davranışlar ile cümle

davranışlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Bunu yapar yapmaz insanların davranışları değişti.Dès l'instant où ils ont fait ça, le comportement dans ces crèches a changé.
Bunu yapar yapmaz insanların davranışları değişti.E appena hanno messo la regola il comportamento in quegli asili cambiò.
Bunu yapar yapmaz insanların davranışları değişti.E no momento em que fizeram isso, o comportamento nessas creches mudou.
Bunu yapar yapmaz insanların davranışları değişti.És ettől a perctől kezdve megváltozott a viselkedés azokban a napközikben.
Bunu yapar yapmaz insanların davranışları değişti.그렇게 하자마자 그 탁아소들에서 나타나는 행동패턴이 바뀌었습니다.
Bunu yapar yapmaz insanların davranışları değişti.Od tego momentu zachowanie rodziców uległo zmianie.
Bunu yapar yapmaz insanların davranışları değişti.Și în clipa în care au făcut asta, comportamentul în acele grădinițe s-a schimbat.
Bunu yapar yapmaz insanların davranışları değişti.Und ab diesem Moment änderte sich das Verhalten in diesen Tagesstätten.
Bunu yapar yapmaz insanların davranışları değişti.Và từ giây phút họ thực hiện việc đó, hành vi trong các trung tâm đó đã thay đổi.
Bunu yapar yapmaz insanların davranışları değişti.V momentě, kdy to udělali, chování se v těch družinách změnilo.
Bunu yapar yapmaz insanların davranışları değişti.Y desde el momento en que lo hicieron cambió el comportamiento en esas guarderías.
Bunu yapar yapmaz insanların davranışları değişti.Zodra ze dat deden, veranderde het gedrag in die kinderkribbes.
Bunu yapar yapmaz insanların davranışları değişti.Και από την ημέρα που έκαναν την αλλαγή αυτή η συμπεριφορά στα κέντρα αυτά άλλαξε.
Bunu yapar yapmaz insanların davranışları değişti.Веднага след като направили това, поведението в тези детски градини се променило.
Bunu yapar yapmaz insanların davranışları değişti.І в той же час, як вони це оголосили, поведінка батьків, діти яких відвідують ці дитсадки, змінилася.
Bunu yapar yapmaz insanların davranışları değişti.ומרגע שזה נעשה, ההתנהגות באותם המעונות השתנתה.
Bunu yapar yapmaz insanların davranışları değişti.وفي اللحظة التي فعلوا فيها هذا، تغير السلوك في مراكز الرعاية هذه.
Bunu yapar yapmaz insanların davranışları değişti.すぐに変化が現れました その後4週間に渡って
Bu oyun dinamiği öylesine güçlü ki sadece davranışlarımızı değil bütün kültürümüzü etkiliyor.Denne spildynamik er så magtfuld, at den ikke kun påvirker vores adfærd - den påvirker hele vores kultur.
Bu oyun dinamiği öylesine güçlü ki sadece davranışlarımızı değil bütün kültürümüzü etkiliyor.Ez a játék dinamika annyira erős, hogy nemcsak a viselkedésünkre van hatással hanem az egész kultúránkra.
Bu oyun dinamiği öylesine güçlü ki sadece davranışlarımızı değil bütün kültürümüzü etkiliyor.이 게임 역학은 우리의 행동에 영향을 미칠 뿐 아니라 문화 자체에 영향을 미치기 때문에 상당히 강력한 요소입니다.
Bu oyun dinamiği öylesine güçlü ki sadece davranışlarımızı değil bütün kültürümüzü etkiliyor.Questa dinamica di gioco è così potente che influenza sia il nostro comportamento che la nostra cultura.
Bu oyun dinamiği öylesine güçlü ki sadece davranışlarımızı değil bütün kültürümüzü etkiliyor.Ta dynamika gry jest tak potężna, że wpływa nie tylko na zachowanie, ale i całą kulturę.
Bu oyun dinamiği öylesine güçlü ki sadece davranışlarımızı değil bütün kültürümüzü etkiliyor.Эта игровая динамика настолько мощная, что влияет не только на наше поведение, но и на всю нашу культуру.
