Bu arada, bu asbest davasının başlangıcı.A propósito, este fue el inicio del litigio por el asbesto.
Bu arada, bu asbest davasının başlangıcı.D'ailleurs, c'est le début des procès contre l'amiante.
Bu arada, bu asbest davasının başlangıcı.In ogni modo, questo è l'inizio del processo all'amianto.
Bu arada, bu asbest davasının başlangıcı.한편, 이것은 석면에 대한 소송들이 발생하는 시작점이기도 했습니다.
Bu arada, bu asbest davasının başlangıcı.Mellesleg ez volt az azbesztperek kezdete.
Bu arada, bu asbest davasının başlangıcı.Mimochodem - tohle stálo u zrodu dnešních "Azbestových soudních procesů".
Bu arada, bu asbest davasının başlangıcı.Nebenbei gesagt, das war der Anfang der Asbest-Klagen.
Bu arada, bu asbest davasının başlangıcı.Przy okazji, to były początki pozwów azbestowych.
Bu arada, bu asbest davasının başlangıcı.Trouwens, dit is het begin van de asbest-rechtszaken.
Bu arada, bu asbest davasının başlangıcı.К слову, к этому времени относится и начало "асбестового дела".
Bu arada, bu asbest davasının başlangıcı.Между другото, това е началото на съдебния процес за азбеста.
Bu arada, bu asbest davasının başlangıcı.דרך אגב, זוהי ההתחלה של תביעות האזבסט.
Bu arada, bu asbest davasının başlangıcı.بالمناسبة، هذا هو بداية قضية الأسبِستوز [الأسْبِسْت].
Bu arada, bu asbest davasının başlangıcı.(聴衆より笑い)
Bu bağlamda Ramlet El Bayda davasına bakmalıyız.Il caso di Ramlet El Bayda dev'essere inquadrato in questo contesto.
Bu bağlamda Ramlet El Bayda davasına bakmalıyız.Σε αυτό το πλαίσιο θα έπρεπε να δούμε την υπόθεση της Ραμλετ Αλ Μπάιντα.
Bu kadının davasını hakime getirdiklerinde ilk defa hakim durdu veA kiedy przekazali sprawę do sądu, sędzia wstał i powiedział:
Bu kadının davasını hakime getirdiklerinde ilk defa hakim durdu veE quando il suo caso fu portato davanti al giudice, per la prima volta egli disse:
Bu kadının davasını hakime getirdiklerinde ilk defa hakim durdu veE quando trouxeram o seu caso ao juiz, ele pela primeira vez insurgiu-se, e disse:
Bu kadının davasını hakime getirdiklerinde ilk defa hakim durdu veÉs amikor elővezették az esetet a bírónak, ekkor történt először, hogy felállt, és azt mondta:
Bu kadının davasını hakime getirdiklerinde ilk defa hakim durdu veIn ko je njen primer prišel pred sodnika, je ta prvič sploh vstal in dejal:
Bu kadının davasını hakime getirdiklerinde ilk defa hakim durdu ve그들이 그녀의 사례를 판사에게 가지고 갔을때, 처음으로 그는 일어서서
Bu kadının davasını hakime getirdiklerinde ilk defa hakim durdu veToen ze voorkwam voor de rechter stond hij voor de eerste keer op en zei:
Bu kadının davasını hakime getirdiklerinde ilk defa hakim durdu veUnd als sie ihren Fall vor einen Richter brachten, stand er zum ersten Mal auf und sagte:
Bu kadının davasını hakime getirdiklerinde ilk defa hakim durdu veY cuando su caso se llevó ante el juez, éste por primera vez se paró y dijo:
Bu kadının davasını hakime getirdiklerinde ilk defa hakim durdu veИ когато представиха делото й пред съдията, за първи път той се изправи и каза:
Bu kadının davasını hakime getirdiklerinde ilk defa hakim durdu veИ когда принесли ее дело судье, впервые он встал и сказал:
Bu kadının davasını hakime getirdiklerinde ilk defa hakim durdu veІ коли її справу пред'явили судді, вперше він став і сказав:
Bu kadının davasını hakime getirdiklerinde ilk defa hakim durdu veוכשהם הביאו את המקרה שלה לשופט, בפעם הראשונה הוא נעמד
Bu kadının davasını hakime getirdiklerinde ilk defa hakim durdu veوحينما جاءوا بقضيتها للقاضي، لأول مرة وقف
Bu kadının davasını hakime getirdiklerinde ilk defa hakim durdu ve裁判官は立ち上がり 初めてこう言ったのです 「拷問を受けたというあなたの供述を除き
Bunu ilk baştan belirtmek gerek, Bateragune Davası"ndaki diğer dört kişiyi de unutmadanOm te beginnen de andere vier personen van de Bateragune
Bu siktiğimin davası her geçen gün daha da tuhaflaşıyor.Cette saloperie de procès devient de plus en plus étrange au fil des jours.
