davasını ile cümle

davasını kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Sırbistan-Karadağ NATO Davasını Düşürmemekte DiretiyorSerbia-Montenegro Mulls Dropping NATO Lawsuit
Kuki, "Kosova davasını savunmak için dünyanın en iyi uzmanlarını görevlendirmiştir." dedi."Kosovo has engaged the best [experts] in the world" to defend its case, Kuci said.
Halbach cinayet davasının ele alınması son derece tartışmalı bir konuydu.The handling of the Halbach murder case was highly controversial.
1861'de Jackson Birlik davasını takip etmeyi seçti.In 1861 Jackson chose to follow the Union cause.
Ancak Muhammed, davasını desteklemek için nüfuzlu kimseleri yanına çekmek istedi.Muhammad, however, wanted to attract the influential to support his cause.
1791'deki West v. Barnes davasının kabulüne kadar herhangi bir davaya bakmadılar.In fact, the court did not hear its first case until 1791 when it decided West v. Barnes.
Avrupa Parlamentosu, Baltık davasını destekleyen bir kararı 1982'de kabul etti. [3]The European Parliament passed a resolution supporting the Baltic cause in 1982.[13]
2. Daire Mahkemesi'nde United States v. Ulbricht davasının sözlü iddiası (İngilizce)Oral argument in United States v. Ulbricht in the 2nd Circuit
RX Limited davasının kilit isimleriTrial of RX Limited key figures
Bailey, 2003 yılında altı gazeteye karşı açtığı bir iftira davasını kaybetti.Bailey lost a libel case against six newspapers in 2003.
Magda Logomer'in davasının Hırvatistan'daki büyük cadı avcılığına son verdiği düşünülmektedir.Magda Logomer's trial is considered to have ended the massive persecutions of witches in Croatia.
1934'te Merdam Bey, zamanını ittifaklar kurmaya ve Suriye'nin davasını yurtdışında tanıtmaya adadı.In 1934 Mardam Bey devoted his time to building up alliances and promoting Syria's cause abroad.
Mahkeme, davasını "uygulanamaz" olarak nitelendirerek reddetti.[1]The court dismissed his case, calling it "impractical".[15]
Herkes birleşip İtalya birliği davasını destekleyeceklerine dair bir yemin ederler.Ils se disent tous prêts à témoigner sous serment devant le Congrès américain.
25 Mart 2009 Ergenekon davasının 2. iddianamesi mahkeme tarafından kabul edildi.La peine a été confirmée le 24 mars 2009 par la cour d'appel d'Angers.
1970'te temyiz davasını kazanıp tekrar boksa döndü.En 1970, le club est réhabilité et reprend la compétition.
Valkyr davasının üzerinden iki yıl geçmiştir.Sono passati alcuni anni dagli eventi de La Valchiria.
Herkes birleşip İtalya birliği davasını destekleyeceklerine dair bir yemin ederler.Da qui, presumibilmente, il suo interesse a sostenere il processo unitario italiano.
Romanı yazma sürecinde, Manisa davasını yakından izleyen gazetecilerden Can Dündar'dan destek gördü.Qui viene mostrato il diario segreto di Elisa, la quale dava i voti agli uomini con cui è stata.
Microsoft 17 Eylül 2007 tarihinde Avrupa Birliği Microsoft rekabet davasını kaybetmiştir.17 сентября 2007 года апелляция «Майкрософт» против комиссии Европейского союза была отклонена.
Herkes birleşip İtalya birliği davasını destekleyeceklerine dair bir yemin ederler.Все дают клятву, что придут на помощь счастливцу.
Microsoft Corporation davasını açtı.Выпускалась корпорацией Microsoft.
Osakabe, baskı altındaki mesleğini bıraktı ve davasını bir iş mahkemesiyle sürdürmeye karar verdi.تركت أوساكابي وظيفتها تحت الضغط وواصلت قضيتها أمام محكمة عمالية.
Soruşturma sonunda elde edilen bilgiler Dreyfus davasının yeniden görülmesini gerektiriyordu.وبدأت تظهر معلومات جديدة وتفاصيل حول القضية شجعت أسرة دريفوس على طلب مراجعة القضية من جديد.
Osakabe, baskı altındaki mesleğini bıraktı ve davasını bir iş mahkemesiyle sürdürmeye karar verdi.Osakabe deixou seu trabalho sob coação e iniciou um caso no tribunal do trabalho.
Herkes birleşip İtalya birliği davasını destekleyeceklerine dair bir yemin ederler.Os três chegaram a defender a seleção italiana.
Şikago Sekizlisi adlı bu grup, Seale'in davasının ayrılmasıyla "Şikago Yedilisi" olarak bilindi.Een voorbeeld is het nummer Chicago, dat verwijst naar het proces tegen de zogenoemde Chicago Seven.
1896'da ortaya çıkan bir olay Dreyfus davasını yeniden gündeme getirdi.In 1899 werd de zaak heropend en werd Dreyfus opnieuw schuldig bevonden.
Bu konuda kendisine açılan hakaret davasını kaybetmiştir.Zij heeft hierop klacht tegen hem ingediend.
Valkyr davasının üzerinden iki yıl geçmiştir.W zespole Wołgi spędził dwa lata.
Mahkemelerde herkes kendi davasını savunurdu.Mieszkańcy dochodzili swych praw w sądach.
15 Nisan - "Mobilya Yolsuzluğu" davasının görülmesine, Zonguldak Ağır Ceza Mahkemesi'nde başlandı.15 жовтня в процесі чергового засідання в доставленого до суду Гордєєва виникли шийні судоми.