Bu oyun dinamiği öylesine güçlü ki sadece davranışlarımızı değil bütün kültürümüzü etkiliyor.כלל המשחק הזה מאוד עוצמתי, הוא לא רק משפיע על ההתנהגות שלנו, הוא משפיע על כל התרבות שלנו.
Bu oyun dinamiği öylesine güçlü ki sadece davranışlarımızı değil bütün kültürümüzü etkiliyor.ديناميكية اللعب قوية جداً هذا لا يؤثر بسلوكنا فقط ، إنه يؤثر بثقافة كاملة
Bu oyun dinamiği öylesine güçlü ki sadece davranışlarımızı değil bütün kültürümüzü etkiliyor.私達の行動だけでなく 文化全体に影響を及ぼしています 1つのゲームダイナミクスが
Bu sayede koloniler yaşlanıp irileştikçe... ...davranışlarının nasıl değiştiğini görme imkanım oldu.Astfel, am putut să studiez cum se modifică comportamentul lor pe măsură ce colonia îmbătrânea şi se mărea.
Bu sayede koloniler yaşlanıp irileştikçe... ...davranışlarının nasıl değiştiğini görme imkanım oldu.Daardoor heb ik kunnen bestuderen hoe hun gedrag verandert naarmate de kolonie ouder en groter wordt.
Bu sayede koloniler yaşlanıp irileştikçe... ...davranışlarının nasıl değiştiğini görme imkanım oldu.Et grâce à cela, j'ai pu étudier comment leur comportement change quand la colonie vieillit et grossit.
Bu sayede koloniler yaşlanıp irileştikçe... ...davranışlarının nasıl değiştiğini görme imkanım oldu.Jestem też w stanie zbadać jak zmieniają się zachowania wraz z rozwojem kolonii.
Bu sayede koloniler yaşlanıp irileştikçe... ...davranışlarının nasıl değiştiğini görme imkanım oldu.덕분에 저는 이 서식지들이 성장하여 규모가 커짐에 따라 어떻게 행동양식이 변화하는지 연구 할 수 있었습니다.
Bu sayede koloniler yaşlanıp irileştikçe... ...davranışlarının nasıl değiştiğini görme imkanım oldu.Und daher konnte ich untersuchen, wie sich ihr Verhalten verändert, wenn eine Kolonie altert und wächst.
Bu sayede koloniler yaşlanıp irileştikçe... ...davranışlarının nasıl değiştiğini görme imkanım oldu.Y por lo mismo he podido estudiar cómo cambia su comportamiento a medida que la colonia crece y envejece.
Bu sayede koloniler yaşlanıp irileştikçe... ...davranışlarının nasıl değiştiğini görme imkanım oldu.Так как колония стареет и развивается, я могу изучать изменение поведения муравьёв.
Bu sayede koloniler yaşlanıp irileştikçe... ...davranışlarının nasıl değiştiğini görme imkanım oldu.ובגלל זה, התאפשר לי ללמוד כיצד ההתנהגות שלהן משתנה כשהמושבה מתבגרת וגדלה.
Bu sayede koloniler yaşlanıp irileştikçe... ...davranışlarının nasıl değiştiğini görme imkanım oldu.وبهذه الطريقة، تمكنت من دراسة كيفية تغير سلوك النمل كلما نمت المستعمرة وزادت.
Bu sayede koloniler yaşlanıp irileştikçe... ...davranışlarının nasıl değiştiğini görme imkanım oldu.彼らの行動の変化を研究することが出来るのです コロニーのライフサイクルを説明します
Bu terim PLWHA olan insanların zaten sapkınca davranışlar sergileyenler olduğu düşüncesini desteklemiştir.Este concepto refuerza la noción de que la gente PVVS son quienes ya tenían un perfil desviado.
Bu terim PLWHA olan insanların zaten sapkınca davranışlar sergileyenler olduğu düşüncesini desteklemiştir.Этот термин только укрепляет мнение, что ЛЖВС изначально были девиантными личностями.