Bu siktiğimin davası her geçen gün daha da tuhaflaşıyor.Das verdammte Verfahren wird von Tag zu Tag bizarrer.
Bu siktiğimin davası her geçen gün daha da tuhaflaşıyor.Das verdammte Verfahren wir von Tag zu Tag bizarrer.
Bu siktiğimin davası her geçen gün daha da tuhaflaşıyor.Den her retssag bliver mere og mere bizar for hver dag.
Bu siktiğimin davası her geçen gün daha da tuhaflaşıyor.Deze verdomde rechtszaak wordt met de dag bizarrer.
Bu siktiğimin davası her geçen gün daha da tuhaflaşıyor.Este puto juicio se pone más y más bizarro cada día.
Bu siktiğimin davası her geçen gün daha da tuhaflaşıyor.Ez a rohadt tárgyalás minden nappal egyre bizarrabb lesz.
Bu siktiğimin davası her geçen gün daha da tuhaflaşıyor.이 거지같은 재판은 갈수록 미쳐가는구만
Bu siktiğimin davası her geçen gün daha da tuhaflaşıyor.Phiên tòa chết tiệt này càng ngày càng kỳ quái.
Bu siktiğimin davası her geçen gün daha da tuhaflaşıyor.Phiên tòa chết tiệt này ngày càng trở nên kì lạ hơn.
Bu siktiğimin davası her geçen gün daha da tuhaflaşıyor.Procesul ăsta afurisit devine tot mai bizar pe zi ce trece.
Bu siktiğimin davası her geçen gün daha da tuhaflaşıyor.Questo cazzo di processo diventa ogni giorno sempre piu' bizzarro.
Bu siktiğimin davası her geçen gün daha da tuhaflaşıyor.Rättegången blir allt mer bisarr för varje dag.
Bu siktiğimin davası her geçen gün daha da tuhaflaşıyor.Rättegången blir allt mer bisarr för varje dag.
Bu siktiğimin davası her geçen gün daha da tuhaflaşıyor.Tämä vitun oikeudenkäynti käy päivä päivältä yhä kummemmaksi.
Bu siktiğimin davası her geçen gün daha da tuhaflaşıyor.Tenhle zkurvenej soud je každým dnem čím dál bizarnějším.
Bu siktiğimin davası her geçen gün daha da tuhaflaşıyor.Ten pojebany proces z każdym dniem staje się coraz bardziej dziwaczny.
Bu siktiğimin davası her geçen gün daha da tuhaflaşıyor.TPB で また停電だ
Bu siktiğimin davası her geçen gün daha da tuhaflaşıyor.Αυτή η γαμημένη δίκη γίνεται κάθε μέρα όλο και πιο αλλόκοτη.
Bu siktiğimin davası her geçen gün daha da tuhaflaşıyor.- Този процес става все по-заплетен с всеки изминал ден.
Bu siktiğimin davası her geçen gün daha da tuhaflaşıyor.Это чертовски суд просто становится все более и более причудливые каждый день.
Bu siktiğimin davası her geçen gün daha da tuhaflaşıyor.המשפט המזויין הופך מוזר .יותר ויותר כל יום
Bu siktiğimin davası her geçen gün daha da tuhaflaşıyor.هذه المحاكمة اللعينة تزداد غرابة أكثر فأكثر كل يوم
Ceza davası mahkemeye devredildiğinde, yerel mahkemede davaya bakılır.Kun rikosasia siirtyy oikeuteen, pidetään käräjäoikeudessa oikeudenkäynti.
Ceza davası mahkemeye devredildiğinde, yerel mahkemede davaya bakılır.När brottmålet övergår till domstolen, hålls en rättegång i tingsrätten.
Ceza davası mahkemeye devredildiğinde, yerel mahkemede davaya bakılır.Si el asunto penal llega a tratarse judicialmente, el juzgado de primera instancia celebrará un juicio.
Ceza davası mahkemeye devredildiğinde, yerel mahkemede davaya bakılır.Une fois l'affaire pénale transférée, un procès aura lieu au tribunal d'instance.
Ceza davası mahkemeye devredildiğinde, yerel mahkemede davaya bakılır.После передачи дела в суд в окружном суде проводится судебное разбирательство.