Osakabe, baskı altındaki mesleğini bıraktı ve davasını bir iş mahkemesiyle sürdürmeye karar verdi.تركت أوساكابي وظيفتها تحت الضغط وواصلت قضيتها أمام محكمة عمالية.
Ardından boşanma davası açar.وبعد ذلك رفعت دعوةالطلاق.
Çin yetkilileri, 29 Aralık 2011'de Yulan'ın hilekarlık davasında yargılanmasına karar verdiler.وفي 29 ديسمبر 2011، وضعت السلطات الصينية يولان للمحاكمة بتهمة التزوير في بكين.
Bu telif hakkı davası böylece düşmüştür.وعندها يختفي حق الارتفاق هذا.
Napster davasında kaybetti.عمل قاضياً في الناصرية.
1926 yılında İzmir Suikastı davasında suçlu bulunarak İzmir'de idam edildi.وفي عام 1926، كانت هناك محاولة لاغتياله في إزمير.
Soruşturma sonunda elde edilen bilgiler Dreyfus davasının yeniden görülmesini gerektiriyordu.وبدأت تظهر معلومات جديدة وتفاصيل حول القضية شجعت أسرة دريفوس على طلب مراجعة القضية من جديد.
Alabama davasında karara bağlanmıştır)."تاريخ القضاء في حلب".
Bir dizi ihanet davası ve idam başlattı.حوكم بتهمة الخيانة العظمى وأعدم.
Mahallede kan davası yüzünden birçok insan ölmüş.وقد تم التمييز ضد العديد من الناس بسبب فصيلة الدم.
Dava "Anayasayı ihlal davası"yla birleştirildi.حتى أن البعض رفعوا دعوى الحماية بموجب الفصل 11 من الإفلاس.
Noland ayrıca, daha büyük Avcılar ve daha küçük Avcılar arasında kan davası yaşandığını da ortaya anlatır.Noland também revela que há uma rixa de sangue entre os predadores maiores e os menores.
Osakabe, baskı altındaki mesleğini bıraktı ve davasını bir iş mahkemesiyle sürdürmeye karar verdi.Osakabe deixou seu trabalho sob coação e iniciou um caso no tribunal do trabalho.
Richard Ramirez davası ABD tarihinin en uzun ve zor adi suç davalarından biridir.O julgamento de Ricardo Ramírez foi um dos mais longos e difíceis julgamentos na história americana.
İlk Müttefik Savaş suçları davasında, yasadışı bir emir vermekle suçlandı.Este foi o primeiro julgamento de um prisioneiro por crimes de guerra, acusado de dar uma ordem ilegal.
İlk oyunu Never the Sinner, Leopold ve Loeb Davası ile ilgiliydi.Sua primeira peça, Never the Sinner, conta a história do famoso caso Leopold e Loeb.
Cena, 1 Mayıs 2012 tarihinde eşine boşanma davası açtı ve bu ikili 18 Temmuz'da boşandı.Em 1 de maio de 2012, Cena pediu o divórcio, que foi finalizado em 18 de julho.
Çin yetkilileri, 29 Aralık 2011'de Yulan'ın hilekarlık davasında yargılanmasına karar verdiler.Em 29 de dezembro de 2011, as autoridades Chinesas colocaram Yulan em julgamento por fraude em Pequim.
Wahlberg ve Fey "uzlaşılmaz farklılıkları" gerekçe göstererek 13 Ağustos 2008 tarihinde boşanma davası açtı.Wahlberg enigmático pediu o divórcio em 13 de agosto de 2008 alegando "diferenças irreconciliáveis".
Kalenin savunması, Bulgar davasına sadık yetenekli komutan Krakra tarafından yönetildi.A defesa era encabeçada pelo hábil comandante Cracra, que permaneceu leal à causa búlgara.
Herkes birleşip İtalya birliği davasını destekleyeceklerine dair bir yemin ederler.Os três chegaram a defender a seleção italiana.
Bu önerme kurgusal bir çocuk velâyet davası ile gösterilmiştir.Isso foi demonstrado através de um caso fictício sobre a custódia de uma criança.
Schlegelberger, Nürnberg Hakimler Davası'nda ana suçlulardan biriydi.No Julgamento dos Juízes em Nuremberga, Schlegelberger wfoi um dos principais acusados.
Aynı iddialar Klaus Barbie davası sırasında yeniden su yüzüne çıkmıştır.Há também citações do caso de Klaus Barbie.
Hummel tarafından tazminat davası açıldı.Processo de Impeachment de Dilma.
Nuremberg'de Hakimler davası'nda yargılanan en yüksek rütbeli sanıktı.Foi o réu com a hierarquia mais alta no Julgamento dos Juízes em Nuremberga.
WikiLeaks davasıyla bilinen Julian Assange'ın avukatı olarak tanındı.Lá, brevemente conhecem Julian Assange, fundador do WikiLeaks.
İki çırak, davanın giderek vatan- millet davası gibi büyütülmesine alet olurlar.Sempre pronto para dobrar a lei para fazer as coisas acontecerem, como a maioria dos moradores da cidade.