Aleksandr İlyiç mahkemede siyasi konuşmasını yaparak davasının haklılığını savunmaya çalıştı.Uljanov měl před soudem politickou řeč na obhajobu teroristického činu.
Servet'in davasının kışkırtıcısı olmak, Calvin için bir çeşit itibar sorunu haline gelmiştir.Neputința de a influența mântuirea proprie era o problemă foarte dificilă pentru adepții lui Calvin.
Bu konuda kendisine açılan hakaret davasını kaybetmiştir.Ez az ellene indított bűnvádi eljárás kapcsán derült ki.
Valkyr davasının üzerinden iki yıl geçmiştir.Handlingen foregår 2 år efter Amuletten fra Samarkand.
Şah Bano davasını ayrıca Yüksek Mahkeme olan Yargıtay’a da iletti.Løberg vant saken, tilslutt også i Høyesterett.
Soruşturma sonunda elde edilen bilgiler Dreyfus davasının yeniden görülmesini gerektiriyordu.Trong những thành công là việc ông đòi xử lại vụ án Dreyfus.
Mahkemelerde herkes kendi davasını savunurdu.Những trường hợp khác các gia đình đều lôi nhau ra tòa.
Lily Rush ilk olarak kimsenin çözemediği bir cinayet davasını 25 yıl sonra çözer.Ngay sau đó, Iker Casillas chia tay sau 25 năm gắn bó vì không được ban lãnh đạo gia hạn hợp đồng.
Microsoft 17 Eylül 2007 tarihinde Avrupa Birliği Microsoft rekabet davasını kaybetmiştir.2007年9月17日、マイクロソフトは欧州委員会に対する訴訟で敗訴した。
Valkyr davasının üzerinden iki yıl geçmiştir.『甲賀忍法帖』の2年前に発表されたもの。
Mahkemelerde herkes kendi davasını savunurdu.受託案件皆依法盡責辯護。
Şah Bano davasını ayrıca Yüksek Mahkeme olan Yargıtay’a da iletti.舍芬型陪审官也可以在高级法院审理案件。
Mahkemelerde herkes kendi davasını savunurdu.각 그룹은 각자 상대방의 혐의를 부인했다.
Sonuçta oluşturulan incelem komitesi Lilburne davasını haksız bulur.הוועדה קבעה כי אינה יכולה לקבוע ממצא מדויק באשר לאשמתו של לבון.
Herkes birleşip İtalya birliği davasını destekleyeceklerine dair bir yemin ederler.הנוכחים מתאחדים בשבועה להגן על איטליה.
Mahkemelerde herkes kendi davasını savunurdu.Miestiečiai nusprendė ginti savo teises teisme.
Devrik kral I. Charles'ın davasını yürütmüştür.Pikk parlament katkestas läbirääkimised kuningas Charles I-ga.
Agrippa da Festus'a, ‹‹Bu adam davasını Sezar'a iletmeseydi, serbest bırakılabilirdi›› dedi.A Agrippa povedal Festovi: Tento človek mohol byť prepustený, keby sa nebol odvolal na cisára.
Agrippa da Festus'a, ‹‹Bu adam davasını Sezar'a iletmeseydi, serbest bırakılabilirdi›› dedi.Agripa pa reče Festu: Lahko bi se bil izpustil ta človek, da se ni sklical na cesarja.
Agrippa da Festus'a, ‹‹Bu adam davasını Sezar'a iletmeseydi, serbest bırakılabilirdi›› dedi.Agrippa pak Festovi řekl: Mohl propuštěn býti člověk tento, kdyby se byl neodvolal k císaři.
Agrippa da Festus'a, ‹‹Bu adam davasını Sezar'a iletmeseydi, serbest bırakılabilirdi›› dedi.E Agrippa disse a Festo: «Costui poteva essere rimesso in libertà, se non si fosse appellato a Cesare»
Agrippa da Festus'a, ‹‹Bu adam davasını Sezar'a iletmeseydi, serbest bırakılabilirdi›› dedi.En de koning zei nog tegen Festus: "Als hij zich niet op de keizer beroepen had, zou hij nu vrij man zijn."
Agrippa da Festus'a, ‹‹Bu adam davasını Sezar'a iletmeseydi, serbest bırakılabilirdi›› dedi.Então Agripa disse a Festo: Este homem bem podia ser solto, se não tivesse apelado para César.
Agrippa da Festus'a, ‹‹Bu adam davasını Sezar'a iletmeseydi, serbest bırakılabilirdi›› dedi.Et Agrippa dit à Festus: Cet homme pouvait être relâché, s`il n`en eût pas appelé à César.
Agrippa da Festus'a, ‹‹Bu adam davasını Sezar'a iletmeseydi, serbest bırakılabilirdi›› dedi.Ja Agrippa sanoi Festukselle: "Tämän miehen olisi voinut päästää irti, jos hän ei olisi vedonnut keisariin".
Agrippa da Festus'a, ‹‹Bu adam davasını Sezar'a iletmeseydi, serbest bırakılabilirdi›› dedi.이에 아그립바가 베스도더러 일러 가로되 이 사람이 만일 가이사에게 호소하지 아니하였더면 놓을 수 있을뻔하였다 하니라
Agrippa da Festus'a, ‹‹Bu adam davasını Sezar'a iletmeseydi, serbest bırakılabilirdi›› dedi.Lecz Agrypa rzekł do Festa: Mógł ten człowiek być uwolniony, by był do cesarza nie apelował.
Agrippa da Festus'a, ‹‹Bu adam davasını Sezar'a iletmeseydi, serbest bırakılabilirdi›› dedi.Och Agrippa sade till Festus: »Denne man hade väl kunnat frigivas, om han icke hade vädjat till kejsaren.»

İlgili Sayfalar