Bilge kişiyle davası olan ahmak Kızar, alay eder ve rahat vermez.智 慧 人 與 愚 妄 人 相 爭 、 或 怒 、 或 笑 、 總 不 能 使 他 止 息
Bilge kişiyle davası olan ahmak Kızar, alay eder ve rahat vermez.智慧 人 與 愚妄 人相爭 、 或 怒 、 或 笑 、 總 不 能 使 他 止息
Biliyorum, RAB mazlumun davasını savunur, Yoksulları haklı çıkarır.(139:13) Знаю, что Господь сотворит суд угнетенным и справедливость бедным.
Biliyorum, RAB mazlumun davasını savunur, Yoksulları haklı çıkarır.(140:13) Je sais que l`Éternel fait droit au misérable, Justice aux indigents.
Biliyorum, RAB mazlumun davasını savunur, Yoksulları haklı çıkarır.Aku tahu Engkau memberi keadilan kepada orang tertindas, dan membela perkara orang miskin
Biliyorum, RAB mazlumun davasını savunur, Yoksulları haklı çıkarır.A nyelves ember meg ne maradjon e földön; a zsarnok embert ûzze a veszedelem, míg nyaka szakad.
Biliyorum, RAB mazlumun davasını savunur, Yoksulları haklı çıkarır.Člověk utrhač nebude upevněn na zemi, a muž ukrutný, zlostí polapen jsa, padne.
Biliyorum, RAB mazlumun davasını savunur, Yoksulları haklı çıkarır.Človek zlého jazyka nebude stáť pevne v zemi; ukrutného človeka bude stíhať zlé jako lovec, aby padol.
Biliyorum, RAB mazlumun davasını savunur, Yoksulları haklı çıkarır.Denn ich weiß, daß der HERR wird des Elenden Sache und der Armen Recht ausführen.
Biliyorum, RAB mazlumun davasını savunur, Yoksulları haklı çıkarır.De roddelaar heeft geen recht van leven in dit land en ik hoop dat het ongeluk de misdadiger inhaalt.
Biliyorum, RAB mazlumun davasını savunur, Yoksulları haklı çıkarır.En förtalets man skall ej bestå i landet; en ond våldsman skall jagas, med slag på slag.
Biliyorum, RAB mazlumun davasını savunur, Yoksulları haklı çıkarır.Il maldicente non duri sulla terra, il male spinga il violento alla rovina
Biliyorum, RAB mazlumun davasını savunur, Yoksulları haklı çıkarır.Jeg ved, at HERREN vil føre de armes Sag og skaffe de fattige Ret.
Biliyorum, RAB mazlumun davasını savunur, Yoksulları haklı çıkarır.Kielevä mies ei ole pysyvä maassa; väkivaltaista ajaa onnettomuus ja iskee iskemistään.
Biliyorum, RAB mazlumun davasını savunur, Yoksulları haklı çıkarır.내가 알거니와 여호와는 고난 당하는 자를 신원하시며 궁핍한 자에게 공의를 베푸시리이다
Biliyorum, RAB mazlumun davasını savunur, Yoksulları haklı çıkarır.Potwarca nie będzie utwierdzony na ziemi, a mąż okrutny złością ułowiony będąc upadnie.
Biliyorum, RAB mazlumun davasını savunur, Yoksulları haklı çıkarır.Sei que o Senhor manterá a causa do aflito, e o direito do necessitado.
Biliyorum, RAB mazlumun davasını savunur, Yoksulları haklı çıkarır.Ştiu că Domnul face dreptate celui obijduit, dreptate celor lipsiţi.
Biliyorum, RAB mazlumun davasını savunur, Yoksulları haklı çıkarır.Tôi biết rằng Ðức Giê-hô-va sẽ binh vực duyên cớ kẻ khổ nạn, Ðoán xét công bình cho người thiếu thốn.
Biliyorum, RAB mazlumun davasını savunur, Yoksulları haklı çıkarır.Tôi biết rằng Ðức_Giê - hô-va sẽ binh vực duyên_cớ kẻ khổ nạn , Ðoán xét công_bình cho người thiếu_thốn .
Biliyorum, RAB mazlumun davasını savunur, Yoksulları haklı çıkarır.Yo sé que Jehovah amparará la causa del pobre y el derecho de los necesitados
Biliyorum, RAB mazlumun davasını savunur, Yoksulları haklı çıkarır.Εξευρω οτι ο Κυριος θελει καμει την κρισιν του τεθλιμμενου και την δικην των πτωχων.
Biliyorum, RAB mazlumun davasını savunur, Yoksulları haklı çıkarır.Зная, че Господ ще защити делото на угнетения И правото на немотните.
Biliyorum, RAB mazlumun davasını savunur, Yoksulları haklı çıkarır.ידעת כי יעשה יהוה דין עני משפט אבינים׃
Biliyorum, RAB mazlumun davasını savunur, Yoksulları haklı çıkarır.قد علمت ان الرب يجري حكما للمساكين وحقا للبائسين.
Biliyorum, RAB mazlumun davasını savunur, Yoksulları haklı çıkarır.我 知 道 耶 和 華 必 為 困 苦 人 伸 冤 、 必 為 窮 乏 人 辨 屈
Biliyorum, RAB mazlumun davasını savunur, Yoksulları haklı çıkarır.我 知道 耶和華 必 為 困苦 人 伸冤 、 必為窮 乏人辨屈
- Bilski davasının kendisi bir kişinin iş yöntemi ya da yazılımların patentini -[Ces hommes espčrent gagner un brevet sur une méthode d'affaires sur la couverture des risques.]
