davranır ile cümle
davranır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
He-I bölgesinde helyum normal bir sıvı gibi davranır ; He-II de ise helyum süperakışkandır.На ділянці He-I гелій поводиться як нормальна рідина, тоді як ділянці He-II він надплинний.
Tıpkı bir köpek gibi davranır.Вилаяв, як собаку!
Ailesine çok bağlıdır, ancak yabancılara karşı mesafeli davranır.Вони дуже віддані своїм господарям, а до чужаків ставляться байдуже.
Claude'a karşı soğuk davranır.Капітан Міллер веде себе холоднокровно.
Amcası ona gerçek bir baba gibi davranır.Моя мати представила його мені як мого справжнього батька.
Şahbender ona iyi davranır, Nicole mahcuptur.Дуже кохає свою дівчину, Кімі Нішіна.
50 nm’den daha düşük ölçeklere baktığımızda (McGuinnes limiti olarak bilinen) az çok katı çubuk gibi davranır.Його відрізок, менший від 50 нм (межа Макгіннесса), схожий за поведінкою на жорсткий стрижень.
HEr pilot en iyi havaalanı kapısın arayan bir karınca gibi davranır.Кожен пілот працює як мураха в пошуках найкращих воріт в аеропорт.
Ama bu hayvanlar insanlar gibi düşünür, konuşur ve insanlar gibi davranır.Її герої мислять, відчувають і діють як звичайні люди.
Küçükler, büyüklere saygılı davranır.Маленькі люди мавпують дії великих людей.
Ned'in gayrimeşru oğluna çok katı davranır ve kin besler.Нед виховує своїх синів у надзвичайно строгому порядку.
Gerçek bir arkadaş farklı davranırdı.Справжній друг діяв би інакше.
Claude'a karşı soğuk davranır.Claude se chvěje strachy.
Madde kendisinde bulunan bu akıl ilkesine göre davranır.Substance jakožto něco existujícího samo v sobě.
Jedi'lar bu droidlere karşı çok dikkatli davranırlar.Zde Jediové bojovali proti separatistickým droidům.
Dolayısıyla babasına çok kızgındır ve ona hep kötü davranır.Proto je po celou dobu rozmrzelý a vzpurný ke svému otci.
İnsana özenir, insanmış gibi davranır.Chování jako k lidské bytosti.
C {\displaystyle R={\frac {1}{f_{c}.C}}} olarak elde edilen bir direnç elemanı gibi davranır.Podobně H n {\displaystyle H^{n}} je kontravariantní funktor.
Sevilen ise hemen her zaman aşığına ilgisiz davranır, onu tanımazlıktan gelir.Na druhou stranu, i když nikdy nemluví o lásce, chová se jako zamilovaný.
Keseli porsuğumsular çiftleşme zamanı dışında yalnız yaşar ve aynı türden olanlara rastlarsa agresif davranır.Mimo období páření žijí jedinci osaměle, v zajetí se k sobě chovají agresivně.
Daima tedbirli davranırdı.Trebuie să fii tot timpul atent.
Bazen son derece inatçı davranır ve kuzenleri gibi annesi için sorunlara neden olur.El este foarte matur pentru vârsta lui și de multe ori acționează ca părinte în relația cu mama lui.
Tıpkı bir köpek gibi davranır.Profesorul se comportă ca o maimuță!
Herkese karşı çok iltifât eder, yumuşak ve merhametli davranırdı.Ő mindig mindenkivel szemben derűs, szelíd és alázatos volt.
Bu zayıf etkileşim boyunca elektron nötrinoları elektronlar gibi davranırlar anlamına geliyor.Ez azt jelenti, hogy a gyenge kölcsönhatásokban az elektron-neutrinó ugyanúgy viselkedik, mint az elektron.
Toplama altında, vektörler gibi davranırlar.A gerjesztésben így azok vektora jelenik meg.
Şahbender ona iyi davranır, Nicole mahcuptur.Te lehetsz írja sebemnek, Gyönyörű kis tulipánt!
Şener doktora gidip fıtık hastasıymış gibi davranır.Ez ahhoz hasonló, mint ha elmennék az orvoshoz és az beteggé tenne minket.
Sevdiği insanlara yakın davranır ve onları korumasına alır.Hazudik, hogy megvédje és fedezze azokat, akiket szeret.
Amcası ona gerçek bir baba gibi davranır.Anyám az igazi apámként mutatta be.
Sprx ve Chiro birbirlerinin kardeşiymiş gibi davranırlar.Spyro és Sparx olyanok voltak mint a testvérek.
