Ana içeriğe geç
Sözlük

davası ile cümle

davası kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Davası olan bir rock yıldızı.Stałem się gwiazdą rocka mającą cel.
Davası olan bir rock yıldızı.Tornei-me numa estrela de rock com uma causa.
Davası olan bir rock yıldızı.כוכב רוק עם משמעות.
Davası olan bir rock yıldızı.أصبحت نجم روك مع قضية.
Davası olan bir rock yıldızı.でもそれは社会運動じゃない
Düşük yaptı. Bu kadının davasını hakime getirdiklerinde ilk defa hakim durdu veŞi când au adus cazul ei în faţa judecătorului, pentru prima oară s-a ridicat şi a spus:
Eğer bir kamu davasında şüpheliyseniz, biliyoruz ki, telefonunuz dinlenecektir.Ak ste podozrivý v trestnej veci, je docela zrejmé, že vaša telefónna linka bude napichnutá.
Eğer bir kamu davasında şüpheliyseniz, biliyoruz ki, telefonunuz dinlenecektir.Als je verdacht bent in een strafzaak, dan ligt het voor de hand dat je telefoon wordt afgetapt.
Eğer bir kamu davasında şüpheliyseniz, biliyoruz ki, telefonunuz dinlenecektir.Dacă eşti suspect într-un caz de fraudă, este destul de evident că telefonul îţi va fi interceptat.
Eğer bir kamu davasında şüpheliyseniz, biliyoruz ki, telefonunuz dinlenecektir.Ha gyanúsított vagy egy bűnügyben, akkor eléggé világos, hogy a telefonod lehallgatják.
Eğer bir kamu davasında şüpheliyseniz, biliyoruz ki, telefonunuz dinlenecektir.Jeżeli jesteś podejrzany za nadużycie kryminalne to oczywiste, że twój telefon będzie na podsłuchu.
Eğer bir kamu davasında şüpheliyseniz, biliyoruz ki, telefonunuz dinlenecektir.Jika Anda seorang tersangka dalam kasus pidana, sudah cukup jelas, telepon Anda akan disadap.
Eğer bir kamu davasında şüpheliyseniz, biliyoruz ki, telefonunuz dinlenecektir.만약 여러분에게 범죄 혐의가 있다면 여러분의 전화는 도청될 것입니다.
Eğer bir kamu davasında şüpheliyseniz, biliyoruz ki, telefonunuz dinlenecektir.Om du är en misstänkt i ett brottsmål så är det ganska uppenbart att din telefon kommer bli avlyssnad.
Eğer bir kamu davasında şüpheliyseniz, biliyoruz ki, telefonunuz dinlenecektir.Pokud jste podezřelý v nějakém kriminálním případu, je celkem zřejmé, že váš telefon bude odposloucháván.
Eğer bir kamu davasında şüpheliyseniz, biliyoruz ki, telefonunuz dinlenecektir.Se fate parte di una lista di indagati, beh, è ovvio, il vostro telefono verrà messo sotto controllo.
Eğer bir kamu davasında şüpheliyseniz, biliyoruz ki, telefonunuz dinlenecektir.Se for suspeito de um caso criminal, é bastante óbvio: o seu telemóvel vai estar sob escuta.
Eğer bir kamu davasında şüpheliyseniz, biliyoruz ki, telefonunuz dinlenecektir.Si uno es sospechoso en un caso criminal bueno, es bastante obvio que su teléfono está intervenido.
Eğer bir kamu davasında şüpheliyseniz, biliyoruz ki, telefonunuz dinlenecektir.Si vous êtes suspecté dans une enquête criminelle, c'est assez évident, votre téléphone sera sur écoute.
Eğer bir kamu davasında şüpheliyseniz, biliyoruz ki, telefonunuz dinlenecektir.Wenn Sie in einem Kriminalfall verdächtigt werden, dann wird mit ziemlicher Sicherheit Ihr Telefon angezapft.
Eğer bir kamu davasında şüpheliyseniz, biliyoruz ki, telefonunuz dinlenecektir.Εάν είστε ύποπτος σε εγκληματική υπόθεση, είναι αρκετά προφανές, το τηλέφωνό σας παρακολουθείται.
