- Davamızı çok iyi anlatmışsınız.Jak go umieścić?
- Davamızı çok iyi anlatmışsınız.Làm thế nào mà bạn đặt nó?
- Davamızı çok iyi anlatmışsınız.Miten sinä sen?
- Davamızı çok iyi anlatmışsınız.- Ön fel esetünkben tökéletesen.
- Davamızı çok iyi anlatmışsınız. - Öyleyse siz de avcısınız?Sie haben das vortrefflich beschrieben, Mr Robert Rainsford.
- Davamızı çok iyi anlatmışsınız. - Öyleyse siz de avcısınız?Vous avez parfaitement défendu notre cause, Mr Rainsford
- Davamızı çok iyi anlatmışsınız. - Öyleyse siz de avcısınız?"الصيد بقدر ما هو لعبة كما بوكر...
- Davamızı çok iyi anlatmışsınız. - Öyleyse siz de avcısınız?唯一の制限は高くなっています。 "
- Davamızı çok iyi anlatmışsınız.- Popsal jste naši zálibu dokonale.
- Davamızı çok iyi anlatmışsınız.- Ste uvrstili našem primeru popolnoma.
- Davamızı çok iyi anlatmışsınız.- U hebt zet ons geval perfect.
- Davamızı çok iyi anlatmışsınız.Πώς να το θέσω;
- Davamızı çok iyi anlatmışsınız.- Имате перфектно нашия случай.
- Davamızı çok iyi anlatmışsınız.Как вы бы это сказать?
- Davamızı çok iyi anlatmışsınız.Як ви би це сказати?
"Davamızı ileri taşıyan başlıca güç, Çin Komünist Partisi'dir"."La forza principale che porta avanti la nostra causa è il Partito Comunista Cinese".
"Davamızı ileri taşıyan başlıca güç, Çin Komünist Partisi'dir"."Prowadzi nas siła Komunistycznej Partii Chin".
"Davamızı ileri taşıyan başlıca güç, Çin Komünist Partisi'dir"."Комуністична партія Китаю--наша основна сила, що веде та направляє індустрію".
Haklı davamı dinle, ya RAB, Feryadımı işit! Hilesiz dudaklardan çıkan duama kulak ver!(16:1) Молитва Давида. Услышь, Господи, правду, внемли воплю моему, прими мольбу из уст нелживых.
Haklı davamı dinle, ya RAB, Feryadımı işit! Hilesiz dudaklardan çıkan duama kulak ver!Doa Daud. Dengarlah seruanku mohon keadilan, perhatikanlah doaku yang tulus, ya TUHAN
Haklı davamı dinle, ya RAB, Feryadımı işit! Hilesiz dudaklardan çıkan duama kulak ver!HERRE, hør en retfærdig Sag, lyt til min Klage lån Øre til Bøn fra svigløse Læber!
Haklı davamı dinle, ya RAB, Feryadımı işit! Hilesiz dudaklardan çıkan duama kulak ver!여호와여 정직함을 들으소서 나의 부르짖음에 주의하소서 거짓되지 않은 입술에서 나오는 내 기도에 귀를 기울이소서
Haklı davamı dinle, ya RAB, Feryadımı işit! Hilesiz dudaklardan çıkan duama kulak ver!תפלה לדוד שמעה יהוה צדק הקשיבה רנתי האזינה תפלתי בלא שפתי מרמה׃
Haklı davamı dinle, ya RAB, Feryadımı işit! Hilesiz dudaklardan çıkan duama kulak ver!صلاة لداود. اسمع يا رب للحق. انصت الى صراخي اصغ الى صلاتي من شفتين بلا غش.
Haklı davamı dinle, ya RAB, Feryadımı işit! Hilesiz dudaklardan çıkan duama kulak ver!〔 大 衛 的 祈 禱 。 〕 耶 和 華 阿 、 求 你 聽 聞 公 義 、 側 耳 聽 我 的 呼 籲 . 求 你 留 心 聽 我 這 不 出 於 詭 詐 嘴 唇 的 祈 禱
Haklı davamı dinle, ya RAB, Feryadımı işit! Hilesiz dudaklardan çıkan duama kulak ver!〔 大衛 的 祈禱 。 〕 耶和華 阿 、 求 你 聽聞 公義 、 側耳聽 我 的 呼籲 . 求你 留心 聽 我 這 不 出 於 詭詐 嘴唇 的 祈禱
İnternette ve televizyonda boy göstermeleri davamıza bir çok yeni üyenin katılmasına vesile oldu.Al deze uitzendingen op tv en internet hebben geleid tot een groot aantal nieuwkomers in onze organisatie.
İnternette ve televizyonda boy göstermeleri davamıza bir çok yeni üyenin katılmasına vesile oldu.A TV és az internet révén rengetegen jelentkeztek a műsorba.
İnternette ve televizyonda boy göstermeleri davamıza bir çok yeni üyenin katılmasına vesile oldu.Całe to internetowe i telewizyjne przedstawienie doprowadziło do pozyskania wielu rekrutów dla naszej sprawy.
İnternette ve televizyonda boy göstermeleri davamıza bir çok yeni üyenin katılmasına vesile oldu.Diese ganze Berichterstattung in Fernsehen und Internet brachte uns jede Menge Rekruten für unsere Sache.
