père est pour ses enfants,
Bildiğiniz gibi, bir baba çocuklarına nasıl davranırsa, her birinize öyle davrandık.wie ihr denn wisset, daß wir, wie ein Vater seine Kinder, einen jeglichen unter euch ermahnt und getröstet
İlgili Sayfalar