Eğer bir kamu davasında şüpheliyseniz, biliyoruz ki, telefonunuz dinlenecektir.Ако сте заподозрян в наказателно дело, ами това е доста очевидно, телефонът ви ще бъде подслушван.
Eğer bir kamu davasında şüpheliyseniz, biliyoruz ki, telefonunuz dinlenecektir.Если вас подозревают в криминале, вполне очевидно, что на вашем телефоне прослушка.
Eğer bir kamu davasında şüpheliyseniz, biliyoruz ki, telefonunuz dinlenecektir.אם נמצאת חשוד במקרה של פשיעה, די ברור שיאזינו להטלפון שלך.
Eğer bir kamu davasında şüpheliyseniz, biliyoruz ki, telefonunuz dinlenecektir.اذا كنت مشتبه في جريمة من الواضح جدا ان هاتفك سوف يكون مراقب
Eğer bir kamu davasında şüpheliyseniz, biliyoruz ki, telefonunuz dinlenecektir.電話は盗聴されることになるでしょう しかし今日ではそれ以上です
Gel şimdi biraz şu terörizm davasından bahsedelim:E parliamo pure per un secondo dell'affare terrorismo
Haklı kişi davasını oraya, Onun önüne getirebilirdi, Ben de yargılanmaktan sonsuza dek kurtulurdum.Aku tak bersalah dan dapat membela diri di hadapan-Nya, maka aku akan dinyatakan bebas untuk selama-lamanya
Haklı kişi davasını oraya, Onun önüne getirebilirdi, Ben de yargılanmaktan sonsuza dek kurtulurdum.Ali o reto pleitearia com ele, e eu seria absolvido para sempre por meu Juiz.
Haklı kişi davasını oraya, Onun önüne getirebilirdi, Ben de yargılanmaktan sonsuza dek kurtulurdum.Allí el justo podría argüir con él, y yo me libraría para siempre de mi Juez
Haklı kişi davasını oraya, Onun önüne getirebilirdi, Ben de yargılanmaktan sonsuza dek kurtulurdum.Allora un giusto discuterebbe con lui e io per sempre sarei assolto dal mio giudice
Haklı kişi davasını oraya, Onun önüne getirebilirdi, Ben de yargılanmaktan sonsuza dek kurtulurdum.Ce serait un homme droit qui plaiderait avec lui, Et je serais pour toujours absous par mon juge.
Haklı kişi davasını oraya, Onun önüne getirebilirdi, Ben de yargılanmaktan sonsuza dek kurtulurdum.da gik en oprigtig i Rette med ham, og jeg bjærged for evigt min Ret.
Haklı kişi davasını oraya, Onun önüne getirebilirdi, Ben de yargılanmaktan sonsuza dek kurtulurdum.Da skulde en rettskaffen mann gå i rette med ham, og jeg skulde slippe fra min dommer for all tid.
Haklı kişi davasını oraya, Onun önüne getirebilirdi, Ben de yargılanmaktan sonsuza dek kurtulurdum.Då skulle hans motpart stå här såsom en redlig man, ja, då skulle jag för alltid komma undan min domare.
Haklı kişi davasını oraya, Onun önüne getirebilirdi, Ben de yargılanmaktan sonsuza dek kurtulurdum.Doar un om fără prihană ar vorbi cu El, şi aş fi iertat pentru totdeauna de Judecătorul meu.
Haklı kişi davasını oraya, Onun önüne getirebilirdi, Ben de yargılanmaktan sonsuza dek kurtulurdum.거기서는 정직자가 그와 변론할 수 있은즉 내가 심판자에게서 영영히 벗어나리라
Haklı kişi davasını oraya, Onun önüne getirebilirdi, Ben de yargılanmaktan sonsuza dek kurtulurdum.Ott egy igaz perelne õ vele; azért megszabadulhatnék birámtól örökre!
Haklı kişi davasını oraya, Onun önüne getirebilirdi, Ben de yargılanmaktan sonsuza dek kurtulurdum.Silloin käräjöisi hänen kanssaan rehellinen mies, ja minä pelastuisin tuomaristani ainiaaksi.
Haklı kişi davasını oraya, Onun önüne getirebilirdi, Ben de yargılanmaktan sonsuza dek kurtulurdum.sondern lege mir's gleich vor, so will ich mein Recht wohl gewinnen.
