davranışlar ile cümle
davranışlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Hayır, varolan tek şey sadece davranışlardır.Не, единственото нещо, което съществува е всъщност поведението.
Hayır, varolan tek şey sadece davranışlardır.Ні, єдине, що справді існує - це поведінка.
Hayvan terbiyecileri hayvanlarin bu davranislari ödül sözü verilerek yaptigini düsünmemizi istiyorlar.Djurtränare vill att publiken tror att djuren blir lockade till sådana beteenden med löfte om belöningar.
Hayvan terbiyecileri hayvanlarin bu davranislari ödül sözü verilerek yaptigini düsünmemizi istiyorlar.מאמני החיות היו רוצים שהציבור יאמין שהחיות מפותות להתנהגויות כאלה .בעזרת הבטחה לקבל פרסים
Hayvan terbiyecileri hayvanların bu davranışları ödül sözü verilerek yaptığını düşünmemizi istiyorlar.Djurtränare vill att publiken tror att djuren blir lockade till sådana beteenden med löfte om belöningar.
Hayvan terbiyecileri hayvanların bu davranışları ödül sözü verilerek yaptığını düşünmemizi istiyorlar.Dreserji živali bi radi videli, da bi publika verjela, da živali premamijo v tako vedenje z obljubo nagrad.
Hayvan terbiyecileri hayvanların bu davranışları ödül sözü verilerek yaptığını düşünmemizi istiyorlar.Drezéři zvířat by rádi přesvědčili veřejnost o tom, že motivací zvířat k takovému chování je vidina odměny.
Hayvan terbiyecileri hayvanların bu davranışları ödül sözü verilerek yaptığını düşünmemizi istiyorlar.Trener zwierząt chciałby aby publiczność uwierzyła, że zwierzęta to robią z myślą o nagrodzie
Hayvan terbiyecileri hayvanların bu davranışları ödül sözü verilerek yaptığını düşünmemizi istiyorlar.מאמני החיות היו רוצים שהציבור יאמין שהחיות מפותות להתנהגויות כאלה בעזרת הבטחה לקבל פרסים.
Hem tarih öncesi davranışlarımızla hem de toplumsal görevlerimizle, büyük ölçüde buzul çağı ortamlarında우리가 완전한 인간이 된 인류 선사시대와 신생대의 환경뿐 아니라
Hem tarih öncesi davranışlarımızla hem de toplumsal görevlerimizle, büyük ölçüde buzul çağı ortamlarındaבאמצעות הפעולות של הסביבה הפרה-היסטורית, בעיקר פלאיסטוקנית, שלנו, בה הפכנו להיות אנושיים לגמרי,
Hem tarih öncesi davranışlarımızla hem de toplumsal görevlerimizle, büyük ölçüde buzul çağı ortamlarındaالأفعال الموجودة في كلا العصرين ما قبل التاريخ، و الجليدي حيث أصبحنا بها أناسا كاملين
Hem tarih öncesi davranışlarımızla hem de toplumsal görevlerimizle, büyük ölçüde buzul çağı ortamlarında私たちが今のような人間になった 更新世の環境と 人類が進化してきた社会的状況の
Herkes kötü davranışlarının farkında.Ennél a cégnél mindenki tudja, hogy akkora bunkó vagy, hogy még egy hollywoodi sztárt is képet törölnél!
Herkes kötü davranışlarının farkında.¡No hay uno que no sepa que eres quién abofeteó a una estrella de Hollywood!
Herkes kötü davranışlarının farkında.Semua tahu kau tidak punya sopan santu.
Herkes kötü davranışlarının farkında.Toata lumea din industria muzicala stie ca esti un nenorocit care ar palmui si o vedeta de la Hollywood
Herkes kötü davranışlarının farkında.Tout le monde dans ce milieu sait que tu es un salaud capable de gifler une star Hollywoodienne !
Herkes kötü davranışlarının farkında.Všichni vědí, že nemáš vůbec žádné manýry.
Herkes kötü davranışlarının farkında.Все без исключения знают, какой ты хам и мерзавец!
Herkes kötü davranışlarının farkında.Всеки знае какъв негодник си!
Herkes kötü davranışlarının farkında..الكل يعلم أن لا أخلاق لكَ أبداً
Her üzerinize atladığında, bütün kötü davranışları görür.Cada vez que brinca recibe toda clase de maltratos.
Her üzerinize atladığında, bütün kötü davranışları görür.Cada vez que salta para cima de vocês ele recebe todo o tipo de insultos.
Her üzerinize atladığında, bütün kötü davranışları görür.De fiecare dată când sare în sus, e abuzat în fel şi chip.
Her üzerinize atladığında, bütün kötü davranışları görür.Elke keer dat hij omhoog springt, wordt hij op allerlei manieren mishandeld.
Her üzerinize atladığında, bütün kötü davranışları görür.Et chaque fois qu'il saute, il se fait maltraiter.
Her üzerinize atladığında, bütün kötü davranışları görür.Jedesmal wenn er jemanden anspringt, wird er auf irgendeine Art misshandelt.
Her üzerinize atladığında, bütün kötü davranışları görür.개는 뛰어오를 때마다 갖은 벌을 받습니다.
Her üzerinize atladığında, bütün kötü davranışları görür.Valahányszor felugrik, mindenféle dorgálást kap.
Her üzerinize atladığında, bütün kötü davranışları görür.Zawsze gdy skacze, jest jakoś krzywdzony.
Her üzerinize atladığında, bütün kötü davranışları görür.Κάθε φορά που πηδάει πάνω σας, δέχεται κακοποίηση.
Her üzerinize atladığında, bütün kötü davranışları görür.Всеки път, щом скочи, получава всякакви ругатни.
Her üzerinize atladığında, bütün kötü davranışları görür.Каждый раз когда он подпрыгивает, его наказывают во всю.
Her üzerinize atladığında, bütün kötü davranışları görür.כל פעם שהוא קופץ, הוא מקבל כל מיני התייחסויות רעות
Her üzerinize atladığında, bütün kötü davranışları görür.كل مرة يقفز فيها، سيساء معاملته بشتي الطرق.
Her üzerinize atladığında, bütün kötü davranışları görür.本当にひどい罰を受けているのです。
Hırsızlık Yapmayın' gibi kanunlar çıkarmanıza gerek yok... ...çünkü zaten bu, davranışlara da yansıyacaktır.Du behöver inte stifta lagar i stil med "Du skall inte stjäla"; det skulle kringgå detta beteende.
Hırsızlık Yapmayın' gibi kanunlar çıkarmanıza gerek yok... ...çünkü zaten bu, davranışlara da yansıyacaktır.'Du sollst nicht stehlen"; es würde dieses Verhalten einfach umgehen.
Hırsızlık Yapmayın' gibi kanunlar çıkarmanıza gerek yok... ...çünkü zaten bu, davranışlara da yansıyacaktır.Ei tarvitse säätää lakeja, kuten 'älä varasta'; se ohittaisi sellaisen käytöksen.
Hırsızlık Yapmayın' gibi kanunlar çıkarmanıza gerek yok... ...çünkü zaten bu, davranışlara da yansıyacaktır.Je hoeft geen wetten te maken zoals 'Niet stelen' het zou dit gedrag gewoon omzeilen.
Hırsızlık Yapmayın' gibi kanunlar çıkarmanıza gerek yok... ...çünkü zaten bu, davranışlara da yansıyacaktır.Nebudeme muset vytvářet zákony jako 'Nekraďte'; takovému chování se vyhneme.
Hırsızlık Yapmayın' gibi kanunlar çıkarmanıza gerek yok... ...çünkü zaten bu, davranışlara da yansıyacaktır.Nem kell törvénybe foglalni, hogy "Ne lopj", lopni ebben a társadalomban értelmetlen.
