davranır ile cümle
davranır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Tüm çalışanlara adil ve eşit davranır, onların faaliyetlere katılımını sağlar ve onları yetkelendirirler.Всё дело в том, чтобы они работали поровну, правильно соблюдая меру работы, и получали поровну.
Son bölümde de ona daha samimi bir şekilde davranır.От последней он отличается большей мягкостью.
Bu yüzden erkek gibi davranır.И он делает это, потому что он мужчина.
Kaba ve umursamaz görüntüsüne rağmen, o bütün grubun babası gibi davranır.Отчаянная и дерзкая девочка растёт во всем похожей на своего отца.
Hayvanlara sürekli kötü davranır.Он всегда выступал с животными.
Sevdiği insanlara yakın davranır ve onları korumasına alır.Хочет стать достаточно сильным, чтобы защищать всех кого он любит.
Erkeklere karşı agresif, kızlara karşı nazik ve duyarlı davranır.Дружелюбна к девушкам, но с мужчинами ведет себя резко и грубо.
Karısı ona çok soğuk davranır.В семье её принимают холодно.
"Derste tespih çeker kabadayı gibi davranırdı".أقرأُ خطَبه كما لو كانت نبيذا مُسكِرا".
Sınıftaki en akıllı kişidir ve Bayan Simian’ın evcil hayvanı gibi davranır.انه أذكى شخصية في الصف وهو التلميذ الأذكى الخاص بالآنسة سيميان.
Peter eve gelir ve Swansonlara kaba saba davranır.Ao chegar em casa, Peter age de maneira rude com os Swansons.
Gevşek davranırsak hududun öbür tarafında tetikte bekleyenleri yüreklendiririz" derler.Se sobre ele vertermos algo sólido (arroz, por exemplo), será desviado rumo a direita.
Bu tür şekerler örneğin Maillard reaksiyonu veya Benedict reaksiyonunda indirgeyici olarak davranırlar.Disto segue que o açúcar atua como um agente redutor, por exemplo na reação de Maillard e reação de Benedict.
Karısı ona çok soğuk davranır.O seu relacionamento com a mulher é extremamente frio.
Bu zayıf etkileşim boyunca elektron nötrinoları elektronlar gibi davranırlar anlamına geliyor.Isto significa que durante a interação fraca, elétrons neutrinos se comportam como elétrons.
Çünkü abisi ona çok kötü davranır.Seu filho se dá muito mal com ele.
Hizmetkârlarını çok çalıştırır, ölçüsüz davranırdı.Os criados achavam-na dura e difícil de servir.
Metallerdeki elektronda da serbestlermiş gibi davranırlar.Em metais, também se comportam como se fossem livres.
Sicim iki tür farklı parçacık türleri veren,biraz farklı şekillerde davranırlar.Os dois tipos de corda diferem ligeiramente no comportamento, apresentando dois espectros.
Ama bu hayvanlar insanlar gibi düşünür, konuşur ve insanlar gibi davranır.As pessoas agem como coisas e as coisas, como pessoas.
Hoşlanmadığı kişilere de çok mesafeli davranır.Tem gente que gosta e gente que não gosta.
Danny'ye aşıktır ama ondan nefret ediyormuş gibi davranır.Admira muito Aya, e diz que quer ser como ele.
Tıpkı bir köpek gibi davranır.Hij gedraagt zich als een hond.
Ama bu hayvanlar insanlar gibi düşünür, konuşur ve insanlar gibi davranır.Dieren treden handelend, denkend en sprekend op, alsof het mensen zijn.
“Beş vakit namazını kılar, fakat çok cimrice davranırdı.Toen is de later gebouwde vijfde geleding gesloopt en er werd een tentdak als spits aangebracht.
Schicchi ve Lauretta eve geldiklerinde herkes onlara çok soğuk davranır.Schicchi en Lauretta krijgen een koude ontvangst.
Jeremy'in yanında melek gibi davranır.Hij doet alsof hij Jerom is.
İnsana özenir, insanmış gibi davranır.Zij zien eruit als mensen, en kunnen zich ook zo gedragen.
Şener doktora gidip fıtık hastasıymış gibi davranır.Hij verbergt Eleven in de kleerkast en doet alsof hij ziek is.
