davranır ile cümle
davranır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Herkese karşı çok iltifât eder, yumuşak ve merhametli davranırdı.«Traitez chacun avec douceur et gentillesse.
Bu yüzden bu ilmi talep edenlere karşı çok seçici davranırlar.Quelle honte pour ceux qui ont fait un pareil choix.
Çocuksu davranır fakat cesurdur.Il est enfantin mais très courageux.
Iason geldiğinde, Medea çocuklarından ayrılıyor olmanın üzüntüsü içindeymiş gibi davranır.Lorsque notre héros arrive, Médée prétend être très triste de la séparation d'avec ses enfants.
Sınıftaki en akıllı kişidir ve Bayan Simian’ın evcil hayvanı gibi davranır.C'est lui le plus intelligent de la classe et il a décidé d'être aux petits soins pour Mademoiselle Simian.
Tıpkı bir köpek gibi davranır.Vous savez, simplement comme un véritable chien.
Ama bu hayvanlar insanlar gibi düşünür, konuşur ve insanlar gibi davranır.Les animaux, dit-il, peuvent raisonner, sentir, et ressentir de la même manière que les êtres humains.
Claude'a karşı soğuk davranır.Il est en froid avec Chris.
Çoğu zaman bir lider gibi davranır.Elle se pose parfois comme chef.
Mobil uygulamada, bir fotoğrafa iki kez dokunmak da benzer bir buton gibi davranır.Sur l'application mobile, le double toucher d'une photo est équivalent au bouton j'aime.
Karısı ona çok soğuk davranır.Il est en froid avec son père.
Dolayısıyla babasına çok kızgındır ve ona hep kötü davranır.En effet, son père lui a toujours fait peur et est même son épouvantard.
Seri boyunca karakterlerle aynı saftaymış gibi davranır ve kendi isteklerini yaptırır.Il la traite avec la même sévérité que lui-même, conformément à ses souhaits.
Onun ruh eşidir ve Jacob ona bir ağabey gibi davranır.Alors qu'elle grandit, ils deviennent très proches, et Jacob agit comme un grand frère pour elle.
Karısı ise Rocko'ya çok iyi davranır.Elle connaît très bien Rousseau.
O, bana bir çocuk gibi davranır.Él me trata como un niño.
Hayvanlar içgüdülerine göre davranır.Los animales actúan según su instinto.
Valeyard adında gizemli bir karakter savcı gibi davranır.Un misterioso personaje llamado el Valeyard actúa como fiscal.
HEr pilot en iyi havaalanı kapısın arayan bir karınca gibi davranır.Cada piloto actúa como una hormiga en busca de la puerta mejor aeropuerto.
Sahibi/cansız nesne: taraflardan birisi cansız bir nesneymiş gibi, diğeri de onun sahibiymiş gibi davranır.Porque si cayeren, el uno levantará al otro; pero ¡ay del hombre solo!
Ama bu hayvanlar insanlar gibi düşünür, konuşur ve insanlar gibi davranır.Estas criaturas caminan y hablan como seres humanos.
Bu yüzden iyi bir çözücü içindeki polimerlerin boyutu daha büyüktür ve parçalı bir obje gibi davranır.Por tanto un polímero en buen disolvente tiene un tamaño mayor y se comporta como un objeto fractal.
Herkese karşı çok iltifât eder, yumuşak ve merhametli davranırdı.Recibía a todos, era muy cariñoso e indulgente.
Toplama altında, vektörler gibi davranırlar.Bajo Además, agregan como vectores.
Bu durumda IXP bir çeşit destekleme linki olarak davranır.De esta manera, el punto neutro actúa como un enlace de respaldo.
Tıpkı bir köpek gibi davranır.Es como un perro come perro.
Burada o, Knyaz Andreyle karşılaşmaktadır ve aceleciliği yüzünden ona karşı saygısızca davranır.Ella termina cenando con él, durante la cual, él coquetea desvergonzadamente con ella.
İki ana kahramanı vardır: Pîşekâr hem oyuncu hem sahneye koyucu, hem yazar gibi davranır.Planea "tener dos carreras simultáneas, como rapero y comediante / actor / escritor".
"Derste tespih çeker kabadayı gibi davranırdı".Pero me evidencie como una puta derecha."
Schicchi ve Lauretta eve geldiklerinde herkes onlara çok soğuk davranır.Schicchi y Lauretta llegan entonces, y son recibidos fríamente.
Memurlar genel olarak dürüst ve adil olmayan bir şekilde davranır.En términos generales su administración parece haber sido honesta y eficaz.
Özelde, modülüsü 1 olan bir karmaşık sayıyla çarpım rotasyon gibi davranır.En particular, la multiplicación por un número complejo de módulo 1 actúa como una rotación.