Bu tip tedavinin yasadışı uyuşturucu kullanımının, sağlık açısından riskli davranışların ve suç oluşturanMetadonová léčba se obecně
Bu tip tedavinin yasadışı uyuşturucu kullanımının, sağlık açısından riskli davranışların ve suç oluşturanNa splošno metadonsko zdravljenje temelji
Bu tip tedavinin yasadışı uyuşturucu kullanımının, sağlık açısından riskli davranışların ve suç oluşturanUzyskano pozytywne efekty w ograniczaniu zażywania nielegalnych narkotyków
Bu yasa özel aracıların vatandaşın davranışlarını takip etmesini salık veriyor.Die legt een grotere last op aan privé-tussenpersonen om het gedrag van de burgers te bewaken.
Bu yasa özel aracıların vatandaşın davranışlarını takip etmesini salık veriyor.그 법은 개인 컨텐츠 중개자들에게 인터넷 사용자의 행동을 감시하는 책임을 더 맡기지요.
Bu yasa özel aracıların vatandaşın davranışlarını takip etmesini salık veriyor.שמטיל יותר אחריות על גורמי-ביניים פרטיים מבחינת הפיקוח על התנהגות האזרח.
Bu yasa özel aracıların vatandaşın davranışlarını takip etmesini salık veriyor.والذي يهب مزيداً من الصلاحيات لوسطاء من شركات خاصة ليراقبوا وينظموا سلوكيات المواطنين.
Bu yasa özel aracıların vatandaşın davranışlarını takip etmesini salık veriyor.法律に対する懸念も 存在します つまり 認識する必要があるのは
Bu yeni oyuncağımı ve özgürlüğümü bulmama rağmen, insanların bana davranışları tamamen değişmişti.Aber trotz dieser neugewonnenen Freude und Freiheit veränderte sich die Reaktion der Menschen mir gegenüber.
Bu yeni oyuncağımı ve özgürlüğümü bulmama rağmen, insanların bana davranışları tamamen değişmişti.Ale mimo tej nowo odnalezionej radości i wolności, reakcje ludzi na mnie uległy całkowitej zmianie.
Bu yeni oyuncağımı ve özgürlüğümü bulmama rağmen, insanların bana davranışları tamamen değişmişti.Ale přestože jsem objevila tuhle radost a svobodu, reakce lidí na mě se úplně změnila.
Bu yeni oyuncağımı ve özgürlüğümü bulmama rağmen, insanların bana davranışları tamamen değişmişti.하지만 제가 새롭게 찾은 즐거움과 자유에도 불구하고 저를 향한 사람들의 반응은 완전히 변했습니다
Bu yeni oyuncağımı ve özgürlüğümü bulmama rağmen, insanların bana davranışları tamamen değişmişti.Mặc dù tôi có niềm vui và sự tự do mới mẻ này, phản ứng của mọi người đối với tôi đã thay đổi.
Bu yeni oyuncağımı ve özgürlüğümü bulmama rağmen, insanların bana davranışları tamamen değişmişti.Ze zagen mij niet meer, alsof ik bedekt werd door een onzichtbare mantel.
Bu yeni oyuncağımı ve özgürlüğümü bulmama rağmen, insanların bana davranışları tamamen değişmişti.Але, незважаючи на те, що у мене була нова радість та свобода, реакція людей на мене повністю змінилась.
Bu yeni oyuncağımı ve özgürlüğümü bulmama rağmen, insanların bana davranışları tamamen değişmişti.Несмотря на то, что я вновь обрела радость и свободу, отношение людей ко мне в корне изменилось.
Bu yeni oyuncağımı ve özgürlüğümü bulmama rağmen, insanların bana davranışları tamamen değişmişti.Но независимо от тази моя новооткрита радост и свобода, реакцията на хората към мен се промени коренно.
Bu yeni oyuncağımı ve özgürlüğümü bulmama rağmen, insanların bana davranışları tamamen değişmişti.אבל למרות שנהניתי מהשמחה והחופש החדשים האלה, התגובה של האנשים כלפי השתנתה לגמרי.
Bu yeni oyuncağımı ve özgürlüğümü bulmama rağmen, insanların bana davranışları tamamen değişmişti.ولكن حتى مع شعوري بذلك الفرح و تلك الحرية، تغيرت ردة فعل الناس نحوي
Bu yeni oyuncağımı ve özgürlüğümü bulmama rağmen, insanların bana davranışları tamamen değişmişti.周囲の人々の反応は 完全に変わってしまいました もはや彼らの目には 私は映らないかのように

İlgili Sayfalar