davranışlar ile cümle
davranışlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Bu davranışlar sadece birer davranış.Disse adfærd er bare adfærd.
Bu davranışlar sadece birer davranış.Estes comportamentos são apenas comportamentos.
Bu davranışlar sadece birer davranış.Ezek a viselkedések csak viselkedések.
Bu davranışlar sadece birer davranış.Hành vi chỉ đơn thuần là hành vi.
Bu davranışlar sadece birer davranış.이 행동들은 말 그대로 행동일 뿐입니다
Bu davranışlar sadece birer davranış.Questi sono solo dei comportamenti.
Bu davranışlar sadece birer davranış.Tyhle známky chování jsou stále jen určitým chováním.
Bu davranışlar sadece birer davranış. Yalancılığın ispatı değiller.Perilaku ini hanyalah perilaku, bukan bukti dari kebohongan.
Bu davranışlar sadece birer davranış. Yalancılığın ispatı değiller.Tieto prejavy správania sú len prejavy.
Bu davranışlar sadece birer davranış.Zachowania to tylko zachowania.
Bu davranışlar sadece birer davranış.Αυτές είναι απλά συμπεριφορές.
Bu davranışlar sadece birer davranış.Такі дії це тільки дії.
Bu davranışlar sadece birer davranış.Такое поведение — всего лишь поведение.
Bu davranışlar sadece birer davranış.Тези поведения са просто поведения.
Bu davranışlar sadece birer davranış.ההתנהגויות האלו הן רק התנהגויות.
Bu davranışlar sadece birer davranış.هذه السلوكيات مجرد سلوكيات.
Bu davranışlar sadece birer davranış.嘘の証拠ではありません
Bu davranışlar tamamen açığa çıkarılmış hatalı değer sistemlerinden kaynaklanıyor.Este bazata pe expunerea la sisteme de valori eronate.
Bu davranışlar tamamen açığa çıkarılmış hatalı değer sistemlerinden kaynaklanıyor.Интуиция - это следствие ошибочных убеждений.
Bu davranışlar tamamen açığa çıkarılmış hatalı değer sistemlerinden kaynaklanıyor.Основава се изцяло на това, че сме изложени на тези грешни ценности.
Bu davranışlar tamamen açığa çıkarılmış hatalı değer sistemlerinden kaynaklanıyor.היא מבוססת על חשיפה למערכות ערכים שגויים.
Bu davranışlar tamamen açığa çıkarılmış hatalı değer sistemlerinden kaynaklanıyor.التعرُّض الى منظومة قيم خاطئة.
Bu gerçekte davranışların ve kişiliğin ürün olarak tasarlanmasını içeriyor.Cela implique vraiment d'intégrer le comportement et la personnalité dans les produits.
Bu gerçekte davranışların ve kişiliğin ürün olarak tasarlanmasını içeriyor.Dat komt neer op menselijk gedrag en persoonlijkheid in producten ontwerpen.
Bu gerçekte davranışların ve kişiliğin ürün olarak tasarlanmasını içeriyor.Der Ansatz beinhaltet den Einbeziehung von Verhaltensweisen und Persönlichkeiten ins Produkt-Design.
Bu gerçekte davranışların ve kişiliğin ürün olarak tasarlanmasını içeriyor.Ea înseamnă de fapt includerea comportamentelor şi personalităţii în designul produselor.
Bu gerçekte davranışların ve kişiliğin ürün olarak tasarlanmasını içeriyor.Isso envolve o "design" de comportamentos e de personalidade nos produtos.
Bu gerçekte davranışların ve kişiliğin ürün olarak tasarlanmasını içeriyor.즉, 제품에 행태와 성격을 디자인하는 것을 포괄하는 개념입니다.
Bu gerçekte davranışların ve kişiliğin ürün olarak tasarlanmasını içeriyor.Wiąże się to z projektowaniem zachowań i osobowości produktu.
Bu gerçekte davranışların ve kişiliğin ürün olarak tasarlanmasını içeriyor.Он учитывает личность и её поведение в процессе дизайна продуктов.
Bu gerçekte davranışların ve kişiliğin ürün olarak tasarlanmasını içeriyor.Това всъщност включва дизайн на поведения и самоличност в продуктите.
Bu gerçekte davranışların ve kişiliğin ürün olarak tasarlanmasını içeriyor.שממש כרוכה בעיצוב התנהגות ואישיות כחלק מהמוצר.