Şişman, kurnaz bir kişiliği olan Sanço; genelde uyuşuk davranır ve yeme-içme konusunda üstüne yoktur.Aparece como un personaje no muy inteligente, a menudo glotón y con ganas de comer.
Ona çıkma teklif etmeyi planlamaktadır ancak Joey ondan önce davranır ve Charlie'yle sevgili olur.También le pide salir con ella, pero Jody lo rechaza en favor de Charlie.
“Beş vakit namazını kılar, fakat çok cimrice davranırdı.Cinque dei suoi compagni furono riconosciuti non colpevoli, un altro fu prosciolto.
Yahut , foton her zaman ikinci ışın dağıtıcı oradaymış gibi mi davranır ?Oppure, si comporterebbe come se il secondo divisore di fascio fosse sempre stato lì?
G ölçü grubudur ve her bir fiber demetine ayrı olarak davranır.G è un gruppo di gauge e agisce su ciascuna fibra del fibrato separatamente.
Danny'ye aşıktır ama ondan nefret ediyormuş gibi davranır.Il suo fidanzato odia Danny e pensa che lui ci provi con lei.
Gevşek davranırsak hududun öbür tarafında tetikte bekleyenleri yüreklendiririz" derler.Disambiguazione – Se stai cercando altri significati, vedi In God We Trust (disambigua).
Çocuksu davranır fakat cesurdur.È un bambino calmo ma coraggioso.
Lando, Leia'ya fazlasıyla nazik davranır.Si rivela abbastanza gentile nei confronti di Alice.
Çoğu zaman bir lider gibi davranır.Nei suoi confronti si comporta spesso come una vera e propria guida.
Çabuk öfkelenip hemen silahına davranır, bir kabadayı gibi davranır fakat sıkıyı görünce kaçar.Sembra sicuro di sé, ma si comporta come uno sciocco quando perde.
He-I bölgesinde helyum normal bir sıvı gibi davranır ; He-II de ise helyum süperakışkandır.Nella regione He-I l'elio si comporta come fluido normale, nella regione He-II l'elio è superfluido.
O Wayne'i Lucien'dan daha çok severek davranır ve açıkça onu tercih eder.Ha avuto una relazione con Damian, che poi le ha preferito Lucietta.
Akıl hastanesindeki Kyle dışarı çıkıp Jack'in yanına gelir ama Jack onu tanımıyormuş gibi davranır.Tom si toglie il costume e arriva nella stanza con lei fingendo di essere Alex per non destare sospetti.
İyicil varlıklardır, nadiren kötü davranırlar.I noduli caldi sono molto raramente maligni.
Sevdiği insanlara yakın davranır ve onları korumasına alır.Deve fare e parlare e prendere decisioni per proteggere coloro che ama.
Erkeklere karşı agresif, kızlara karşı nazik ve duyarlı davranır.Rispetto al marito, è più comprensiva e dolce nei confronti dei suoi figli.
Süpersonik akış subsonik akışa göre çok daha farklı davranır.Questo avviene perché il comportamento di un flusso supersonico è molto diverso da quello subsonico.
He-I bölgesinde helyum normal bir sıvı gibi davranır ; He-II de ise helyum süperakışkandır.На участке He-I гелий ведет себя как нормальная жидкость, а на области He-II он сверхтекучий.
Ailesine çok bağlıdır, ancak yabancılara karşı mesafeli davranır.Он ласков со своей семьёй, но подозрителен к незнакомцам.
Sahibi/cansız nesne: taraflardan birisi cansız bir nesneymiş gibi, diğeri de onun sahibiymiş gibi davranır.Благом нельзя назвать то, что только приносит нам пользу, потому что это же самое может нанести вред другому.
İnsana özenir, insanmış gibi davranır.Притворимся, будто мы люди.
“Beş vakit namazını kılar, fakat çok cimrice davranırdı.Они — пятеро — царят над порочным миром, и прежде всего над хаосом.
Valeyard adında gizemli bir karakter savcı gibi davranır.В качестве обвинителя выступает таинственный Валеярд.
Her yöne doğru eşit büyüklükteymiş gibi davranır.Он на одинаково крутом уровне играет всё, что угодно.
Ağa kızını yine vermez ve sertçe davranır.Девушка отказывается покаяться и ведёт себя гордо.
Ona çıkma teklif etmeyi planlamaktadır ancak Joey ondan önce davranır ve Charlie'yle sevgili olur.Он собирается пригласить ее на свидание, но уже слишком поздно — её пригласил Джоуи.
Osmanlı yönetimi, elçiye hürmetle davranır, ama şikayetini görmezden gelir.Мы — посланцы Господа твоего, а они не смогут навредить тебе.
İlgili Sayfalar