Oyun oynamayı sevmektedir, herkese iyi davranır ve daima mutludur.Szereti az ifjú boszorkányokat, mindig kedves, mindenre talál megoldást.
Çünkü abisi ona çok kötü davranır.Szülei meglehetősen kíméletlenül bántak vele.
İlk zamanlarda Homer'a karşı ihtiyatlı davranır.Kezdetben Kuriszu iránt ellenségesen viselkedik.
Zelha davranır.Kenties tarkoituksella.
Birey ekonomik bir karar verirken nasıl davranır?Miten puhumme kun puhumme politiikkaa.
Ama bu hayvanlar insanlar gibi düşünür, konuşur ve insanlar gibi davranır.Niinpä hän pystyy puhumaan ja käyttäytymään kuin ihmiset, mutta myös ymmärtämään eläinten puhetta.
Bazen son derece inatçı davranır ve kuzenleri gibi annesi için sorunlara neden olur.Maka taas nalkuttaa jatkuvasti ja haluaa tulla äidinsä tavoin asemestariksi.
Schicchi ve Lauretta eve geldiklerinde herkes onlara çok soğuk davranır.Travisin ja Laurien suhteessa on kaikilla sulattelemista.
Yabancılara karşı iyi davranır ve efendisine karşı son derece dikkatlidir.Se on voimakastahtoinen ja vieraita kohtaan varautunut, mutta omistajaansa kohtaan äärimmäisen uskollinen.
HEr pilot en iyi havaalanı kapısın arayan bir karınca gibi davranır.Κάθε πιλότος λειτουργεί ως ένα μυρμήγκι που ψάχνει για την καλύτερη πύλη του αεροδρομίου.
Karısı ona çok soğuk davranır.Η γυναίκα του αποδεικνύεται ψυχρή.
Bu yüzden erkek gibi davranır.Παριστάνει έναν άνδρα.
Çocuksu davranır fakat cesurdur.Είναι ελάχιστα θηλυκή και έχει κότσια.
Her yöne doğru eşit büyüklükteymiş gibi davranır.Λειτουργεί με την ίδια αποτελεσματικότητα σε οποιαδήποτε κατεύθυνση της κίνησης.
Oyunbozan bencil bir çocuk gibi davranır.Brincar (Μπρινκάρ)= Παίζω όπως ένα παιδί.
Travis önceleri hiç konuşmaz, aile bireylerine soğuk davranır adeta aklını yitirmiş gibidir.Pludselig føler Barney sig utilstrækkelig - som om livet er passeret forbi ham.
Düşmanlarına çok acımasız davranır, gerekirse idam edebilir.Henrettelserne skulle være grusomme, og efter alt at dømme var de det også.
"Derste tespih çeker kabadayı gibi davranırdı".Han fortsatte imidlertid å virke som hoffbilledhugger.
Odie'ye kötü davranır.Veldig lojal mot Woody.
Fakat Anjali tam söylemek üzereyken Rahul Anjali’den önce davranır ve kendisinin Tina’ya aşık olduğunu söyler.Rahul faller for Tina, det er da Anjali finner ut av at hun er forelsket i Rahul.
Buz, kalınlığı 50 metreyi geçene dek oldukça kolay kırılan bir katı madde gibi davranır.Is er et materiale som lett sprekker opp helt til tykkelsen overstiger ca. 50 meter.
Ama bu hayvanlar insanlar gibi düşünür, konuşur ve insanlar gibi davranır.Personene stod frem som tenkende, talende og handlende mennesker.
Parti üyeleri üniforma giyer ve asker gibi davranırdı.Caponianerne har i spillet forkledt seg som et telefonselskap.
Nicem mekaniğinde, parçacıklar karmaşık fazlı dalgalar gibi davranırlar.I kvantemekanikk kan partikler også oppføre seg som bølger med komplekse amplituder.
Ama bu hayvanlar insanlar gibi düşünür, konuşur ve insanlar gibi davranır.Binatang tersebut diceritakan mempunyai akal, tingkah laku, dan dapat berbicara seperti manusia.
Kızıl saçlıdır ve bir erkek gibi davranır.Dia memiliki penampilan rambut gelap pendek dan menyerupai laki-laki.
Oyun oynamayı sevmektedir, herkese iyi davranır ve daima mutludur.Kucing ini suka bermain, sangat aktif, dan selalu ingin tahu.
İnsana özenir, insanmış gibi davranır.Memahami manusia sebagai manusia.
Çocuksu davranır fakat cesurdur.Dia adalah anak yang manja, tetapi dia baik hati.
İlgili Sayfalar