Bu gerçekte davranışların ve kişiliğin ürün olarak tasarlanmasını içeriyor.وهذا حقيقة يتضمن تصميم سلوك وشخصية في المنتجات.
Bu gerçekte davranışların ve kişiliğin ürün olarak tasarlanmasını içeriyor.皆さんも もう目にしているはずです
Bu kadınlar, (riski) artırıyorlar. Davranışlarıyla, resmen çocuklarının ölme riskini artırıyorlar.Ze verhogen de kans, ze dragen er toe bij dat hun kind meer kans heeft om te sterven.
bunların hepsi belli davranışların ödüllendirilmesinden kaynaklanıyor.Dan itu semua tergantung pada apa imbalannya untuk perilaku tertentu.
bunların hepsi belli davranışların ödüllendirilmesinden kaynaklanıyor.Das hängt auch grundlegend von der Belohnung für ein bestimmtes Verhalten ab.
bunların hepsi belli davranışların ödüllendirilmesinden kaynaklanıyor.Et tout ça dépend de ce qu'est la récompense pour un certain comportement.
bunların hepsi belli davranışların ödüllendirilmesinden kaynaklanıyor.E tutto questo dipende dalla ricompensa data da un determinato comportamento.
bunların hepsi belli davranışların ödüllendirilmesinden kaynaklanıyor.И всичко зависи от това какво е възнаграждението за определено поведение.
bunların hepsi belli davranışların ödüllendirilmesinden kaynaklanıyor.まともな思考能力を持っている、一国の統治者を仮定しよう。
Bunların hepsi, insanların yapmamaları gerektiğini bildiği davranışlar.Acestea sunt comportamente unde oamenii știu ce ar trebui să facă.
Bunların hepsi, insanların yapmamaları gerektiğini bildiği davranışlar.Dies alles sind Verhaltensweisen von Menschen, die wissen, was sie tun sollten.
Bunların hepsi, insanların yapmamaları gerektiğini bildiği davranışlar.Đó đều là những hành vi mà mọi người biết họ cần làm.
Bunların hepsi, insanların yapmamaları gerektiğini bildiği davranışlar.Ezek mind viselkedésformák, az emberek tudják, hogy mit kellene tenniük.
Bunların hepsi, insanların yapmamaları gerektiğini bildiği davranışlar.그 때 취할 행동이 있습니다. 환자들은 어떻게 해야 하는지 알고 있죠.
Bunların hepsi, insanların yapmamaları gerektiğini bildiği davranışlar.Sono tutti comportamenti che la gente sa di dover adottare.
Bunların hepsi, insanların yapmamaları gerektiğini bildiği davranışlar.To są wszystko sytuacje, w których ludzie wiedzą, jak powinni się zachować.
Bunların hepsi, insanların yapmamaları gerektiğini bildiği davranışlar.Όλες αυτές είναι συμπεριφορές όπου οι άνθρωποι ξέρουν τι πρέπει να κάνουν.
Bunların hepsi, insanların yapmamaları gerektiğini bildiği davranışlar.Это всё типы поведения, когда люди знают, что им надо делать.
Bunların hepsi, insanların yapmamaları gerektiğini bildiği davranışlar.אלה כולן התנהגויות שבהן אנשים יודעים מה הם צריכים לעשות.
Bunların hepsi, insanların yapmamaları gerektiğini bildiği davranışlar.فهذه الامور - التدخين - هي امور المفروض ان الناس تعرف اضرارها
Bunların hepsi, insanların yapmamaları gerektiğini bildiği davranışlar.所有人都知道應該要點樣做先至正確﹐
Bunların hepsi, insanların yapmamaları gerektiğini bildiği davranışlar.知っているが
Bununla birlikte davranışlarının bundan pek farklı olmadığını düşünüyorum.Azonban a tetteit nem tartom sokban különbözőnek ettől.
Bununla birlikte davranışlarının bundan pek farklı olmadığını düşünüyorum.Quoi qu'il en soit, je ne considère pas ses actions autrement.
Bununla birlikte davranışlarının bundan pek farklı olmadığını düşünüyorum.Όμως... το θεώρησα σαν να το είχε κάνει.
Bununla birlikte davranışlarının bundan pek farklı olmadığını düşünüyorum.رغم ذلك اشعر ان لا فرق هناك
Bunu yapar yapmaz insanların davranışları değişti.A v tu minútu, čo to urobili, sa správanie v týchto day-care centrách zmenilo.
Bunu yapar yapmaz insanların davranışları değişti.Dan begitu itu mulai diberlakukan perilaku di panti-panti itu langsung berubah