- Bilski davasının kendisi bir kişinin iş yöntemi ya da yazılımların patentini -"Me tienes que conceder esa patente."
Bir başka dava ise McDonald davasıdır.En el caso McDonald, algunas víctimas del
Bir başka dava ise McDonald davasıdır.Het geval McDonald: sommige slachtoffers van de Provisional IRA-bomaanslagen spanden een rechtszaak in.
Bir başka dava ise McDonald davasıdır.맥도날드라는 또 다른 예가 있습니다.
Bir başka dava ise McDonald davasıdır.Есть ещё один случай: "дело Макдональда".
Bir başka dava ise McDonald davasıdır.יש מקרה נוסף בשם "תיק מקדונלד",
Bir başka dava ise McDonald davasıdır.هناك قضيه اخرى تدعى قضيه ماكدونالد
Bir başka dava ise McDonald davasıdır.リビアのカダフィにより支援されたアイルランドの
Bölge Mahkemesi, Pirate Bay Davası hakkındaki kararını açıkladı.A Körzeti Bíróság ítéletet hirdetett a Pirate Bay ügyében.
Bölge Mahkemesi, Pirate Bay Davası hakkındaki kararını açıkladı.Byretten har i dag offentliggjort udfaldet i retssagen om the Pirate Bay.
Bölge Mahkemesi, Pirate Bay Davası hakkındaki kararını açıkladı.Das Landgericht hat das Urteil im Pirate Bay Fall gesprochen.
Bölge Mahkemesi, Pirate Bay Davası hakkındaki kararını açıkladı.Das Landgericht hat das Urteil im "The PirateBay"-Fall gesprochen.
Bölge Mahkemesi, Pirate Bay Davası hakkındaki kararını açıkladı.Het Vredegerecht heeft de uitspraak aangekondigd voor de the Pirate Bay rechtszaak.
Bölge Mahkemesi, Pirate Bay Davası hakkındaki kararını açıkladı.Het Vredegerecht heeft de uitspraak aangekondigd... voor de The Pirate Bay rechtszaak.
Bölge Mahkemesi, Pirate Bay Davası hakkındaki kararını açıkladı.Judecătoria a anunţat verdictul în cazul procesului TPB.
Bölge Mahkemesi, Pirate Bay Davası hakkındaki kararını açıkladı.Käräjäoikeus on julkistanut TPB -oikeudenkäynnin tuomion.
Bölge Mahkemesi, Pirate Bay Davası hakkındaki kararını açıkladı.La Corte Distrettuale ha annunciato il verdetto per Pirate Bay.
Bölge Mahkemesi, Pirate Bay Davası hakkındaki kararını açıkladı.La Corte Distrital ha anunciado el veredicto del juicio contra The Pirate Bay.
Bölge Mahkemesi, Pirate Bay Davası hakkındaki kararını açıkladı.Le tribunal de district a annoncé le verdict dans le procès de The Pirate Bay.
Bölge Mahkemesi, Pirate Bay Davası hakkındaki kararını açıkladı.Okresní soud právě vynesl verdikt nad obžalovanými ve věci TPB.
Bölge Mahkemesi, Pirate Bay Davası hakkındaki kararını açıkladı.Pengadilan wilayah telah mengumumkan Putusan dalam persidangan the Pirate Bay.
Bölge Mahkemesi, Pirate Bay Davası hakkındaki kararını açıkladı.Sąd rejonowy ogłosił werdykt w sprawie procesu TPB.
Bölge Mahkemesi, Pirate Bay Davası hakkındaki kararını açıkladı.Tingsrätten har i dag meddelat dom i Pirate Bay-målet.
Bölge Mahkemesi, Pirate Bay Davası hakkındaki kararını açıkladı.Tòa án quận đã công bố phán quyết trong phiên tòa xử TPB
Bölge Mahkemesi, Pirate Bay Davası hakkındaki kararını açıkladı.Tòa án quận đã đưa ra lời phán quyết trong vụ xét xử Pirate Bay.
Bölge Mahkemesi, Pirate Bay Davası hakkındaki kararını açıkladı.지방법원은 TPB재판의 평결을 발표했습니다
Bölge Mahkemesi, Pirate Bay Davası hakkındaki kararını açıkladı.Районный суд объявил Приговор по делу Pirate Bay.
Bölge Mahkemesi, Pirate Bay Davası hakkındaki kararını açıkladı.Съдът обяви присъдата по делото за "Пиратският Залив".
Bölge Mahkemesi, Pirate Bay Davası hakkındaki kararını açıkladı.בית המשפט המחוזי הכריז על .גזר הדין במשפט מפרץ הפיראטים
Bölge Mahkemesi, Pirate Bay Davası hakkındaki kararını açıkladı.أعلنت المحكمة الجزئية حُكمها "في قضية موقع "قراصنة الخليج
Bölge Mahkemesi, Pirate Bay Davası hakkındaki kararını açıkladı.「約450万ドルの被害を認めます」
Bu arada, bu asbest davasının başlangıcı.Apropo, acesta este începutul procesului legat de azbest.