Hırsızlık Yapmayın' gibi kanunlar çıkarmanıza gerek yok... ...çünkü zaten bu, davranışlara da yansıyacaktır.Nie musisz tworzyć praw typu "Nie kradnij"; takie występki zostaną naturalnie wyeliminowane.
Hırsızlık Yapmayın' gibi kanunlar çıkarmanıza gerek yok... ...çünkü zaten bu, davranışlara da yansıyacaktır.Non c'è bisogno di fare leggi come 'Non rubare'. Si aggirerebbe questo comportamento.
Hırsızlık Yapmayın' gibi kanunlar çıkarmanıza gerek yok... ...çünkü zaten bu, davranışlara da yansıyacaktır.Nu vor mai fi necesare legi gen "Nu fura"; vor fi depășite de tiparul comportamental.
Hırsızlık Yapmayın' gibi kanunlar çıkarmanıza gerek yok... ...çünkü zaten bu, davranışlara da yansıyacaktır.Pas besoin de faire des lois comme "Ne volez pas" . Ce comportement serait dépassé.
Hırsızlık Yapmayın' gibi kanunlar çıkarmanıza gerek yok... ...çünkü zaten bu, davranışlara da yansıyacaktır.Zakoni, kot je na primer "Ne kradi", niso potrebni, saj v tej družbi tak vedenjski vzorec ne obstaja več.
Hırsızlık Yapmayın' gibi kanunlar çıkarmanıza gerek yok... ...çünkü zaten bu, davranışlara da yansıyacaktır.Δεν χρειάζεται να κάνεις νόμους [όπως]: "Μην κλέψεις"· θα παρέκαμπτε αυτή τη συμπεριφορά.
Hırsızlık Yapmayın' gibi kanunlar çıkarmanıza gerek yok... ...çünkü zaten bu, davranışlara da yansıyacaktır.Няма да е нужно да има закони като "Не кради", тъй като това поведение би било избегнато.
Hırsızlık Yapmayın' gibi kanunlar çıkarmanıza gerek yok... ...çünkü zaten bu, davranışlara da yansıyacaktır.Станут не нужны законы, запрещающие воровство, т.к. его попросту больше не будет.
Hırsızlık Yapmayın' gibi kanunlar çıkarmanıza gerek yok... ...çünkü zaten bu, davranışlara da yansıyacaktır.لا حاجة لك أن تضع قوانين من قبيل "لا تسرق". فهو سيتجاوز هذا التصرف.
Hormonların işi, bizi belli davranışlara eğilimli kılmak."Die Aufgabe von Hormonen ist es uns empfänglich zu machen für bestimmte Verhaltensweisen."
Hormonların işi, bizi belli davranışlara eğilimli kılmak.El "trabajo" de una hormona es crearnos predisposiciones a ciertos comportamientos.
Hormonların işi, bizi belli davranışlara eğilimli kılmak.Le rôle d'une hormone est de nous prédisposer à certains comportements.
Hormonların işi, bizi belli davranışlara eğilimli kılmak.O trabalho de uma hormona é tornar-nos predispostos a certos comportamentos.
Hormonların işi, bizi belli davranışlara eğilimli kılmak.Treaba hormonului este sa ne faca sa fim predispusi la anumite comportamente.
Hormonların işi, bizi belli davranışlara eğilimli kılmak."Tugas" hormon adalah untuk membuat kita cenderung kepada perilaku tertentu.
Hormonların işi, bizi belli davranışlara eğilimli kılmak.Zadaniem hormonów jest stworzenie nam predyspozycji do pewnych zachowań.
Hormonların işi, bizi belli davranışlara eğilimli kılmak.Δουλειά μιας ορμόνης είναι να μας κάνουν να έχουμε προδιάθεση σε ορισμένες συμπεριφορές