Dava, Amerikan tarihinin en medyatik ceza davası olarak kabul edilmektedir.O evento é descrito como o caso criminal de maior publicidade na história norte-americana.
Doktorlar davası (resmi olarak Amerika Birleşik Devletleri v.De Amistad (officieel in het Engels: United States v.
France, 2000 yılında Paris Yüksek Mahkemesi tarafından kararı verilmiş bir Fransız davasıdır.Inc. is een Franse rechtszaak die voorkwam bij het Hooggerechtshof van Parijs in 2000.
Ardından kapatma davası açıldı.Hiermee is de rechtszaak beëindigd.
Aleksey İvanoviç Velçaninov, bir arazi davası için Petersburg'da kalan bir toprak sahibidir.Aleksej Veltsjaninov verblijft in Sint-Petersburg voor een proces over een landgoed.
Ağustos 2008'de, Shriver'ın Lazenby'den boşanma davası açtığı bildirildi.Augustus 2008 vroeg Shriver de echtscheiding aan.
Bettencourt Davası'na adına karışmış.Deze affaire heette de affaire Woerth Bettencourt.
Bu görevinden olaylı bir şekilde ayrıldı ve uzun süren bir tazminat davası sürdürdü.Zij gingen tegen deze schorsing in beroep, wat opschortend werkt.
Tom Munley’in davası ise ilginçtir.Het is nu ook een herdenking van Tom Munelly.
Torstar Corp. Davası (2009).Het station van Perg (2009)
2007 yılında Esposito boşanma davası açtığını açıkladı.In 1994 vroeg Christina echtscheiding aan.
Şikago Sekizlisi adlı bu grup, Seale'in davasının ayrılmasıyla "Şikago Yedilisi" olarak bilindi.Een voorbeeld is het nummer Chicago, dat verwijst naar het proces tegen de zogenoemde Chicago Seven.
1896'da ortaya çıkan bir olay Dreyfus davasını yeniden gündeme getirdi.In 1899 werd de zaak heropend en werd Dreyfus opnieuw schuldig bevonden.
1994 - Demokrasi Partisi (DEP) davası sonuçlandı.In 1994 kwam de zaak voor het Europese Hof voor de Rechten van de Mens (EHRM).
25 Nisan - TİKB davasında ömür boyu hapis cezası alan Kenan Güngör kaçtı.Pas op 25 oktober 2002 kon het Openbaar Ministerie een levenslange gevangenisstraf eisen.
Londra'da doğmak onun davasına yardım etmedi.In Londen kwam zij echter niet in actie.
Pacifica Foundation DavasıStichting Animal Freedom
Bu konuda kendisine açılan hakaret davasını kaybetmiştir.Zij heeft hierop klacht tegen hem ingediend.
Dev-Sol davasından idam istemiyle yargılandı.Hij werd door het Bijzonder Gerechtshof van Leeuwarden ter dood veroordeeld.
Hakkında açılan yolsuzluk davasından 2009 yılında beraat etti. ^ "Nerdesin sevgilim".Maartje Wortel debuteerde in 2009 met de verhalenbundel Dit is jouw huis bij De Bezige Bij.
Lynaugh davasında, Amerika Birleşik Devletleri Beşinci Bölge Temyiz Mahkemesi ise Bigby v.6 - Het Hooggerechtshof van de Verenigde Staten verklaart in de zaak Lochner v.
Velma Billy'ye davası için planladığı bütün hileleri göstermeye çalışır ("When Velma Takes The Stand").Velma próbuje pokazać Billy'emu wszystkie sztuczki zaplanowane na jej proces (When Velma Takes The Stand).
Gamarra Herrera eski Devlet Başkanı Alberto Fujimori karşı davasında kurbanların savunucusu olmuştur.Gamarra Herrera był przedstawiciel rodzin ofiar w procesie przeciwko byłego prezydenta Alberto Fujimori.
Cena, 1 Mayıs 2012 tarihinde eşine boşanma davası açtı ve bu ikili 18 Temmuz'da boşandı.1 maja 2012 Cena wniósł pozew o rozwód, który został sfinalizowany 18 lipca.
Herhangi bir kan davası ya da kronik uyuşmazlığı yoktur.Nie ma dowodów na występowanie przypadków przebiegu krwotocznego ani neuroinwazji.
Board of Education davasında kamu okullardaki ırk ayrımının anayasaya aykırı olarak ilân edilmesidir.Orzeczenie głosiło, że podział rasowy w szkołach publicznych jest sprzeczny z Konstytucją.
Doktorlar davası (resmi olarak Amerika Birleşik Devletleri v.Proces lekarzy (oficj. proces USA vs.
Alabama davasında karara bağlanmıştır).Wyrok odbyła w Alderson.
Letelier davasıDzieje Latowicza
Valkyr davasının üzerinden iki yıl geçmiştir.W zespole Wołgi spędził dwa lata.
Mahkemelerde herkes kendi davasını savunurdu.Mieszkańcy dochodzili swych praw w sądach.
Bu görevinden olaylı bir şekilde ayrıldı ve uzun süren bir tazminat davası sürdürdü.Z więzienia wyszedł wcześniej dzięki złożonej apelacji i kaucji.