İnternette ve televizyonda boy göstermeleri davamıza bir çok yeni üyenin katılmasına vesile oldu.Och genom TV och internet- -har många- -rekryterats till vår sak.
İnternette ve televizyonda boy göstermeleri davamıza bir çok yeni üyenin katılmasına vesile oldu.이것들 모두는 TV와 인터넷에 방영되었고 결과적으로 우리의 의도에 동참하는 수많은 사람들을 리크루팅을 하도록 만들었습니다
İnternette ve televizyonda boy göstermeleri davamıza bir çok yeni üyenin katılmasına vesile oldu.Y toda esta publicidad en la televisión y en Internet atrajo a una gran cantidad de reclutas a nuestra causa.
İnternette ve televizyonda boy göstermeleri davamıza bir çok yeni üyenin katılmasına vesile oldu.И вся эта ротация на ТВ и в интернете привела к притоку большого количества свежих сил в нашем деле.
İnternette ve televizyonda boy göstermeleri davamıza bir çok yeni üyenin katılmasına vesile oldu.И цялата тази телевизионна и интернет реклама доведе до множество последователи за нашата кауза.
İnternette ve televizyonda boy göstermeleri davamıza bir çok yeni üyenin katılmasına vesile oldu.וכל החשיפה הטלוויזיונית והאינטרנטית הזו הובילה להרבה מתגייסים למטרה שלנו.
İnternette ve televizyonda boy göstermeleri davamıza bir çok yeni üyenin katılmasına vesile oldu.كل هذا البث في التلفزيون و على الانترنت دفع باعداد كبيرة من الراغبين للالتحاق بقضيتنا.
İnternette ve televizyonda boy göstermeleri davamıza bir çok yeni üyenin katılmasına vesile oldu.我々の大義達成のための 優れた新人を獲得できました 今年ドバイでは女性限定の
İşte davamı hazırladım, Haklı çıkacağımı biliyorum.Aj, jižť začínám pře své vésti, vím, že zůstanu spravedliv.
İşte davamı hazırladım, Haklı çıkacağımı biliyorum.Ecco, tutto ho preparato per il giudizio, son convinto che sarò dichiarato innocente
İşte davamı hazırladım, Haklı çıkacağımı biliyorum.Eis que já pus em ordem a minha causa, e sei que serei achado justo:
İşte davamı hazırladım, Haklı çıkacağımı biliyorum.Glejte vendar, pripravil sem pravdo svojo, vem, da se mi prizna pravičnost.
İşte davamı hazırladım, Haklı çıkacağımı biliyorum.He aquí que yo he preparado mi causa, y sé que seré declarado justo
İşte davamı hazırladım, Haklı çıkacağımı biliyorum.Iată-mă sînt gata să-mi apăr pricina, căci ştiu că am dreptate.
İşte davamı hazırladım, Haklı çıkacağımı biliyorum.Ímé, elõterjesztem ügyemet, tudom, hogy nékem lesz igazam.
İşte davamı hazırladım, Haklı çıkacağımı biliyorum.Katso, olen ryhtynyt käymään oikeutta; minä tiedän, että olen oikeassa.
İşte davamı hazırladım, Haklı çıkacağımı biliyorum.Kìa , ta đã bày_tỏ việc cáo tụng ta , Ta biết ta sẽ được xưng công_bình .
İşte davamı hazırladım, Haklı çıkacağımı biliyorum.Kìa, ta đã bày tỏ việc cáo tụng ta, Ta biết ta sẽ được xưng công bình.
İşte davamı hazırladım, Haklı çıkacağımı biliyorum.보라 내가 내 사정을 진술하였거니와 내가 스스로 의로운 줄 아노라
İşte davamı hazırladım, Haklı çıkacağımı biliyorum.Me voici prêt à plaider ma cause; Je sais que j`ai raison.
İşte davamı hazırladım, Haklı çıkacağımı biliyorum.Mijn rechtzaak is zo goed als geregeld: ik weet dat de HERE mij zal vrijspreken.
İşte davamı hazırladım, Haklı çıkacağımı biliyorum.Oto się teraz gotuję do prawa, i wiem, że usprawiedliwiony będę.
İşte davamı hazırladım, Haklı çıkacağımı biliyorum.Perkaraku sudah siap kukemukakan; aku yakin, tak dapat aku dipersalahkan
İşte davamı hazırladım, Haklı çıkacağımı biliyorum.Se, här lägger jag saken fram; jag vet att jag skall befinnas hava rätt.
İşte davamı hazırladım, Haklı çıkacağımı biliyorum.Se, jeg har saken i orden; jeg vet jeg skal få rett.
İşte davamı hazırladım, Haklı çıkacağımı biliyorum.Se, til Rettergang er jeg rede, jeg ved, at Retten er min!
İşte davamı hazırladım, Haklı çıkacağımı biliyorum.Siehe, ich bin zum Rechtsstreit gerüstet; ich weiß, daß ich recht behalten werde.
İşte davamı hazırladım, Haklı çıkacağımı biliyorum.Tu hľa, usporiadal som súd: viem, že ja budem spravedlivý.
İşte davamı hazırladım, Haklı çıkacağımı biliyorum.Ιδου τωρα, διεταξα την κρισιν μου εξευρω οτι εγω θελω δικαιωθη.
İşte davamı hazırladım, Haklı çıkacağımı biliyorum.Вот, я завел судебное дело: знаю, что буду прав.