" bilinçsizce " taklit ettiği için 1,5 milyon dolarlık bir davayı kaybetti."무의식적으로" 표절하여 자신의 발라드 "My Sweet Lord"를 썼다는 이유였죠.
" bilinçsizce " taklit ettiği için 1,5 milyon dolarlık bir davayı kaybetti.העתיק את הלהיט של דו-וופ "He's So Fine" בבלדה שלו "My Sweet Lord."
Bir çok Afrika-Amerikalı bu davayı kazandıklarını sanıyorlardır.Beaucoup d'Afro-Américains ont cru gagner dans ce procès.
Bir çok Afrika-Amerikalı bu davayı kazandıklarını sanıyorlardır.많은 아프라카계 미국인들은 아마 그들이 재판에서 이겼을 거라고 생각합니다.
Bir çok Afrika-Amerikalı bu davayı kazandıklarını sanıyorlardır.Molti afro-americani pensano che loro hanno vinto nel processo.
Bir çok Afrika-Amerikalı bu davayı kazandıklarını sanıyorlardır.Mulți afro-americani probabil cred că au câștigat ceva cu acest proces.
Bir çok Afrika-Amerikalı bu davayı kazandıklarını sanıyorlardır.Nhiều người Mỹ gốc Phi có thể nghĩ là họ thắng tại phiên tòa.
Bir çok Afrika-Amerikalı bu davayı kazandıklarını sanıyorlardır.Probablemente muchos norteamericanos de origen africano creen que han ganado con el juicio.
Bir çok Afrika-Amerikalı bu davayı kazandıklarını sanıyorlardır.Veel Afrikaans-Amerikanen denken waarschijnlijk dat ze wonnen in het proces.
Bir çok Afrika-Amerikalı bu davayı kazandıklarını sanıyorlardır.Wielu Afroamerykanów pewnie uważa, że ten proces był ich zwycięstwem.
Bir çok Afrika-Amerikalı bu davayı kazandıklarını sanıyorlardır.Многие афроамериканцы наверное думают, что они выиграли в суде.
Bir çok Afrika-Amerikalı bu davayı kazandıklarını sanıyorlardır.Много афро-американци вероятно мислят, че са спечелили чрез процеса.
Bir çok Afrika-Amerikalı bu davayı kazandıklarını sanıyorlardır.הרבה אפרו-אמריקאים כנראה חושבים שהם זכו במשפט.
Bir çok Afrika-Amerikalı bu davayı kazandıklarını sanıyorlardır.العديد من الأمريكان الأفارقة يظنون انهم ربحوا عن طريق المحكمة
Bir çok Afrika-Amerikalı bu davayı kazandıklarını sanıyorlardır.判決の翌朝 私がここに座って見ていると
"Bu davayı sonuçlandırmak istiyoruz."E nós gostaríamos de terminar isto.
"Bu davayı sonuçlandırmak istiyoruz."E vorremmo andare avanti e chiudere il caso.
"Bu davayı sonuçlandırmak istiyoruz."그리고 저희는 이 사건을 마무리 하려고 합니다."
"Bu davayı sonuçlandırmak istiyoruz."Nos gustaría seguir adelante y cerrar esto.
"Bu davayı sonuçlandırmak istiyoruz."Og vi ville gerne have lukket dette ned.
"Bu davayı sonuçlandırmak istiyoruz."Şi am dori să mergem mai departe şi să închidem acest proces.
"Bu davayı sonuçlandırmak istiyoruz."Und wir würden hier gern zum Ende kommen.
"Bu davayı sonuçlandırmak istiyoruz."Và chúng tôi muốn xúc tiến và kết thúc vụ này.
"Bu davayı sonuçlandırmak istiyoruz."We zouden vooruit willen gaan en een schikking treffen.
"Bu davayı sonuçlandırmak istiyoruz."Wolelibyśmy już to zamknąć i pójść dalej.
"Bu davayı sonuçlandırmak istiyoruz."Και θα θέλαμε να προχωρήσουμε και να κλείσει η υπόθεση.
"Bu davayı sonuçlandırmak istiyoruz."И ние бихме искали да затворим това дело.
"Bu davayı sonuçlandırmak istiyoruz."Ми б хотіли закрити цю справу.
"Bu davayı sonuçlandırmak istiyoruz."Мы бы хотели закрыть это дело.
"Bu davayı sonuçlandırmak istiyoruz."היינו רוצים לסגור את העניין.
"Bu davayı sonuçlandırmak istiyoruz."ونود أن نمضي قدما ونغلق القضية.
"Bu davayı sonuçlandırmak istiyoruz.御社からの最終提案をいただけますか?"
Bunun sonucunda patent trolü, davayı kazandığını duyurabiliyor.Así, quien posee la patente puede argüir que ha ganado el caso.
Bunun sonucunda patent trolü, davayı kazandığını duyurabiliyor.Ca urmare, troll-ii brevetelor pot pretinde că au câştigat cazurile.
Bunun sonucunda patent trolü, davayı kazandığını duyurabiliyor.E como resultado, o especulador de patentes pode afirmar que eles ganharam o caso.
Bunun sonucunda patent trolü, davayı kazandığını duyurabiliyor.Et par conséquent, le chasseur de brevets peut clamer qu'il a gagné l'affaire.
Bunun sonucunda patent trolü, davayı kazandığını duyurabiliyor.Folglich kann der Patent-Troll behaupten, dass er den Fall gewonnen hat.
Bunun sonucunda patent trolü, davayı kazandığını duyurabiliyor.Het resultaat is dat de patenttroll kan beweren dat hij de zaak gewonnen heeft.
Bunun sonucunda patent trolü, davayı kazandığını duyurabiliyor.Il risultato è che il patent troll [truffatore di brevetti] può dichiarare di aver vinto la causa.
Bunun sonucunda patent trolü, davayı kazandığını duyurabiliyor.그리고 그 결과, 특허 괴물들은 그들이 소송을 이겼다고 주장할 수 있습니다.
Bunun sonucunda patent trolü, davayı kazandığını duyurabiliyor.Resultatet bliver, at patent trolden kan hævde at have vundet sagen.
Bunun sonucunda patent trolü, davayı kazandığını duyurabiliyor.Takže trol může vždy tvrdit, že vyhrál.
Bunun sonucunda patent trolü, davayı kazandığını duyurabiliyor.Và do đó, những kẻ sở hữu bằng sáng chế ma mãnh có thể tuyên bố rằng họ đã thắng kiện.
Bunun sonucunda patent trolü, davayı kazandığını duyurabiliyor.W efekcie trolle patentowe mogą utrzymywać, że sprawę wygrały.
Bunun sonucunda patent trolü, davayı kazandığını duyurabiliyor.Και ως εκ τούτου, το τρολ πατεντών μπορεί να ισχυριστεί ότι κέρδισε την υπόθεση.
Bunun sonucunda patent trolü, davayı kazandığını duyurabiliyor.В результате патентный тролль может заявить, что выиграл дело.
Bunun sonucunda patent trolü, davayı kazandığını duyurabiliyor.В результаті патентний троль може оголосити, що він виграв справу.
Bunun sonucunda patent trolü, davayı kazandığını duyurabiliyor.И като резултат, патентния трол може да претендира, че е спечелил делото.
Bunun sonucunda patent trolü, davayı kazandığını duyurabiliyor.וכתוצאה מכך, טרול הפטנטים יכול לטעון שהוא זכה בתביעה.
Bunun sonucunda patent trolü, davayı kazandığını duyurabiliyor.وكنتيجة لذلك، يستطيع سارق البراءة أن يدعي أنه كسب القضية.
Bunun sonucunda patent trolü, davayı kazandığını duyurabiliyor.訴訟に勝ったと言いふらすことができます 今回の訴訟では
Cosbyler bu davayı kaybetmelidir.Cosbyék álláspontja helytelen.
Cosbyler bu davayı kaybetmelidir.Cosby의 패소 판결을 내렸습니다.
Cosbyler bu davayı kaybetmelidir.שבני קוסבי ייאלצו להפסיד.
Cosbyler bu davayı kaybetmelidir.إن قضية "كوسبي"هي قضية خاسرة
Cosbyler bu davayı kaybetmelidir.最高裁は、天に至るまでずっと土地を守るという原則は
Davayı çözdük!Abbiamo risolto il caso!
Davayı çözdük! Biz kahramanız!レジーも無事だし
Davayı çözdük!On a résolu l'affaire!
Davayı çözdük!Resolvemos o caso!