Bastienne ise naz yapmaya başlayıp Bastien'e yüz vermez şekilde davranır.Hij adviseert haar om net te doen of ze Bastien niet meer ziet zitten.
Yitro, ona iyi davranır ve Musa’yı kızı Tsipora ile evlendirir.Daar ontmoet hij Jetro en Mozes trouwt met zijn dochter Sippora.
Ailesine çok bağlıdır, ancak yabancılara karşı mesafeli davranır.De Nebelung is gericht op zijn eigen gezin en terughoudend tegenover vreemden.
Ertesi günlerde tekrar bir Authority üyesi gibi davranır.Enkele maanden later duikt hij opnieuw op als agent.
Sevdiği insanlara yakın davranır ve onları korumasına alır.Desondanks geeft hij om degenen die belangrijk voor hem zijn en zal hij ze beschermen.
Kalıcı uzunluğun altındaki uzunluk skalalarında polimer aşağı yukarı sert bir çubuk gibi davranır.Bij een lengte korter dan de persistente lengte gedraagt het polymeer zich min of meer als een stijve staaf.
Kaba ve umursamaz görüntüsüne rağmen, o bütün grubun babası gibi davranır.Alhoewel hij zich wild en gek gedraagt is hij de spil van het geheel.
Gözlem altında müşterilerine daha iyi davranır.Onder observatie behandelt hij zijn klanten beter.
“Beş vakit namazını kılar, fakat çok cimrice davranırdı.Niektórzy fonetycy wyróżniają pięć: /eɪə aɪə ɒɪə aʊə əʊə/.
Gevşek davranırsak hududun öbür tarafında tetikte bekleyenleri yüreklendiririz" derler.Jeśli oni to zrobili to oznacza, że my będziemy następni!”.
Tıpkı bir köpek gibi davranır.Zachowuje się jak pies.
İlk zamanlarda Homer'a karşı ihtiyatlı davranır.Od samego początku odczuwa niechęć do Homare.
Bu yüzden erkek gibi davranır.Mimo to zachowywała się jak mężczyzna.
Hoşlanmadığı kişilere de çok mesafeli davranır.Potrafi też nieźle dogryźć osobom których nie lubi.
Oyun oynamayı sevmektedir, herkese iyi davranır ve daima mutludur.Lubi zgadzać się ze wszystkimi i zawsze.
Önce Dido ona soğuk davranır ama sonra onun evlenme teklifini kabul eder.Alma początkowo się waha, ale zgadza się wyjść za mąż.
Amcası ona gerçek bir baba gibi davranır.Mimo tego szczury traktują go jak prawdziwego ojca.
Tanrı kudretli ve adildir, uyarıda ve affetmede çabuk davranır.Bóg jest święty, sprawiedliwy, wszystkowiedzący i miłosierny.
Daima tedbirli davranırdı.Postępował ostrożnie.
Karısı ona çok soğuk davranır.Hon tar kyligt emot honom.
Bu nedenle, yüksek derecede katkılı yarıiletkenler metalik davranırlar.Höggradigt dopade halvledare beter sig nästan som metaller.
Ama bu hayvanlar insanlar gibi düşünür, konuşur ve insanlar gibi davranır.Fabler är berättelser med djur som talar och beter sig som människor.
Amcası ona gerçek bir baba gibi davranır.Han fungerar som en pappa för dem.
Tıpkı bir köpek gibi davranır.Där får han uppträda som clown.
Çünkü abisi ona çok kötü davranır.Hans egna bröder smidde ränker mot honom.
Tanrı kudretli ve adildir, uyarıda ve affetmede çabuk davranır.Allah är allhärskande, allvetande, men han är också barmhärtig, förbarmande och förlåtande.
Her çocuğa iyi davranır.Han är väldigt snäll mot alla.
Ailesine çok bağlıdır, ancak yabancılara karşı mesafeli davranır.Den är mycket trogen mot sin familj men reserverad mot främlingar.
“Beş vakit namazını kılar, fakat çok cimrice davranırdı.У подружжя народилося п'ятеро дітей: Катерина (нар.
Bu yüzden erkek gibi davranır.Для цього їй довелося прикидатися чоловіком.
Çocuksu davranır fakat cesurdur.Він ще малий але дуже хоробрий.
İlgili Sayfalar