Haklı kişi davasını oraya, Onun önüne getirebilirdi, Ben de yargılanmaktan sonsuza dek kurtulurdum.Tại đó người ngay thẳng sẽ luận biện với Ngài, Và tôi được thoát khỏi kẻ đoán xét tôi đến mãi mãi.
Haklı kişi davasını oraya, Onun önüne getirebilirdi, Ben de yargılanmaktan sonsuza dek kurtulurdum.Tại đó người ngay_thẳng sẽ luận biện với Ngài , Và tôi được thoát khỏi kẻ đoán xét tôi đến mãi_mãi .
Haklı kişi davasını oraya, Onun önüne getirebilirdi, Ben de yargılanmaktan sonsuza dek kurtulurdum.Tam by sa pravotil s ním priamy človek spravedlivý, a navždy by som uniknul svojmu sudcovi.
Haklı kişi davasını oraya, Onun önüne getirebilirdi, Ben de yargılanmaktan sonsuza dek kurtulurdum.Tamby się człowiek szczery rozprawił z nim, i byłbym wolnym wiecznie od sędziego mego.
Haklı kişi davasını oraya, Onun önüne getirebilirdi, Ben de yargılanmaktan sonsuza dek kurtulurdum.Tedaj bi se jaz poštenjak pravdal ž njim, in za večno bi se rešil sodnika svojega.
Haklı kişi davasını oraya, Onun önüne getirebilirdi, Ben de yargılanmaktan sonsuza dek kurtulurdum.Tuť by upřímý hádati se mohl s ním, a byl bych osvobozen všelijak od soudce svého.
Haklı kişi davasını oraya, Onun önüne getirebilirdi, Ben de yargılanmaktan sonsuza dek kurtulurdum.Τοτε ηδυνατο ο δικαιος να διαλεχθη μετ' αυτου και ηθελον ελευθερωθη διαπαντος απο του κριτου μου.
Haklı kişi davasını oraya, Onun önüne getirebilirdi, Ben de yargılanmaktan sonsuza dek kurtulurdum.Тогава би станало явно, че един праведник разисква с Него; И така аз бих се освободил за винаги от Съдията си.
Haklı kişi davasını oraya, Onun önüne getirebilirdi, Ben de yargılanmaktan sonsuza dek kurtulurdum.Тогда праведник мог бы состязаться с Ним, – и я навсегда получил бы свободу от Судии моего.
Haklı kişi davasını oraya, Onun önüne getirebilirdi, Ben de yargılanmaktan sonsuza dek kurtulurdum.שם ישר נוכח עמו ואפלטה לנצח משפטי׃
Haklı kişi davasını oraya, Onun önüne getirebilirdi, Ben de yargılanmaktan sonsuza dek kurtulurdum.هنالك كان يحاجه المستقيم وكنت انجو الى الابد من قاضيّ.
Haklı kişi davasını oraya, Onun önüne getirebilirdi, Ben de yargılanmaktan sonsuza dek kurtulurdum.在 他 那 裡 正 直 人 可 以 與 他 辯 論 . 這 樣 、 我 必 永 遠 脫 離 那 審 判 我 的
Haklı kişi davasını oraya, Onun önüne getirebilirdi, Ben de yargılanmaktan sonsuza dek kurtulurdum.在 他 那 裡 正直 人 可以 與 他 辯論.這樣 、 我 必 永遠脫離 那 審判 我的
Her ceza davasına mahkemede bakılmaz.Inte alla brottmål behandlas i domstolen.
Her ceza davasına mahkemede bakılmaz.Kaikkia rikosasioita ei käsitellä oikeudessa.
Her ceza davasına mahkemede bakılmaz.Les affaires pénales ne sont pas toutes traitées au tribunal.
Her ceza davasına mahkemede bakılmaz.No todos los delitos se tratan judicialmente.
Her ceza davasına mahkemede bakılmaz.Некоторые преступления могут рассматриваться судом в письменном виде.
Her ceza davasına mahkemede bakılmaz.لا يتم تداول جميع القضايا الجنائية في القضاء.
İşte bu tanrı Thoth, Hunefer'nin davasını rapor ediyor.Je to Thovt. Ten sdělí výsledek Huneferovi.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod